Çin'de yaklaşık 5.000 yıl önce Uygur Türkleri tarafından bulunmuştur.Bugüne ulaşmış en eski Çin kitabı Huangdi Neijing'in yazdığı "Canon of Medicine" kitabıdır. Song hanedanı zamanında Wang Weiyi 'nin önderliğinde 1027 yılında akupunktur noktalarının yerlerini ve meridyenleri gösteren iki tane normal insan ölçülerinde bronz heykeller yapılmıştır.
Ming hanedanı zamanında yaşamış olan akupunkturist Yang Jizhou 1601'de
"Akupunktur ve Moxibustion'un Özeti" adlı eseri yayınladı. Bu kitap
yazıldığı günden günümüze önemli bir referans kitap olarak işlev
görmüştür.
1948'de Çin Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ardından akupunktura büyük önem
verilmiş ve yaygın bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
17.yüzyılda özellikle Cizvit misyonerleri doğuda öğrendiklerini ve
gözlemlerini Avrupa'ya aktarmışlardır. Bunlardan ilki Harviyen 1671
yılında Fransa'da Grenoble'de gözlemlerini topladığı kitabını
yayınlamıştır. Daha sonra Willhem ten Ryhne isimli Hollandalı cerrah
1683'de Latince ve Almanca olarak akupunktur üzerine bir kitap
yazmıştır.
18. yüzyılda Avrupa'da 18 hekimin akupunktur hakkında yazıları vardı.
Bunların en önemlileri Valsalva (1707), Kaempfer (1712-1749), Du Halde
(1739), Cardonne (1770), Du Jardin (1774) ve Siebold (1781)'dir.
19.yüzyılda ise bu yazarların sayısı 140'a yükselir. Bunların en ünlüsü
Dr. Berlioz, ünlü kompozitörün babasıdır ve kronik hastalıklar ve
akupunktur üzerine yaptığı çalışması onu otorite haline getirmişti.
1825'de şövalye Dr.Sarlandiere elektropunktur hakkında çok güzel bir tez yayınlamıştır.
1929'da Dr.Ferrey Rolles akupunkturla ilgili Japonca kitapların
Fransızca çevirileri ile ilgilenmiştir. Bunları Fransa'nın eski Çin
konsolosu Saurerie de Mourant'dan elde ederek Homeopati Francais isimli
dergide yayınlamıştır.
1934'de çok sayıda Fransız doktorun ısrarı üzerine Saurerie de Mourant
toplayabildiği önemli dokümanları "Gerçek Çin Akupunkturu" isimli
kitabında yayınlamıştır.
1950'lerde Dr. Nakatani Japonya'da temelinde akupunktur prensipleri bulunan ryodoraku yöntemini geliştirmiştir.
1957 de Fransa'da Dr. Nogier kulağın ters homunculus şeklinde olduğunu
ve kulakta bütün vücut noktalarının bulunduğunu ileri sürerek
auriküloterapi'yi geliştirmiştir. Aynı dönemde İngiltere'de Sir Henry
Head teorileri ile akupunkturu açıklamaya çalışmış, Felix Mann
yayınladığı akupunktur kitapları ile akupunkturun yaygınlaşmasına ciddi
katkılarda bulunmuştur.
Akupunkturun batıda yoğun yükselişi ise 1972 yılında A.B.D. başkanı
Nixon'ın Çin gezisinden sonradır. Bu geziye katılan bilim adamları
akupunkturu Çin'de yakından gözlemleme şansını bulmuşlar ve sonrasında
da batıda akupunktur üzerine ciddi bilimsel çalışmaları
başlatmışlardır.