Diğer varoluşlar var ise; Hayal gücüyle şekillenirler. Onları inandırmak için kendi inançlarınız (Hayalleriniz) ön planda olmalıdır. Çünkü onlar sizin düşünceleriniz ile hareket ediyorlar. Tıpkı düşüncelerimiz ile hareket ettiğimiz gibi. Canımız Yaradan’ımız biz insanoğluna o kadar çok lütufları (İyilik, güzellik, hoşluk) var ki... Düşüncelerimiz durmasın diye; öncelikli “Akıl” ve “özgür irade” ile bizleri bize bırakmıştır.
Uzay ve uzaylı kavramlarında ki makale yazımda Uzaylılar var
ise; dost olduklarından bahsettim. Neden? Örnek: İnsanoğlu farklı yaşamsal bir
Dünya arayışı içindedir. Yaşayan bir Evren bulduklarında; insanoğlunun ilk
tepkisi ne olurdu? Evreni yok etmek mi isterdik? Hayır. Tam tersine yaşayan
canlılar ile uyumlu yaşama çabası olurdu. Farklı yaşamları tanıma çabasıyla
yaşardık. Bizler gibi akıllı canlılara yok dersek; insan oğlunun bencilliği
ortaya çıkar. İnsanoğlu akıllıysa Canımız Yaradan’ımız bizden muhakkak daha
akıllıdır. “Akıl akıldan üstündür.” Yazmamdaki neden budur. Canımız Yaradan’ımızın bizler ile paylaştığı “O”
kadar güzel lütuflar var ki; bir başka var oluşlar ile paylaşmaz ise haksızlık
olmaz mı? Canımız Yaradan’ımız sizce başka var oluşlara veya yok oluşlara haksızlık
yapar mı? Hayır. Biz insanoğluyla paylaştıklarını severek başka var oluşlar veya
yok oluşlar ile paylaşabilir. Her defa “Hayır” demek hata olur. Asıl
gerçeklerin “Hayal” olduğunu ve hiç kimseye haksızlık yapılmadığı ancak duru halimiz
ile; “Ruh” haliyle daha iyi anlaşılacaktır.
Dünya Uzay’ın içindeyse; bakış açısıyla, bir nevi Dünya’mızda
yaşayan canlılar ve insanoğlu da uzaylıdır. Nereli olduğumuz bakış açımız ile
değişir. Bedenlerimiz ten reklerimiz farklı olsa da bu farklılıklar sayesinde
Dünya güzel değil mi? Herkes aynı olsaydı Dünya çekilir miydi? Uzayda herkes
aynı olsaydı Uzay çekilir miydi? Bu yüzden herkes farklı düşüncelerde,
görünüşlerde, inançlarda... Geçmiş, şu an, gelecek... Biz insanoğlu Uzaylıları
ararken; Uzaylılar da aynı anda farklı yaradılışlar aramıyor muydu? İlk bulan
mı kazanır yoksa değer (sevgi, kıymet, inanç...) veren mi kazanır? “Uzaylılar
hep aramızdaydı” dersem. Korkmaya hiç gerek yok. Neden? İnanın ki uzaylılar biz
insanoğlunu kendilerinden bile çok seviyorlar. Canımız Yaradan’ımız onlara da
biz insanoğlu gibi sevgisiyle donatmıştır. Uzaylılar biz insanoğlunu ve Dünya’mızı
o kadar çok sevdiler ki... Gerekirse tüm Dünya’yı olduğu gibi kopyalayıp
çoğaltabilirler. Bazı insanoğlu ne kadar genetik kopyaya karşı çıksalar da;
kopya olmadıklarını nereden biliyorlar(?) Uzaylılar biz insanoğlunu o kadar çok
sevdiler ki Dünya var olduğundan beri hep buradaydılar. Hayal gücümüz ile birlikte
hareket ediyorlar. Amaçları onları nasıl seveceğimiz, onlardan korkmamamız...;
Dünya’da savaşlar hala devam ederken; insanoğlu farklı inançları, farklı
ırkları, farklı düşünceleri... Sevemiyorken; başka inançları, başka varoluş
veya yokoluşları, başka düşüncesel varoluşları sevebilecek miyiz? Uzaylıları
veya farklı var oluşları olduğu gibi kabullenebilecek miyiz? Dünya’daki insanoğlu
hala birbirleriyle bir bütün olarak anlaşamıyorken; farklı varoluşlar ile
anlaşabilecek miyiz?
Biz insanoğlunun çözemediği o kadar çok şey varken; farklı
var oluşların da çözemedikleri yok mu? Muhakkak vardır! Bir insanı tanımak ve
anlamak o kadar çok zor ki; farklı var oluşları tanıyp anlayabilecek miyiz? Biz
insanoğlu Uzayı hala aramaya devam etsek bile; “hayallerimizin ötesine” hangi
teknoloji yeter(?) Uzaylıların teknolojisi bile Uzayı bir bütün olarak görmekte
yetersiz olamaz mı? Uzayı
şekillendirecek olan inançlarımız, hayallerimiz, sevgimiz, teknoloji... Onların inancıyla Dünay insanlığın inancı
karşlaştırıldığında ortak bilinmeyen yine aynıydı “Canımız Yaradan’ımız”.
Asıl gerçeklik arıyorsak; Geleceği ve geçmişi şekillendiren,
var eden veya yok eden “Hayallerde” yaşadığımızı fark edeceksiniz. Şu an mı? Şu
an yaşadığımız andır! Şu an hayal ettiğimiz andır! Geçmişi var eden ve yok eden
hayaller; geleceği var edecek ve yok edecek olan yine hayallerdir...
Şu an ki gizli Dünya teknolojisiyle; bir çocukla oynar gibi
oynayan zihniyetlere cevaptır: Lazer ışınları ile, sinyaller ile bizler
çocukken oynardık. 5 tl lazer oyuncakları ile sizlerin milyarlık cihazlarınız
arasında fark vardır! Şunu unutmayın ki; o kullandığınız cihazlar, kimin veya
kimlerin hayalleriydi(?) Kim bilir, belki de sıra sizde. Farklı varoluşlar veya
yok oluşlar; sizler ile oynamak isteyebilirler. “O” an geldiğinde dileklerinize
( dua, düşünce, istek, hayal...) dikkat edin! Korkularınıza yenik düşmeyin!
...“Hayaller gerçek oluyorsa gerçekler hayaldir.”...