Okunma: 1956 kez
Canlılardaki elektriksel olaylar 18. yüzyıldan beri bilim adamlarının ciddi olarak ilgilendikleri konular arasına girmiştir. Gelişen teknoloji, "Hayvansal elektrik" konusu kapsamında pek çok doku ve organa ait kayıtların yapılabilir hale gelmesinde önemli rol oynamıştır. Hayvansal elektriğin kaynağı esas olarak uyarılabilir dokulardır. Sinir hücreleri, her türlü kas (düz kas, iskelet kası ve kalp kası) hayvansal elektrik kaynağı olabilir. Bu kapsamdaki elektriksel akımlar dokulara veya vücut yüzeyine yerleştirilen elektrodlarla, uygun cihazlar kullanılarak kaydedilebilir.
Canlılardaki elektriksel olaylar 18.
yüzyıldan beri bilim adamlarının ciddi olarak ilgilendikleri konular arasına
girmiştir. Gelişen teknoloji,
"Hayvansal elektrik" konusu kapsamında pek çok
doku ve organa ait kayıtların yapılabilir hale gelmesinde önemli rol oynamıştır.
Hayvansal elektriğin kaynağı esas
olarak uyarılabilir dokulardır. Sinir hücreleri, her türlü kas (düz kas, iskelet
kası ve kalp kası) hayvansal elektrik kaynağı olabilir. Bu kapsamdaki
elektriksel akımlar dokulara veya vücut yüzeyine yerleştirilen elektrodlarla,
uygun cihazlar kullanılarak kaydedilebilir. Teknolojik ilerlemeler bu tür
kayıtları yapan cihazların giderek küçülmelerini ve yeteneklerinin artmasını
sağlamıştır.
Kalp kasının çalışması sırasında
ortaya çıkan elektrik akımların kaydedilmesine elektrokardiyografi, bu kayıt
işleminde kulanılan cihazlara
elektrokardiyograf denir. Bu terim türkçe tıp
dilinde EKG olarak kısaltılmış biçimde kullanılır.
Hayvansal Elektriğin Kaynağı
Uyarılabilir dokular (sinir ve kas
hücreleri) uyarılmanın devamı süresince (depolarizasyon dalgasının yayılması
sırasında) çevrelerinde elektriksel potansiyel değişikliklerine ve bu nedenle
ortaya çıkan elektrik akımlarına neden olurlar. Aşağıdaki izleyeceğiniz
animasyon bu değişiklikler konusunda size fikir verebilir:
Kırmızı dikdörtgen
bir kas hücresini temsil ediyor. Bu hücrenin çevresine yerleştirilmiş üç
elektrod bulunduğuna dikkat edin (solda, sağda ve üstte). Farenizi şeklin
üzerine getirdiğinizde depolarizasyon dalgası soldan sağa doğru ilerlemeye
başlayacak. Bu ilerleme sırasında her üç elektrodda zamana karşı kaydedilen
potansiyel farklarını değerlendirin. (Şeklin üzerine farenizin sağ tuşuyla
tıklayarak ortayan çıkan menüdeki "stop" komutunu kullanarak canlandırmayı
istediğiniz anda durdurabilirsiniz. Fareyi yeniden şeklin üzerine getirirseniz
canlandırma yeniden başlar.
Öncelikle, aynı depolarizasyon
dalgasının uyarılabilir dokunun çevresinde değişik konumlarda bulunan
elektrodlar üzerinde ne kadar farklı potansiyel değişiklikleri yaratabildiğine
dikkat edin. Bu gözlemin ardındaki mantığı kavramanız,
elektrokardiografinin prensiplerini anlamanız açısından çok önemlidir.
Elektrodlardan herhangi birisinde
bir elektriksel potansiyel kaydedilmesi için dikdörtgenin temsil ettiği dokunun
kısmen depolarize durumda olması gerektiğine dikkat edin. Dokunun tümünün normal
polarizasyonda (iç yüzeyin eksi, dış yüzeyin artı yük ağırlıklı) veya tümünün
depolarize (dış yüzeyin tümünün iç yüzeye göre daha negatif ağırlıklı) durumda
olması halinde dokunun çevresinde herhangi bir potansiyel farkı ortaya çıkmaz.
Çünkü, elektriksel potansiyel
farkları ve bunların neden oldukları elektrik akımları ancak artı ve eksi
yüklerin birbirinden ayrılmış olarak bulundukları bir yapının varlığı halinde
ortaya çıkar. İki kutuplu (eksi ve artı yük birikimlerinden oluşan) böyle bir
yapıya dipol adı verilir. Herhangi bir fizyolojik
süreç içinde dipoller oluşuyorsa, bu oluşumun çevresinde elektriksel akımlar
kaydedilebilir. Bu tür elektriksel akımlar uygun cihazlarla vücudun herhangi bir
bölgesinden kaydedilebilir. Çünkü, vücudun bütünü bir
hacım iletken olarak kabul edilebilir. Hacım-iletken kavramı, üç boyutlu
bir iletken ortamı temsil eder. İnsan vücudu su ve iyon içeriği nedeniyle iyi
bir hacım-iletkendir.
Bir dipolün
çevresinde ve hacım iletken içinde bulunan bir elektrodun kaydedeceği
potansiyelin büyüklüğü şu faktörlere bağlıdır:
-
Dipolün
büyüklüğü
-
Dipolün
yönü
-
Elektrodun
yeri
Yandaki şekilleri
dikkatle inceleyiniz.
Şeklin üst ve
alt bölümlerinde yer alan dipolün büyüklüğü aynıdır. Bu dipolün, üst bölümde
kırmızı noktalarla gösterilen elektrodlar arasında oluşturduğu potansiyel farkı
üç birimdir. Buna karşılık, aynı dipolün aynı noktalardaki elektrodlarda
oluşturduğu potansiyel farkı dipolün yönünün değişmesiyle küçülmüştür (alt
şekil). Bu şekilde, dipolün çevresindeki
belirli bir elektrod çifti arasında oluşturduğu potansiyel farkının, dipolün
elektroları birleştiren eksendeki vektörel izdüşümüne eşit olduğunu fark ettiniz
mi? Buna göre, elektrod ekseninin dipol eksenine dik olduğu durumda (şekilde "0"
çizgisi) potansiyel farkının ne olacağını düşünürsünüz? Aynı dipolün yaratacağı
potansiyel farkının hangi elektrod ekseninde en yüksek olmasını beklersiniz?
Şekilde
dipolün çevresinde görülen ve -2 den +2 ye kadar işaretlerle temsil edilen
çizgilere izopotansiyel çizgileri denir. Bu çizgiler, dipolün çevresine
yerleştirilen elektrodların kaydedeceği potansiyel farklarını tahmin etmekde
kullanılabilir. Bu çizgileri inceleyerek dipol çevresindeki potansiyel
farklılıkların hem dipolden uzaklıkla, hem de noktanın dipol eksenine göre
orientasyonuna bağlı olduğunu bir kez daha kavrayın.
Dipoller,
hacim içindeki orientasyonu ve büyüklüğü ifade etmek üzere vektörlerle temsil
edilirler. Aynı anda birden fazla dipol aynı hacım iletken içinde etkin durumda
ise, bunların ortak etkisi vektörlerinin toplamı (bileşke vektör) ile tahmin
edilebilir.
Vektörlerin nasıl toplandığını hatırlıyor musunuz?
Organizmada
uyarılabilir dokuların (kas ve sinir dokularının) üzerinde aksiyon
potansiyelinin yayılması sırasında dipoller oluşur. Çünkü, aksiyon
potansiyelinin yayılması sırasında hücre membranının dış yüzü kısmen negatif
(uyarılmış bölümler) kısmen pozitif (uyarılmamış bölümler) durumdadır.
(Aksiyon potansiyelinin oluşumu ve seyri ile ilgili
tereddütleriniz varsa lütfen Dönem I derslerinize başvurunuz.)
Aksiyon potansiyelinin
yayılması tamamlanınca dipol ortadan kalkar. Repolarizasyonda ise dipoller
yeniden oluşur.
İnsan vücudundaki en önemli dipol kaynağı (çalıştığı
sürece) kalpdir.

Kalbin normal çalışması sırasında yayılan
depolarizasyon dalgasının yarattığı dipoller, vücudun hacim iletken özelliği
sayesinde, vücut yüzeyine yerleştirilen elektrodlarla saptanabilir. Böyle bir
kayda elektrokardiogram
denir.
Bu potansiyellerin zaman içindeki seyrinin izlenmesi
doğrudan depolarizasyon dalgasının kalpdeki seyri hakkında bilgiler sağlar. Bu
bilgiler, kalbin klinik açıdan değerlendirilmesinde son derece önemli
olabilir.
Aşağıdaki şekillerde, kalp siklusu içindeki
elektrofizyolojik değişikliklerin sağ ve sol omuza (veya kollara) yerleştirilen
iki elektroda yansıması anlatılmaktadır. Bu şekilleri dikkatlice inceleyip
P, QRS ve T dalgalarının kalpdeki hangi elektrofizyolojik olaylara karşılık
geldiğini anlamaya çalışın (Kırmızı ile taralı bölüm depolarize olmuş kalp
kasını göstermektedir.)
Elektrokardiogramdaki P dalgası atrium
depolarizasyonunu yansıtmaktadır. Göreceli olarak küçük bir kas kitlesi olduğu
için diğer dalgalara göre küçük bir dalgadır. Atriumlarda ileti hızı çok yüksek
olmadığından dalga yuvarlak karakterlidir.
QRS kompleksi depolarizasyon dalgasının
önce interventriküler septuma, daha sonra ventrikül kasına yayılmasını temsil
eder. Bu kompleks yüksek amplitüdlü ve hızlı bir elektriksel değişikliktir.
Çünkü göreceli olarak büyük bir kas kitlesinin depolarizasyonu ile ilişkidir.
Depolarizasyon dalgası hızlı bir iletimi sağlayan özel ileti sistemi
aracılığıyla yayıldığı için sivri (hızlı değişen) bir dalgadır.
T
dalgası ise ventriküllerin repolarizasyonu temsil eder. Bu dalganın QRS komplesi
ile aynı yönde olması ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir. Çünkü, depolaritasyon
ve repolarizasyon birbirine zıt polaritede dalgaların yayılmasını temsil eder.
Ancak, repolarizasyonun yayılım dinamiği, depolarizasyona ters bir yol
izlediğinden QRS kompleksi ve T dalgası aynı yöndedir. Repolarizasyon,
depolarizasyon gibi özel (hızlı) bir ileti yolu izlemediğinden dalga daha uzun
seyirli, yuvarlak hatlıdır.
Bu dalgaların
şekillerini, genişliklerini ve aralarındaki süreleri değerlendirerek kalpteki
elektrofizyolojik olaylarla ilgili önemli bilgilere ulaşılabileceğini
görebiliyor musunuz?
http://www.akdeniz.edu.tr/tip/fizyoloji/d2/EKG/EKG.htm

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Elektrokardiyografi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |