Okunma: 2236 kez
Bencillik zırhımız mı, kefenimiz mi? Bence dünyanın merkezine hiç bitmeyen yolculuk.Arzın merkezi değiliz.Zaten merkeze ulaşmak için çıkılan yolculukta merkezkaç kuvvetiyle karşılaşmamak mümkün değil.
Nalıncı keseriyle yontulmuş cümlelerin öznesi 'ben' oldukça savrulmamak
elde değil. Adaletin temeli olduğu iddaa edilen mülk adalet duygumuzu
satın almış olmasın.Mülkün temelini de bencillik oluşturduğuna göre bu
örgüyü kırmak için öncelikle bencilliğimizi sorgulamamız
gerekiyor.
Bireyselleşmek deyince bencilleşmeyi anladığımız sürece,
özbenliğimizi değil de öz çıkarlarımızı korumaya devam ettikçe bu kısır
döngünün kaybedenleri olmaya mahkumuz.Başkalarının duvar olmuş
bencilliklerine çarpıcaz, başımız dönecek.Kendi becilliğimizden
bilenmiş tırnaklarımız canımızı acıtacak, kan revan içinde kalacağız.
Önce kendimiziz test edelim isterseniz: Bir somun ekmek alın ve sekize
bölün.Birini seçin. Kalan yediyi paylaştırın.Eğer 'yanlışlıkla'
payınıza en büyüğü, en çıtırı düştüyse başkalarının dağıttığı
lokmaların ağzınıza küçük geldiğinden şikayet etmeyin.
Peki ya
nasıl olmalı? Önce kendimizi ayıklayalım.Biraz acılı olsa da bu süreç,
kendi bencilliklerimizi sayalım.
Bilgilerimiz de bile ne denli bencil olduğumuzu görmeye başladıysak o
yolda ilerleyelim.
Borazanlarımızı bir kenara bırakıp biraz yaşamın sesini dinleyelim.
Politik çıkarlarımızın aç benliğimizi doyurmak için yüksek sesle dile
getirildiğini anladığımızda içimiz ürperecek.
Terazinin hangi kefesinde
oturduğumuz önemli değil, bizim
dünyayı tartarken hangi teraziyi kullandığımzı önemli.
Dünyadan,insanlardan adalet dilenmeden önce bunun için gösterdiğimiz
çabayı gözden geçirelim. Armut pişip de ağzımıza düşmüyor. Biz adil
olmak için ne yapıyoruz? Gelirimizin fazlasını ne yapıyoruz? Hiç fazla
olmuyor ki diyoruz hep beraber.İğnelerimiz, çuvaldızlarımız yerine
kılıç kalkanlarımızla savaş alanındayız. Yeterli ve dengeli beslenmekle
ilgili yazılmı şbinlerce paragrafı yeterli ve dengeli yaşamak için yazmış
olsaydık?
'İye' lik ekinin peşinden koşacağımıza adımlarımızın ritmini
duysaydık? Hangi ivmeyle nereye yol aldığımızı anlamaya çalışsaydık?
Uzun kuyruklarda birbirimize kızmak yerine bizi kuyruğa sokan kurgulara
kafa tutsaydık? Gırtlaklarımız homili, kandillerimiz pofidi,
yataklarımız tumba olmasaydı. Beklentilerimizle
verdiklerimizi karşılaştırsaydık.
Ne güzel olurdu.Hayal işte...
Hayal Çeşitlemeleri- 1
Hayal Çeşitlemeleri- 2

Etiketler:
Genbilim Yazarları
Genbilim Yazarları
Hayal Çeşitlemeleri 3
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |