Okunma: 1173 kez
(1866-1952) tinin, düşünce ve deneyiminde ortaya konmuş olarak, temel gerçeklik olduğu şeklindeki idealizmin merkez savını kabul eder Onun idealizmi nin ayırt edici özelliği düşünce ve deneyimi karakterize etmesidir. Onun gerçeklik ile eşit kıldığı deneyim, aşkın ya da mutlak deneyim değil, insan deneyimidir. Bunun ötesinde, deneyim zamansaldır ve şu an yaşayan deneyim ile sınırlandırılmıştır, geçmiş yalnızca şu anki koşullara değin oluşu açısından gerçektir, ve gelecek, şimdiki durumu açıkladığı ölçüde gerçektir. Şimdiki deneyimin iki temel biçim ya da görünümü şunlardır 1)kuramsal görünümü, zihnin sezgisel yada kavramsal etkinliği ile tüm bilinenleri içerir, ve 2)pratik görünümü, istencin uygulanması sonucu anlağın isteme ve etkinliklerini kuşatır.
(1866-1952)
tinin, düşünce ve deneyiminde ortaya konmuş olarak, temel gerçeklik
olduğu şeklindeki idealizmin merkez savını kabul eder Onun idealizmi
nin ayırt edici özelliği düşünce ve deneyimi karakterize etmesidir.
Onun gerçeklik ile eşit kıldığı deneyim, aşkın ya da mutlak deneyim
değil, insan deneyimidir. Bunun ötesinde, deneyim zamansaldır ve şu an
yaşayan deneyim ile sınırlandırılmıştır, geçmiş yalnızca şu anki
koşullara değin oluşu açısından gerçektir, ve gelecek, şimdiki durumu
açıkladığı ölçüde gerçektir. Şimdiki deneyimin iki temel biçim ya da
görünümü şunlardır 1)kuramsal görünümü, zihnin sezgisel yada kavramsal
etkinliği ile tüm bilinenleri içerir, ve 2)pratik görünümü, istencin
uygulanması sonucu anlağın isteme ve etkinliklerini kuşatır.
Kuramsal
etkinlik, hem özdeksel hem de bilgi biçimi ile zihin ortaya koyar
sezgi, tam deneyimimizin özdeğini yaratan zihin oluşumudur, estetik,
sezgi ile ilintili kuramsal felsefenin dalıdır. Kavramsal düşünme,
deneyimin yapı ve düzenlemesini gerçekleştiren zihnin kuramsal
etkinliğinin aşamasıdır, Croce’nin arı kavram bilimi olarak tanımladığı
mantık, kuramsal felsefenin kavramsal yönü ile ilintilidir. Estetik,
sezginin genel bilimi, hem algılama kuramı, hem de güzellik kuramı ile
ilintilidir. Croce’nin bu iki anlamlı “estetik” terimini kullanması
Kant’ın Arı Usun Eleştirisi yapıtının ilk bölümünde bulunan “estetik”
kavramının özgün bilgikuramsal anlamı ile Baumgarten’ın felsefi
kuramını nitelendirmek için kullandığı “estetik” teriminin birleşimi
Croce’nin kullandığı “estetik” terimini oluşturur. Bu terimin ikinci
kullanımı Croce’nin felsefesi için öğretisel bir anlam taşımaktadır, o,
duyum algılanmasındaki sezginin (Kant’m “estetığı”), estetik sezgi ile
(Baumgarten’ın “estetiği”) ile öz açısından aynı olduğunu öne sürer.
Bir algılama kuramı, eğer uygunsa, aynı zamanda yaratıcı sanatçı ya da
şairin etkinliğini de göz önünde bulundurur normal algılama estetik bır
niteliğe sahiptir, ve estetik yaratım ve değerlendirme, algısal
deneyimin rafine edilmesidir. Duyum algılaması zihnin dışsal nesneden
edilgen olarak haberdar olduğu bir oluşum değildir, bu, düşünce
bilgilerinin sezgi ile yaratıldığı bir kavrama oluşumudur. Algılama ve
sanatsal yaratım arasındaki farklılık, ] bir tür değil, bir derece
farklılığıdır. onların her ikisi de zihnin aynı ifadesel işlevlerinin
ortaya konulmasıdır Duyum algılamasının estetik sezgisi imgeler
ortamında vurgulama gerektirmektedir ve bu yaratıcı sanatçının birincil
işlevidir. Sanatçının algısal sezgilerini ifade eden imgeleri özgün
sezgiden ayrı değil, daha çok bu sezgiye geriye dönüştürür. Sanat, bu
açıdan, zihni düşüncenin yansımacı seviyelerinden özgür bırakır.
Mantık,
sezgi maddesini düzenleyen ve sınıflandıran, kavramsal ve yansımacı
düşünce düzeyı ile ilintilidir. Croce, mantığı arı kavramın birimi
olarak ve arı kavramı ise Kant ve Hegel’in idealistik geleneğindeki
felsefi kategorilerin bir kuramı olarak tanımlar. Croce tarafından
sıradan mantığın arı kavramları şunlardır nitelik, evrim, biçim ve güzellik.
Croce ortak duyum ve bilimin kavramları ile felsefenin arı kavramlarını
karşı karşıya koyar Arı kavram, 1)evrensellik, 2)etkileyicilik ve
3)somutluk, özelliklerine sahiptir. Her kategori, her deneyimde
içkindir (mimanent) Fakat arı kavram aynı zamanda aşkındır
(transcendent) O, görgücü örneklerin toplamı tarafından tüketilmiştir.
Kavram, zihnin mantıksal etkinliğinin ifadesidir. Bu, algı ya da
imgenin, onun estetik etkinliğinin ifadesidir.Kavram, somut deneyimi
oluşturan bir olgudur Hegel’in ifadesi ile söylemek gerekirse, o soyut
bir evrensel değil, somuttur Onların deneyimdeki somutluğu ve içkinliği
nedeniyle felsefe kavramları bilimin soyut ya da sahte-kavramlarıyla
karşıtlık oluşturur. Somut ve soyut arasındaki karşıtlık Croce’nin
bilimler eleştirisinde ortaya konur; soyut kavramlardan yararlanıldığı
için bilimin sonuçları yalnızca göreceli bir geçerliliğe sahiptir. Her
ne kadar bazı bilimler, madde, elektron üçgen gibi deneyimlerin bu tür
soyutlamaları üzerine çalışmalar yapıyorsa da, onlar deneyim dünyasının
gerçek oluşturucularıdır. Gerçeğe ancak felsefenin arı kavramları ile
ulaşılabilir.
Zihnin
pratik etkinliği, iki ayırt edilebilen fakat bölünemeyen aşamada
çözümlenebilir isteme ve edim. İsteme ve edim özdeştir: istenç ifadesi
olmadan hiçbir edim meydana gelmez. Gerçek bir edim olmadan da
istençten bahsedilemez. Bu yalnızca mekanik hareketler için ve bilimin
sahte-. kavra için geçerli olabilecek bir durumdur. Kuramsalın, pratik
üzerine bağımlılığı karşılıklı değildir. Bilmeden isteme olanaksızdır.
Pratik alan, yalnızca fayda ve törel olguya ilişkin ekonomik bir bakış
açısına sahiptir. Ekonomik alan yalnızca beniçincilik ile yönetilir.
Törel alan ise evrensel bir beniçicilik, bir altruism ortaya koyacaktır.
Tarih,
Croce tarafından felsefesel tarihçinin zihnindeki tarihsel anlayış ve
yorumlamasının varolan yaratıcı oluşum olarak ifade edilir. Tarih
yalnızca geçmişin olaylara dayanan bir yeniden oluşumu değil, tarihsel
oluşumun yaratıcı ve düşsel yorumlamasıdır.
Çağdaş Felsefe-Frank Thilly-Çeviri: İbrahim Şener-İzdüşüm Yayınları

Etiketler:
Bilimler
Felsefe
Benedetto Croce
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |