Okunma: 867 kez
MC Donalds'ın ODTÜ de yer tutmasının ve bu yerin de eski pastane olmasına karşı çıkış. 1-) McDonalds'in sembolleşmiş simgesinden, 2-) ODTÜ'lüler için pastanenin simgesel değerinden ötürüdür. Buna ve ilintili bazi görüşlere ilişkin kişisel düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim:
( www.genbilim.com )
`Ucuz yiyecek' savı:
ODTÜ yönetimi özellikle son 7-8 yılda yeni dünya düzeninden herkes gibi nasibini alarak `özelleştirme' yanlısı bir tutum içine girdi. Çözümü `özel girişim'de aramaktalar. Kantinler özelleştirildi, özel yurtlar, alişveriş merkezi açıldı. Bu arada kendince öğrenciyi gözetecek hamleler yaptığına inandı (inanmakta). Şok market gibi ucuza tüketim malzemesi satan yerin kurulmasına öncülük etti. Zenginden al, fakir'e ver politikası güttüğünü zannettiği girişimlerde bulundu. Bu amaçla, bir anlamda KDV gibi bir oranı satışlardan yapılan cirolardan elde edip (anlaşmalarla) bunu öğrenci ve üniversite yararına kullandığını savladı. Bunu yaptı da. Bu bakımdan yönetim kendini başarılı addetmekte. Ancak bunu yaparken bazi çok onemli boyutları yerine getirmedi. fiyat/kalite oranının `kazık' oluşturmaması icin gerekli denetleme görevini gözardı etti. Öğrenci temsilciliği gibi kurumların da ortalıkta olmamasından ötürü, kurulmuş satış yerleri kapitalizmin utanmaz ahlaksızlığı ile ODTÜ'lüyü kazıklama yolunda dolu dizgin gitmekteler.
Diğer gözetmesi gereken, ucuz alternatiflerin (özellikle yiyecek konusunda) korunması/kurulması idi. Bu konuda da görevini yapmadı. GUDAS, ucuzluğu tartışılmakla birlikte, son zamanlarda temizlikten ve `adam gibi hizmet' anlayışından uzaklaşmış bir yer idi [Kanımca ucuz falan da değildi].
(Bu arada dile getirilen savlardaki bir yanlışı düzeltmek isterim. Bu Gudas ortalıktan kaldırılmadı, Endustri bölümünün önündeki (çatı diye adlandırılan) yerde faaliyetini sürdürmekte.)
Yemekhane akşam yemeklerinin kaldırılması asıl biçimsiz davranış olmuştur. Böylece öğrenci hem pahalılaştırılmış, hem de kalite bakımından kazık anlamı taşıyan yerlere mahküm edilmiş durumda. Böylece üniversitenin aldığı pay, `öğrenciye atılan kazık payı' olmuş oldu. Birşeyin sonucundan pay alıyorsanız, o şeyde de pay sahibisiniz demektir (en azından ahlaki olarak).
McDonalds yalnızca n+1, n>>1 'dir. savı:
Bu cok dogru gibi gözüken ifade, aslinda 12 Eylül sonrası çaresizliğin pasifist ucuzcu tavrından başka birşey değildir. Değil bütün Türkiye, bütün Dünya bir zirva akımın etkisine dolu dizgin kapılmış iken, kapitalizm endüstrileşmeden sonra tarihinin altın çağını yaşarken, herkes para konuşup,para yiyor ve en kabasından `bundan kısa vadeli çıkarım ne?' felsefesini giyinmişken, zaten bir kısmı yanliş, yanliş degilse iğreti, iğreti değilse cılız değerlerimize sahip çıkmak mümkün değildir. Ondan kimse bana `McDonald's'a bağırıyorsun, Turkiye’deki benzer oluşumlara niye bağırmıyorsun diyemez. Ayrıca
"Bağırmadığımı(zı), karşı cıkmadıgımızı ne biliyorsun?"
Söylenileni duyar gibiyim: Bağırıyorsun da ne oluyor!
Bu soruyu böyle soran zaten yukarıdaki felsefeyi bilinçli/bilinçsiz giyinmis kişidir. Yanıt aslında basit: Bağırmamdan niye rahatsızsın? Veya daha anlaşılabilir sorayım (kendi felsefesine uygun olarak) Bağırmamamdan senin çıkarın ne?
Niye ODTÜ içindeki McDonald's için bu kadar ses cıkıyor. Niye ODTÜ deki şubeyi jandarma bekliyor da Tunalı'dakini beklemek zorunda değil?
ODTÜ, Türkiye’de bazı şeylerin sembollerindendir. Kaliteli bilimsel çalışmanın, kaliteli mezunun, ilericiliğin ve aydınlığın, toplumsal duyarlılığın sembollerindendir ODTÜ. Ne kadar aşındırılsa yok edilmeye çalışılsa da binalarına, yollarına, insanlarına sinmiş gizli bir ruhu vardır, bu üniversitenin.
Dile getirilmese de bu ruhtur, stadyumdaki yazının 20 yıldır bir türlü silinememesini sağlayan. Bu ruhtur bu üniversiteyi, her nasılsa Boğaziçi'nden, Bilkent'ten farklı kılan. O pastanenin bu bakımlardan bir anlamı vardı. Pek çok direnişe, eyleme, toplantıya sessizce şahitlik etmişti. Aynen Nazım'in `Gülhane Parkındaki Çınar Ağacı' gibi. Pastane tüm ODTÜ'lülerin, tüketim bakımından hiç de fazla renkli olmayan yaşamlarında, ogrencilik gunlerine, o gunlerde yasananlara iliskin bir ani kosesi idi.
Ayrıca bir de McDonald'sın sembolize ettiği kavramlar kümesi var. Buna ilişkin Erkan gayet güzel yorumlarda bulunmuş, aynen katılıyorum. Sonuçta McDonald's vesilesi ile onun sembolize ettiği kavramların ODTÜ'ye kadar girmesine ve `pastaneyi' `tasviye etmeyi' becermesi ODTÜ'lüde `Yok artık, çüs! bu kadar da olmaz' dedirtti. İsyanın birazi da bundan.
Çözüm nedir??
ÇÖZÜM YOKTUR!
Ancak çözümün olmayışı kişisel eylemin olmayacağı (veya anlamsız olacağı) anlamına da gelmez:
Benim için değerli olan, yiten giden her değerin bilincinde olarak sesinizin çıktığı gücünüzün yettiği kadar mücadele etmektir. Herşeye güc yetmeyecektir. `Gücün yetmiyor olması dolayısı ile eylemsizleşmek zorunda olmak' ile `Duyarsızlıktan dolayı eylemsiz olmak' arasında dağlar kadar fark vardır.

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
"Mc Donalds ODTÜ'den gitmelidir"
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |