Okunma: 704 kez
Fizikçi Friedrich Beck ve sinir bilimci John Carew Eccles (1903-1997) ortak teorileri, kuantum mekaniğinin beyinde hangi aşamada devreye girdiği ve zihin-beyin ilişkisinin hangi seviyede olduğu konusuna değişik bir bakış açısı getirmiştir. Eccles ve Beck’e göre, bilincin evrimi göz önüne alındığında, bilinç yüksek hayvanlarda ortaya çıkan ani bir aydınlanma olarak değerlendirilemez.
Fizikçi Friedrich Beck ve sinir bilimci
John Carew Eccles (1903-1997) ortak teorileri, kuantum mekaniğinin
beyinde hangi aşamada devreye girdiği ve zihin-beyin ilişkisinin hangi
seviyede olduğu konusuna değişik bir bakış açısı getirmiştir. Eccles ve
Beck’e göre, bilincin evrimi göz önüne alındığında, bilinç yüksek
hayvanlarda ortaya çıkan ani bir aydınlanma olarak değerlendirilemez.
Halen geçerli olan ve rağbet gören teoriye göre, zihinsel durumlar
beynin fizikokimyasal durumlarının doğrudan yansımasıdır ve bu “özdeşlik
teorisi/maddecilik/materyalizm” olarak adlandırılır. Buna göre beynimiz
süper karmaşık bir bilgisayardır ve beyin kabuğundaki bilgi işleme
düşünceler ve hisleri meydana getirir. Bu maddeci teoriyi kabul edenlere
göre zihin beynin yazılımıdır (software) ve zihin, ekibin sanal
kaptanını oluşturur. Sanal kaptanı normalde bizler “benlik/kişilik”
olarak tanımlarız ve beynimizin sinir ağlarının küresel etkisi ile
meydana gelen bir yanılsamadır.
Eccles’e
göre yukarıda bahsedilen tümüyle yanlıştır ve söylenenler belli belirsiz
şeylerin önüne asla geçemez. Maddecilerin düşüncesine göre bu sorun
beynin nasıl çalıştığının tam olarak anlaşılmasıyla – belki 100 yıl
sonra – çözülecektir. Bu beklentiyi Eccles, “beklentili pişman
maddecilik” olarak adlandırır. Eccles’e göre “boş ve uydurulmuş” teori
“insan benliğinin ve onun ruhsal değerleri, yaratıcılığını ve bizim her
birimizin ayrıcalığını, gizem ve harikalığını” açıklamaya yetersizdir.
Bilim
felsefecisi Karl Popper ile de birlikte çalışan Eccles, maddeciliğin
açıklayamadıklarını görünce zihin ve beynin alternatif bir teorisini
geliştirdi. Bu teori “ikici (düalist) etkileşim” olarak bilinmektedir.
Onun temel felsefi çıkış noktası, din bilimcilerin bütün gönlünce kabul
ettiği bir şeydi: “iddia ediyorum ki, bilimsel indirgemecilik tarafından
insan gizemi inanılmaz şekilde küçültülmüştür. Pişman olacağı beklenen
maddecilik amacıyla ruhsal dünyanın tümü sinirsel aktivite kalıbı
terimleriyle ilişkilendirilmiştir. Bu inanç bir hurafe olarak
sınıflandırılmalıdır... Bedenler ve beyinlerin oluşturduğu maddesel
dünyanın varlığı gibi, ruhlardan oluşan ruhsal bir dünyanın varlığını
kabul ediyoruz” der. Ancak bu ruhsal dünya varlığını kabul etmesi,
Descartes’in düalist yaklaşımının bir parçası olan, zihnin bir çeşit
madde olduğu (substance) düşüncesinden farklıdır. “Madde kavramı, zihne
maddeci bir bakışa yol açabilir. Herhangi bir madde özelliğini anmadan
benliğin ruhsal var oluşundan bahsediyorum. Büyük sorun ‘Nasıl Benlik
Beyni Kontrol Eder’dir. Bu düalisttir, fakat iki maddenin ifadesi
değildir. Onun yerine Popper’in iki dünyası ile ilişkilidir” yani
Popper’in ruhsal benlik ve maddesel dünyası. Dolayısıyla Eccles’in
düalist yaklaşımı Descartes’ten farklıdır.
Eccles
klasik fiziğin dışına çıkarak, kuantum fizikçisi Frierich Beck’in
yardımıyla, enerjinin korunumu kanununu ihlal etmeden, zihin-beyin
etkileşimini açıklamaya çalıştı. Teorisinde Eccles, beyin kabuğunun ince
temel yapısı ile kuantum fiziğini birleştirdi. Eccles’e göre beyin
kabuğunun esas temel birimi dendrondur. Dendronlar maddesel beynin
temsilcileridir ve dendronların karşılığı olarak zihinsel temsilciler
olan psikon(psychon)lardır. İstemli hareket niyeti ve düşüncesi ile
psikonlar dendronlar üzerine etki eder ve seçilen sinir hücrelerinin
ateşlenme olasılığını arttırır. Böylece kolumuzu kaldırmaya
niyetlendiğimizde, beyindeki kol bölgesinde sinir hücreleri ateşleme
yapar ve kolumuzun kaslarına uyarı göndererek kolumuzu kaldırırız.
Psikonlar arasındaki etkileşim, bizim zihnimizin iç dünyasını ve
algılarımızın birliğini oluşturur. Eccles’e göre zihin-beyin arasındaki
etkileşim, “Enerji ile değil, bir bilginin akışında olduğu gibidir”.
Zihin sinirsel olayların eşiğini değiştirebilirse, çok büyük olasılıkla
bu kuantum veya kuantum altı seviyelerinde etkilidir. Termodinamiğin
birinci kanununa göre, kapalı yani çevre ile madde ve enerji değişimi
yapmayan sistemlerin toplam enerjisi sabittir. Maddecilik teorisinde,
fiziksel dünyanın tümü kapalı bir sistemdir ve madde-enerji miktarı
kesinlikle aynıdır. Ama Eccles kuantum mekaniğinden yararlanır. Kuantum
mekaniğinin Ortodoks yorumuna göre, enerji “kuantum vakum”dan saniyenin
çok az bir kısmı süresinde geriye ödenmek üzere borç alınabilir.
Devamı Kitapta Sultan Tarlacı

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Dendron ve Psikonlarda Tünelleme
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |