Okunma: 14620 kez
Teknoloji dediğimiz şey öncelikle yeniliklerin ve gelişimlerin insan hayatını kolaylaştıracak biçimde uygulanması anlamını içeren genel bir kavramdır. Peki teknoloji gelişirken ve gün geçtikçe insan hayatında daha çok yer edinip, işleri kolaylaştırırken yani bütün bunları yaparken hiç zararı olmuyor mu? Tabiki oluyor.
Doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz önde etkileyen çevre sorunlarına “Çevre Kirliliği” adı verilir.
Teknolojinin neden olduğu çevre kirliliğinin sebepleri ve yol açtığı sorunlar şöyledir:
Çevre Kirliliğinin Sebepleri:
- Trafiğe her yıl daha fazla sayıda araç çıkmakta ve bu araçların
yaydıkları egsoz dumanları ozon tabakasının incelmesine sebep
olmaktadır.
- Ormanların kağıt üretimi, toprak genişletilmesi, hayvancılık alanı
oluşturmak gibi sebeplerle denetimsizce kesilmesi, ağaçların gündüzleri
oksijenli solunum yaparak ortama oksijen salınımı yapmasını kısıtlıyor.
- Fabrika bacalarından çıkan zehirli gazla atmosferi kirleterek,
havadaki oksijen oranını azaltmaktadır. Ayrıca havanın bu denli
kirlenmesi asit yağmuru olarak inerek toprağı da etkilemektedir.
- Hastalık taşıyan hayvanlarla ortama geçen bakteri ve virüslerin sulara veya havaya karışması.
- Fabrikalardan atılan arsenik, siyanür, fenol gibi toksik endüstri atılarının sulara karışması.
- Tankerler veya borularla taşınan petrolün kaza sonucu sulara karışması.
- İnorganik tuzlar, zirai mücadele ilaçları ve yapay organik kimyasal maddelerin sulara karışması.
- Radyoaktivitenin etkisi yani: Nükleer enerji santralleri, çeşitli
nükleer denemeler, tıbbi içerikli üretimler ve çeşitli endüstri tipi
üretimleri, radyoaktif maddeye sahip hayvansal ürünler (et, balık, süt,
vb.) ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve
diğer canlılara taşır. Böylece bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak
ve kansere neden olmak gibi sorunlara yol açar.
Önemli Not: Atmosferdeki ve topraktaki kirletici maddeler asırlar sonra da olsa eninde sonunda suya geçerler.
Çevre Kirliliğinin İnsan Üzerindeki Etkileri:
- Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan
sülfürdioksit, solunum yolu problemlerine yol açıyor; üstelik akciğer
dokusunu da zedeliyor. Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını
etkiliyor. Kurşun ise çocuklarda beyin zararlarına yol açıyor. Yine bol
miktarda bulunan nitrojendioksit, nefes almayı güçleştirirken astıma da
neden oluyor.
- Sulara karışan bakteri, virüs ve çeşitli kimyasal yapılar insan vücuduna girerek her çeşit hastalığa yol açabilmektedir.
- Radyasyonun insan vücudunu etkilemesiyle bağışıklık mekanizması
felce uğrar ve insan vücudunda kanserli hücrelerin oluşumu ve yayılımı
gözlenir.
Teknolojinin Zararları:
Teknoloji ürünlerinin neredeyse tamamı elektrikle çalışmaktadır.
Elektrikle çalışan her alet bir elektromanyetik alan oluşturur. İnsan
beyninin de kendine ait bir elektromanyetik alanı vardır. Çünkü
sinirler nöronlar aracılığıyla elektriksel uyarıları beynin çeşitli
yerlerine ulaştırarak çalışırlar. Bu nedenle günlük hayatta
kullandığımız her elektrikli cihaz mutlaka bizi olumsuz etkilerler.
Örneğin cep telefonu ile bize en az zarar verecek şekildeki konuşma
süresi doktorlarca günlük azami 5dk olarak açıklanmıştır. Tabiki bu 5dk
süresince telefonun yaydığı elektromanyetik dalga miktarı maksimum
seviyesine çıkar ve insanın beyin ısısının artmasına neden olur.
Beyindeki bu manyetik düzensizlik, uzun vadede beyin hücrelerinin
ölmesine ve özellikle kulaktaki birtakım organların görevini
yitirmesine yol açmaktadır. Bu da duyu kaybı ve denge bozuklukları gibi
etkilere neden olabilmektedir.
Elektromanyetik alan konusunda en çarpıcı ve tehlikeli örnek olarak
cep telefonunu verdik. Fakat günlük yaşamımızda kullandığımız bluetooth
cihazlar, kablosuz ürünler(modemler, fareler, klavyeler, oyun
kumandaları vs.), televizyonlar, crt ve lcd monitörler gibi birçok alet
oluşturdukları manyetik alan miktarlarına göre insan vücudunu ve
kimyasını olumsuz etkilemektedir.
Benzer şekilde yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan
çocuklarda Amerikan Bilimler Akademisi tarafından yapılan incelemeye
göre lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu
tespit edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim
hatları ve elektrikli aletlerin kanser riskini artırdığını
göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri
nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil
derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas,
gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokuları olarak
açıklanmıştır. Yani gün içinde teknolojiden yararlandığımız ölçüde
giderek artan oranlarda zarar görmekteyiz.
Baz istasyonlarına veya büyük çanak antenlere yakın yerler de manyetik kirlenmenin fazla olduğu bölgelerdir.
Bu nedenle teknolojiyi mümkün olduğunca ve sadece olmazsa olmaz
önemdeki ihtiyaçlarımız için kullanıp, özellikle cep telefonu
görüşmelerimizi kısa tutmaya ve cihazı mümkün olduğunca vücudumuzdan
uzakta bulundurmaya özen gösterelim.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Teknolojinin Zararları ve Çevre Kirliliği
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |