Okunma: 1287 kez
İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur.
İşsizlik sigortası nedir?
İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek,
sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında
işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa
karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini
önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından
kurulan zorunlu bir sigorta koludur.
İŞSİZLİK SİGORTASININ POTANSİYEL FAYDALARI NELERDİR?
İşsizlik sigortası, ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal gelişmenin
sağlanması ve gelirin toplumda adil ve dengeli bir biçimde
paylaştırılmasını amaçladığı için sosyal devlet olma ilkesinin bir
gereğidir.
Ülkeler, işsizliğin sonuçlarını giderici, geçici gelir kayıplarını
tazmin edici politikalar uygulamak zorundadırlar. Bu politikaların
temel araçlarından birisi de işsizlik sigortasıdır. İşsizlik sigortası
aşağıdaki potansiyel faydaları sağlayabilmektedir.
1- İşsiz kalınan süre içinde; sigortalı işsizlerin gelir kaybı bir
ölçüde işsizlik ödeneği ile karşılandığından, sigortalı işsizler
niteliklerine daha uygun işler arayacaklardır. Bu işgücü verimliliğini
olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, işsizlerde ve aile fertlerinde
gelir kaybı nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklar bir ölçüde
önlenecektir.
2- İşsizlik sigortası sağladığı gelir güvencesiyle, işsizlerin alım
güçlerini belli ölçüde koruduğundan toplam talep üzerinde olumlu etki
yapacaktır.
3- İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için sigortalı çalışanlar ahlak
ve iyi niyet kurallarına daha fazla sadakat göstermek zorunda
kalacaklarından verimlilik artacak ve işgücü devri azalacaktır.
4- İşsizlik sigortası kapsamında verilecek olan eğitimler ile sigortalı işsizlerin nitelikleri artırılacaktır.
5- Kayıt dışı istihdamın kayda alınmasında etkili olacaktır.
6- İşgücü piyasasına yönelik (iş-çalışan-işyeri) veri tabanı
oluşturulmasına olanak sağlayıp, doğru kişinin doğru işe
yerleştirilmesi sağlanacak ve böylelikle verimlilik ve çalışanların
mutluluğu artacaktır.
7- Kaynakların, üretken alanlarda, istihdam artışı sağlayan ve
bölgelerarası dengesizliği giderici yatırımlara yönlendirilmesinde
İşsizlik Sigortası Fonu da katkı sağlayacaktır.
KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMINDADIR?
İşsizlik sigortası aşağıda sayılan çalışma gruplarını kapsamaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesine göre bir hizmet
akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan
sigortalılar,
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamına girip de memur ve sözleşmeli statüde olmayanlar,
Mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre Türkiye’de sigortalı olarak çalışan yabancılar,
4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun’a göre çalıştırılan koruma bekçileri,
Ücretli ve sürekli olarak ev hizmetlerinde çalışanlar,
Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle çalışanlar,
Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar,
Tarım sanatlarına ait işlerde çalışanlar,
Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde çalışanlar,
Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar,
KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMI DIŞINDADIR?
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, 3 üncü maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayanlar,
-Tarım işlerinde çalışanlar (Kamu sektörüne ait tarım ve orman
işlerinde ücretle, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve
sürekli olarak, tarım sanatlarına ait işlerde, tarım işyerlerinde
yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, tarım işyeri sayılmayan
işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar hariç)
-İşverenin ücretsiz çalışan eşi,
-Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece
dahil) olan hısımlar arasında ve aralarında dışarıdan başka kimse
katılmayarak konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
-Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)
-Askerlik hizmetlerini yapmakta olanlar,
-Ülkelerinde sigortalı olan yabancılar,
-Meslek okullarında pratik eğitim yapan öğrenciler,
-Cezaevlerindeki atölyelerde çalışan mahkumlar,
-Rehabilitasyon tedbirlerine katılan hastalar,
-Herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar,
-Köy sınırları içersinde kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat işlerinde çalışanlar,
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alıp da
sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar,
506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortalılar,
506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalılar,
506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur statüsünde çalışanlar,
506 sayılı Kanunun Ek-10 uncu maddesine göre, bir veya birkaç işveren
tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz
sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları
içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve
yazarlar,
506 sayılı Kanunun Ek-13 üncü maddesine göre, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen genel kadınlar,
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen isteğe bağlı sigortalılar,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat
kanunlarındaki hükümlere göre sözleşmeli personel statüsünde
çalışanlar,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar,
5590 sayılı “Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi
Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret
Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği” Kanunu
kapsamında çalışan sözleşmeli ve geçici personel ile hizmetliler.
KİMLER, İŞSİZLİK SİGORTASINA PRİM ÖDEYECEKTİR?
DEVLET SİSTEME KATKIDA BULUNACAK MIDIR?
İşsizlik sigortası zorunlu olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun
77 nci ve 78 inci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt
kazançlar üzerinden; Sigortalı % 2, Devlet %2, İşveren % 3 oranında
prim ödemekteydi. Ancak 2004 Mali Yılı Bütçe Kanunuyla bu oranlar
düşürülmüş olup 2004 yılı için aylık brüt kazançlar üzerinden;
Sigortalı % 1,
İşveren % 2,
Devlet %1
oranında prim ödeyecektir.
Bir başka deyişle, işsizlik sigortası prim ödemelerinde; sadece işçi ve
işveren değil, Devlet de bu sisteme her bir sigortalı için katkıda
bulunacaktır. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu’nun olası açıkları da
Devlet tarafından karşılanacaktır.
PRİMLER FON’A HANGİ SÜRELER İÇİNDE AKTARILACAKTIR?
Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), bir ay içinde tahsil ettiği prim,
gecikme zammı, faiz ve cezaları, ayrı ayrı göstermek suretiyle tahsil
edildiği ayı izleyen ayın 15’ine kadar İşsizlik Sigortası Fonu’na
aktarılmaktadır.
Devlet payı ise, Türkiye İş Kurumunca (İŞKUR), her ay SSK tarafından
Fon’a aktarılan miktarın beşte ikisi oranında talep edilmekteyken, 2004
Mali Yılı Bütçe Kanunuyla işsizlik prim oranları 1’er puan düşürülmüş
olduğundan 2004 yılı için üçte biri oranında hesaplanarak Hazine
Müsteşarlığından talep edilmektedir.
Talep edilen meblağ, Hazine Müsteşarlığı tarafından talep tarihini izleyen 15 gün içinde Fon’a aktarılmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASINA ÖDENEN PRİMLERİN İADESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
İşçinin sigortalılık durumunun herhangi bir nedenle sona ermesi
durumunda; o ana kadar, işçiden ve işverenden kesilmiş bulunan işsizlik
sigortası primleri ile Devlet katkı payı iade edilmeyecektir. Bu durum,
sigortacılık ilkelerinin bir gereğidir.
SİGORTALI İŞSİZLERE HANGİ HİZMETLER SUNULACAKTIR?
İşsizlik ödeneğine hak kazanan sigortalı işsizlere aşağıda belirtilen hizmetler sunulacaktır;
İşsizlik ödeneği ödenecektir. Bu ödenek, sigortalı işsizin çalışmış
olduğu süre ile doğrudan ilişkilidir. Sigortalı işsizler prim ödeme
sürelerine göre; en az 180, en fazla 300 gün süre ile işsizlik ödeneği
alabileceklerdir.
İşsizlerin ödenek aldıkları süre içinde; hastalık ve analık sigortası
primleri, Sosyal Sigortalar Kurumu’na ve ilgili sandıklara
yatırılacaktır. Dolayısıyla; sigortalı işsizler ve geçindirmekle
yükümlü oldukları aile fertleri, hastalanmaları halinde sağlık
hizmetlerinden yararlanacaklardır.
İşsizlik ödeneği alan sigortalı işsizlere, işgücü piyasası ve mesleki eğitim alanında danışmanlık hizmeti verilecektir.
Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi verilecektir.
İşsizlik ödeneği alan sigortalı işsizlere, yeni bir iş bulmalarında yardımcı olunacaktır.
AHLAK VE İYİ NİYET KURALLARINA UYMAYAN HALLERİ NEDENİYLE HİZMET AKİTLERİ FESHEDİLENLER, İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALABİLECEKLER MİDİR?
İşyerinde üretimin ve verimliliğin olumsuz etkilenmemesi ve işçinin
çalışırken gerekli hassasiyeti göstermesi için, işçinin ahlak ve iyi
niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle işini kaybetmesi hali
işsizlik ödeneği ödenecek haller arasında sayılmamıştır.
4857 sayılı İş Kanununun 25/II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
1. İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından
biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde
bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun
olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
2. İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve
namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması,
yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve
isnadlarda bulunması.
3. İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
4. İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut
işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket
etmesi.
5. İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak,
işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa
uymayan davranışlarda bulunması.
6. İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
7. İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe
dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa
herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü
işine devam etmemesi.
8. İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
9. İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini
tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli
altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz
günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba
uğratması.
Diğer taraftan, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı
davranışı dolayısıyla işçinin hizmet akdini feshetmesi halinde ise,
işçiye işsizlik ödeneği alma hakkı verilmektedir.
4857 sayılı İş Kanununun 24/II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
1. İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı
noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek
yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek
suretiyle işçiyi yanıltırsa.
2. İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna
dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye
cinsel tacizde bulunursa.
3. İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada
bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden
birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut
işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç
işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad
veya ithamlarda bulunursa.
4. İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde
cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen
gerekli önlemler alınmazsa.
5. İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
6. Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi
kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve
tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına
göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma
şartları uygulanmazsa.
HANGİ DURUMLARDA İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANILIR?
Hizmet akdinin feshinden önceki 120 günü sürekli olmak üzere, son üç
yıl içinde en az 600 gün süre ile prim ödemiş olup da kendi istek ve
kusurları dışında işsiz kalanlardan;
Hizmet akitleri, ihbar önellerine uygun olarak işveren tarafından feshedilenler,
Hizmet akitleri, sağlık sebepleri, işverenin kanunda belirtilen ahlak
ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları ve işçinin çalıştığı
işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek
zorlayıcı sebepler nedeniyle bizzat kendileri tarafından feshedilen
sigortalı işçiler,
Sağlık sebepleri veya işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile
çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde
işveren tarafından hizmet akdi feshedilenler,
Belirli süreli hizmet akdi ile çalışmakta olup da sürenin bitiminde işsiz kalanlar,
İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması veya
kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle
işten çıkarılmış olanlar,
Özelleştirme nedeniyle hizmet akdi sona erenler,
işsizlik ödeneğine hak kazanırlar.
İşsizlik ödeneğine hak kazananların, bu ödenekten faydalanmak üzere
İşten Ayrılma Bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği
tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde, İŞKUR’un en yakın
ünitesine başvurmaları gerekmektedir.
İŞVEREN, İŞTEN AYRILMA BİLDİRGESİNİ HANGİ SÜRE İÇİNDE, NEREYE VERECEKTİR?
İşveren, hizmet akdinin Kanunda öngörülen hallerden birisine dayalı
olarak feshedilmesi durumunda, hizmet akdinin fesih tarihini takip eden
günden başlayarak 15 gün içinde üç nüsha İşten Ayrılma Bildirgesini
düzenleyerek, bir nüshasını Türkiye İş Kurumuna göndermek, bir
nüshasını hizmet akdi feshedilene vermek ve bir nüshasını da işyerinde
saklamakla yükümlüdür.
HANGİ HALLERDE İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR?
Aşağıda belirtilen koşullarda, işsizlik ödeneğine hak kazanılamaz;
Son 120 günü sürekli olmak üzere, işsiz kalmadan önceki son üç yıl içinde 600 gün süre ile prim ödememiş olanlar,
Hizmet akitlerini kendi istek ve iradeleri ile feshedenler,
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alanlar,
Hizmet akitleri grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmış olanlar,
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri nedeniyle hizmet akitleri işverenler tarafından feshedilmiş bulunanlar.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ NE ŞEKİLDE HESAPLANACAK VE NASIL ÖDENECEKTİR?
Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas
kazançları dikkate alınarak bulunacak günlük ortalama net kazancının
yüzde ellisi olarak hesaplanmaktadır.
Bu şekilde günlük olarak hesaplanan işsizlik ödeneği aylık olarak, her ayın sonunda ödenmektedir.
Kanun gereğince, işsizlik ödeneği miktarının asgari ücretin netini geçmesi mümkün değildir.
İşsizlik ödeneği, aylık olarak işsiz adına açılacak banka hesabına havale edilmektedir.
NE KADAR SÜRE İLE İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENECEKTİR?
İşsizlik ödeneği alabilmek için dört temel koşul öngörülmüştür.
1- Hizmet akdinin sona erdiği tarihten önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak prim ödenmiş olması,
2- İş akdinin feshedildiği tarihten geriye doğru sürekli 120 gün prim ödenmiş olması,
3- Hizmet akdinin, İşsizlik Sigortası Kanununun 51’inci maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş olması,
4- Sigortalı işsizin, İşten Ayrılma Bildirgesini işten ayrıldığı
tarihten itibaren 30 gün içinde İŞKUR’un ilgili ünitesine doğrudan
başvurarak vermesi.
Yukarıda öngörülen şartları taşıyanlardan;
600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün,
900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün,
1080 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün,
süre ile işsizlik ödeneği ödenecektir.
Sigortalı işsizler, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini
doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik ödeneğinden yararlanmak için
Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden yeniden işsiz kalırlarsa,
daha önce hak ettikleri sürelerini dolduruncaya kadar bu haktan
yararlanmaya devam edeceklerdir.
İşsizlik ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları yerine
getirmek suretiyle yeniden işsiz kalırlarsa, sadece bu yeni hak
sahipliğinden doğan süre kadar işsizlik ödeneği alacaklardır.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ HANGİ HALLERDE KESİLECEKTİR?
İşsizlik ödeneği;
Kurum tarafından mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve
çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı
sınırları içinde teklif edilen bir işin haklı bir neden olmaksızın
reddedilmesi,
İşsizlik ödeneği alırken gelir getirici bir işte çalışıldığının tespit
edilmesi, hallerinde kesilir ve kalan işsizlik ödeneği hak sahipliği
kaybedilir.
Haklı bir neden olmadan, Kurum tarafından önerilen bir meslek eğitim
tedbirine iştirak edilmemesi veya tedbirin yarıda bırakılması ya da
Kurumun çağrılarına zamanında icabet edilmemesi hallerinde işsizlik
ödeneği kesilir. Ancak, bu hallerin sona ermesi durumunda, ödemelere
yeniden başlanır. Şu kadar ki, bu suretle yapılacak ödemenin süresi
başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği süresinin sona erdiği
tarihi geçemez.
Muvazzaf askerlik dışında herhangi bir nedenle silah altına alınanlarla
hastalık ve analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği almaya hak
kazananların ödenekleri bu durumlarının devamı süresince durdurulur.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN HERHANGİ BİR KESİNTİ YAPILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye
tabi tutulmayacak, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir
ve temlik edilemeyecektir.
YERSİZ YAPILDIĞI ANLAŞILAN ÖDEMELER İŞSİZLERDEN GERİ ALINACAK MIDIR?
Sigortalı işsizin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
İSTİRAHATLİ KILINAN SİGORTALILARA BU SÜRE İÇİNDE İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENECEK MİDİR?
İşsizlik ödeneği alırken hastalanan ve istirahatlı kılınan sigortalının
işsizlik ödeneği kesilecektir. Bu durum, işsizlik ödeneği alırken
işsizin her an iş almaya hazır olması gerekliliğinin doğal bir
sonucudur.
GEÇİCİ İŞGÖREMEZLİK ÖDENEĞİ ÖDENİRKEN HERHANGİ BİR ŞEKİLDE PRİM YATIRILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği alırken geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalı
işsiz için hastalık ve analık sigortası primleri ödenmeyecektir.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENİRKEN GEÇEN SÜRE HİZMETTEN SAYILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği ödenirken geçen süre, söz konusu dönemde ilgililer
adına sadece hastalık ve analık sigortası primleri yatırıldığı için,
emeklilik yönünden hizmetten sayılmayacaktır.
AYNI ANDA HEM İŞ KAYBI TAZMİNATINDAN HEM DE İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN
YARARLANMAK MÜMKÜN MÜDÜR?
İş kaybı tazminatı ile işsizlik ödeneğini birlikte almaya hak kazananlara öncelikle iş kaybı tazminatı ödenecektir.
İş kaybı tazminatı almak üzere yapılan başvurular aynı zamanda işsizlik ödeneği talep başvurusu yerine de geçecektir.
İş kaybı tazminatı ödeme süresi bittiği halde bir işe
yerleştirilemeyenlere, iş kaybı tazminatı alınan süreler mahsup edilmek
şartıyla kalan süre için işsizlik ödeneği ödenecektir.
İŞSİZLİK SİGORTASI İLE İLGİLİ İŞLEMLERE KARŞI İTİRAZLAR NERELERE YAPILACAKTIR?
İşsizlik sigortasının uygulanmasına ilişkin olarak primlerin ve
cezaların toplanması ve İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılmasından SSK;
diğer her türlü işlemlerin yapılmasından da Türkiye İş Kurumu yetkili,
görevli ve sorumlu tutulmuşlardır.
SSK’na verilen görevlerle ilgili itirazlar bu kuruma yapılacak ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun ilgili madde hükümlerine göre
sonuçlandırılacaktır.
Türkiye İş Kurumu tarafından yürütülen işlemlere karşı itirazlarda bu
Kuruma yapılacaktır. Bu itirazların tebliğ tarihinden itibaren 15 gün
içinde yapılması ve yapılan itirazların da Kurum tarafından 30 gün
içinde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yapılan itirazlar, itiraz
konusu işlemlerin uygulanmasını durdurmayacaktır. İtiraz yoluna
başvurulmuş olması ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarını ortadan
kaldırmaz.
İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA HANGİ İDARİ PARA CEZALARI ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR?
İşsizlik sigortasına ilişkin yükümlülükleri nedeniyle, sigortalıların
ücretlerinden indirim veya kesinti yapan işverenlere, her bir sigortalı
için asgari ücret tutarında idari para cezası öngörülmüştür.
İşten Ayrılma Bildirgesini Türkiye İş Kurumu’na süresi içinde vermeyen
işverenlere her bir fiili için ayrı ayrı olmak üzere asgari ücretin iki
katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
CEZALARA KARŞI NASIL İTİRAZ EDİLECEKTİR?
İdari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Türkiye İş
Kurumuna ödenecek veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz
edilebilecektir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,
kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili
sulh ceza mahkemesine itiraz edebileceklerdir. İtiraz üzerine verilen
kararlar kesindir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini
durdurmaz.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN GELİRLERİ NELERDİR?
İşsizlik sigortası primlerinden,
Bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlardan,
Fon’un açık vermesi halinde Devletçe sağlanacak katkılardan,
Bu Kanun gereğince sigortalı ve işverenlerden alınacak ceza, gecikme zammı ve faizlerden,
Diğer gelir ve kazançlar ile bağışlardan, oluşmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN GİDERLERİ NELERDİR?
Sigortalı işsizlere verilen ödeneklerden,
Hastalık ve analık sigortası primlerinden,
Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi giderlerinden,
İşsizlik sigortası hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için Yönetim
Kurulunun onayı üzerine Kurum tarafından yapılan giderler ile hizmet
binası kiralanması, hizmet satın alınması, bilgisayar, bilgisayar
yazılım ve donanımı alım giderlerinden,
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NU KİM YÖNETECEKTİR?
İşsizlik Sigortası Fonu, Kurum Yönetim Kurulu kararları çerçevesinde Türkiye İş Kurumu tarafından işletilir ve yönetilir.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN DENETİMİ NASIL YAPILACAKTIR?
Fon, Sayıştayın vize ve tesciline tabi değildir. Sayıştay tarafından denetlenir.
Ayrıca, Fon hesapları her üç ayda bir yeminli mali müşavirlere
denetlettirilecek ve sonuçları kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.
İŞKUR ve SSK müfettişleri de kurumlarına verilen görevler dolayısıyla teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahiptirler.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
İşsizlik Sigortası Nedir?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |