May
11
2009
|
Çiftler Arasında İletişim |
|
|
Facebook'ta Paylaş
|
Kadir Burak Salimoğlu
|
|
Pazartesi, 11 Mayıs 2009 |
Okunma: 1927 kez
(Evli ve Evli Olmayan Çiftler )
Bu makalede bir ilişki kurarak bir araya gelen kişilerin, ilişkilerinde tatmin olmadıkları yönleri tedavi etmede kullanabilecekleri bazı iletişim teknikleri anlatılmaktadır. Öncelikle bilinmesi gereken şey şudur: “İlişkinizi hoş tutabilmeniz için yeni bir dile ihtiyacınız yok. Sadece biraz beceri ve becerikli olmaya biraz istek.”
(Evli ve Evli Olmayan Çiftler )
Bu makalede bir ilişki kurarak bir araya gelen kişilerin,
ilişkilerinde tatmin olmadıkları yönleri tedavi etmede
kullanabilecekleri bazı iletişim teknikleri anlatılmaktadır. Öncelikle
bilinmesi gereken şey şudur: “İlişkinizi hoş tutabilmeniz için yeni bir
dile ihtiyacınız yok. Sadece biraz beceri ve becerikli olmaya biraz
istek.”
Beden Dili
İnsanlar birbirleri ile çok farklı yollarla bağlantı kurarlar. Bu
yollar her zaman direk yollar değildir. Beden dili doğrudan iletişim
kurulmayan yolların başında gelir. Çoğu zaman karşınızdaki insanın
bedenine baktığınızda sesini duymasanız bile, ne demek istediğini, ne
hissettiğini anlarsınız. Örneğin karşınızdaki insan kollarını ve
bacaklarını çaprazlamasına birbirine bağladı ve sizin karşınızda
duruyorsa, aranızdaki ilişkinin çok iyi olduğu söylenemez. Bu içgüdüsel
bir şeydir. Olumlu bir örnek: karşınızdaki kişi bacağıyla sizin
bacağınıza hafifçe çarpıyorsa, gözlerinizin içine bakıyorsa sizden
hoşlandığı anlamına gelir. Ayrıca kolunuzu ve sırtınızı okşuyorsa,
dokunuyorsa, espri yapıyorsa size karşı sıcak hissettiğini
düşünebilirsiniz. Öğrencilik yıllarımda bir fizyoloji çalışması
duymuştum; insanların bulundukları ortamda hoşlandıkları birisi varsa
burunlarında hafif ( hissedilmesi biraz zor ) bir gıdıklanma oluyormuş,
kalabalık bir ortamda dahi bu duyum oluşuyormuş. Eğer bu araştırma
doğruysa bu bulguyu da beden dili iletişimine dahil edebiliriz.
Burnunuz gıdıklandığında etrafınıza sessizce bir göz atın!
Daha Açık Konuşun
Çoğu zaman karşımızdaki insanın daha çok ne demediğine odaklanırız
ve bu tahminlerimiz üzerinden tartışmayı sürdürürüz. Eğer eşler zihin
okuyabiliyorlarsa bunda bir sorun yoktur. Ancak kesin olarak biliyoruz
ki zihin okumak normal insan yetileriyle yapılamayacak olağanüstü bir
şeydir. Bu nedenle ilişkide bir zihin okuyucu gibi davranmaya çalışan
eş, problemin önemli noktalarını kaybedebilir. Bu tutum durumun daha da
kötüleşmesine neden olabilmektedir. Önerimiz; ortada olan, görünen
şeyler üzerinden birbirinizle iletişim kurun. Kişiliklerinizi itham
etmeyin.
Elbette uzun süre bir arada yaşayan insanlar birbirlerinin
tutumlarını davranışlarını tanırlar, ne anlama geldiğini bilirler.
Ancak ilişkide kötü giden bir şey varsa bu birbirini tanıma pek de işe
yaramamaktadır. Çift terapisindeki tecrübeler göstermektedir ki, eşler
arasındaki iletişim bozulduğu zaman tutum ve davranışların anlamlarını
yanlış yorumlama artmaktadır.
Derinliklerinize Gidin
İyi bir iletişim ilişki için hayatîdir. Eğer en içerinizde olan
duygu ve düşüncelerinizi eşinizle paylaşmazsanız aranızdaki muhabbet
çabuk yıpranabilir. Eşinizle duygusal paylaşımlarda bulunun. Onun
davranışlarına – küçük şeyler dahi olsa – karşı hissettiklerinizi ifade
edin. Söylesem ne olur, söylemesem ne olur düşüncesinin sizi
engellemesine izin vermeyin. Bu tür düşünceler basit ve sıradan gibi
görünebilir ancak bu ve bunun benzeri onlarca düşünce bir araya
geldiğinde insan ruhunda önemli bir yer tutmakta ve kişinin
tutumlarını, davranışlarını şekillendirmektedir. Ne yazık ki bu durum
gündelik yaşantıda fark edilmez.
Net Olun
Anlatmak istediğiniz her şeyi bütün açıklığı ile anlatmak çok kolay
değildir. Bunu denemeye kalktığınızda bir sürü içsel engellemeyle
karşılaşırsınız. Ancak çözüm bulmak demek bütün komplekslere rağmen
engelleri aşmak demektir. Eşlerden birinin canını sıkan bir durum
olduğunda, bu can sıkıntısını yargılamayın ( - nasıl böyle düşünürsün,
yanlış düşünüyorsun gibi…), nedenlerini bulmaya çalışın. Eleştirici
olmayan bir tutumla yaklaşın birbirinize. Tıpkı bebeklerinize,
çocuklarınıza yaklaştığınız gibi. Hatta bazen bir birinizi yalnız
bırakın. Bütün sıkıntı veren konular çözülmek zorunda değildir. Ancak
ortaya gelmeyen konunun sürekli bir sorun kaynağı olmasına izin
vermeyin.
İyi Bir Dinleyici Olun
Ön yargılar insanların birbirlerini dinlemelerindeki en büyük
engellerdir. Çift terapisindeki hemen hemen bütün çiftlerde gözlenen
ortak davranış şudur; “dinlememe ne gerek var, ne diyeceğini biliyorum”
davranışı. Çözümün ve ilerlemenin önündeki en büyük engel bu tutumdur.
Karşınızdaki insanın dilinden çıkan kelimelere şefkatle yaklaşın,
birbirinize saygı gösterin ve dinleyin. Sadece dinlemek bile insanlarda
ciddi tutum değişikliklerine neden olmaktadır.
Bireysel Farklılıklarınıza Saygı Gösterin
Bütün konularda hemfikir olduğunuz bir ilişki çatışmadan uzak gibi
görünse de çok sıkıcıdır. Her gün aynı elbiseyi giymeyi basitlik olarak
gören insan, her konuda aynı fikirde olmayı ise çok önemsemektedir. Bu
apaçık şekilde insanın çatışmadan uzak durma isteği ile ilgilidir ki
insan bunu kaldıramayacağını, bu çatışmalı durumla baş edemeyeceğini
düşünür. Sorun çözme becerisi gelişmemiş, yaşam becerileri zayıf olan
bir insanın isteğidir bu. Çatışma ilerleme için gerekli olan bir
durumdur. Değerlerinizi zorlamayan, yaşantınızı ciddi anlamda zora
sokmayan farklılıkları kabul etmeye çalışın.
Bütün bu becerileri bir anda edinmek mümkün değildir. Bu
becerilerin sınırı yoktur ve geliştirilebilirler. Önemli olan başlamak
için ertelememektir. Yinede unutulmamalıdır ki, başka derin psikolojik
sorunlar varsa, kişilik ile ilgili daha derin çatışmalar varsa bu
becerileri geliştirmek hiç de kolay olmayacaktır. Hatta bazı durumlarda
bunu kendi kendine yapmak hiç mümkün olmayacaktır. Bu durumda bireysel
ya da çift psikoterapisi danışanlara yardımcı olabilmektedir.
İlişkiniz kötüye gittiğinde Psikoterapiste gelmeden önce yapabilecekleriniz:
- Hiçbir zaman önemli bir tartışmayı akşam ya da gece saatlerinde
yapmayın. Çünkü çok yorgun olacaksınız. Vücudunuz halsiz ve gergin
olacak. Rahatsız olunan konuyu daha rahat ve dinlenmiş olduğunuz bir
zamanda konuşun. Özellikle alkol ve benzeri maddelerin etkisi altında
iken kesinlikle tartışmayın.
- Eğer ilişkide olduğunuz erkek duygusal yönden açılmaktan nefret
ediyorsa, veya konuşmakta iyi değilse, tartışma esnasında sık sık
bağırıyorsa 10 dakika kuralını çalıştırabilirsiniz. Bu kural tartışma
konusunu sakin bir şekilde, bir arada tartışmaya oturmanızı ifade eder.
Bu kurala göre her birinizin duygu ve düşüncelerini savunması için yada
birbirinizin davranışları hakkındaki hislerinizi paylaşmanız için 10
dakikanız vardır. Eşler konuşma süreleri içinde birbirlerinin sözünü
kesmemeli, yemin etmemeli, bağırmamalı, küfür etmemeli veya hışımla
ortamı terk edip gitmemeli. İki eşte 10 dakikayı kullandıktan sonra
isterse başka bir 10 dakika daha kullanabilir. Ancak bu tartışmanın 10
dakikalar boyunca sürüp gitmesine yol açmamalısınız. Söylemek
istedikleriniz bitmemiş olsa bile süreyi çok uzatmayın. Özellikle erkek
eşler, duygusal yönden kapalıysa, kendini açmıyorsa lafın uzayıp
gitmesi onları sıkacaktır ve sabretme imkânları kalmayacaktır. Bu
nedenle duygularını açmakta zorlanan erkeğe onunla sadece toplam kaç
dakika konuşacağınızı söyleyin ve bu süreye gerçekten uyun. Bu sürenin
sonunda birlikte bir şeyler yiyebilirsiniz.
- Durumdan çok hoşnut olmasanız da, her şey çok iyi gitmiyor olsa
da birbirinize daha saygılı ve en önemlisi hoşgörülü olun. Tıpkı bir
anne-baba gibi. Daha sık teşekkür edin.
Ne zaman bir terapiste gitmeniz gereklidir?
- Eşlerden birinin çok emniyetsiz tutum ve davranışları varsa veya kıskançsa ve bu ilişkiyi yıkıyorsa;
- Eşlerden biri veya ikisi de aşırı kaprisli ise ( kapris: düşüncesizce aşırı isteklerde bulunarak şımarmak, huysuzluk etmek )
- Duygularınızı birbirinize açamıyorsanız, düşüncelerinizi kavgaya
varmadan tartışamıyorsanız, kavgaya varsanız bile birbirinizi
affedemiyorsanız,
- Aynı konular sürekli olarak aranızda tartışma konusu oluyorsa,
- Eşlerden biri sürekli mutsuzsa,
- Seks yapmayı bıraktıysanız ( hiç yapmıyorsanız veya sizi rahatsız edecek derecede ara verdiyseniz )
Psikoterapist Kadir Burak Salimoğlu

Etiketler:
Bilimler
Psikoloji
Çiftler Arasında İletişim
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editorial Yazar Hakkında:Türkiye Bilim Sitesi
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
Sponsor Bağlantılar

|
Son Etkinlikler
Yakın tarihte gerçekleşecek etkinlik bulunamadı. |
|