|
Mikroalbuminüri ve Klinik Önemi |
|
|
|
Ahmet KURAL, A.Mithat BOZDAYI, Nalan KANTAROĞLU
|
|
Cumartesi, 23 Mayıs 2009 |
Okunma: 1338 kez
Glomeruler hasarın ne yolla proteinüriye sebep olduğunu anlamak için, ileri derecede özelleşmiş bu kapillerlerin filtrasyon karakteristiklerini gözden geçirmek gerekir. Molekül ağırlığı inulin kadar (M.VV.-5000 Dalton)veya daha küçük olan maddeler, kapiller duvarı suya benzer şekilde serbest olarak geçerler.
Glomeruler
hasarın ne yolla proteinüriye sebep olduğunu anlamak için, ileri
derecede özelleşmiş bu kapillerlerin filtrasyon karakteristiklerini
gözden geçirmek gerekir. Molekül ağırlığı inulin kadar (M.VV.-5000
Dalton)veya daha küçük olan maddeler, kapiller duvarı suya benzer
şekilde serbest olarak geçerler. Plazma proteinlerinin molekül ağırlığı
arttıkça, glomeruler membrandan geçişleri giderek azalır. Normalde IgM
(CM.VV.900000) gibi yüksek molekül ağırlıklı maddeler glomerular
filtratta sadece eser miktarlarda bulunurlar. Albumin (M.W. 60000) gibi
relatif olarak daha küçük molekül ağırlıklı maddeler yüksek plazma
konsantrasyonları nedeni ile biraz daha fazla miktarda idrara geçerler.
Molekül ağırlıkları 15000-40000 arasında olan proteinler glomerulden
daha kolay geçebilmelerine rağmen, plazmada daha düşük
konsantrasyonlarda bulundukları için idrara da daha az oranda çıkarlar.
Ayrıca, ultrafiltrata geçen albumin, tubulus hücreleri tarafından hemen
hiç emilmediği halde, düşük molekül ağırlıklı proteinler proksimal
tubullerde aktif olarak geri emilirler ve katabolize edilirler.
Normal idrarın protein bileşimi yaklaşık %40-60 albumin, %40
Tamm-Horsfall proteini (uromucoid), %15 immunoproteinler (IgG, IgA) ve
%5-10 düşük molekül
ağırlıklı proteinlerden [p2-mikroglobulin (M.W. 11800), lizozim (M.W.
14500), retinol-binding protein (M.W. 21000) aı-mikroglobulin (M.W.
27000), aı-asit glikoprotein (M.VV. 40000) ve bir çok polipeptid yapıda
hormon
ve enzimler] oluşmaktadır.
Proteinüri genellikle orijinine göre glomeruler ve tubuler olarak
sınıflandırılır. Glomerular proteinüride, filtrasyon bariyerindeki
defektlere sekonder olarak glomerul kapiller duvar geçirgenliği
değişmiş ve makromoleküllerin glomerular filtrata geçişi artmıştır.
Böyle bir durumda albumin idrara çıkan en belirgin proteindir. Bu
sebeple de proteinüri ve albumirıüri terimleri birbirlerinin yerine
kullanılabilmektedir. Albuminle birlikte Immunglobulin G ve A'lar da
anormal miktarda idrara çıkarlar.
Tubuler proteinüri ise proteinlerin normal tübüler reabsorbsiyonundaki
hasar sonucu, glomerular filtratın değiştirilememesi ile
karakterizedir. Bu durumda normal olarak filtre edilen ve tekrar
absorbe edilen daha küçük
makromoleküllerin (Örneğin; pVMikroglobuiin) idrara çıkışı artar.

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Mikroalbuminüri ve Klinik Önemi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |