Okunma: 3242 kez
Kaygı, aslında günlük yaşamda çogu zaman hissettiğimiz bir durumdur. Kaygı bozuklukları arasında sınıflandırılan sosyal fobi 1994 yılında DSM-IV ile yeni bir isim aldı "Sosyal Anksiyete Bozukluğu".
DSM-IV 'e göre tanı kriterleri şöyledir:
"A. Sosyal ortamlarda ya da performans gerektiren durumlarda veya tanımadık insanlar önünde çıkan belirgin ve inatçı korku. Kişi burada aşağılanmasına veya utanmasına neden olabilecek biçimde davranacağından ya da anksiyete belirtileri göstereceğinden korkar.
Kaygı, aslında günlük yaşamda
çogu zaman hissettiğimiz bir durumdur. Kaygı bozuklukları arasında
sınıflandırılan sosyal fobi 1994 yılında DSM-IV ile yeni bir isim aldı "Sosyal Anksiyete Bozukluğu".
DSM-IV 'e göre tanı kriterleri şöyledir:
"A. Sosyal ortamlarda ya da performans gerektiren
durumlarda veya tanımadık insanlar önünde çıkan belirgin ve inatçı
korku. Kişi burada aşağılanmasına veya utanmasına neden olabilecek
biçimde davranacağından ya da anksiyete belirtileri göstereceğinden
korkar. Not: Çocuklarda, tanıdık kişilerle yaşına uygun toplumsal
ilişkilere girebilme becerisi olmalı ve anksiyete yalnızca erişkinlerle
olan ilişkilerde değil, akranları ile olan ilişkilerle de ortaya
çıkmalıdır.
B. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her
zaman anksiyete doğurur. Bu duruma bağlı ya da durumsal olarak
yatkınlık gösteren bir panik atak biçimini alabilir. Not: Çocuklarda
anksiyete, ağlama, huysuzluk yapma, dona kalma veya tanıdık olmayan
insanların olduğu toplumsal durumlardan uzak durma olarak dışa
vurulabilir.
C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir. Not: Çocuklarda bu özellik olmayabilir.
D. Korkulan toplumsal veya performans durumlarında
kaçınma, kaygılı beklenti ya da sıkıntının kişinin olağan günlük
işlerini, mesleki işlevselliğini (ya da eğitim ile ilgili olan),
toplumsal etkinliklerini veya ilişkilerini bozar veya fobi olacağına
dair yoğun bir sıkıntı vardır. 18 yaşın altındaki kişilerde süresi en
az altı aydır.
E. Korku veya kaçınma bir maddenin (örneğin kötüye
kullanılabilen bir ilaç, tedavi amaçlı kullanılabilen bir ilaç)
doğrudan fizyolojik etkilerine veya genel tıbbi durumuna bağlı değildir
ve başka bir mental hastalıkla daha iyi açıklanamaz (örneğin, agorafobi
ile birlikte olan ya da olmayan panik bozukluğu, ayrılma anksiyetesi
bozukluğu, vücut dismorfik bozukluğu, yaygın bir gelişimsel bozukluk ya
da şizotipal kişilik bozukluğu)
F. Genel bir tıbbi durum veya başka bir mental
bozukluk varsa A tanı ölçütünde sözü edilen korku bununla ilişkisizdir.
Örneğin kekemelik, parkinson hastalığındaki titreme, veya anoreksia
nervosa ya da bulimia nervosadaki anormal yeme davranışına ait korku
değildir.
Varsa belirtiniz: Yaygın korkular çoğu toplumsal
durumu kapsıyorsa (örn. söyleşileri başlatma ya da sürdürme, küçük
topluluklara katılma, karşı cins ile çıkma, üstleri ile konuşma,
partilere gitme). Not: Çekingen kişilik bozukluğu ek tanısı koymayı da
düşününüz.
Sosyal anksiyete bozukluğu olan kişiler sosyal
ortamlarda sessiz kalırlar, topluluk önünde aktif rol almaktan
kaçınırlar. Örnek olaral yemek yiyemezler, içemezler, karşı cinsle
iletişime geçmekten çekinirler. Aynı zamanda otoriteden çekinirler,
ortama sonradan girmekten memnun olmazlar, yeni insanlarla tanışma
durumunda mesafeli kalırlar. Yabancı oldukları sosyal ortamlardan uzak
durmaya özen gösterirler. Eğer bu durumlarla karşı karşıya kalırlarsa korku ve kaygı yaşarlar.
Sosyal Fobinin Fizyolojik belirtileri:
Yüz kızarması, yutkunamama, kalp çarpıntısı,
terleme, baş dönmesi, bulantı ve titreme, kasların gerilmesi, boğazın
kuruması, midede yanma ve nefes almada güçlük yaygın olarak görülür,
göz teması kuramama da bunlara ektir.
Sosyal Fobinin Bilişsel belirtileri :
Sosyal durumlarla ilgili işlevsel olmayan olumsuz
düşünceler, aptalca görüneceği korkusu, düşüncelerde dağınıklık,
olumsuz değerlendirilme endişesi taşıyan düşünceler, performansta
yetersizlik düşüncesi, kendisine yönelik hoşnutsuzluk düşünceleri
olarak ortaya çıkar.
Sosyal Fobinin Davranışsal belirtileri:
Sosyal ortamlardan kaçınma, dona kalma, sesin cılızlaşması veya kaybolması, göz kontağı kurmama gibi davranışlardır.
Sosyal fobinin doğası gereği hasta bireyler
utanmakta ve yardım arama davranışında bulunmakta oldukça geç
kalmaktadırlar. Sosyal fobi bayanlarda erkeklere göre daha sık
görülmektedir.
Sosyal Anksiyete bozukluğu bireylerin iş, sosyal, iş
ve kişisel yaşamını negatif yönde etkiler. Kişinin işlevselliğini
bozar. Tedavi edilmezse; kişinin hayatını (eğitim, iş, evlilik, vb.)
engeller.

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Sosyal Anksiyete Bozukluğu
|
| 1 | nur sema 2009-05-21 09:13:48 tedavisinde izlenmesi gereken yol nedir? kişi böyle bir duurmuda olduğuna karar verdiyse ne yapmalıdır?
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |