|
burhan gökdemir
|
|
Perşembe, 18 Haziran 2009 |
Okunma: 1502 kez
Fizikçinin hikayesini anlatabilmek için bir fizikçi gibi düşünmek gerekir, formül olarak tanımlamak gerekirse herhangi bir dalga denklemine gerek yoktur sorumuzun cevabı karmaşık değildir, uzaya çıkmak yada atomu parçalamak gerekmez bilinmesi gereken neden uzay neden atom ve neden var olanı yaşıyoruz sorularının cevabıdır.
Fizikçinin hikayesini anlatabilmek için bir fizikçi gibi düşünmek gerekir, formül olarak tanımlamak gerekirse herhangi bir dalga denklemine gerek yoktur sorumuzun cevabı karmaşık değildir, uzaya çıkmak yada atomu parçalamak gerekmez bilinmesi gereken neden uzay neden atom ve neden var olanı yaşıyoruz sorularının cevabıdır.
Öngörü olarak tanımlanan varsayımların ortadan kaldırılması günümüze kadar gelmiş olan teorik ve pratik bütün öğretilerin nasıl oluştuğunu kavraya bilmek içindir. İlk bakışta mantık dışı olarak görünen ama yapılanlarla mantığın zorlandığı ve olası bütün fiziksel deneylerin ne için yapıldığı anlaşılabilirlik açısından çok basittir. Düşünün ki dünya ne içindir? Nasıl bir felsefesi, mekanizması, sürekliliği, potansiyeli ve kapasitesi vardır? Bunların cevabını vermek için alim olmak yada ilim yapmak gerekmez, dünya bizler içindir cevabına olabildiğince bağlantılı olarak sırayla soruların cevapları fizik dilinde kuantum, klasik fizik, istatistik fizik, elektromanyetik teoridir. Dünya üzerinde olmuş ve olmakta olan bütün olayların fizikte bir cevabının olduğunu hiç düşündünüz mü unutulmamalıdır ki var olan her özün içinde fizikte vardır, bunun demokratik, politik, dinsel, kavramsal olmasına gerek olmayışından ziyade sizin sınırlarınızı ne kadar zorlayabildiğiniz, yanılgılardan ne kadar uzak durabildiğiniz ve yorumlama yeteneğinizi ne kadar zorlayabildiğinize bağlıdır. Sosyal yaşantımızın terimsel analizi yapıldığında hayatın sadece fizik üzerine olmadığı aşikardır bunu kimse iddia edemez ama hayatımızı bilim dallarına ayırmak gerekirse sizce ne kadarı fiziktir yada diğer bilim dalları içerisinde ne kadar fizik vardır bunun cevabının ben yada siz veremezsiniz çünkü fiziğin sınırsız bir geçerlilik alanı vardır. Fizikteki sonsuzluk bizi biraz korkuta bilir, çünkü biteviye olan her şey insanı korkutur.
Akademik olarak bilinmesi ve yapılması gerekenlerin fiziği nasıl algıladığınıza bağlıdır. Uzayı tanımak için mi? Atomu parçalamak için mi? Yeni bir şey keşfetmek için mi? Daha bir çok yapılabilirliği uygulayabilmek için mi? Bu soruların cevabını bulabilmek için yola çıkılmışsa fizikçi unvanını alabiliriz. Fizikte yüksek öğretim okuyarak fizikçiyim diye bilmek abes kaçar, güncel olarak bilinen ve bir kabus gibi görünen fizik okumak yada halk dilinde Fizik Zordur cümlesini kişisel olarak kabul etmiyorum. Nedeni benim için hiçbir şeyin zor olmayışı değil sadece bu kadar var oluşumuza, tabiata, elle tutulan gözle görünen her şeye bir kavram türete bilen bilim dalına saygısızlık olarak algılıyorum. Taktığınız gözlüğün optiği, giydiğiniz kazağın yarattığı elektriksel etkisi, arabanızın çalışma mekanizması, günlük yaşantınızda kullandığınız bütün aletlerin bir fiziksel yapısının olduğunu hiç düşündünüz mü? Böyle kapsamlı bir ilime sahip bilim dalı, bu kadar hayatımızın içindeyken öğrenilmesi sizce de zor mu?

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Fizikçinin Hikayesi
|
| 1 | bsra 
büşra eranıl 2009-07-02 03:36:15 gerçekten çok doğru ben fizik bölümü öğrencisiyim herkezin acır gözlerde bakmasından bıktım bence fizik öğrenmek hayatı öğrenmektir...
| | 3 | farklı bakış. 
ferdi karakütük 2009-10-15 11:38:03 evet bende fizik öğrenciyim ne kadar isteksizde başlasam bölüme artık okuduğum bölümden zevk alıyorum çünkü bi sınırı yok herşey yenilenebilir çoğu şey değiştirilebilir ve çoğu şeyin kesinliği yok bu gerçekten çok ilgi çekici bence bütün fizik öğrenci arkadaşlara başarılar diliyorum...
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |