GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | GenKampüs | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | İngilizce Makaleler | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Arkeoloji arrow Nuh Tufanı Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Şub 05 2010

Nuh Tufanı Yazdır E-posta
(10 Oy)



 Facebook'ta Paylaş

Berkant Gültekin   
Cuma, 05 Şubat 2010
Okunma: 2852 kez

MİT’İN KÖKENİ George Smith’in 1870’ler de Babiller’in Gılgamış Destanının onbirinci tabletlerini bulup,çözümlediği zamandan bu yana tufan öyküsünün bir İbrani yada ilahi bir yaratı olmadığını biliyoruz. George Smith Babil kaynaklarını incelediği sırada Tanrı’nın sözcükleri olarak kabul edilen İncilde’ki Tufan öyküsünün,daha eski bir zamanda yazılmış yabancı bir hikayeye nasıl bu kadar benzeyebildiği konusunda kafa yordu.

Smith tercümeyi tam olarak bitirdikten sonra ,hikayeyi İncil Arkeoloji Derneği salonlarında seçkin kalabalıklarla paylaşmaya karar verdi.Smith buradaki bilim adamlarına,metnin M.Ö 17 yy’dan daha yakın bir tarihte yazılamayacağını hatta daha eski bile olabileceğinden bahsetti.Ardından da çevirinin bir özetini sundu.Kahramanlar ve ufak tefek ayrıntılar hariç dinleyiciler hikayeyi hemen tanıdılar ve hayrete düştüler.

       Özetle Smith , İsrailoğulları’nın Babil’de esir düştükleri sırada hikayeyi duyduklarını ve hikayeyi çalıp kendi kitaplarına yerleştirerek sahiplendiklerini dinleyicilere anlatmaya çalışmıştır.Dinleyicilerden bazılarına durum mantıklı gelse de,Smith’in anlattıklarına karşı çıkanlar da olmuştur.

       G.Smith’in hocası olan Rawlinson ‘ göre ise,Tufan Hikayesi kuşkusuz İbrahim Topluluğunun Kaldeliler’in Ur kentinden Harran ve Filistin’e ilk göçleriyle birlikte taşınmıştı ve kutsal kitaplardaki anlatım bunun başka bir biçimiydi.

       Tabletlerde, kutsal kitaplardaki Nuh’a karşılık gelen kişi Ziusudra’ dır. Ziusudra çıkan tufanda çok büyük bir gemi yapmış,dünya üzerindeki tüm canlıları bu gemiye toplamış,onları tufandan korumuştur.

       Fakat Babil Tufan Miti de özgün değildir.Bu hikayenin kaynağı Sümer kökenlidir.Ziusudra’nın Sümer’de ki karşılığı ise Utnapiştim ’dir.Kısaca Tufan Miti,Sümer’den Babil’e,Babil’ den İsrailoğulları’na ve Tevrat’a,Tevrat’tan İncil’e,İncil’den de Kuran’a doğru hareket eden bir yol izlemiştir.

       Yani Tufan Miti,kendilerinden önce yaşamış olan uygarlıkların çok tanrılı inanışlarını alaycı bir tavırla eleştiren toplumların,alay ettikleri tapınımlardan çıkmış ve kendi kutsal kitaplarında yer almış ilginç bir hikayedir.

       Tufan Öyküsü

       Tabletin günümüze ulaşan üçte birlik kısmından önce gelen yaklaşık 37 dize uzmanlar tarafından tam olarak okunamadığından hikayenin nasıl başladığını net olarak bilemiyoruz.Okunabilen kısmında bir tanrının diğer tanrılara insanlığı yok olmaktan kurtaracağını ve sonuçta insanların tanrılar için yeni kentler,tapınaklar kuracağını açıklar.

       Bu bölümden sonra yaklaşık 37 dizelik bir kırık daha vardır.Bu dizelerde büyük olasılıkla tanrıların bir tufan çıkartıp insanları yok etmek istediklerini ancak bazı tanrıların durumdan hoşnut olmadıklarını yazmaktadır.

       Bu açıklamalardan sonra Kitabı Mukaddeste’ki Nuh’un karşılığı olan Kral Ziusudrayla tanışırız.Ziusudra,tanrı korkusu olan ve tanrının emirlerine uyan dindar bir kral olarak betimlenir.Mite göre mistik bir ses ,tanrılar meclisinin bir tufan çıkarma ve “insanlığı tohumunu kurutma” kararı aldığını bildirdiğinde Ziusudra bir duvarın yanında bulunuyordu.Yani Ziusudra’ya bir anlamda vahiy geldiğini söyleyebiliriz.

       Metin bundan sonra Ziusudra ’ ya kocaman bir gemi yapmasını ve kendisini,krallığını,insanlığı ve diğer canlıları yok olmaktan kurtarması ile ilgili öğütler ile devam ediyor olmalıydı.

       Bu bölümden sonra tabletlerde 40 dizelik bir kırık vardır.Metin yeniden okunabilir hale geldiğinde , tufanın bütün şiddetiyle ülkeyi kapladığını ve yedi gün yedi gece ülkeyi sular altında bıraktığını görüyoruz.

       Tufandan sonra Ziusudra 7 gün bekliyor ve bir güvercin salıyor dışarıya. O konacak yer bulamadığı için geri dönüyor. Daha sonra bir kırlangıç gönderiyor, fakat o da geri geliyor. Son olarak uçurduğu kuzgun geri dönmeyince dışarı çıkıyorlar.

       Tufandan sonra Ziusudra’nın gemisi Nisir Dağı Tepesi’ne oturur.Güneş tanrısı Utu değerli ışığını her yere saçarak tekrar ortaya çıkar.Ziusudra Utu ’ nun önünde yerlere kapanıp ona bir öküzü ve bir koyunu kurban olarak adar.Etlerin kokusunu duyan tanrılar olay yerine üşüşüyor.

       Metnin günümüze ulaşan son dizelerinde Ziusudra‘ nın (Nuh’un) tanrılaştırılması anlatılır.Ziusudra’ya tanrılarınki gibi ebedi bir yaşam ve ebedi soluk verilir.Sonra da güneşin doğduğu yer olan Dilmum’a gönderilir.

       Tabletlerin son 39 dizelik bölümü hasarlı olduğu için ölümsüzler ülkesinde Ziusudra’nın başına neler geldiğini bilemiyoruz.

      Kutsal Kitaplardaki Anlatım

       Tevrat’ta (Tekvin bap 6-9) bu konu çok uzun anlatılıyor: İnsanlar fena ve bozulmuş olduklarından Rab onları yok etmeye karar veriyor. Nuh, Allah’ı tanıyan, onunla birlikte giden biri. Rab, ona insanları yok etmek için bir Tufan yapacağını,göklerin altında yaşayan bütün canlıların bu tufanda yok olacağını bildiriyor. Nuh’a kendisine bir gemi yapmasını söylüyor ve geminin nasıl yapılacağını, içine neler alacağını bildiriyor. Nuh söyleneni yerine getiriyor. Gemiye oğullarını,karısını,gelinlerinin yanında hayvanları erkek ve dişi olarak gemiye bindiriyor.Tufan başlıyor ve 40 gün sürüyor. Tufan başladığında Nuh’un 600 yaşında olduğu yazılıyor. Yeryüzünde her şey yok oluyor. Sular ancak 150 günde azalıyor. Gemi 7. ayda ve ayın 17. gününde Ararat dağına oturuyor. Tekrar 40 gün bekliyor Nuh. Sonra suların tamamıyla çekilip çekilmediğini anlamak için önce bir kuzgun salıyor dışarı. O geri gelince bekliyor, bir güvercin uçuruyor. Üçüncü defa gönderdiği güvercin dönmeyince karaya çıkıyorlar. Kurbanlar kesiyor Nuh. Rab hoş kokular duyunca artık tekrar Tufan yapmamaya karar veriyor. Nuh ile konuşarak bir daha yeryüzünde Tufan yapmayacağına söz veriyor.Nuh,Tufandan sonra 350 yıl daha yaşıyor ve bütün insanların onun soyundan geldiği kabul ediliyor.

     İncil’de çok yer alan bir olay değildir.Deyim yerindeyse adeta geçiştirilmiştir.Kitapta bütün insanların yiyip,içtiğini ve evlenip,evlendirdiklerini yazıyor.Tanrı da bu insanları cezalandırmak maksadıyla tufanı yaratıyor.Tanrı tufandan önce Nuh’u uyarıyor ve Nuh’ta kendini ve ev halkını korumak için büyük bir gemi yapıyor.İncil’de hayvanlardan bahsedilmiyor.Tufan bütün dünyayı etkiliyor ve canlıları yok ediyor.İncil’de sadece Nuh ve yedi kişi kurtuluyor.Dünya suyla ve tufanla mahvoluyor.

       Kuran’da da Allah büyük tufandan önce Nuh’u uyarıyor ve halkını imana davet etmesini telkin ediyor.Nuh Allah’ın buyruklarını halkına iletiyor fakat,halkı Nuh’u yalancılıkla suçluyor ve ona inanmıyor.Hatta oğullarından biri de Nuh’un gemisine binmeyi reddediyor.Sonunda Tufan başlıyor; Nuh kendine inanan birkaç kişiyi ve her cinsten bir çift hayvanı gemiye bindiriyor.Hayvanlar birbirlerine zarar vermeden geminin içinde günlerce kardeşçe yaşayabiliyorlar.Allah tufanla kendine iman etmeyenlerin üzerine bela yağdırıyor ve onları yok ediyor. Kuran’da tufanın tüm dünyayı değil yalnızca Nuh’un ve kaviminin yaşadığı coğrafyada etkili olduğu yazılıyor.Bunun yanı sıra Kuran’da geminin Cudi Dağı’na oturduğundan bahsediliyor.Tufandan sonra geminin içindeki binlerce hayvan dünyanın dört bir yanına dağılıyor.Nuh Allah’a şükrediyor,Allah’ta Nuh’a çok uzun bir yaşam bağışlıyor.

       Babil efsanesinde Tanrılar, insanların çoğalması dolayısıyla gürültülerinin artarak Tanrıları rahatsız ettikleri için Tufan yapmaya karar veriyorlar. Sümer ,Kuran ve Tevrat’ta ise insanların fena olması yüzünden tufan patlıyor.

       Sümer ve Babil metninde bu kararı gizlice bildiren Bilgelik Tanrısı. Tevrat’ta ve Kuran’da ise Allahın kendisi.

       Tufan, Sümer'de 7 gün sürüyor, Babil'de 6 gün, 6 gece sürüp  7. gün bitiyor. Tevrat’ta 40 gün sürüyor, kahramanlar gemiden çıkmak için de aylarca bekliyorlar.

       Babil'de  ve Sümer’de Tufan'ı başlatan Tanrı ,Enlil (Babil) Enki (Sümer)’ye kurtarıldıkları için çok kızıyor, fakat Bilgelik Tanrısı onu yatıştırıyor ve kurtulana ölümsüz bir yaşam verilerek Tanrıların bahçesine gönderiliyor. Tevrat’ta ve Kuran’da ise Tufan'a karar veren,insanları cezalandıran, Nuh'u kurtaran, yaptığına pişman olan, Nuh'u uzun ömürle ödüllendiren hep tek Tanrı.

       Kuran’da Nuh’un Gemisi Cudi Dağı’na otururken Tevrat’ta Ararat Dağı’na oturuyor.

      Ayrıca diğer anlatıların ve Tevrat’ın aksine Kuran’da sadece Nuh’un kavimi hedef alınıyor ve tufan belirli bir coğrafyada etkili olup oradaki insanları yok ediyor.Diğer anlatılarda tufanın bütün dünyayı etkilediğinden bahsediliyor.

       Bilimsel Veriler

       Kutsal kitaplara inanan bilim insanlarının yaygın görüşü ,dünya üzerindeki buzulların Nuh Tufanı esnasında sürüklenerek bulundukları yerde konumlandığını savunmalarıydı.

       1837 yılında İsviçre Doğa Bilimleri Derneği Başkanı Louis Agassiz, buzulların tufan sonucu değil,geçmişte yaşanan bir buzullaşma yada buzul çağı sonucu oluştuğunu ileri sürdü.

       Agassiz ’in buzullaşma teorisi geniş kitleler tarafından kabul görmesine karşın,teoriyi reddeden ve kutsal kitapların güvenilirliğine inanan bir çok kişi bulunuyordu.Bu kişilerden en başta geleni Rahip William Buckland’dı.Rahip William diğer dindar kişiler gibi buz çökellerinin tufanın sürüklemesi sonucu yer değiştirdiğine inanmaktaydı.

       Bu ikili İngiliz Bilim Geliştirme Derneği’nin yıllık toplantısı ertesi Rahip William’ın daveti üzerine ,buz çökellerinin bulunduğu klasikleşmiş bir yer olan Blackford Tepesi’nde buluştu.

       Rahip Agassiz ’e katmanlaşmamış kil parçalarını göstererek,bu kayaçların buzulların oymasıyla oluşacak çentikleri ve olukları içermediğini söyledi.

      Bunun üzerine Agassiz Rahip’i daha önce ikisinin de gitmediği bir alana götürdü.Agassiz burada kayanın üzerindeki tozu temizledi ve Rahip’e oluk izlerini gösterdi (Jeolojide paralel oluklar hareketli buzulların aşındırma eyleminin göstergesidir).Rahip William izleri gördüğü an “Tufancılık” görüşünü terk etti.

       Böylece buzulların tufan sonucu sürüklenmiş olduğu düşüncesi bilimsel kanıtlar neticesinde yerle bir oldu.

       Kafaları karıştıran birçok soru arasından en önemlisi ,Nuh’un kendi yaptığı yada yaptırdığı gemiye onca malukatı nasıl sığdırdığı ve onları nasıl onlarca gün nasıl idare ettiğidir.

       R. Cooper ,Tevrat'taki ölçülere göre yapılan Nuh'un gemisinin o kadar yolcuyu, hayvanı ve onlara aylarca yetecek yiyecek ve içeceği taşımasına imkân olmadığını, ayrıca gemide bir pencere olduğunu ve onun da kapalı bulunması ile bu kadar canlının havasız yaşayamayacağını, bu yüzden bunların Tanrı bildirisi değil uydurma olduğunu yazıyor. Bir başka deyişle Cooper kutsal kitapları bir yaratıcının değil insanların yazmış olduğunu düşünüyor.

       Sonuç

       Jeologlara göre, Nuh Tufanı Karadeniz'de olmuştu. Buzullar erimeden önce Karadeniz, Boğazın tabanından 85 metre derinlikteydi ve Marmara’nın suyu Karadeniz’e akmıyordu. 11 bin yıl önce buzullar eriyince denizler birdenbire yükseldi ve sular, Boğaz'dan büyük şelaleler halinde denize boşaldı. Bu boşalma ile deniz kıyısında olan yerler su altında kaldı. Bundan kurtulanlar veya bu felaketi görenler Mezopotamya'ya göç etti. Yazı icat edildikten sonra da ağızdan ağıza ulaşan bu olayın yazıya geçirildiği düşünülmektedir.

       Sonuç olarak Nuh Tufanı bugün insanlığın yaşadığı büyük felaketler gibi,geçmişte yaşanmış bir felaket olarak insanların zihninde doğaya karşı olan bilgisizlik yüzünden abartılmış ve nesilden nesile aktarılarak kutsallaştırılmıştır.

       Kaynaklar

       Sümer Mitolojisi - Samuel Noah Kramer

       Tarih Sümer’de Başlar – S.N. Kramer

       Sümerler – S.N. Kramer

       Nuh Tufanı - William Ryan, Walter Pitman

       Kuran, İncil ve Tevrat'ın Sümer’de ki Kökeni - Muazzez İlmiye Çığ


Etiketler:  



1Nuh Tufanı Gerçektir
Berker Sancakoglu 2010-02-08 12:03:26
Nuh tufanı bir efsane değil, gerçektir. Birçok kültürde ve kutsal kitapların tümünde sözkonusu tufan bazı farklılıklara sahip olmakla birlikte açıklanmaktadır. Burada insanların kafasını karıştıran, hatta makalede de vurgulanan bir konuya açıklık getirmek gerekmektedir. Eski medeniyetlerin kalıntılarında da Nuh tufanından bahsedilmesi, Nuh tufanının bu kültürlerden kutsal kitaplara geçtiğini göstermez. Öncelikle Kuran bir vahiydir. Yani insan yazması değildir, dolayısıyla bir kültürden etkilenemez. Diğer taraftan Allah her kavme bir elçi göndermiştir. Böylece her kavim tarihteki birçok olay hakkında bilgi sahibi olmuştur. Dolayısıyla farklı kültürlerde Nuh tufanından bahsedilmesi, bu kavimlere de elçi gönderilmesi nedeniyle meydana gelmiştir. Tufandan bahseden kalıntıların Kuran'la çelişmesinin nedeni ise, her dönemde yaşandığı gibi, elçilerin tebliğlerinin kavim tarafından çarpıtılmasıdır. Ancak Kuran sonsuza kadar korunacağı için, bu tür çarptırmaların kutsal kitabımıza girmesi imkansızdır. Ayrıca Kuran'daki ayetler incelendiğinde görülecektir ki, Nuh tufanı bazı kültürlerde ya da diğer dinlerde aktarıldığı gibi dünya çapında bir olay değil, bölgesel bir olaydır. (bu gerçeği ortaya koyan pekçok arkeolojik bulgu vardır). Ayrıca Kuran'da Hz. Nuh'un inşa ettiği gemiye tüm hayvanları aldığına dair bir ayet de yoktur. Hz. Nuh'un gemisine alınan hayvanlar, olay bölgesel de olduğu için, hayvanların soyunu korumak için değil, afet sonrası gemi halkının yaşamasını kolaylaştırmak amacıyla belli başlı hayvanlar arasından seçilmiştir.(Allah bilir)

2Tufan Elbette Gerçektir
Berkant Gültekin 2010-03-05 08:38:36
Tufan gerçektir. Ben zaten yalan olduğunu söylemedim. Yazının olmadığı zamanlarda insanlar tarafından dilden dile abartılarak aktarılmış ve bu şekliyle de kutsal kitaplara girmiştir. Kuran' da yazan nuh tufanı da bu anlatılardan araklamadır. Tıpkı kuran yer alan diğer hikayelerde olduğu gibi. Örneğin tanrıya bir kurban verme, greklerde agamennon un hikayesidir (troia savaşı mö. 1184), kuran da ibrahim e adanmıştır. Ya da İsa' nın niteliklerine sahip 6 tane kendinden önce yaşamış tanrının olduğunu bilmek bile bazı gerçekleri anlamakta yeterlidir. kuran kendinden önce var olan bir çok hikayeyi ucundan, başından değiştirerek kendine mal etmeye çalışmıştır. bunu biraz dinler tarihi okuyan herkes bilir zaten. burda tartışmayı yersiz buluyorum. Eğer dine inanacaksınız gidin inanın, bilim sitelerinde boşuna makale okumayın. zira bilimle din dünya görüşü olarak uzlaşmaz.

3Berkant'ın ve Berkant gibilerinin yanlı
Berker Sancakoglu 2010-03-06 05:37:59
Berkant da dini reddeden birçok insan gibi belli bazı yanlışlar üzerine dünyasını kurmuş..biraz dinler tarihi okuyarak biraz ateist yazarlardan okuyarak Kuran'ın insan yazması olduğunu zannetmiş. Elbette ki Allah'ın yarattığı bir dünyada belli gelenekler belli olaylar farklı kültürlerde ya da farklı kutsal kitaplarda yer alacaktır. Bunlar Allah'ın ayetleridir ve elbette ki bu ayetler her dönemde yaşayan insanlar tarafından görülecektir, öğrenilecektir ve bunlardan bir ders çıkarılacaktır. Örneğin İncil'in indirilmesinden evvel meydana gelmiş ibret verici bir hadisenin hem İncil'de hem Kuran'da yer alması gayet doğaldır. Nasıl 1600'lü yıllarda yazılmış bir tarih kitabı Osmanlı'nın kuruluşundan bahsediyorsa, su an yazılan bir tarih kitabı da Osmanlı'nın kuruluşundan bahseder. Çünkü Osmanlı'nın kuruluşu önemli bir hadisedir ve farklı dönemlerde yazılmış tarih kitaplarında bundan bahsedilmesi asla yadırganmaz ve bu süreçte gerçekleşenler son yazılan tarih kitabının değerini, özgünlüğünü etkilemez. Önemli olan hadisenin doğru olmasıdır. Dileyen kişi önceki incelemelerden faydalanır, DİLEYEN OLAYI ÖNCEKİ İNCELEMELERDEN BAĞIMSIZ ELE ALIR. Yani Kuran'dan önceki kitaplarda bazı olaylardan bahsedilmesi ve bunların Kuran'da yer alması, Kuran'ın önceki kitaplardan etkilenerek hazırlandığını göstermez. Bu mantıken de çürük bir iddiadır. 
Bunları anlatmamın sebebi berkant'ın Kuran hakkındaki çarptırmalarıdır. Kuran Allah'ın vahyidir. Bunu ispatlayan sayısız delil vardır ve bu deliller, insanın, Kuran'ın insan yazması olmadığını anlamısını sağlarlar. Fakat konu olayların farklı kültürlerden farklı kültürlere geçmesi çerçevesinde ilerlediğinden, gerçeği bu örneklerle anlatmaya çalıştım; yoksa Kuran'ın Allah tarafından indirildiğine inanmamız için bu örneklere de ihtiyacımız yoktur. 
Evrenin bir Yaratıcısı vardır ve tabii ki o evrenin bir varoluş amacı olduğu için de, Yaratıcı tarafından o amacı bize anlatacak ve neler yapmamız gerektiğini bize bildirecek kutsal kitaplar gönderilecektir. Bozulmamış bir kutsal kitapta ise hiçbir çelişki olmamalıdır ki, Kuran böyledir.  
Ayrıca Berkant bazı insanlar gibi bilimle dinin uzlaşmayacağını söylemiş, buradan hareketle de bilimi kendi gibi düşünenlere mal etmiş, haliyle dindarları da bilimden soyutlamış. 1800'lerden kalma bir metod :)  
Gerçekte, bilim bir yönüyle dine hizmet eder. Bilimle din gayet güzel uzlaşır, zira geçmişte bunun örnekleri vardır. Şu an da aksi yöndeki tüm çabalara rağmen din ve bilim yeniden buluşmaktadır. Bu buluşma, birkaç yıl içinde tamamlanacaktır. Bunu hızlandırmak elimizdedir. Yeter ki ateist olup da önyargılardan ve bilgisizlikten dolayı dindarları ve dini dışlayanlara ya da dindar takılıp da cahillikten ve gelenekçilikten dolayı bilime karşı olanlara aldanmayalım. 


4Mitolojiler Gerçek Değildir!
Berkant Gültekin 2010-03-09 09:42:10
Yorumu yapan arkadaşımız çok önemli bir gerçeği gözden kaçırıyor. Sümer, Babil, Asur dinleri mitolojidir. Yani bunlar modern insanlar tarafından doğru kabul edilen şeyler değildir. Evet geçmişte bir felaket olmuştur ancak, Ziusudra (Utanapiştim ya da Nuh), yaratıcı, emirler, gemi v.s efsanedir. Bu ayrıntılar insanların uydurdukları masallardır. Bunlar gerçek kabul edilmez. Okunur, gülünür ve geçilir. Bilim insanlarının bunlara başvurma sebebi, geçmişte yaşayan insanların hayat biçimleri hakkında bilgi edinmektir. Bugün 3 yaşındaki çocuğa "geçmişte bir adam gemi yapmış, dünyadaki bütün canlıları ona doldurmuş felaketten kurtarmış" derseniz o çocuk sizin suratınıza tükürür. Bu hikayenin bilimsel olarak bir geçerliliği olamaz. Tufan olduğunda bu hikayeyi uyduranların çevresinde hayvan olarak 4-5 bilemediniz 10 tane tür vardı. Onlar Afrikada yaşayan aslandan, filden, avusturulya da yaşayan kangurudan, timsahdan ve daha binlerce türden habersizdiler. Onlar için bu hikaye son derece mantıklıydı. M.Ö önce 3000 ler! Biz M.S 2010 dayız. Düşünebiliyor musunuz şimdi dünyadaki bütün türler ; koyun, keçi, timsah, ceylan, kaplan, inek, horoz, örümcek, yılan, fare, domuz, kertenkele, fil, zürafa, muhabbet kuşu, angut kuşu, zebra, düvel ördeği, sırtlan, porsuk, karınca, at, eşek, kedi, köpek, hamster, iguana, kırkayak, antilop, panter, çita, tavuk, kurt, karınca yiyen, sümüklü böcek, hamam böceği, kutup ayısı, ayı, karga, kartal, şahin, tavus kuşu, leylek, penguen, solucan, kara fatma, gergedan, kablumbağa ve adını sayamadığım bir çokhayvan insan yapımı bir gemiye erkek ve dişi olarak iki çift binsin ve aynı zamanda birbirlerine zarar vermesin! Hadi her şeyi anladım, solucanın, örümceğin ve bilimum küçük sürüngenin erkekle dişisini nasıl ayırt ettin? Bunlar akıllı mantıklı bir insanın kabul edeceği şeyler değil, ömür böyle hurafelerle geçmez. İnanıyorsanızda kendi içinizde inanın, gerçeğe hikaye karıştırmayın. Ben bu cevaba ek olarak arkadaşın daha da aydınlanması açısından kuran ın ve diğer kutsal kitapların sahteliğine bir örnek daha vereyim; 
 
25 aralıkta 
bakire bir anadan doğan 
doğumunu takım yıldızların müjdelediği (her 25 aralıkta kral yıldızı parlar) 
30 yaşında vaftiz edilip göreve başlayan 
12 havarisi olan 
ihanete uğrayıp çarmıha gerilen 
öldükten 3 gün sonra dirilen 
kaç tane tanrı var? 
 
SADECE 6 TANE! 
 
Horus,Attis,Krisna,Mithra,Dionysos. 
 
İsa mı? O en sonuncusu.Yani en son yalan ,en son taklit. 


5Tekrar vurguluyorum...
Berker Sancakoglu 2010-03-09 17:41:39
1) Nuh tufanı bölgesel bir olaydır ve gemiye alınan hayvanlar sadece o bölgede yaşayan hayvanlardan seçilmiştir. (yeryüzündeki tüm hayvanlar gemiye alınmamıştır) Hayvanların gemiye alınmalarındaki amaç da, bu canlıların soyunu korumak değil, yeni yerleşilecek yerde kolaylık sağlamaktır.(en doğrusunu Allah bilir)  
2) Geçmiş kavimlere de elçiler gönderilmiştir. Ancak bu kavimlerin mensuplarının büyük bölümü tarihin her dönemindeki gibi elçileri yalanlamışlardır. Kültürlerini kendilerine tebliğ edilen dinin bazı gerçeklerini kabul ederek oluşturmuşlardır. Dolayısıyla bu kültürlerin (veya mitolojik olarak adlandırılan ilgili dinlerin) hak dinlere hem bazı benzerlikleri hem de bazı aykırılıkları bulunur. 
3) Berkant tarafından örnek verilen horus, attis, krisna gibi karakterler Hz. İsa'nın ta kendisidir. Bu topluluklara gönderilen elçiler ilerleyen dönemlerde gerçekleşecek hadiseleri Allah'ın öğretmesiyle bildirmişlerdir. Nasıl Hz. Muhammed günümüzde yaşanacak olayları kendi kavmine anlattıysa, geçmiş kavimlere gönderilen elçiler de ilerleyen dönemlerde meydana gelecek hadiseleri kendi toplumlarına anlatmışlardır. İşte geçmiş medeniyetlerden kalma eserlerde keşfedilen yazıların sonraki dönemlerde yaşanmış olayları anlatmasının sebebi budur. Kuran'da şöyle geçer: 
"Sana söylenen şeyler, senden önceki elçilere söylenenden başkası değildir. Şüphesiz, Rabbin, hem elbette mağfiret sahibidir, hem de acı bir azab sahibidir." (Fussilet Suresi, 43) 
Yani Peygamberimize bildirilen bilgilerle geçmiş elçilere bildirilenler benzerdir. Hz. İsa konusu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.

6Anlatamıyorum Galiba
Berkant Gültekin 2010-03-10 03:36:01
Bunlar mit dir mit :) komiktir bunlar. İslam hikayeyi yazan Sümer dinine hurafe diyor. Tamam tufan gibi bir olay olmuştur ancak dediğiniz peygamberlere dair hiç bir kanıt yoktur. İnsan udurmasıdır o efsaneler, hikayeler. Kuran' ın olayı yazmasını kabul ettim ama mitolojileri neden alıyor? Neden gemiden, tanrıdan, hayvanlardan, ya da diğer detaylardan bahsediyor? Kuran semavi olmayan dinlere hurafe diyor yalan diyor ama her nedense hikayeleri de aynen alıyor, yazıyor :) Hikayedir, tekrar söylüyorum mit dir. Beni güldürmeyin, bir çok ilahiyatçı bile bu konuda sessiz kalıyor. Adını verdiğim tanrılar(!) İsa' dan binlerce yıl önce tapınım görmüş. Kuran' da bile yazmayan şeyleri kendi kafanızdan uydurarak haklı çıkacağınızı mı zannediyorsunuz? Hayvanların soyunu kurtarmak için gemiye alıyor. Amaç yeni yaşam falan kurmak değil. Hem öyle olsa ekosistem diye bir şey var. Bütün hayvanlar birbirlerine bağımlı. Öyle ben Afrika'dan Kangru getireyim evde bahçemde beslerim demekle olmaz. Yaşam kurmak için horoz u aldıysanız solucanlarıda erkek ve dişi olarak alacaksınız. Yoksa Horozlar ölür. Cooper' in dediğini yine hatırlatayım; "R. Cooper ,Tevrat'taki ölçülere göre yapılan Nuh'un gemisinin o kadar yolcuyu, hayvanı ve onlara aylarca yetecek yiyecek ve içeceği taşımasına imkân olmadığını, ayrıca gemide bir pencere olduğunu ve onun da kapalı bulunması ile bu kadar canlının havasız yaşayamayacağını, bu yüzden bunların Tanrı bildirisi değil uydurma olduğunu yazıyor. Bir başka deyişle Cooper kutsal kitapları bir yaratıcının değil insanların yazmış olduğunu düşünüyor". Madem onların hepsi İsa' ydı neden İsa' nın doğum günü 0 (sıfır) olarak kabul ediliyor? Dionysos' u ele alalım mesala. Bu tanrı Homeros' un uydurmasıdır. Yunanda şarap ve eğlence tanrısıdır. Homeros bir yazardır. Böyle bir adamı ne gören olmuştur ne de duyan(Dionysos). Kuran ve diğer kutsal kitaplar (kuran tevratın devamı niteliğindedir), Homeros' un yazdığını çalmış ve İsa' ya atfetmiştir (Homeros' da başka kültürlerden almıştır). Bir kutsal kitapta yazanlar daha nasıl sahte olabilir ki? Verdiğin ayet de yunan tanrıları ya da mısır tanrıları kastedilmiyor. Nuh' dan İsa' dan Musa' dan falan bahsediyor. Komik komik iddialar atıyorsun ortaya. İslam Mitolojisi Yunan mitolojisininden, Mısır mitolojisinden etkilenmiştir demek varken, neden hala binlerce yıl önceki insanların saplantılarına takılıp kalıyorsun? Aş kendini biraz.

7Kuran Allah'ın vahyidir
Berker Sancakoglu 2010-03-11 19:37:43
Verdiğim ayette Peygamberimizden önce gönderilmiş tüm elçiler kastedilmektedir ki toplumlara gönderilmiş çok sayıda elçi vardır. Bu elçiler Hz. Musa, Hz. Nuh veya Hz.İsa ile sınırlı değildir. Kuran'da bizlere bilgisi verilmeyen çok sayıda elçi olduğu anlatır.  
 
Kuran basit mantıklarla yalanlanacak bir kitap değildir. Kuran'ı yalanlamak isteyen komik durumlara düşer. Her dönemde kutsal kitaplar için masaldır, uydurmadır diyen çok sayıda insan yaşamıştır. Kuran bu insanlara şöyle dikkat çeker: 
 
25/4-İnkâr edenler dediler ki: "Bu (Kur'an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. 
25/5- Ve dediler ki: "Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır." 
25/6- De ki: "Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Allah) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." 
 
Berkant'a düşen Kuran üzerinde samimiyetle düşünmektir. Samimi düşündüğü takdirde Kuran'ın Allah'ın vahyi olduğuna iman etmesi Allah'ın dilemesiyle çok kolaydır. Berkant gibiler samimi düşünerek Kuran'ın eşşizliğini farkederlerse, insanları kandırmak için saçma mantıklarla ve insanların tam araştıramayacağı konular üzerinden hareket ederek Kuran'a ve dine saldıran insanlara kanmayacaklardır.

8Bilim Kuranı Yalanlıyor
Berkant Gültekin 2010-03-12 15:05:18
Kuran' da bilgisi verilmeyen tanrılar varsa ve bunu Sümer dini yazıyorsa o zaman Sümer dini daha kutsaldır. Kuran' da bilgisi verilmeyen tanrıları kendisi nerden biliyor? Yoksa sana da mı vahiy geldi arakdaşım da bizden saklıyorsun? Madem verilen bilgiler doğru Kuran Sümer dinini neden hurafe sayıyor? Bunun cevabını arakdaş ver-e-medi daha. Kuran' ın dedikleriyle senin söylediklerin çelişiyor dostum, sen daha olayın farkında değilsin. 
 
Benim müslüman bir ülkede büyüyüp, çocukken (yani beynim gelişmemişken) müslüman olduğumu es geçmek çok garip. Ben bilimle ilgilendim, gerçekleri öğrendim ve kuran ın saçma bir kitap olduğunu anladım. Kahvedeki insan yerine bilimle tanışırsa herkes bunu anlayacak kapasitedir. Yeter ki insan öğrenmeye açık olsun, yobaz olmasın. Her şeyin eleştirilebildiğini bilen insanlar iman etmez. 
 
Arkadaş "kuranı yalanlayan komik duruma düşer" demiş. Tek bir şey söylüyorum; kuranı yüzlerce bilim insanı yalanlıyor ve milyonlarca cahil arap inanıyor. Arkadaşa soruyorum; şuan acınacak derecede komik durumda olan araplar mı yoksa bilim insanları mı? :)) 
 
Tavsiye; Richard Dawkins- Tanrı Yanılgısı kitabını oku. Kendisi Oxford University Proffesörüdür ve komik değildir. Senden zeki olmasıda kuvvetle muhtemeldir. İlahiyatçılar dışında verebileceğin kaynak kitap varsa bekliyorum. :)

9Berkant'ın çürük mantıklarına kısa kısa
Berker Sancakoglu 2010-03-13 17:20:40
1) Öncelikle Kuran'da başka tanrılardan bahsedilmez. Tek ilahın Allah olduğu bildirilir ve bu gerçeğin delilleri verilir.  
2)Kuran'da sümer dininden de bahsedilmez. Dolayısıyla onu hurafe sayıp saymaması gibi birşey de sözkonusu değildir. Çoğu insan bilir ki, Kuran'da geçmiş bazı kavimlerin ibret verici kıssalarından örnekler verilir. 
3)Sümer dininde bazı gerçeklerden bahsediliyorsa, o kısmıyla sümer dini doğru söylemiştir, ancak burdaki doğruluğu sözkonusu dinin yanlışlarını kapamaz. Bazı konularda doğruları barındırması sümer dinini bir başka dinden de üstün kılmaz. Üstünlük (hak kitap konusu) bu tür karşılaştırmalarla yapılmaz. Zira konumuz açısından gidersek Nuh tufanı ve Hz. İsa tam anlamıyla Kuran'da anlatılmaktadır. Sonuçta Berkant'ı böyle karşılaştırmalar yapması bana bir ilkokul öğrencisinin mantıklarını hatırlatıyor :) 
4)Kuran'da zaten birçok insanın Kuran'ı yalanlayacağı ya da Kuran'ı tam olarak hayata geçirmeyeceği bildirilmektedir. Dolayısıyla bilim camiasına hakim olan ateist düşünce şaşırtıcı değildir. Bilimadamlarının ateist olmaları onların bu konuda insanlığa örnek olmaları gerektiği anlamına gelmez. En nihayetinde bilimadamı da aciz bir insandır, bir dünya görüşü vardır ve herşeyden önce üzerinde ideolojik baskı vardır.Dolayısıyla Richard Dawkins de dahil kim olursa olsun Allah'ı inkar etmesi bakımından cahildir.

10Var git işine
Berkant Gültekin 2010-03-16 09:12:25
Son yorumun son cümlesi üzerine bir şey demiyorum. Müslüman çoğunluklu bir ülkede doğan müslüman bir canlı işte. Çok şanslısın kesin cennete gideceksin, allah herkese nasip etmez böyle bir yerde doğmayı. Ya afrikanın kabilelerinden birinde doğsaydında dinden haberin olmsaydı? ama dedim ya şanslı adamsın vessalam. Hemde bilim adamlarına cahil diyebilecek kadar. 
 
bkz: cahil cesareti

11Hayat Hurafelerle Geçmez
Berkant Gültekin 2010-03-16 09:16:44
Bu yazı kimseye cevap niteliğinde değildir. Şunu söylemek istiyorum, bilgi herşeydir. Hayatınızı hurafelere adamayın. Binlerce yıl önce dağa çıktım ses duydum diyen bir insanın üzerinize saldığı korkuyla geçmemeli bir ömür. Çünkü öyle bir şey yok. Kendi evine (camiye) yıldırım düşüren bir allah olamaz. O allah aptal allahdır, salak allahtır, mal allahtır. Şimdi ben bunları yazdımda allah beni cezalandıracak mı? Tabi ki hayır? Çünkü allah kimi cezalandırabilmiş? Yıllardır insanlığa zulüm çektiren insanlar zevki sefa içinde yaşamadılar mı? allah fakiri avutmak için kullanılan bir yalan. Ona inanan insan aciz insandır, bilgisiz insandır.

12bence bu konuyu tartışmanın sonu yok
 ufuk uslu 2010-03-16 14:53:32
bu konuyu tartışmanın sonu yok neden sonu yok dıyorsanız kardesım bır taraf ınanıyor bır taraf ınanmıyor. ayrıca ınanmayan kişi dine hakaret edıyyor araklamadır ne demek sen ınanmıyor olabılırsın baskalarının dusuncelerıne saygı gostermen gerekıyor bunca sozu bır arayan getırebılıcdek kapasiteye sahıpsın masallah ama insanların düşüncelerine saygı gösterecek erdeme sahip değilsin bu durum bildiğini gölgeliyor bence daha saygılı konusmalıyız...

13Berkant ve üslubu hakkında...
Berker Sancakoglu 2010-03-18 12:04:56
Berkant'ın ateistliği, Allah'a, dine ve dindarlara hakaret etmeyi makul sayan ve saygılı olmanın değerini gözardı eden bir ateizm modelidir. Her ateist böyle değildir. Bu nedenle, kendinden farklı inançlarla uygun bir üslupla tartışan ateistleri tenzih ederek diyorum ki; 
Berkant gibiler her ne kadar bilgiye önem veriyorum deseler de, bilgiye değil sadece kendi düşüncelerine önem verirler. Berkant demiş ki, Allah'a inanan bilgisizdir, acizdir..o halde Allah'a inanan bilimadamları nedir?...demek istediğim, dünya görüşü çerçevesinde cahillik bilgiyle değil bilginin yorumlanmasıyla alakalıdır. Richard Dawkins kendi alanında çok şey biliyor olabilir ama bildiğini yorumlayamadığı veya yorumlasa da, gerçek yorumlarını içindeki dinsizlik nedeniyle insanlardan gizlediği için (Kuran'a göre de) cahildir. 
Allah'ın varlığı inkar edilemeyecek kadar açıktır. Evrendeki kanunlar, bu kanunların işleyişlerindeki kusursuzluk ve uyum, evrendeki sanat başı boş meydana gelemez ve sahipsiz olamaz. Bu gerçeği kabul etmek istemeyen insanlar olabilir ancak onlara düşen en azından saygılı olmayı öğrenmektir.  
Berkant yukarıdaki düşüncelerini aynı mantıklarla fakat hakaretsiz de savunabilir, bunu yapabileceğinin farkındadır. Buna rağmen Berkant'ın Allah'a hakaret ederek düşüncelerini savunması, dindarları rencide etme amacını taşımasından ve gerçekte kavradığı Allah'ın varlığının kalbinde neden olduğu rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki dindarlar böyle şeylerden rencide olmazlar, olan Berkant'a olur. Berkant böyle yorumlarla sadece kendi imajını zedeler.  
Sonuçta Berkant'a tavsiyem, Allah'a, dine ve dindarlara önyargılı yaklaşmaması, bu konularda daha çok okuyup bilgi eksikliğini gidermesi ve tartışmalarda daha güzel bir üslup kullanmak için çaba harcamasıdır.

14ateislere ve bağlı nihilistlere bildiri
 kadir karahan 2010-03-25 04:52:16
Ateizm ve tek tanrılılık eski çağlardan beri vardır. Çatışırlar ve bu devamda edecektir. Asıl olan aklın ve bilimin rehberliğidir. Bu günkü bilgelrimize göre, mevcut bilim tek tanrı ile çatışmamaktadır. Bilimin gelişiminde fizik ilimi ile uğraşanların çoğu fizik yasaları, bigbang, canlı oluşumu gezegen vs nin hep tek tanrıyı işaret ettiğini söylerler.Newton, Einştain, Havking hemen aklıma gelenler, Bir çok filozof zaten bunu mantık ve düşünce yöntemi ile ispatlar.Herhangibir kitaba inanmyabilirsiniz ancak Kuranda şu andaki bilimsel gelişmelerin haber verildiğini unutmayınız. Ateizm ve bağlı felsefi görüşler çökmüş olup sadece kabul etmede bir sıkıntı vardır

15nuf tufanı vardır da ya tanrı?
 feyza özsçer 2010-03-28 09:44:17
tufanın nerde, nasıl, hangi sebeplerle olduğunu, benzer tehlikelerin şuan başka coğrafyalarda geçerli olup olmadığını tartışmak yerine bu araştırmaları tanrı vardır tanrı yoktura çevirmişler. gereksiz. küresel iklim değişikliği vardir ve bu hikayenin neden tanrısallaştırılarak bugüne kadar yaşaması sağlanmıştır düşünebilirsiniz. neredeyse tapınma boyutunda inanılan bilim toplumu olarak adlandırılan sanayi ve sermaye toplumlarının da düşünmesi gereken budur. (gerçi düşünüyorlardır da bu iyi mi kötü mü söylemek zor) 
bugün bilim dünyasının rüyalarından biri başka bir gezegene bir gemiye binip gitmek.yaşam bölgesi adı verilen yerlerdeki gezegenleri bunun için araştırıyorlar. hatta ihtiyaçaları olan O2 ve benzeri hayat için gerekli şeyleri bir şekilde orada oluşturmayı bile düşlüyorlar. tabi bunları yanınızda taşımak veya orada atm oluştrumak av ve avcı hayvanları farklı kafeslere koymaktan daha kolay:) bula bula av ve avcının aynı gemide bir arada yaşamayacaklarını mı buldunuz? piramitleri anladınız ya nuh da ancak bir sal yapmış olabilir dimi? eskiden yaşadılarsa ancak mağara adamı olabilirler:)) 
her sakallı dede değildir. her kitap kuran ı kerim değildir.kuranı kerimin incil vb. kaynaklarla ortak noktaları olması aynı oldukları anlamına gelmez(basit matematik) 
lütfen bilimde tercüme etmekten öteye gidimiyoruz diye onların çürüttükleri kitabın kuran ı kerim olduğunu sanmayın. ve illa kuranı kerimi çürütmek istiyorsunuz bu dini kulaktan dolma bilgilerle ya da atalarınızdan öğrendiğiniz şekliyle yargılamayın.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Google!Live!Facebook!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Blinklist!Furl!Yahoo!Squidoo!
 

GenBilim

Berkant Gültekin

Yazar Hakkında:

Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
İngilizce Makale Kategorileri

Automobiles

Business

Computers

Entertainment

Food

Health & Medical

Sports

Technology & Science

Travel

Other

Untitled 1
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


GenBilim

GenBilim
GenBilim

GenBilim
        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
GenBilim
İlgili Makaleler Nuh Tufanı
GenBilim
Son Etkinlikler
Eylül
Klonlama Kursu (Gen Klonlama Yöntemleri) 19 Eylül, 2010 (08:00) - 23 Eylül, 2010
GenBilim