|
paki talmaci polonyum
|
|
Perşembe, 24 Aralık 2009 |
Okunma: 593 kez
Yaşam,doğumdan ölüme kadar geçen süredir.Doğum bir başlangıç noktasıdır,ölüm ise bir son noktadır,arada kalanlar ise yaşamdır.Arada kalan tabiri,başlangıç noktası ile son nokta arasındaki değişim ve çatışmalar sürecidir.
Yaşam,doğumdan ölüme kadar geçen süredir.Doğum bir başlangıç noktasıdır,ölüm ise bir son noktadır,arada kalanlar ise yaşamdır.Arada kalan tabiri,başlangıç noktası ile son nokta arasındaki değişim ve çatışmalar sürecidir. Her şeyde olduğu gibi yaşam da bir dönüşümden bir değişim ve bunların dengesinden ibarettir.Değişimin özünde ise hareketlilik vardır,hareketliliğin kaynağı ise çatışmadır,yani Yaşamın temeli çatışmalardan oluşmaktadır. Zıtların bir arada yaşadığı, yeninin eskinin yerini alarak, onun kusurlarını tamamlayarak var olduğu, her şeyin belirli bir değişim sürecinden geçtiği yani diyalektik bir yaşam döngüsü çatışmacı bir döngü içinde yaşıyoruz.Her şey kendi içinde kendi karşıtlığını zıtlığını barındırır,ve bu ikisi arasında dengeli döngüsel bir mücadele olur. Bir örnek vermek gerekirse, Kuantum fiziğine göre madde formel bir şekilde var olmaz, hareketleri dalgalı ve değişime açık bir şekildedir. Bugün kuantum modern fiziğin temelindedir ve asıl temelini diyalektik bakış açısından alır. Bugün kuantum mantığıyla hazırlanan bilgisayarların çalışma mantığı da bunu bize kanıtlar niteliktedir. Normal bir bilgisayarda çalışma mantığı 1 ve 0’lar üzerindedir. Oysa Kuantum bilgisayarlarda her 1 aynı zamanda 0 ve her 0 ayı zamanda 1 olabilir. Bu bakış diyalektiktir ve bu üstün bilgisayarlar ,bugün dünyanın en gelişmiş bilgisayarları, bu mantıkla çalışmaktadır. Doğanın yarattığı yaşam mantığı budur .Diyalektik mantıkla devam eden yaşam döngüsü ise mücadele ve çatışan enerji biçimleri ve bunların bir birilerine olan dönüşüm ve birlikte hareket etme ahenginden kaynaklanan yaşamımız oluşur.Yaşam hali 4 önemli yaşam enerjisinin birlikteliğinden ve birbirleriyle mücadelelerinden kaynak bulur. Bu Enerjilerinin ruhsal bilgilerdeki sıralanışı şöyledir; ruh enerjisi, zaman enerjisi, hayat enerjisi ve fizik enerji. Etkinlikleri ve devreye girişleri bakımından hiyerarşik bir sıra izlerler. İlk yaratılan, var edilen güç temel bir enerji olan ruh gücümüzdür. Bu enerji aynı zamanda var edenin doğamızın özünü ve niteliklerini taşıyan yaratıcı ivmelendirici kudrettir.Bu enerji, bütün yaratılışın temel enerjisidir. Yaşam formu, ruh enerjisi olmadan meydana gelemez. Yaratılışla birlikte olan ruh enerjisi, tüm evrenlerin de meydana geliş sebebidir. Ancak bu enerji tek başına olmayan zaman enerjisiyle birlikte var olan ve birbirine dönüşebilen entegre olan bir biçimdir. Bu birliktelikle hayat oluşur.Ruh ve zaman enerjileri her şeyi yönlendirir. Tüm hayati anlam, bu iki enerjinin eseridir. Bu enerjiler, içten yaratıcı özden gelen bir komutla fizik enerji tarzında ortaya çıkarak, fizik evrenleri meydana getirir. Fizik evrenlerin oluşumu tamamen fizik enerjinin kullanılmasından sonra oluşmuştur. Fizik enerjinin biçim alması, form edinmesi, nitelik ve mekân kazanması, ruh ve zaman enerjilerinin bir birleşimi sonucu meydana gelir. Ruh ve zaman enerjileri hayat enerjisini kullanarak fizik enerjisine, fizik evrene bunu uyarlarlar. Böylece fizik evrende hayatsal bir görünümün ortaya çıkması için gereken vasat oluşur. Denebilir ki; nerede canlılık ve bir hayat varsa orada bir ruh enerjisi vardır. Varlığın iç yapılanmasını da zaman enerjisi meydana getirmiştir.. Ancak zaman enerjisi olmadan o varlık için bir hayat olamayacaktır çünkü ivmelemeyi sağlayan, hareketlilik ve dönüşüm için bazal enerji budur. Hayat enerjisi, fizik planda kendi başına oluşum göstermez. Oluşabilmesi için ruhsal enerjiyle birleşmesi ve düzenlenmesi gerekir. Bu düzenleme ise zaman dokusu üzerinden gerçekleşebilecektir. Her zamanın kendine mahsus bir yoğunluğu nedeniyle kendine has yeni bir hayat formunu açığa çıkaracaktır. Oluşan her bir hayat formunun bünyesine geçirebildiği zaman enerjisi yoğunluğuna göre de, bir sürece yani ömre sahip olacaktır.Aralarındaki denge ise yaşam halinin tek sebebidir.Oysa bu denge terazi kefesindeki 2 faktörün birbirileriyle olan dengesi gibi değildir bu denge statik kavramlı bir dengedir ve daha çok makro ölçekli durumlarda kullanılabilen bir Denge halidir.Yaşamın bu 4lü alt enerjilerdeki denge ise statükocu bir yapıdan da ziyade dinamiktir ve 2li değil de n faktörlü bir çok parametrenin oluşturduğu ahenkli girift bir dengedir.Yani kaotik bir denge halidir.Bu 2 den fazla faktörlerin aralarında oluşturdukları birlikli uyum sayesinde yaşam formunun temelidir. İşte bu 4 ünün birbirileriyle olan ahenkli birlikteliği, çatışması birbirilerine dönüşmesi ve en önemlisi dinamik-kaotik-dengedeki istikrar ve armoni sayesinde bizim için, evren için gerekli temel yaşam hali tezahür eder…

Etiketler:
Bilimler
Felsefe
Yaşam ve Denge
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |