|
Noam Chomsky Bir Muhalifin Yaşamı |
|
|
|
Ali Murat İrat
|
|
Perşembe, 26 Ekim 2006 |
Okunma: 718 kez
Bir Muhalifin Yaşamı çağdaş dilbilim, siyaset, bilişsel psikoloji ve felsefe alanlarının önde gelen isimlerinden birisi olan Noam Chomsky’i tanıtıyor. Biyografi şeklinde yazılan bu tanıtım kitabı Chomsky’den ünlü Amerikalı dilbilimci ve yazar olarak bahsediyor. Fakat bütün iktidar ilişkilerini reddeden Chomsky eminim ki kitabın Türkiye baskısının kendisinden bu şekilde bahsetmesine sıcak bakmayacak bir ideolojik donanıma sahip.
( www.genbilim.com )
Chomsky her türlü muhalif harekette aktif olarak çalışmış ama kendi deyimiyle hiçbirinin parçası olmamış. Dolayısıyla böylesine bir tanımlama Chomsky’nin aslında yayınevi tarafından da yeterince anlaşılamadığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir nitelikte.
Chomsky yüzyılımızın en önemli kişilerinden birisidir. Mozart ya da Picasso insanlık için ne anlam ifade ediyorsa Chomsky’de gelecek yüzyıllar için böyle bir anlam taşıyacaktır. Chomsky halen hayatta olan insanlar arasından eserlerinden en fazla alıntı yapılan kişidir. Marx’ı ve Freud’u da içeren, bütün zamanların en çok alıntı yapılan kişiler listesinde ise dünyada sekizinci sırada yer almaktadır. Bir Muhalifin Yaşamı ilk bölümünde Chomsky’nin kişiliğinin biçimlenmesinde katkıda bulunan aile yaşamı ve yine bir dil bilimci olan babası hakkında bilgiler sunuyor. Noam Chomsky dilbilimci bir babanın ve öğretmen bir annenin çocuğuydu ve yemek sofrasında dahi konuşulan konular Chomsky’nin geleceği için yeterli birikimi sağlayacak düzeydeydi. Babasının yazdığı ve 13. yy İbrani gramerini konu alan kitabı büyük bir zevkle okuyup bitirdiğinde Chomsky daha on iki yaşındaydı. Chomsky bunun dışında babasının eserlerini kaleme aldığı müsveddeleri bile okumaktaydı. Babasının eserleri ve kişiliği Chomsky üzerinde oldukça önemli izler bırakmış ve O’nun daha on yaşındayken Franco’nun faşist darbesinden sonra İspanya’da beliren anarkosendikalist hareketlerden etkilenerek yazdığı ilk makalesini okul gazetesinde yayınlatabilmesine zemin hazırlamıştı.
Chomsky ilk gençlik yıllarında Orwell’in Hayvan Çiftliği ni okumuş ve oldukça fazla etkilenmişti. Ayrıca kendisini etkileyen bu yazarın Katalonyaya Selam isimli kitabı da Chomsky’nin, özgürlükçü toplumların işlevinin hem bireyin ve hem de toplumun gereksinimlerini karşılayabileceğine olan ve gittikçe büyüyen inancını pekiştirmişti.
Chomsky, fikirsel oluşumunu erken yaşta tamamlayabilmenin ürünlerini 30’una varmadan almaya başlamıştı bile. Harvard’da onur üyeliğine yükselirken 33 yaşında da MIT’de profesörlük titr’ini almaya hak kazanmıştı.
1960 ların başında Chomsky bütün yaşantısını etkileyecek bir karar verme aşamasındaydı. Artık, sıklıkla radikal amaçlara destek vermesi isteniyordu, ya da kendisi bu desteği arıyordu. Yazarın anlatısıyla ‘insanın içerideki muhalefetin sesi olmak koşulunda ödemesi gereken bedelin bilincindeydi. Rosa Luxemburg (öldürüldü), Antonio Gramsci (hapsedildi), Bertrand Russell (o da hapsedildi), Karl Korsch (marjinalleştirildi), Sacco ile Vanzetti (idam edildi) gibi insanların başına neler geldiğini biliyordu. Kısacası Chomsky altmışlı yılların başında ne tür bir yaşam süreceği konusunda bilinçli bir karar vermeye zorlanıyordu. Düşünmesi gereken bir ailesi, bir özel yaşamı ve bunlardan kaynaklanan sorumlulukları vardı. Üniversite kariyeri yükselişteydi....’ Bilindiği gibi bu tür ikilemler her bilim insanı tarafından az çok yaşanmaktadır. Chomsky’nin seçimi ve buna neden olan etkenler kitapta uzun uzadıya tartışılmış.
Chomsky o yıllardan bugüne 30’un üzerinde politik kitaba imzasını attı. Insan haklarının ekonomi-politiği, tekelci medyanın propaganda rolü gibi sorunlar üzerine özellikle eğildi. Chomsky’nin hayatını büyük bir incelikle ve özveriyle incelemiş olan ‘Bir Muhalifin Yaşamı’ dünyayı güzelleştirmeye yönelik yaşayan bir insanın hayatını, çelişkilerini, ilişkilerini anlatarak okuyucuya, aslında, hayata dair önemli ipuçları sunmakta.
Ali Murat İrat
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji ABD

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Noam Chomsky Bir Muhalifin Yaşamı
|
| 1 | Yazının amacı 
Erdost Yüksel 2006-11-18 09:06:36 Öncelikle merhaba. Sevgili hocam yazınız hakkında yorumumu yazmadan önce, giriş bölümünü çok beğendiğimi belirtmek isterim. Yazınız kısa olmasına rağmen ilgi uyandırıcı ve doyurucu. (Kitabı bir an evvel alıp okumak istedim) Naom Chomsky'nin “Rızanın İmalatı” kitabını Türkiye için çeviren kişiler hakkında dava açıldı bildiğiniz üzere. Belki de bu dava sizin betimlemeniz olan " Chomsky’nin aslında yayınevi tarafından da yeterince anlaşılamadığı" gerekçesiyle açılabilirdi :) fakat sizinde öngöreceğiniz üzere davanın açılma nedeni içinde yazılı olanların içeriğiyle ilgili ve çevirmenlerinde yazıyı Türkçe'ye çevirmekten başka bir suçları da yok. Yazınızda da değindiğiniz gibi "Muhalif Olmak" zordur bunu çok iyi biliyoruz ama böyle bir ülke de muhalif olmak çok daha zor. Düşünmeden edemiyorum Chomsky gibi biri bizim ülkemizde yaşasaydı kendini bu kadar geliştirip, bu denli önemli noktalara gelebilir miydi? Yani babasını statüsü gereği oradan oraya sürecekleri, hapsedecekleri ve belki de öldürecekleri için düşünüp bir kurgu yaptığımda sonucunu pek iyi canlandıramıyorum... Dedik ya "muhalif olmak" zordur diye. Getirdiği ve bize yüklediği sorumluluk da bir o kadar fazladır ve bizim ülke muhaliflerimiz genelde ülkemizde yaşayamıyor ve hayatlarını yurtdışında idame ettirmeye devam ediyor. Bu da bizim muhaliflerimizin akıbeti galiba. Rosa Luxemburg öldürüldü, Nazım Hikmet ise yurdundan ayrı konarak öldürüldü. Gramsci hapsedildi (daha kimler hapsedilmedi ki) yaşar Kemal akıbeti de ortada, Neruda da aynı sorunları yaşamamış mıydı sanki... burada amacım bir kıyaslama yapmak değil elbette, lütfen böyle anlamayın. Hemen her yerde muhalif olanların, bir şeylere karşı olduğunu belirtenlerin rollerine hep benzer sonlar hazırlanıyor ya anlatmak istediğimde bu. Ama asıl altı çizilmesi gereken nokta; önelerine konulan setler ne kadar çok olursa olsun bu insanlar yaptıklarıyla ve bıraktıkları izlerle ölümsüzlük statüsüne sizinde belirttiğiniz biçimiyle kavuşmuşlardır. Son olarak izninizle Che'nin umutsuzluğua düşen yoldaşına söylediği bir sözü yazarak çok uzattığım yorumuma bir son vereyim :D "Devrim mücadelesinin geneli düşünüldüğünde bizler birer toz tanecikleriyiz ve etkimiz belki de hiç olmayacak,adımız bile anılmayacak ama şu da bir gerçek ki biz olmasak o toprak olmayacak..." saygılarımla... e. yüksel
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |