Okunma: 3299 kez
Haydi, kolaysa gel de kötü söz söyle, küfret karşındakine. Malından çal, ırzına saldır, canına kıy karşındakinin; yapabiliyorsan. Ben-sen-o Bir’ken ancak kendine-tüm kâinata zulmetmiş olursun!
Kuantum, 20. yy.ın başında atom altı seviyelerde tabiatın işleyişinde bir takım ‘garipliklerin’ keşfi sonucu doğan yeni fizik dalının sıfatı olarak bilinir: ‘kuantum fiziği’ şeklinde. Kelime kökeni itibariyle kuantum, ‘kuanta’ kelimesinin çoğulu: kuantum=kuantalar.
Kuanta, bu fiziğin kurucu babalarından Max Planck’ın
ışığın dalga halinde kesintisiz-sürekli olarak değil de
kesintili-süreksiz, yani kuantum-kuantalar halinde yayıldığını ifade
etmek için önerdiği, Latince’de ‘kesikli dilim’ anlamına gelen bir
kelime. ‘Atom altı seviyelerde – metrenin milyarda biri mertebeleri –
tabiatın işleyişinde bir takım gariplikler’ derken kasıt, o seviyedeki
âlemin üyelerinin (elektronlar, nötronlar ve protonlar bu üyelerin en
meşhurlarındandır) bizim nazarımızdan bakıldığında hem dalga hem de
parçacık, hem enerji hem de madde olmaları ve aynı anda bir derece her
yerde bulunabilmeleri; o âlemde olayların ne zaman ve nerede
gerçekleşeceğine dair ancak ve ancak ihtimaller-kısmetler dilinden
konuşabileceğimiz.
Telepati, -popüler anlamıyla- birbirlerinden
uzakta farklı yerlerde bulunan kişilerin ek hiçbir teçhizat olmaksızın
(beyinlerinden başka!) aralarında gerçekleştirdikleri düşünce aktarımı
olarak bilinir. (Gerçekliği ve doğruluğu mevcut ortodoks egemen bilim
anlayışınca reddedilmekle beraber, böyle bir fenomenin gerçek olması ve
kontrol edilebilmesi durumunda sağlayabileceği potansiyellerin
büyüklüğü, geçmişte Sovyetler Birliği gibi resmi ideolojisi
materyalizm-ateizm doğrultusunda şekillenmiş bir ülkenin dahi bu konuya
eğilmesine sebep olmuştur. ) Kelime kökeni itibariyle ise, Yunanca
tele-patheia: uzaktan-etkileşim anlamına gelmektedir. Yani, arada
bilindik anlamda herhangi bir iletim teçhizatı olmaksızın
enformasyonun-bilginin kâinatın bir noktasından diğer bir noktasına
anlık olarak taşınması.
Kuantum telepati ise, kuantum
fiziğinin önümüze serdiği garip olgulardan bir tanesini tanımlamakta
kullanılan bir terim. Bu olgu, atom altı seviyedeki âlemin üyelerinin
fiziksel ölçülebilir niceliklerinin bilgisini (enerji, momentum vb.)
birbirleri arasında adeta telepati yapar şekilde davrandıklarıdır.
Olgunun ilk gündeme gelişi, kuantum fiziğinin doğmasında büyük
katkıları olan fakat daha sonraları bu yeni fiziğin ihtimallere ve
belirsizliklere dayalı kâinat tasavvurundan hoşlanmayarak muhalif bir
pozisyon alan Einstein’ın, kuantum fiziğinin öngörülerini çürütmek
amacıyla doktora talebeleri Podolsky ve Rosen ile 1935 yılında ortaya
attığı EPR (Einstein-Podolsky-Rosen) düşünce deneyi (1) ile olmuştur.
EPR paradoksu olarak da adlandırılan bu düşünce deneyinde Einstein
özetle şöyle bir sistem (*) öneriyordu.
“Ortak bir kaynaktan
yayımlanan elektron çiftleri düşünelim. Bu elektron çiftlerinden bir
tanesi gözlemci Ali’nin bulunduğu A noktasına, diğeri ise gözlemci
Burcu’nun bulunduğu B noktasına doğru yol alıyor olsun. Ortak bir
kaynaktan beraber yayımlandıkları için, fiziksel korunum yasaları
gereği elektron çiftinin yayımı öncesinde sıfır olan spin-dönme
büyüklüğü (yani soldan sağa veya sağdan sola net bir dönme etkisinin
olmaması), elektron çiftlerinin yayımı sonrasında da sıfır olarak
kalmalıdır. (Yani elektronlardan bir tanesi soldan sağa dönüyorsa,
diğeri de bunu dengelemek için sağdan sola aynı spin büyüklüğüyle
dönüyor olmalıdır.) Kuantum fiziğinin en garip, ama ispatlanmış
bulgularından bir tanesi de bir kuantum sisteminin gözleme tabi
tutulmadığı durumda matematiksel olarak alabileceği tüm hallerin aynı
anda fiziksel olarak gerçek olması, fakat gözleme tabi tutulduğunda ise
matematiksel olasılıklarından ancak bir tanesinin fiziksel gerçekliğe
dönüşmesidir. Bu bulgu doğrultusunda, bir kuantum sistemi olan bu
elektron çiftinin matematiksel olarak alabileceği iki hal vardır:
1: A elektronunun spini soldan sağa ve B elektronunun spini sağdan sola
2: A elektronunun spini sağdan sola ve B elektronunun spini soldan sağa
Ali veya Burcu gözlem yapmadıkça, kuantum fiziğine göre kurabileceğimiz
tek cümle %50 ihtimalle 1. halin ve %50 ihtimalle de 2. halin geçerli
olduğudur. Yani, A elektronu açısından bakacak olursak; %50 ihtimalle A
elektronunun spini soldan sağadır ve %50 ihtimalle de sağdan soladır. A
elektronunun spini gözlemlenmedikçe her iki ihtimal de eşit derecede
geçerli ve gerçektir. Bu durumun aynısı elbette B elektronu için de
geçerlidir.
Elektronlardan bir tanesini gözlemlemiş olalım,
mesela Ali kendi tarafındaki elektronun spininin soldan sağa olduğunu
görsün. Eğer kuantum fiziğinin öngörüleri doğru ise, aynı anda, A ile B
arasındaki mesafe ne olursa olsun (isterlerse iki ayrı galakside
bulunsunlar) Burcu da kendi tarafındaki elektronun A’yı dengeleyecek
şekilde spini sağdan sola olacak şekilde davranmaya başladığını
görecektir. Yani, A ile B arasında adeta anlık bir kuantum telepati
gerçekleşmektedir. Böyle bir anlık, sonsuz hızda etkileşim ise,
kâinatın hız limitinin ışık hızı olduğunu söyleyen görecelik teorisi
ile çelişecektir. Dolayısıyla kuantum fiziğinin öngörüleri eksiktir,
yanlıştır.”
Daha sonraki yıllarda yapılan gerçek deneyler,
Einstein’ın doğru söylediğini göstermiştir. Çok önemli bir farkla ki,
gerçekten de kuantum âleminde parçacıklar birbirleri arasında telepati
yapar gibi davranmaktadırlar. Dolayısıyla, Einstein’ın kuantum fiziğini
çürütmek amacıyla ortaya attığı deneyin bizatihi kendisi kuantum
fiziğinin doğru çalıştığını kanıtlayan enstrümanlardan biri olmuştur.
EPR deneyinin yorumlarından bir tanesi, üstte özetlemeye çalıştığım
gibidir. Yani, kuantum âleminin elektron, nötron, proton vb.
varlıkları, eğer aynı kaynaktan oluşmuşsa, birbirleri arasında telepati
yapar gibi davranmakta, birbirlerine dair fiziksel bilgileri kâinatın
neresinde olurlarsa olsunlar anlık paylaşmaktadırlar. Biri
Samanyolu’nda, diğeri Andromeda’da olsa dahi.
EPR’nin diğer
bir yorumu ise, aynı kaynaktan oluşan kuantum varlıklarının farklı
konumlarda olsalar dahi aslında başlangıçtan beri birbirlerinden hiç
ayrılmadıkları, aralarında daima bir kuantum bağının mevcut olduğu
şeklindedir. Üstteki örneğe dönecek olursak, A ile B elektronunu
birbirinden ayrı gösteren farklı mekânlarda olma hali adeta bir
illüzyondur, gerçekte A ile B hiç birbirinden ayrılmamıştır.
Dolayısıyla A’ya etki eden bir şey anında B’ye de etki etmektedir çünkü
A ile B birbirinden ayrı değerlendirilemeyecek derecede bütünleşiktir.
EPR’nin hangi yorumunu benimsiyor olursak olalım, kuantum âleminin bu
düsturundan kendi âlemimizin üyeleri olarak çıkaracağımız bazı dersler
ve esinlenebileceğimiz bazı hikmetler olduğunu düşünüyorum. Mevcut
bilim bilgimiz gereği, kâinatın başlangıcı Büyük Patlama anında şu an
kâinatı oluşturan tüm parçalar; gezegenimizdeki biz dâhil tüm
canlıların vücudundaki karbon atomlarından, Güneş’imizdeki hidrojen
atomlarına dek her şey ama her şey aynı kaynaktan çıktığına göre
esasında her birimizin atomlarının akrabaları tüm kâinata yayılmış
durumda. Ben-sen-o birbiri içine geçmiş halde aynı büyük gerçekliğin
farklı yansımalarıyız sadece. Bizi birbirimize birbirimizden farklı
gösteren, kâinat çapında bir büyük hokus pokus. O hokus pokusun perdesi
kalkınca, her şeyin Bir’in bir izdüşümü olduğu beliriyor. Sufilerin her
şeyin Hayy’dan gelip Hu’ya gittiğini söyledikleri mertebe, Hallacı
Mansurlar’ın ‘Enel Hak’ dedikleri mertebe hiç umulmadık bir anda
kuantum laboratuarlarında çıkıyor 20. yy insanının karşısına...
Haydi, kolaysa gel de kötü söz söyle, küfret karşındakine. Malından
çal, ırzına saldır, canına kıy karşındakinin; yapabiliyorsan. Ben-sen-o
Bir’ken ancak kendine-tüm kâinata zulmetmiş olursun!
(1) Düşünce deneyi: İnsan
aklından ve düş gücünden başka bir düzeneğe ihtiyaç duymayan hayali
deneylere verilen genel isimdir. Fakat elbette bu tür deneylerin
kurgulanmasında fizik yasaları temel alınmaktadır.
(*)
Deneyin, David Bohm’un önerdiği daha basit bir versiyonunu
anlaşılabilirliği artırmak amacıyla basitleştirilmiş bir dille
sunuyorum.

Etiketler:
Bilimler
Psikoloji
Kuantum Telepati
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |