Okunma: 6471 kez
Organik bileşikleri inceleyen ilim dalıdır. Organik bileşikler C bileşikleridir. Bununla beraber CO, CO2 ile bunların türevleri, H2CO3 organik bileşik sayılmaz.
XIX. yy kadar organik bileşiklerin sentezi yapılamamış bunlar sadece canlı organizmalardan elde edilmiştir.1828 yılında alman kimyacı F. WÖHLER (1800–1882) amonyum siyanatı ısıtarak organik bir bileşik olana üreyi elde etti.
Organik bileşikleri inceleyen ilim dalıdır. Organik
bileşikler C bileşikleridir. Bununla beraber CO, CO2 ile bunların
türevleri, H2CO3 organik bileşik sayılmaz.
XIX. yy kadar organik bileşiklerin sentezi yapılamamış
bunlar sadece canlı organizmalardan elde edilmiştir.1828 yılında alman kimyacı F.
WÖHLER (1800–1882) amonyum siyanatı ısıtarak organik bir bileşik olana üreyi
elde etti. O zamana kadar üre sadece hayvan idrarından elde edilebiliyordu. Daha
sonraları Kolbe elementlerinden asetik asiti, Berthelot metan gazı ve formik asiti
sentez etmiştir. İsveçli kimyacı Berzelius’un önerisi ile organik maddelerle
ilgilenen kimya dalına organik kimya adı verildi.ORGANİK KİMYA NEDİR VE NEDEN ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR?
Tüm canlı organizmalar
organik kimyasallardan oluşmuştur. Saçlarımızı, derimizi ve kaslarımızı
oluşturan proteinler, genetik yapımızı belirleyen DNA, yediğimiz meyve sebze,
giydiğimiz elbiselerin birçoğu ve hastalandığımızda kullandığımız ilaçların
hepsi, organik açıdan kimyasal maddelerdir. Günlük yaşantımızda çok kullanılan
aspirin söğüt yaprağından, penisilin peynir küfü mantarından, sabunlar
yağlardan elde edilir. Bu açılar göz önünde bulundurulduğunda canlılarla
ilgilenen herkesin temel bazda da olsa organik kimya bilmek zorunda olduğunu
söyleyebiliriz.
ORGANİK KİMYANIN KONUSU NEDİR?
Organik kimya karbon bileşikleri kimyası olarak da anılır.
Çünkü tüm organik bileşiklerde temel atom C dur. Organik kimyanın konusunun çok
geniş olmasının nedeni C yaptığı çeşitli bağlanmalardan ve izomeriden
kaynaklanır. Bitki, hayvan, ya da mikroorganizmalar ile ilgili tüm alanlar
organik kimyanın temel ilkelerine dayanır. Yine yaşamımızda büyük önem taşıyan
ilaçlar, plastikler, sentetik boyalar, deterjanlar organik kimyanın kapsamına
girer.
ORGANİK VE İNORGANİK BİLEŞİKLERİN KARŞILAŞTIRILMASI
|
İnorganik Bileşikler
|
Organik Bileşikler
|
|
1. İnorganik bileşiklerde 104
elementin hemen hemen hepsi yer alabilir.
|
1. Organik
bileşiklerde bulunabilecek elementlerin sayısı 20 geçmez. Bunlar içerisinde
en çok yer alanlar C, H, O, S, N, Cl, Br, I, F, P, Ar ve silisyumdur.
|
|
2. İnorganik bileşiklerin sayısı yüz
binler ile ifade edilirken;
|
2. Organik
bileşiklerin sayısı milyonlar ile ifade edilir. Teorik olarak sonsuz sayıda
organik bileşik yapılabilir.
|
|
3. Genellikle iyonik bağlıdır.
|
3. Organik
bileşikler kovalent bağlıdır.
|
|
4. Tepkimeleri genelde hızlı ve tek
ürünlüdür.
|
4. Tepkimeleri
genelde yavaş ilerler ve ana ürün yanında yan ürünler de oluşur. Mesela sabun
eldesi saatler alır.
|
|
5. Tepkimeleri genelde katalizör
gerektirmez ve iyonik mekanizma üzerinden yürür.
|
5. Organik tepkimeler
katalizör gerektirebilir ve çeşitli mekanizmalar üzerinden yürür.
|
|
6. Erime ve kaynama noktaları genelde
yüksektir.
|
6. Erime ve
kaynama noktaları düşüktür.
|
|
7. Kolay yanıcı değildir.
|
7. Genellikle
kolay yanarlar.
|
|
8. İnorganik çözücülerde çözünürler.
|
8. Organik
çözücülerde çözünürler.
|
ORGANİK BİLEŞİKLERDE C, H VE O ARANMASI
C ve H ARANMASI:
Kuru ve toz
halindeki organik madde örneği yaklaşık sekiz katı CuO ile karıştırılıp tüpe
konur ve ısıtılır. Organik maddede H varsa tüpün soğuk kısımlarında su damlacıkları
görülür. Çıkan gazın kireç suyunu bulandırması madden yapısında C olduğunu
gösterir.
Organik Madde + CuO CO2(g)
+ H2O(g) + Cu(k)
AZOT ARANAMSI
Bir deney
tüpüne organik madde koyup NaOH ile karıştırıp ısıtılır. Keskin bir amonyak
kokusu duyulur. Tüpün ağzına ıslak kırmızı turnusolü tutulur ve renk maviye
dönüşürse N vardır denir.
Ya da
organik madde cam tüpte ufak bir parça metalik sodyum ile eritilirse azot, sodyum
siyanüre dönüşür. Daha sonra bu tüpten alınan örnek başka bir tüpte demir (II)
sülfat çözeltisiyle kaynatılır ve HCl ile biraz asitlendirilir. Demir (III)
klorür ilave edilir. Berrak çözeltide mavi bir çökelti oluşması azotun
varlığını gösterir.
6 NaCN + FeSO4 ---->
Na4[Fe(CN)6] + Na2SO4
3 Na4[Fe(CN)6]
+ 4FeCl3 -----> Fe4[Fe(CN)6]3
+12 NaCl
KÜKÜRT ARANMASI
Organik
madde cam tüpte ufak bir parça metalik sodyum ile eritilirse kükürt, sodyum
sülfüre dönüşür. Süzüntüden alınan örnek bir tüpte asetik asit ile
asitlendirilir ve kurşun asetat elde edilir. Siyah renkli çökeltinin oluşması
kükürdün varlığını kanıtlar.
Na2S + Pb(CH3COO)2
---------> PbS (siyah) +2CH3COONa
HALOJEN ARANMASI
Organik
madde cam tüpte ufak bir parça metalik sodyum ile eritilirse halojen, sodyum halojenüre
dönüşür. Süzüntüden alınan örnek bir tüpte seyreltik nitrik asit ile
asitlendirilir ve AgNO3 ilave edilir. Beyaz çökelek Cl, açık sarı
çökelek Br ve sarı renkli çökelek I varlığını gösterir.
NaCl + AgNO3 ---------->
AgCl (beyaz) + NaNO3
NaBr + AgNO3
----------> AgBr (açık sarı) + NaNO3
NaI + AgNO3
----------> AgI (sarı) + NaNO3
OKSİJEN ARANMASI
Oksijen
elementi doğrudan aranmaz.
ORGANİK KİMYADA FORMÜL
KAVRAMI
Organik kimyada, üç çeşit formülden bahsedeceğiz.
1. Basit Formül: Bir bileşiğin moleküllerinde bulunan atomların türünü
ve en küçük oranlarını gösteren formüldür. Bu formül bileşik kakında kesin
bilgi vermez.
Soru:
Bir organik bileşiğin 6 g yandığında 8,8 g CO2, 3,6 g su oluştuğuna göre bileşiğin basit formülü nedir? (CH2O)
Soru: C ve H elementlerinde oluşan bir
bileşiğin 4,4g yandığında 0,3 mol CO2 gazı oluştuğuna göre bu
bileşiğin basit formülü nedir?(C=12, H=1) (C3H8 )
Soru: Bir bileşiğin 3g yandığında 0,2 mol
CO2 ile 0,3 mol H2O oluştuğuna göre bileşiğin basit
formülü nedir? (CH3)
Soru: Bir organik bileşiğin 4,6g
yakıldığında 0,2 mol CO2 ile 0,3 mol H2O oluşuyorsa
bileşiğin basit formülü nedir? (C2H6O)
Soru: Kütlece %80 C, ve %20 O içeren
bileşiğin basit formülü nedir?
Bileşiğin formülü CxHy
olsun. 100 g bileşikte;
nC=80/12=20/3
mol, nH=20/1=20 mol, C20/3H20=CH3
Soru: Bir organik bileşiğin 4,4 g yandığında 7,2 g su oluştuğuna göre bileşiğin basit formülü nedir? (C3H8)
2. Molekül Formülü: Bir bileşiğin bir molekülünde bulunan atomların gerçek
sayılarını gösterir. Bu sayede atomların türü ve sayısı, basit formülü,
elementin % bileşimi bulunabilir. Bir bileşiğin molekül formülünün
bulunabilmesi için basit formülü ve mol kütlesinin bilinmesi gerekir.
Molekül formülleri
basit formüllerin tam katlarıdır. Yani;
(Basit Formül)n
=Molekül Formülü
Soru: Genel formülü CnH2n+2O
olan bir bileşiğin 0,2 molü yakıldığında 0,8 mol su oluşmaktadır. Buna göre
bileşiğin molekül formülü nedir? ( C3H8O)
Soru: organik bir bileşiğin 0,2 molünü
yakmak için 5 mol hava gerekiyor. Oluşan su 14,4g ve CO24H8O2) mol sayısı
da suyun mol sayısına eşit olduğuna göre bileşiğin molekül formülü nedir? (C
Soru: C ve H atomlarından oluşan organik
bir bileşikte; H atomlarının sayısı C atomlarının iki katıdır. Bileşiğin NK da
özkütlesi 2,5g/l olduğuna göre bileşiğin molekül formülü nedir?
Bileşiğin bir molünün kütlesi;
2,5x22,4= 56g
(CH2)n=56
ise (12+2)n=56 n=4 ve molekül formülü C4H8
olarak bulunur.
3. Yapı Formülü: Molekül formülleri
atomların nasıl bağlandıklarını göstermez. Atomların birbirlerine bağlanış
şekillerini yapı formüllerinden öğreniriz.ORGANİK BİLEŞİKLERDE İZOMERİ
Molekül (kapalı) formülleri aynı, yapı (açık) formülleri farklı
olan bileşiklere izomer bileşikler denir.
İzomer bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.
Örneğin propil alkol ve metil etil eterin molekül formülleri aynı fakat yapı
formülleri, kimyasal- fiziksel özellikleri farklıdır.
SAFLAŞTIRMA VE SAFLIK KONTROLÜ
1. KRİSTALLENDİRME:
Saflaştırılacak maddeyi soğukta az sıcakta çok çözebilen bir
çözücü seçilir. En fazla kullanılan çözücüler su, metanol, etil alkol, aseton,
etil asetat, petrol eteri ve benzen gibi çözücülerdir. Gerektiğinde çözücü
karışımları da kullanılabilir. Saflaştırılacak maddenin bu çözücüde yüksek
sıcaklıkta çözeltisi hazırlanır. Sıcakken süzgeç kâğıdından süzülerek
çözünmemiş maddeler uzaklaştırılır. Gerekirse süzme esnasında hunide
ısıtılabilir. Çözelti dinlenmeye ve soğumaya bırakılır. Soğukta çözünürlüğü az
olan madde kristaller halinde ayrılmaya başlar. Kristalleşme tamamlanınca Buncher
hunisinden süzülür. Huni üzerine toplanan kristaller soğuk çözücüyle yıkanır ve
kurutulur. Kristalleşme madde istenilen saflığa gelinceye kadar tekrarlanır.
2. SÜBLÜMLEŞTİRME:
Erime noktasının altında, önemli derecede buhar basıncına
sahip katı maddelere uygulanabilen bir saflaştırma yöntemidir. Naftalin,
benzoik asit, antrasen, kamfor, hegzaklor etan ve iyot bu yöntemle
saflaştırılabilir. Katı madde porselen kapsül içine yerleştirilir. Üzerine ince
delikli bir süzgeç kâğıdı konur. Kâğıdın üzerine boyun kısmı cam pamuğuyla
kapatılmış huni konur ve erime noktasının altında yavaşça ısıtılır. Süzgeç kâğıdının
deliklerinde yükselen buharlar huninin soğuk yüzeyi üzerinde kristaller halinde
ayrılır.
3. DESTİLLEME, DAMITMA:
Destilleme bir bileşiğin buharlaştırılıp, buharının
soğutularak ayrı bir kapta yoğunlaştırılması esasına dayanır. Tek bileşilenli
organik sıvının saflaştırılmasına basit destilleme,
kaynama noktası farklı iki ya da daha fazla sıvı karışımının ayrılmasına ayrımsal (bölümsel) destilleme, bir çözeltinin
kolay uçucu çözücüsünün uzaklaştırılmasına buharlaştırma
denir.
Kaynama noktası düşük olan sıvılar atmosfer basıncında,
kaynama noktası yüksek olan ya da kaynama noktası sıcaklında bozunan sıvıların
düşük basınç altında sıvılaştırılmasına vakumda
destilleme denir.
4. EKSTRAKSİYON:
Herhangi bir sıvı veya katı madde karışımında bulunan bir
yada birkaç maddeyi bir çözücü yardımıyla ayırma işlemine denir. Ekstraksiyon için
kullanılacak çözücü, karışımda bulunan maddeler ile reaksiyon vermemelidir.
Küçük miktarda ekstraksiyon ayırma hunisi yardımıyla yapılır. Ekstraksiyon
sonucu ayrılmış sıvı destilleme ya da kristallendirme ile saflaştırılır.
Laboratuarda Soxhlet cihazı yardımıyla katı sıvı ekstraksiyonu yapılır.
5. KROMOTOGRAFİ:
Doğada az miktarda bulunan vitamin, hormon ve pigment gibi
maddeleri yukarıda bahsedilen yöntemler ile saflaştırmak mümkün değildir. Kromatografi
yöntemi, karışımı oluşturan maddelerden biri sabit (stationary phase) diğeri
hareketli (mobile phase) iki faz sistemi arasında hareket ederken farklı
derecelerde adsorpsiyon, dağılma ve iyon değişimine uğrayarak ayrılmaları
esasına dayanır. Bu yöntemi ilk defa botanikçi M. TSWETT (1906) tarafından
renkli bitki pigmentlerinin ayrılmasında kullanılmıştır.
KAYNAKALAR:
1. YEMENCİ, Selami; Kimya Lise 3, Başarı
Yayınları,
2. BAÇ, Nurettin; Kimya Lise 3, Remzi
Kitapevi, 1986 İstanbul
3. COMBA, Cemalettin; Organik Kimya
Laboratuarı, MEY, 1999 Ankara
4. ÖKTEMER, Prof. Dr. Atilla; Organik
Kimya Ve Uygulaması,MEY, 2001, İstanbul
5. ÖZERİŞ, Prof. Dr. Süheyla; Temel
Organik Kimya; Güryay Matbaacılık, 1987 İstanbul
6. UYAR, Prof. Dr. Tahsin; Organik
Kimya; Palme Yayıncılık, 1998 Ankara

Etiketler:
Bilimler
Kimya
Organik Kimya Nedir?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |