GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | GenKampüs | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Biyoloji arrow İslam Düşünürlerinde Evrim Fikri Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 27 2008

İslam Düşünürlerinde Evrim Fikri Yazdır E-posta
(0 Oy)



 Facebook'ta Paylaş

GenBilim Editorial   
Perşembe, 27 Kasım 2008
Okunma: 2766 kez

Evrim Teorisi’ni, Batı’nın, İslam düşüncesinden aldığını söylemek için yeterli ve tutarlı delil bulunmamaktadır. Bazılarının yaptığı gibi Anaximandros’ta Evrim Teorisi’ni aramak hata olduğu gibi, İslam düşüncesi içindeki İhvan üs-Safa’da Evrim Teorisi’ni aramanın da hatalı olduğu kanaatindeyiz.[76] Bu söylemimiz İslam düşünürlerinde “evrim” fikri olmadığı anlamına gelmemektedir.Bazı araştırmacılar bu düşünürlerdeki “evrim” kavramına işaret ettiklerinde, birçok kişinin “evrim” kavramıyla biyolojik “Evrim Teorisi”ni karıştırdığına tanık olunmaktadır.

İslam düşüncesinin Batı’nın modern biliminin ve biyolojisinin oluşumunda hem deneyci ve gözlemci metodolojiyi teşvik ederek, hem kendi deney ve gözlem sonuçlarını aktararak, hem de Grek medeniyetinin mirasıyla Batı’yı buluşturarak etkili olduğu doğrudur. Fakat Lamarck ve özellikle de Darwin tarafından ortaya konan, sonra başta genetik olmak üzere biyolojideki gelişmelerle yeniden formüle edilen biyolojik Evrim Teorisi’ni, Batı’nın, İslam düşüncesinden aldığını söylemek için yeterli ve tutarlı delil bulunmamaktadır. Bazılarının yaptığı gibi Anaximandros’ta Evrim Teorisi’ni aramak hata olduğu gibi, İslam düşüncesi içindeki İhvan üs-Safa’da Evrim Teorisi’ni aramanın da hatalı olduğu kanaatindeyiz.[76] Bu söylemimiz İslam düşünürlerinde “evrim” fikri olmadığı anlamına gelmemektedir. Bazı araştırmacılar bu düşünürlerdeki “evrim” kavramına işaret ettiklerinde, birçok kişinin “evrim” kavramıyla biyolojik “Evrim Teorisi”ni karıştırdığına tanık olunmaktadır. Bu çok tekrarlanan ve dilin yanlış kullanılmasından kaynaklanan hata, sıkça tarafların anlaşılamamasına sebep olmaktadır.

“Evrim” kavramı ile daha kompleks bir varlık türünün daha basit bir varlıktan meydana gelmesi kastedilir. Örneğin gaz bulutlarının sıkışmasından gezegenlerin oluşumu şeklinde kozmolojik seviyede bir evrim de, hidrojen ve oksijenin birleşmesinden suyun oluşması şeklinde kimyevi seviyede bir evrim de “evrim” kavramının içine girer. Biyolojik anlamda ise Lamarck ve özellikle Darwin tarafından ortaya konan Evrim Teorisi ile her bir canlı türünün, diğer bir türün değişimi sonucu oluştuğu kabul edilir. Bu yüzden türlerin sabitliğini savunan herkes Evrim Teorisi ile tam zıt kutuptadır. “Evrimci” fikirleri gösterilen fakat türlerin değişmezliğini savundukları da aynı araştırmacı tarafından gösterilen Nazzam[77], Biruni[78], İhvani Safa[79] “evrimci” kabul edilseler de, Evrim Teorisi’ni önceden sezinledikleri söylenemez.

Cahız, canlılar arasındaki hayat kavgasından, Biruni varyasyonlardan ve türlerin seçimi ile ıslah edilmelerinden bahsetmişlerse de hiçbirinin bugünkü anlamda bir Evrim Teorisi’ni savunduğu söylenemez.[80] Canlıların arasında “varlık mertebeleri” olduğu görüşünü ve bu görüşe göre canlıları sıralamayı Evrim Teorisi’nden ayırt etmek zorundayız. Aynı hata Aristoteles için de yapılmış, onun canlıları “varlık mertebelerine” göre dizişinden, Evrim Teorisi’ni öncelediğini düşünenler olmuştur. İbn Miskeveyh’te canlıları varlık mertebelerine göre ayıran hiyerarşik bir diziliş, basit canlıdan kompleks canlıların evrimleştiğini söyleyen sıralamayla benzeyebilir.[81] Fakat “varlık mertebelerine” göre canlıyı dizişte canlı türlerinin birbirlerinden evrimleştikleri iddiası yer almazken, Evrim Teorisi’nin en önemli izahı budur.

Bazı düşünürler ise Kuran’da bir ceza olarak anlatılan “mesh” olayına dayanarak bir türden diğerine dönüşmeyi mümkün görmüşlerdir (Bu konu 3. bölümde işlenecektir). Fakat türler arası değişimi mümkün görmekle veya sınırlı sayıda türün birbirinden evrimleşmesiyle, bütün türlerin evrimleşerek oluştuğunu söyleyen Evrim Teorisi arasında önemli fark vardır. Türler arası geçişi mümkün görmekle bütün türlerin birbirinden oluştuğunu söyleyen sistematik bir görüş ortaya koymak arasında ciddi bir mesafe farkı vardır. Türler arası geçişin olabileceğini söyleyen biri, Evrim Teorisi’ni daha rahat kabul edebilir, bu kişi türler arası geçişin olmadığını savunandan Evrim Teorisi’ne daha yakındır. Fakat bir düşünürün, sırf türler arası geçişi mümkün gördüğü için Evrim Teorisi’ni öncelediğini söylemenin de zorlama olacağı kanaatindeyiz.

Müslüman düşünürlerde “evrim” görüşü olduğunu söyleyenler üç tip evrim kastetmektedirler. Bunların birincisi biyolojik evrimdir ve türlerin değişimi bu evrimin konusudur. İkincisi sosyal evrimdir ve medeniyetlerin gelişimi gibi faktörler buna dahildir. Üçüncüsü ise insanın ahlaki ve manevi açıdan gelişiminin kastedildiği psikolojik evrimdir.[82] Günümüzde birçok kişi evrim kavramıyla Evrim Teorisi’ni anladığı için, bu saydığımız üç evrim görüşünden herhangi biri kastedildiğinde ayırım yapılamayabilmektedir. Örneğin Mevlana’nın manevi açıdan gelişimi kasteden şiirlerinin, biyolojik Evrim Teorisi’ni öncelemesi şeklinde yapılan yorumlar doğru görünmemektedir. Mevlana’nın izahları da, canlıların, hiyerarşik varlık mertebelerine göre dizilmelerini öngören “varlık skalası” anlayışı ile ilgilidir.  Cahız’ın evrimi öncelediğini söyleyen bir görüş Cahız’ın bilimsel, biyolojik yaklaşımından dolayı daha çok tartışmaya değerdir, fakat tasavvufi şiirsel bir eserin birkaç beytinden dolayı Mevlana’yı biyoloji alanına çekmek bizce hatadır. Mevlana’nın, kendi alanındaki birinden beklendiği gibi psikolojik evrime işaret ettiğini veya ruhsal tekamülü vurguladığını söylemek daha doğru olacaktır.

Bazı İslam düşünürlerinin doğal seleksiyona ve dönüşümcülük fikrine işaret etmeleri önemlidir.[83] Fakat bu izahlara dayanarak Evrim Teorisi’nin, Müslüman düşünürler sayesinde veya onlar tarafından ortaya konduğunu söyleyecek yeterli, sistematik ve ikna edici verilere sahip değiliz. Canlılar dünyasında doğal seleksiyonun varlığını tespit etmek ile yeni türlerin oluşumunu Darwin gibi doğal seleksiyon ile izah etmek çok farklıdır. Türlerin değişimine işaret edilmesi ise biyolojik açıdan ciddi öneme sahiptir. Fakat bütün türleri böylesi bir değişimin sonucu görmek ile bu değişimin sınırlı şekilde gerçekleştiğini söylemek de epey farklı fikirlerdir. Diğer yandan, Evrim Teorisi ile karıştırmamak gerekmekle birlikte birçok ünlü İslam düşünürünün felsefelerinde “evrim” kavramının önemli bir yere sahip olduğu rahatlıkla söylenebilir.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
Untitled 1
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
Sponsor Bağlantılar

Nbrsin: Ne yapıyorsun?

GenBilim
GenBilim
GenBilim
Son Etkinlikler
Yakın tarihte gerçekleşecek etkinlik bulunamadı.
GenBilim