GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Diğer Bilimler arrow Devlet Üniversiteleri ve İ.Ö. Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Eki 26 2006
Devlet Üniversiteleri ve İ.Ö. Yazdır E-posta
(1 Oy)



Prof. Dr.A.Hamit SERBEST   
Perşembe, 26 Ekim 2006
Okunma: 2093 kez

Yazılı ve görsel basında vakıf üniversiteleri göklere çıkarılırken devlet üniversiteleri, bazı devlet kurumlarında olduğu gibi, büyük bir yozlaşma içinde gösterilmektedir. Vakıf Üniversitelerinin, A.B.D. örneğinde olduğu ve ülkemizde de ilgili yasalarda belirtildiği gibi “vakfetmek” amacıyla kurulmadığı kanaatindeyim. Türkiye’de vakıf üniversitelerinin varlığı yükseköğretimdeki arz-talep dengesizliğine dayanmakta ve çoğunluğu kar amacını gütmektedir. Eğitim-öğretim sistemimizdeki çarpıklık, özellikle ortaöğretim seviyesinde meslek edindirme programlarının yetersizliği, gençlerimizi yükseköğretime zorlamaktadır. Bu eğilime ülkemizdeki hızlı nüfus artışının etkisi de eklenince her yıl yaklaşık 1,5 milyon gencimiz üniversitelerimizde gelecek aramak zorunda kalmaktadır. Eğer bu sorunun çözümü daha çok sayıda insana yükseköğretim diploması vermek ise, bu koşullar altında “ikinci öğretim” yükseköğretimdeki sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Devlet üniversitelerinde açılacak ikinci öğretim programlarındaki öğretim kalitesinin vakıf üniversitelerinin bir çoğunda verilen öğretimden daha yüksek olacağına inanıyorum. Bu yazıda, devlet üniversiteleri açısından ikinci öğretim uygulamasını mühendislik disiplinlerinden örneklerle irdelemeye çalışacağım. Ancak, mühendislik için belirteceğim hususların diğer disiplinler için de geçerli olduğunu belirtmek isterim.
1980’li yıllara kadar üniversitelerimizde uygulanan ancak daha sonra kaldırılan ikinci öğretim (eski adıyla gece öğretimi) 1992-93 öğretim yılından itibaren yeniden uygulanmaya başlanmıştır. 27 Kasım 1992 tarih ve 21418 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ”3843 sayılı kanun” ikinci öğretimin ne şekilde verileceğini ayrıntılarıyla tanımlamaktadır. Bu kanun incelendiğinde, devletin bu uygulamayı başlatırken iki ana düşünceyi ön planda tuttuğu görülür. Birincisi, ikinci öğretim programında verilecek öğretimin normal öğretimden farklı olmamasıdır; yani, mevcut öğretim elemanı ve altyapı potansiyeli ile daha fazla öğrenciyi aynı koşullarda, sadece günün farklı zamanlarında eğitiyor olmasıdır. İkincisi ise bu sistemin kendi kendisini finanse eden bir sistem olması ve devlete ek bir maddi yük getirmemesi gerektiğidir.

2000 yılı ÖSYM kılavuzundan görülebileceği gibi, ülkemizdeki 69 üniversitenin 39 tanesinde ikinci öğretim programı vardır. Bu üniversitelerin 27 tanesinin mühendislik fakültelerinde ikinci öğretim yaptırılmaktadır. Türkiye'de ikinci öğretim programı olan mühendislik bölüm sayısı ise 89'dur ve bunların 9 tanesi 2000-2001 eğitim-öğretim yılında yeni faaliyete başlamıştır.

Bazı üniversitelerimizin normal ve ikinci öğretim programlarının taban puanları arasındaki farklar örnek olarak incelenmiş ve Tablo-1’de gösterilmiştir. Açıkça görüldüğü gibi, iki programa arasındaki puan farkı her yıl giderek azalmıştır. Ayrıca, önceki yıllarda öğrenci almış tüm bölümlerin normal ve ikinci öğretim programlarının taban puanlarına bakıldığında, ikisi arasındaki farkın hepsinde giderek azaldığı görülür. Bu azalmanın nedeni ikinci öğretim taban puanlarının giderek yükselmesidir. Dolayısıyla değişimin, ikinci öğretim programlarının prestijinin giderek arttığı anlamını taşıdığını düşünüyorum. Dolayısıyla, söz konusu kanunun yayınlandığı tarihten bu yana geçen süre içinde kanunun öngördüğü “birinci amaca” ulaşıldığını söylemek mümkündür. Zaten, diplomalara öğrencinin mezun olduğu programı belirtmek üzere “normal” veya “ikinci” öğretim gibi bir not düşülmemektedir. Ayrıca, dereceye giren öğrenciler belirlenirken normal ve ikinci öğretim öğrencileri de birlikte değerlendirilmektedir.


Tablo 1: Normal ve İkinci Öğretim Programlarının Puanları Arasındaki Fark

Sistemin “kendi kendini finanse etmesi” konusuna gelince, önce bunun ne anlama geldiğini açıklamak gerekir. İkinci öğretim, halk arasında “paralı öğretim” olarak adlandırılmakta ise de gerçekte maddi açıdan, normal öğretim ile arasındaki tek fark öğrenim harcının biraz daha yüksek olmasıdır. İlgili yönetmeliklerde, öğrencilerden toplanan harcın ikinci öğretim için ihtiyaç duyulacak her türlü gideri karşılaması öngörülmüştür. Başta öğretimin yapılacağı mekanların su, elektrik ve ısınma giderleri olmak üzere, laboratuar çalışmalarındaki sarf malzemeleri ile öğretim elemanlarının ders ücretleri de bu kaynaktan karşılanmalıdır. Bu öngörünün ne oranda gerçekleşebildiğini görebilmek için mühendislik fakültelerinde öğrenim harçlarının yıllar itibariyle TL ve dolar bazındaki değerine bakmak gerekir(Tablo-2). Ücretlerin dolar bazındaki karşılıkları hesaplanırken eğitim-öğretim yılının Ocak ayının, örneğin 1993-94 eğitim-öğretim yılı için 1994 yılı Ocak ayının, ilk mesai günündeki kur esas alınmıştır. Bu tablodan da açıkça görüleceği üzere, ikinci öğrenim ücretleri TL bazında artıyor gibi görünse de reel anlamda ciddi bir düşme göstermektedir. 1993-94 yılının ücretine göre 2000-2001 yılının ücreti dolar bazında % 63 oranında azalmıştır. Bugünkü haliyle sistemin, kendisini finanse edebildiğini söylemek mümkün değildir. Öğretim elemanlarına ders saati başına ödenecek ücretlerle, bir öğretim programında var olabilecek haftalık ders saati çarpılarak yaklaşık bir hesap yapılacak olursa görülecektir ki; sadece ders ücretlerini ödeyebilmek için o programa en az 30 öğrencinin kayıt olması gerekmektedir.


Tablo 2: Mühendislik Bölümleri İkinci Öğretim Ücret Tablosu

İkinci öğretim programının başladığı yıllarda Bölümler, artan öğrenci sayısını göz önünde tutarak, laboratuarları için yeni aletler alabiliyor ek deney setleri kurabiliyorlardı. Bu gün ise; ikinci öğretimden değil demirbaş alımı yapmak, öğretim elemanlarının ders ücretleri bile zorlukla karşılanıyor. Uygulanan popülist politikalar nedeniyle sistem, üniversiteler açısından çekiciliğini kaybetme noktasına gelmiş ve artık kendisini finanse edemez duruma düşmüştür.

Bu konuda çözümün, ikinci öğrenim ücretlerinin belirlenmesinde yetkinin üniversitelere bırakılması olduğuna inanıyorum. Yeterli öğretim üyesi ve alt yapısı olmayan vakıf üniversitelerinin öğretim ücreti olarak binlerce dolar aldığı bir ortamda, devlet üniversitelerinin ücret yönünden bu kadar sıkılmasını anlayamıyorum. İhtiyacı olanların desteklenmesi kaydıyla, yükseköğretimin tümüyle ücretli olması gerektiği düşüncesinde isem de, amacım burada bunu tartışmak değildir. Ancak, ülkemizin kendine özgü koşulları nedeniyle, üniversitelerimizde ikinci öğretim programlarının sürdürülmesi gerektiği kanaatindeyim.

Sonuç olarak, ikinci öğretim programından beklentilerimiz, daha önce de belirttiğim gibi, daha fazla sayıda gencimize kaliteli yükseköğrenim olanağı sağlamanın yanı sıra Bölümlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için ek kaynak sağlamak ve öğretim elemanlarına maaşlarına ek olarak gelir elde etme fırsatını vermektir. Profesörlere ödenen maaşın, ülkede “fakirlik sınırı” olarak kabul edilen değere eşit olduğu bir ortamda öğretim üyelerimizin ders vererek ek gelir sağlama arzuları küçümsenmemelidir. Diğer taraftan, yıllardır üniversitemize verilen makine-teçhizat ödeneğinin ancak % 2-3’lük kısmını kullanabilen Fakültemizin, ikinci öğretimden sağlanacak kaynak ile laboratuarlarına yeni yatırım yapabilme beklentisi de yadırganmamalıdır. Halen bu programı yürütmekte olan üniversitelere bakıldığında bunların arasında kendini “saygın” kabul eden ve öyle göstermeye çalışan üniversitelerin olmadığı görülecektir. Ancak, ikinci öğrenim ücretleri için, belirli bir tavan belirlenmek kaydıyla, ücret tespit yetkisi üniversitelere bırakıldığı takdirde bu programı açmak isteyecek kurum sayısının artacağına ve bu uygulamaya “saygın” üniversitelerimizin de katılacağına inanıyorum.

Prof. Dr.A.Hamit SERBEST
Elektrik – Elektronik Mühendisliği Bölümü Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çukurova Üniversitesi, Balcalı, Adana


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim