GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Eyl 10 2006
İnfluenza Virüsleri Yazdır E-posta
(1 Oy)



GenBilim Admin   
Pazar, 10 Eylül 2006
Okunma: 3025 kez

Influenza çok eski yıllardan beri bilinen bir infeksiyon hastalığıdır. Bilinen ilk pandemi 1580 yılına aittir. Bilinen en büyük pandemi ise 1918–1919 yıllarında görülen, yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne yol açan, İspanyol gribi (Influenza A H1N1) olarak adlandırılan salgındır. Bu pandeminin dışında 20. yüzyılda 1957–1958 yıllarında Asya gribi (Influenza A H2N2), 1968-1970’te Hong Kong (Influenza A H3N2) ve 1977–1978 yıllarında Rus gribi (Influenza A H1N1) olarak adlandırılan pandemilerdir. Bu pandemilerin dördüde Çin’den başlayıp tüm Dünya’ya yayılmıştır. Yapısal özellikleri: Influenza virusları Orthomyxoviridae ailesinden, 80–120 nm çapında pleomorfik yapı gösteren, negatif polariteli, tek zincirli RNA viruslarıdır. Genetik madde segmentli yapı gösterir. Influenza A ve B sekiz, influenza C yedi segmentlidir. Sekiz segment 10 viral protein kodlamaktadır. Üç büyük RNA segmenti PB1, PB2 ve PA ile ifade edilen polimeraz proteinleri RNA’nın replikasyonu ve transkripsiyonundan sorumludur. Bu proteinler 700’den fazla aminoasit içeren büyük proteinlerdir. Diğer segmentlerden biri nükleoprotein (NP) diğerleri hemaglutinin (HA) ve nöraminidaz (NA) glikoproteinlerini kodlamaktadır. HA ve NA virus zarfında yer alan peplomerlerdir.

Virus zarfının iç kısmında matriks proteinleri M1 ve M2 yer alır. M1 proteini virusa şeklini verir ve RNA molekülüne bağlanarak genetik maddeyi korumakla görevlidir. M2 proteini virusun zarfından soyunmada viral kapsidin açılarak genetik maddenin ortaya çıkmasında ve viriyon içine hidrojen iyonlarının girişini sağlayan bir iyon kanalı oluşturmada rol oynamaktadır. Bu işlem viral genetik maddenin çoğalmasında bir aşamadır. Influenza viruslarında iki yapısal olmayan protein NS1 ve NS2 bulunmaktadır. Ayrıca NB olarak adlandırılan ikinci bir matriks proteini ve BM2 olarak adlandırılan yapısal olmayan bir protein bulunur. Influenza virusları nükleoprotein antijenlerine bağlı olarak A, B ve C olarak isimlendirilen üç tip ve alt tiplere ayrılır. Influenza A viruslarında genetik madde 8 segmentlidir. İnsanlarda, domuz, at, deniz memelileri ile kuşlarda infeksiyon oluşturur, epidemilere ve pandemilere neden olur. Influenza B viruslarında genetik madde 8 segmentlidir, sadece insanda hastalık oluşturur, epidemi yapabilir. Influenza C viruslarında genetik madde 7 segmentlidir, insanlarda ve domuzlarda hastalık, insanlarda endemik infeksiyonlar yapabilir.Influenza A virusları HA ve NA yüzey glikoproteinlerine göre alt tiplere ayrılır. Influenza viruslarında 16 hemaglutinin (H1-N16) ve dokuz nöraminidaz subtipi (N1N9) belirlenmiştir. İnsanda HA1-3’ün ve NA1, 2’nin hastalık oluşturduğu bilinmektedir.

Epidemiyoloji Influenza virusu ile oluşan salgınlar her yıl ve kış aylarında görülür. Hastalığın hızlı yayılması ve antijenik değişikliğe uğraması nedeni ile Dünya Sağlık Örgütü bir iletişim ağı kurmuştur. Dünyadaki Influenza virus sirkülasyonunda, hangi tip ve antijenik yapıdaki virusun etmen olduğunun bilinmesi, izolasyonları saptayıp ilgili laboratuvarlara bilgi vererek önlem almada ve sonraki yıl için üretilecek aşı ile ilgili bilgi birikimini sağlamak için önem taşır. Avrupa’da 1997’den buyana WHO Flunet sistemi klinik ve epidemiyolojik verileri toplayarak değerlendirmektedir. Toplumun bağışıklığında rol oynayan en önemli etmen virusun antijenik yapısındaki değişikliklerdir. Influenza viruslarında antijenik değişiklik virusun HA ve NA glikoprotein yapılarında meydana gelir. HA’daki değişiklik NA’dakinden fazla olur. Influenza virusunda görülen antijenik değişikliği antijenik shift ve antijenik drift olarak isimlendiriyoruz. Antijenik shift: Farklı influenza suşları arasında gen parçalarının değişimi ile meydana gelen pandemilere yol açabilen antijenik değişimlerdir. Bu antijenik değişiklik segmentli olan nükleik asidin bir segmentinin tamamen değişmesi sonucu ortaya çıkar.

Influenza A virusu hem insanlarda hem de hayvanlarda infeksiyon oluşturur. Farklı antijenik yapıdaki Influenza A virusları, aynı konakta ve aynı anda infeksiyona yol açarsa farklı konaklardaki RNA segmentlerinde değişim (reassortment) sonucu büyük antijenik değişiklikler oluşabilir buna antijenik shift diyoruz. Örneğin kuş ve insanda hastalık oluşturan influenza virusları aynı anda domuzu infekte ederlerse, her iki virus suşu ile infekte olan domuzda değişik rekombinasyonlar ortaya çıkarak yeni salgınlara yol açabilir. Yeni ortaya çıkan bu virusa karşı toplumda bağışıklık yoktur. Virus toplumda yayılıp sirküle olduğunda epidemi ve daha yayılarak pandemi oluşturabilir. Pandemi sonrasında toplumda bağışıklık artar ve antijenik driftin ortaya çıkışına zemin hazırlar.

Antijenik drift: İnfluenza viruslarda görülen küçük antijenik değişikliklerdir. Bir gendeki nokta mutasyonlar sonucu bu bölgenin kodladığı amino asitlerde ortaya çıkar. Bu değişikliğin virusun özellikle HA ve NA kodlayan RNA segmentine etkili olan nokta mutasyonlar ile oluştuğu düşünülmektedir.

Hastalık ve Klinik Belirtiler Influenza virus grip etkenidir ancak virus belirtisiz infeksiyondan pnömoniye kadar değişebilen hastalık tabloları gösterebilir. Virus infekte kişilerin konuşma, öksürme, hapşırma ile çevrelerine yaydıkları virus içeren damlacıklar ile, bu damlacıkların sağlıklı kişilerinsolunum yollarından vücuda girmesi ile bulaşır. Virus ile enfekte eller ve eşya ile de bulaşabilmektedir. Hastalığın kuluçka devri 18–72 saattir. Bu süre vücuda giren virus miktarı arttıkça kısalır. Grip semptomlarının başlangıcı anidir.

İnfeksiyon önceleri üst solunum yolları belirtileri: boğazda yanma ve ağrı hissi, burun akıntısı, kuru öksürük ile başlar. Çoğunlukla üşüme hissi, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, kas ağrıları ve eklem ağrıları vardır. Bunlara ses kısıklığı o eklenir. Üşüme hissini birkaç saat sonra 38–40 C’ye varan ateş izler. Çoğu kez gözlerde yanma, ağrı, ışığa duyarlılık vardır. Genellikle ateş 2 ila 4 gün içinde düşer. Bazen mide ağrısı ishal gibi mide-barsak şikayetleri görülebilir, bu tablo “gastrik influenza” olarak adlandırılır. Hastalık bazen uzun sürerek bir iki haftayı bulabilir. Influenza A, B ve C tipi viruslarının klinik belirtileri benzerse de İnfluenza A’nın etken olduğu infeksiyonlarda hastalık daha şiddetli seyreder, süresi genellikle daha uzundur. Influenza B virus infeksiyonları, Influenza A’nın etken olduğu infeksiyonlara oranla daha hafif seyreder. Klasik ve komplike olmayan grip tablosu kendiliğinden şifa bulur. Böylece hastalık tablosu yaklaşık iki haftada tamamlanır. Hastanın yaşı da hastalığın seyrinde etkilidir. Komplikasyonları: Çoğunlukla influenza A virusunun etken olduğu infeksiyonlarda krup, aspirin kullanan çocuklarda Reye sendromu, yine çocuklarda Influenza B infeksiyonu sonrası akut miyozit bildirilmektedir.

Genç erişkinlerde astım, daha ileri yaşlarda kronik bronşit, amfizem söz konusudur. Yaşlılarda streptokok, hemofil gibi bakteriler ile süper infeksiyonların oluşabileceği bildirilmektedir. Influenza epidemileri sırasında solunum zorluğu, glomerulonefrit, parotitis gibi komplikasyonlar, ani ölümler de olabilmektedir. Laboratuvar tanısı: Tüm virusların laboratuvar tanısında olduğu gibi en önemli işlem muayene maddesinin seçimi, alınması, uygun koşullarda laboratuvara ulaştırılmasıdır. Memeli Influenza A virusları solunum yolu kolumnar epitel hücrelerinde replike olur, primer bulaşma yolu solunum sekresyonları ile olur. Örnekler hastalığın başlangıcında, ateşli dönemde alınmalıdır. İnsan ve memelilerden virus izolasyonu için nazofaringeal yıkantı sıvısı veya aspirasyon sıvısı tercih edilir. Boğaz sürüntüsü veya boğaz çalkantı sıvısı tercih edilmez. Boğaz ve burundan eküvyonla alınan sürüntüler virus izolasyonu için kullanılmaktadır. Virusun izolasyonu, immunfloresans (IF) ve enzim immunoassay (EIA) için nazofaringeal aspirat, sürüntü veya yıkantı sıvıları tercih edilir. Endotrakeal aspirat kültür, IF ve EIA için uygundur. Ancak tercih edilen muayene maddesi en fazla hücre içeren bronko alveoler lavaj (BAL) sıvısıdır. Alt solunum yolları infeksiyonlarında virus izolasyonu için postmortem akciğerden alınan parça veya akciğer biyopsisi en uygun örnektir.

Nazofaringealsürüntü ucuna pamuk sarılmış rayon, dakron veya alüminyum eküvyon ile alınır. Alınan muayene maddesi viral tranport besiyerine (VTM) yerleştirilir. o Muayene maddeleri ekim yapılıncaya kadar 4 C’de muhafaza edilir. Uzunca bir süre bekletilmesi gerekiyor ise -70 C’de dondurulur. Myxovirus influenza’yı diğer solunum yolu infeksiyonu etkeni olan Parainfluenza viruslar, Adenovirus, Respiratory Syncytial virus, Enterovirus, Coronavirus, Rhinovirus’tan ayırt edebilmek için kesin tanı koymak gereklidir. Influenza virusunun tanısında kullanılan çeşitli laboratuvar yöntemleri vardır. Hızlı Tanı Testleri: Solunum sekresyonlarında virus antijenlerinin gösterilmesi esasına dayanır. En yaygın kullanılanları floresan antikor veya ELISA yöntemleridir. Bu tekniklerin duyarlılıkları %50–90 özgüllükleri ise %90’ın üzerinde bildirilmektedir. İmmun elektron mikroskobu kullanılarak da virusun hızlı tanısı yapılabilir. Virus izolasyonu: Influenza virusunun izolasyonu embriyonlu yumurta ve hücre kültürlerinde yapılır. Embriyonlu yumurta Influenza A ve B viruslarının izolasyonu için örnekler 10–11 günlük embriyonlu yumurtanın ilk üretim için amniyotik sıvısına ekim yapılır. Virusun daha sonraki üretimleri için allontonik sıvıya ekim uygun olmaktadır.

Ekim yapılan yumurtalar üç gün süre ile o 38 C’de inkübe edilip bu süre sonucunda bu sıvıları alınıp hemaglütasyon uygulanarak tanıya gidilir. Hücre kültürü Influenza A ve B virusları primer rhesus maymun böbrek (PRMK) hücreleri veya Madın-Darby Canine Kidney (MDCK) hücre kültürlerinde üretilir. Influenza virusları hücre kültürlerinde ürer ancak sitopatik etki yapmazlar. Virusun ürediği Enzyme Immunoassay (EIA), Floresan Antikor (FA), hemadsorbsiyon gibi yöntemlerle saptanır. Kültürler -70 C’de dondurularak saklanır. Serolojik Tanı İnfeksiyonun serolojik tanısı akut devrede ve 2–3 hafta sonra alınan nekahat dönemi serumları arasında görülen dört kat veya daha fazla antikor artışının saptanması ile yapılır. Bunun için en çok Hemaglütinasyon Inhibisyon testi uygulanır. Ayrıca kompleman birleşmesi (KB), Double Immundiffusion (DID), Single Radial Diffusion (SRD) testleri de uygulanabilir. Son yıllarda Influenza hemaglütinine karşı oluşan antikorları saptamada Enzyme İmmunoassay (EIA) tekniği kullanılmaktadır. Bu tekniğin avantajı IgA, IgG ve IgM antikorlarını göstermesi olmuştur. Serolojik tanısı retrospektif araştırmalar için uygun olup tanıda tercih edilen bir yöntem değildir.

Moleküler Biyoloji Yöntemleri Solunum sekresyonlarında virus genetik maddesinin nükleik asit hibridizasyon veya polimeraz zincir reaksiyonu ilegösterilmesi mümkündür. Reverse transcriptaze (RT) PCR influenza virus RNA’sının saptanmasında kullanılan duyarlı ve özgül bir yöntemdir. Virusun tiplendirilmesi ve subtiplendirilmesinde kullanılmaktadır. IFA ve kültür sonuçları arasında tereddüt olduğunda önerilmektedir, kuş gribi etkenlerinin tanısında kullanılmaktadır. Tedavi ve Korunma Influenza viruslarına karşı etkili anti viral maddeler amantadin (symmetrel) ve rimantadin hidroklorit (flumandine), oseltamivir ve zanamivir influenza infeksiyonlarının tedavisinde kullanım için FDA onayı almış antivirallerdir. Amantadin ve rimantadin influenza A’nın profilaksi veya tedavisinde kullanılan antiviral maddelerdir. Her iki maddede virusun konak hücreye bağlanmasını, eğer bağlanmışsa girişini engellemektedir. Her iki antiviral de virusun M2 proteinine bağlanarak iyon kanalı oluşmasını inhibe etmektedir. Ancak giderek dirençli suşların geliştiği bildirilmektedir. 24– 48 saat içinde kullanıldıklarında infeksiyon hafif seyretmektedir. Zanamivir ve oseltamivir nöraminidaz inhibitörleridir. Zanamivirin intranazal ve intravenöz şekilleri vardır.

Intravenöz zanamivir hastalığın süresini kısaltır, daha hafif geçirilmesini sağlar. Oseltamivir oral yolla kullanılır. Bu antivirallerden yalnız amantadin, rimantadin ve oseltamivir kemoprofilaksi amaçlı kullanılmaktadır. CDC, toplumda yaygın olan virusa karşı amantadin ve rimantadini kemoprofilakside, oseltamivir ve zanamivir tedavide önermektedir. Aşı İnaktive virus aşılarının influenzadan korunmada etkinlikleri kanıtlanmıştır. Canlı attenüe aşılar üzerinde çalışılmaktadır. İnaktif tüm virusu içeren subunit (split) aşılar kullanılmaktadır. Influenza aşısının içeriği her yıl yeniden gözden geçirilmektedir. Her yıl saptanan influenza suşları esas alınarak ertesi yıl hazırlanacak aşının içeriği düzenlenmektedir. Son yıllarda uygulanan aşıların içeriğinde iki kısım influenzae A (H1N1 ve H3N2) ile bir kısım influenza B suşu bulunmaktadır. Uygulamadaki aşı, dolanımda olan viruslara antijenik benzer ise koruma sağlamaktadır. Aşı, influenza komplikasyonlarının sık görüldüğü risk gruplarına ve bu tür hastaların hastalık bulaştırma olasılığı olan kişilere önerilmektedir. Aşının her yıl, influenza mevsimi başlamadan önce Ekim, Kasım aylarında uygulanması önerilir. KUŞ GRİBİ Kanatlı hayvanlar arasında salgınlar yapan, kitle halinde ölümlere yol açan bir hastalıktır. Griple ilgili geçmişe baktığımızda kanatlı hayvanlarda hastalık oluşturan Influenza A grubu virusların zaman içinde değişime uğradıklarını ve insanlarda hastalık yapabilme özelliğini kazandıklarını görüyoruz. Geçtiğimiz yüzyılda üç büyük grip pandemisi görülmektedir.

Bu görüş açısından bakıldığında yeni bir pandemi için zaman gelmiş görülmektedir.Ayrıca sadece kuşlarda hastalık oluşturan suşlardan bazıları insanlara bulaşma yeteneği kazanmıştır. Kuş gribi virusları ile insanlarda hastalık H5N1 virusu ile 1997’den bu yana görülmektedir. H7N2 subtipi ile Güneydoğu Asya kümes hayvanları üretimi yapılan bölgeden bildirilmiş, 1 kişide serolojik olarak H7N2 saptanmış, 2003 yılında da NewYork’ta bir kişide H7N2 saptanmıştır. H9N2 subtipi ile Hong Kong’da bir çocukta hastalık saptanmış, çocuk iyileşmiştir. 2004 yılında Kanada’da H7N3 subtipi ile kümes hayvanları ile çalışanlarda, göz belirtileri ile seyreden infeksiyon saptanmıştır. H9N2 ile Çin ve Hong Kong’da iki çocukta virus saptanmıştır. H7N7 virusu 1980 yılında fok balıklarında görülmüş bunları inceleyen araştırmacılarda pürülan konjunktivit gelişmiştir. 2003’te Hollanda’da çiftlik hayvanlarında salgın görülmüş ve sonrasında insanlarda virus saptanmıştır.

H5N7 ile 2003’te Danimarka’da ördeklerde infeksiyon ve hayvanlarla yakın temasta olanlarda grip benzeri hastalık, H10N7 ile 2004 yılında Mısır’da grip benzeri hastalık saptanmış H9N9 virusu 2003 yılında Hong Kong’da hasta bir çocukta saptanmıştır. H5N1 virusu ile ilk vaka 1997 yılında Hong Kong’da kanatlı hayvanlarda ortaya çıkmış, 18 kişiye bulaşmış ve 6’sı ölmüştür. 2003 yılı sonunda Güneydoğu Asya ülkelerinde tekrar görülmüştür. 7 Asya ülkesinde kanatlı hayvanlarda saptanmış ve milyonlarca kanatlı hayvan itlaf edilmiştir. Bugüne kadar kayıtlı H5N1 virusu ile 9 yılda 144 vak’a ve 75 ölüm bildirilmiştir. (Vak’alar Güneydoğu Asya ülkelerindedir.) Bu olay sonrası Dünya Sağlık Örgütü (WHO) olayı dikkatle incelemeye almıştır. Genel olarak bu olaylara baktığımızda insan vak’alarının hepsinde hasta hayvanlar ile yakın temasın esas olduğunu görüyoruz. Ülkemizde Ekim ayında Balıkesir ili Manyas ilçesinde bir hindi sürüsünde- H5N1 virusu saptanmış ve sürü itlaf edilip, karantina uygulanmıştır. Ancak Aralık ayı sonunda Ağrı ili Doğu Beyazıt ilçesindeki bir ailede şüpheli grip görülmüş, virus tespit edilmiştir. Bu vak’a ülkemizde saptanan, insanda görülen ilk kuş gribi olgusudur. Bulaşma nedeni kanatlı hayvanlarla ailenin çok yakın temasının olmasıdır. Bugünkü bilgilerimize göre H5N1 virusu hayvandan insana bulaşabilmektedir, ancak henüz insandan insana bulaştığı gösterilmemiştir.

Dünyanın korkusu virusun insandan insana geçme yeteneği kazanarak kitleleri etkileyen bir salgına neden olmasıdır. Çünkü kuş gribi hayvanlar arasında son derece bulaşıcıdır, ölümle sonlanır. Tavuklar ve ördekler en çok etkilenen kanatlılardır. Bugün için korkulan virusun insanlarda çoğalabilme ve hastalığa neden olma ve insandan insana bulaşma özelliğini kazanması ve toplum bu virusla ilk olarak karşılaşmakta olduğundan toplumda bağışıklık olmaması nedeni ile salgına yol açmasıdır. Virus bugün için bu özellikleri kazanmış ancak insandan insana geçiş özelliği henüz kazanmamıştır. Fakat virus mutasyon geçirerek veya insanlarda hastalığa yol açan grip virusu ile kanatlılarda hastalık etkeni olanvirusun (örneğin H5N1) aynı insanı iki virus birlikte infekte ederek infeksiyon oluşturması sonucu bu iki virus suşunun genetik etkileşim geçirerek insandan insana geçiş özelliği kazanabileceği düşünülmektedir. Bunun olup olmayacağı veya ne zaman olacağını tahmin etmek mümkün değildir. Bu nedenle ilk önlem virus taşıyan hayvanların itlaf edilmesi, karantina uygulanması, dezenfeksiyon ve çiftliklerde biyo-güvenlik tedbirlerinin alınmasıdır. Bunun yanında kuş gribi virusu ile karşılaşma riski olanlara (örneğin kanatlı hayvanların üretildikleri çiftliklerde çalışanlar) her yıl grip aşısı uygulanmalıdır. Kuş gribinde bulaşma solunum yollarından ve indirekt olarak hasta hayvan veya çıkartılarına temasla yine solunum yollarından bulaşabilmektedir.

Tanı için, öncelikle klinik tanının konması ve mutlaka infekte kişilerin kanatlı hayvanlarla yakın temasının olması gereklidir. Laboratuvar tanısı moleküler biyoloji teknikleri ile yapılır. Tedavide tamiflu etkili antiviral ilaçtır. Normal grip hastalığında da kullanılmaktadır. Korunma açısından kullanılırsa etkinliği daha fazladır. Tedavi amaçlı kullanıldığında etkinlik derecesi, antiviralin hastalığın hangi evresinde kullanıldığına bağlı olarak değişmektedir. Virusun replikasyonu sırasında etkili bir ilaçtır, hastalığın ne kadar başlangıcında kullanılırsa o kadar daha etkili olmaktadır. Korunma amaçlı daha etkilidir. Aşı için çalışmalar devam etmektedir.

Kaynak:
Prof. Dr. Emel Bozkaya
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD


Etiketler:  



1Grip aşısı
Birgül Çelebi 2006-09-13 05:22:14
Sonbahar aylarında aşılanma tavsiye edildiği gibi gribal enfeksiyon vs gibi rahatsızlıkların aşılanacak kişide olmaması gerekmektedir.Aşı genellikle immun (bağışıklık) sistemin zayıf olduğu çocuk ve yaşlılarda tavsiye edilir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 


GenBilim
GenBilim