|
Ekolojik mi, Biyolojik (Organik) mi? |
|
|
|
Türkan Kırlıoğlu Kentel
|
|
Pazartesi, 16 Şubat 2009 |
Okunma: 1775 kez
Malum, ekolojik tarım ya da biyolojik veya diğer bir deyişle organik tarım giderek yaygınlaşıyor. Bio-marketler, bio-pazarlar, sıradan marketlerdeki bio-ürünler yaygınlaşıyor. Olanak varsa kimse gidip de hormonlu domatesi tüketmek istemiyor.
Aynı anlamda kullanılan ekolojik veya biyolojik(organik) tarım, kimyasal gübre, hormonlar ve zararlılara karşı ilaçlar kullanılmadan yapılan tarım (en azından teorik olarak) olduğuna göre, bu kavramlar çevresine ve diğer canlılara zarar vermeyen tarımı belirtiyor.
Fakat günümüzde artık hiçbirşey bu kadar açık ve net değil. Bio/organik
ürünler tüketirsek çevremize ve diğer canlılara zarar vermeyiz
rahatlığına kapılıp mışıl mışıl uykulara yatamıyoruz.
Kendi çapımda ufak bir araştırma yaptım. Kalkıp bir bio-market'e gittim
ve neyin içinde ne var, ne nereden geliyor diye etiketlere ve
ambalajlara biraz daha yakından baktım.
Bir kere ambalaj konusu sıradan marketlerden çok daha özenli değil. Ambalaj kirliliğini azaltmak mümkün değil.
Ayrıca bana karın ağrısı veren en önemli şey de ürünlerin katettikleri
yol. Bio-marketler de sıradan marketler gibi mevsim ayrımı yapmadan pek
çok ürünü yaz kış bulunduruyorlar raflarında. Domates, salatalık,
patlıcan yaz kış taze taze dünyanın uzak yakın pek çok ülkesinden
geliyor. Hint Okyanusu'ndaki Madagaskar'dan gelen litchi
bio-marketlerde de bulunuyor. Sadece fiyatı bio/organik olmayanın epey
bir üzerinde. Sonra yabani mango var. Galiba Yeni Zelanda'dan. (Yabani
olmayanına çok alışmıştık. Şimdi bir de yabanisi çıktı. Artık
onu da mutfağımızın önemli bir girdisi haline getireceğiz.) Bunlarsız yaşayamayız.
Yabani mangosuz veya litchisiz geçen bir gün düşünebiliyor musunuz? Ben
hayal bile edemiyorum. Sonra, Peru'da yeniden keşfedilen ve üretilmeye
başlanan değişik tahıllar müslilerimizin içinde yeralmışlar bile. Bir
de, dönerinden, hamurişlerine pek çok ürün de biz farketmeden gizli bir
ajan gibi yasal ve yasal olmayan üretimi nedeniyle Amazon bölgesinde
ciddi orman kıyımına sebep olan soya, bio/organik ürünlerde de yerini
almış durumda.
Gelelim kıssadan hissemize. Ormansızlaştırma pahasına üretilen, çok
uzak yolları katederek çok büyük enerjiler harcanarak marketlerimize
ulaşan ürünler bio/organik olabilirler. Ama bence ekolojik değiller.
Çünkü üretiminde ilaç veya kimyasal gübre kullanılmamış olsa da,
köşedeki markete ulaşana kadar harcanan fosil yakıtların (petrol,
kömür, doğal gaz v.b.), bu ticaretten pay almak uğruna büyük tarım
alanları açmaya yönelik ormansızlaştırmanın çevreye verdiği zararı
hesaba katarsak, bu tür bio/organik tarım ekolojik değil. Bu şekilde
soframıza ulaşan besin maddeleri de biyolojik olsalar da ekolojik
değil. Çünkü ekolojik sözcüğü canlıların içinde bulundukları çevre ve
diğer canlılarla ilişkilerini gözönünde bulundurmak ve aradaki dengeyi
bozmamak anlamına gelir.

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Ekolojik mi
Biyolojik (Organik) mi?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |