Saat
görece zamanın günlük ifadesidir… Peki, biz bu zamanın
geçmiş/şimdi/gelecek
ayrımını nasıl yapıyoruz?
Aristo bu konuya şu şekilde eğiliyor, zamanın bir parçası
varolmuştur,
/artık/ yoktur; öteki parçası ise olacaktır, henüz yoktur. Ne var ki
varolmayan
bir şeyin varlıktan pay alması olanaksızdır. Zaman kavramı üzerine genel bir değerlendirmeyle zaman algısı kavramını sorgulayacağız...
-Zaman Algısı
1) HİÇ YOKTAN BİR GİRİŞ…
Aristo: “…zamanın bir parçası varolmuştur,
/artık/ yoktur; öteki parçası ise olacaktır, henüz yoktur. Ne var ki varolmayan
bir şeyin varlıktan pay alması olanaksızdır…"
Saat
görece zamanın günlük ifadesidir… Peki, biz bu zamanın geçmiş/şimdi/gelecek
ayrımını nasıl yapıyoruz? Biri ince ve uzun, diğeri kalın ve kısa iki parçanın
bir çembersel şekil içerisinde aldıkları yol olarak anlaşılıyor; ki bu yol bir
göreceli günün yarısı kabul ediliyor, bunu da ikiyle çarpınız. Dolayısıyla
bizim için, günlük olarak zaman; iki çizginin on iki farklı rakamın üzerini,
bir çembersel daireyi turlarken göstermesi olarak algılanmasıyla ortaya çıkıyor.
Eğer
bizim zaman algımız, bu gözlemle başlıyorsa, buradan çıkarılacak tüm
genellemelerde bu gözlemin doğru ya da yanlış olmasının kabulünde irdelenecek
demektir.
Ve
yine eğer biz, dün, bugün ve yarın ayrımını güneşin doğuş ve batışına göre
ayarlıyorsak, burada da farklı bir durum söz konusu olacaktır. İki çizginin bir
çembersel şekil üzerinde katettikleri mesafe, bizim için zamanı ifade ediyorsa,
dolayısıyla bu genel bir “zaman” kavramı sayılamaz. Özel bir çıkarıma dayanan
genel bir alışkanlık olabilir en fazla!
Bizim için iki çizginin aldıkları
yol, belirli bir süreye eşitlendiği kabul edilerek, bir önkabulle, zaman
ayrımı, farkı ortaya çıkarılıyor. Halbuki, görece zaman için dünü bugünden
ayıran şey, aynı iki çizginin dört tur yaparak geldiği nokta ya da hergün
doğudan doğup, batıdan batan güneş değil, yaşanan olaylardır.
Çünkü tüm bunlar, alışkanlık olarak,
irdelemeyen, yadsımayan bir bütünü ifade eder. Hafıza nasıl ki geçmişi temsil
ediyorsa, söz konusu bir görece zamanın geçmişi de, onu ifade eden tarih ve
rakamlarla değil, özel olay ve kişilerle anlaşılır, hatırlanır…