“Sinema öyle bir keşiftir ki bir gün gelecek, barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok, Dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, Dünya’nın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini, tanımalarını temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş, düşünüş farklarını silecek, insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır...” Mustafa Kemal Atatürk
Zaman ve süreç
olarak; ...bir gün (Gelecek)...barutun, elektriğin ve kıtaların keşfi(Geçmiş)...
Dünya medeniyeti (şu an ve gelecek)...(Gelecek)...(Gelecek)... Atatürk’ün bu
cümlesi gelecekte daha iyi anlaşılacaktır.
Dünya eski çağlarda; teknolojik yetersizliklerden dolayı
bağtıl inançlar ile neye benzediği, nasıl olduğu hayal edilirdi; ta ki okyanusları
geçecek gemiler icat edilenekadar. Şu an teknolojiyle Dünya’mızı bir bütün
olarak görebiliyoruz. Dünya Uzay’ın içinde yer alıyorsa; Uzay tümüyle neye
benzediği, nasıl olduğu hayal ediliyoruz; ta ki Uzay’ı geçecek teknoloji icat
edilenekadar. Gelecekte de Uzay’ı bir bütün olarak görebilecek miyiz?
Bazı düşünceler geçmişte “Hayal” olur. Hayallerimiz
şekillenir şu an “Gerçek” olur. Gerçek olamayacağını düşündüğümüz hayallerimiz
gelecek kuşaklara aktarılır...Gelecek kuşaklarda olması imkansız olarak
düşünülenler gerçek olur... Gelecek kuşaklarında yapamayacakları “Hayal” olur...
“Hayaller gerçek oluyorsa gerçekler hayaldir.” Sonucuna ulaşıyoruz... Bu
süreçler devam eder...
...SpaceMan... Uzay’ı bir insan olarak hiç düşündünüz mü?
Hücreleri Dünya, Ay, Güneş, Gezegenler, Galaksiler... Olan bir yaşam olamaz mı?
Bilim Uzay’daki bazı resimleri gen olarak tanımlamıyor mu? Bazı Uzay
resimleriyle genler arasında benzerlikler yok mu? Bu gibi soruların cevabını hem
geçmiş hem gelecek belirler. Yani hayalleri olan herkes... Hayalleri bu Dünya
ile sınırlı oldanlar için, Dünya’mızın bir sınırı var gibi görünüyor
(Atmosfer...) Hayalleri bu Dünya ile sınırlı olmayanlar için, Dünya’mızın bir
sınırı yok gibi görünüyor ( Hava...) Bu nedenden dolayı Dünya’mızın hem bir
sınırı var hemde bir sınırı yok gibidir! (Atmosfer nehirler, dağlar, tel
örgüler ile çevrili mi? Hayır) Yer yüzünde sınırları oluşturan inançsal
farklılıklardır. Kolaysa gökyüzünde görünür sınır oluşturun! Tabi ki gelecekte
Dünya da solunacak bir hava kalırsa... Hava kirletmek için; bir ülke başka bir
ülkeden uyduruk sözleşmeler ile “hava kirletme izin belgesi” satın alıyorsa; Dünya liderleri geleceğin hangi
yöne gittiğine dikkat etmelidir!
Etki ve tepki olarak düşünürsek; Şu an ki inançlarımız,
hayallerimiz, yaptıklarımız geleceği etkiliyorsa; gelecek inançalrımız,
hayallerimiz, yaptıklarımız olumsuz yönde etkileniyorsa; geleceği geçmişi etkilediği gibi, gelecekte
geçmişi etkiler. Örnek: Şu an ki zaman dilimi hem geçmiş hem de gelecek olamaz
mı(?)
Hangi hayalller çoğunluk tarafından kabul edilirse gerçek
oluyor gibi... Yeter ki hayaller içinde hayaller olmayalım! Bu yüzden herkesin
hayalleri bir yıldızdır. Ve herkes kendi yıldızında dilediği gibi düşünce
özgürlüğüne sahiptir. Bu yıldızların tümü bir yerden sonra bütün oluyor. Yani
tüm hayallerin veya gerçeklerin birleşmesiyle bir bütün... Bu hayaller
bütününde hangi Dünya da yaşayacağımız bizlerin tercihidir. Asıl gerçekler
bilindikten sonra; suçlu aramanın mantıksız olduğu fark edilecektir. Bu Dünya
sonsuz yıldızlardan yalnızca biriyse Canımız Yaradan’ımızın sonsuz hayal gücünü
düşünmek bile ne kadar güzel. Uzay
boşluğunda birer toz zerrecikleri gibiyiz; ancak birbirimizi etkileriz.
Her hayaliniz benim için bir yıldıza dönüşüyorsa muhakkak
bir nedeni vardır; Hayallerimiz bir yıldıza dönüşüyorsa bize kalan güzel
düşünmek, güzel hayaller kurmaktır. Kim kötü bir Dünya’da yaşamak ister ki?
Dünya derken bir tek bu Dünya’yı düşünerek yaşıyorsak, insanoğlu için bu Dünya
hep varolacaktır... Hiç kimse Canımız Yaradan’ımızdan daha adaletli, eşit,
dürüst, açık sözlü... Olamaz! Canımız Yaradan’ımızı görmemize, konuşmamıza hiç
gerk olmadan içten dualar (yaptıklarımızla, düşüncelerimizle, isteklerimizle,
hayallerimizle...) ile geleceğimizi şekillendiren bizleriz.
Neden Atatürkün sözüyle başladım derseniz? Sinema görsellik,
kurgu, ses... olarak hayallerimizi veya düşüncelerimizi en iyi ifade eden
yöntemdir. Kimi filmler gerçektir; kimi filmler gerçeklerin ötesinde veya
hayallerimizin ötesindedir. Veya hayallerimize biraz yakınlaşmıştır... Tüm
hayaller paylaşıldıkça filmlere konu olur. Şu an yazım makalesinde olduğu gibi
hayallerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Paylaşın ki hayalleriniz çoğalarak size
yansısın... Herşeyi gören sizce nedir? Aynaya bakmak ve olduğunuzu görmek kolaydır;
Bir ayna gibi düşünmek ve düşüncelerinizi ( anlatmak istediklerinizi,
hayallerinizi...) bir başkalarına ayna gibi yansıtmak zordur! Aynada
gözlerinize iyice bakın; sizlerden başkalarının asla göremeyeceği; ancak
hayallerinizde yaşayacak gerçeklerin başlangıcı gözlerinizdedir.