Okunma: 3454 kez
Değişimin kaçınılmaz olduğu günümüzde, organizasyonların faaliyette bulundukları çevre geçmişte olduğundan çok daha farklı bir durum haldedir. Bu çerçevede faaliyette bulunmak zorunda olan etkili bir yönetim, sürekli yeni sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Şüphesiz bu sorunlarında geciktirilmeden, en kısa sürede çözümlemesi gerekmektedir.
Bununla birlikte küresel rekabet, hizmet kalitesindeki yenilikler,
müşteri beklentilerindeki değişim, iletişim teknolojisindeki gelişmeler
ve toplam kalite anlayışı gibi gelişmeler yöneticileri aktifliği ve
devamlılığı sağlama konusunda sıra dışı düzenlemeler yapmaya
itmektedir. Bütün bu gelişmeler, örgütler için insan kaynaklarının
önemini giderek arttırmaktadır.
Günümüzde örgütler, iş görenleri güçlü kılmanın yollarını aramaktadırlar.
Bu
şekilde çalışanların örgüt içi girişimcilik ve yaratıcılığından
yararlanmaya çalışmaktadırlar. İşletmeler, dünyadaki devinime ayak
uydurabilmek için çalışanlarını güçlendirmeli. Çalışanların yenilikçi
yanlarını ön plana çıkarma gereksinimleri, eskiye nazaran daha çok
hissedilmektedir. Artık örgütler çalışanlarından daha fazla şey
istemektedir. Bunun nedenleri arasında artan müşteri beklentileri,
küreselleşme, farklılaşan çalışma koşulları ve karmaşık olan
teknolojiler gösterilebilir. Geçmişteki katı kontrol hiyerarşisi ve
geleneksel emir – komuta zinciri bugün popülaritesini yitirmiştir. Bu
tür geleneksel yaklaşımlar yerine, çalışanlar sorumluluk almayı ve
kişisel olarak girişimde bulunabilmeyi öğrenmelidirler. Buda “personel
güçlendirme” demektir. Personel güçlendirme ile ilgili 4 yaklaşım söz
konusudur. Bu yaklaşımlar:
1- Çalışanlara, yeterli eğitimin
verilmesi ve yönlendirme ile birlikte, işi kendi kendilerine idare
etmelerine yardımcı olmaktadır.
2- Başarılı ve uygun rol modelleri sağlamaktadır.
3- Sosyal güç ve ikna olarak kullanılmaktadır.
4- Duygusal destek vermektedir.
Bir
çok bilim adamı ve örgüt yöneticisi, işletmelerde rekabetten istifade
sağlayan asıl kaynağın çalışanlar (iş görenler) olduğu ve zafere
ulaşabilmek için tüm çalışanların katılımının sağlanması gerektiği
konusunda hemfikirdirler. Örgütsel verimliliğe ulaşabilmek adına,
eldeki insan kaynakları en etkin biçimde kullanılmalıdır. Yani
“güçlendirme” yönetimsel verimliliğin en önemli bileşenidir
diyebiliriz. Ayrıca güçlendirme, “grup” bilincini de geliştirir.
Çalışanlar,
işleri üstünde sahiplenme hissettikleri zaman personel güçlendirme
gerçekleşir.Güçlendirilmiş kişiler, yaptıkları işlerin kendilerine ait
olduğunu hisseder ve daha fazla sorumluluk üstlenirler. İşlerinden
hoşlanırlar ve işlerin yapılmasında inisiyatif gösteririler. Sonuç
olarak, işletme içindeki etkinlikleri artar.
Nazan baykal

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Örgütlerde Personel Güçlendirme
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |