Okunma: 5632 kez
İnsan beyni hiç bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir. Beynin içine derinlemesine girildikçe, bizim kavrayabilme sınırlarımızı zorlayan detaylarla karşılaşırız, orda henüz kavramayı tam olarak beceremediğimiz bambaşka bir dünya vardır.
Bizim yerimize düşündüğünü zannettiğimiz beyin aslında karar verme yeteneğine sahip olmayan basit hücrelerden oluşur.
Dişideki yumurta hücresinin, erkekten gelen sperm hücresiyle
birleşmesi sonucu meydana gelen hücre, tekrar-tekrar bölünerek
binlerce, milyonlarca hücre oluşturur. Vücutta bulunan tüm hücrelerin
ortak özellikleri vardır. Çekirdek, mitekondri, sitoplazma vb… Fakat
her hücre farklı bir dokuyu oluşturur. Beyin ve sinir sistemini
oluşturan hücrelere nöron denir. Nöronların ise diğer hücrelerden
belirgin olarak görülen farklılıkları akson ve dendrit adı verilen iki
uzantılarının olmasıdır. Hücre çoğalmasının 18. gününde sinir
sisteminin ilk farklılaşmaları oluşmaya baslar. Embriyonun sinir
sistemi oluşmaya başlarken başkalaşan sinir hücrelerinin akson ve
dendritleri hücre gövdesinden uzar. Her nöronun sahip olduğu akson ve
dendritlerin uzunlukları birbirinden farklıdır ve hepsi sahip oldukları
uzunluklara göre bir görev üstlenmişlerdir. Mesela, omurilikten ayağa
mesaj iletecek akson 1 m. uzunluğundayken, gözümüzden beynimize uzanan
diğer bir akson sadece 5 cm. uzunluğundadır. Vücuttaki milyarlarca
akson ve dendrit, görevlerini gerçekleştirmek için sadece kendilerine
gerekli olacak uzunluğa kadar gelişir ve ardından büyümeleri durur.
Vücuttaki tüm nöronların sahip olduğu bu uzantılar sayesinde tüm
bilgiler gereken yerlere iletilir. Nöronların bu şekilde olması,
vücudun her kösesine yayılarak sinir sistemimizi oluşturmalarını ve
vücudumuzdaki haberleşmeyi çok hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerini
sağlar. Böylece beyin vücuttaki her noktadan eksiksiz bilgi alır.
İletişimin en önemli elemanları ise elbette ki nöronlardaki akson ve
dendritlerdir. Her ikisi arasında çok uyumlu bir iş bölümü vardır.
Dendritler gelen mesajı hücre gövdesine iletmekle, aksonlar ise hücre
gövdesinde değerlendirilen bu mesajı başka bir nörona iletmekle
görevlidirler.
Bir nöronun birden çok dendrite sahip olması onun vücudunun değişik
yerlerindeki nöronlarla birebir iletişim halinde olmasını sağlar. İnsan
bedenindeki 100 milyar nöron göz önüne alındığında ve bunların her
birinin birden fazla dendrite sahip olduğu düşünüldüğünde, sinir
sisteminin, ne kadar karmaşık olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Tipik bir
nöron 1.000 ile 10.000 farklı bağlantıya sahip olabilir ve 1.000 farklı
nörondan bilgi alabilir. Bu da, ‘bir nöronun dendritleri, vücuttaki
diğer 10.000 farklı nöronla dolaylı bağlantıya geçerek, onlardan da
kendisine bilgi akışı olmasını sağlayabilir’ demektir ki bu böylece
uzayıp gider. Bu rakamlar üzerinde düşündüğümüzde de, sinir
sistemindeki sonsuz bağlantıların oluşturduğu karmaşık ağ daha iyi
hayal edilebilir.
Beyin ve sinir sisteminde fiziksel katmana bakıldığında, işlemci,
sinyal iletim ortamı ve yol verici olarak, sinir sisteminin temel öğesi
olan nöron, ya da sinir hücresi görülmektedir. Sinir hücresini
oluşturan dendrit, hücre gövdesi, akson ve akson uçları (sinaps)
şekilde gösterilmiştir. Dendritler sinaptik sinyalleri girdi olarak
almakta, hücre gövdesi bu sinyalleri -bilindiği kadarıyla- analog bir
yöntemle işlemekte ve üretilen denetim sinyali ya da sinyalleri
aksonlar aracılığı ile denetlenecek hedef hücrelere iletilmektedir.
Tipik bir nöron, hücre gövdesi ve dendritleri üzerine dış
kaynaklardan gelen elektrik darbelerinden üç şekilde etkilenir. Gelen
darbelerden bazısı nöronu uyarır, bazısı bastırır, geri kalanı da
davranışında değişikliğe yol açar. Nöron yeterince uyarıldığında çıkış
kablosundan (aksonundan) aşağı bir elektriksel işaret göndererek
tepkisini gösterir. Genellikle bu tek akson üzerinde çok sayıda dallar
olur. Aksondan inmekte olan elektrik işareti dallara ve alt dallara ve
sonunda başka nöronlara ulaşarak onların davranışını etkiler. Nöron,
çok sayıda başka nöronlardan genellikle elektrik darbesi biçiminde
gelen verileri alır. Yaptığı iş bu girdilerin karmaşık ve dinamik bir
toplamını yapmak ve bu bilgiyi aksonundan aşağı göndererek bir dizi
elektrik darbesi biçiminde çok sayıda başka nörona iletmektir. Bu
çalışma mantığı örnek alınarak yapay sinir ağları geliştirilmiştir.
Nöron, bu etkinlikleri sürdürmek ve molekül sentezlemek için de enerji
kullanır fakat başlıca işlevi işaret alıp işaret göndermektir, yani
bilgi alışverişidir.

Ortalama bir beyinde milyarca sinir hücresi vardır. Dolayısıyla
sayıları arttıkça beyin işlevlerinin de artacağı açıktır. Nöron sayısı
kadar önemli olan bir diğer özellik; nöronların uzantıları aracılığı
ile diğer nöronlarla oluşturdukları ilişkilerdir. Bilgi alışverişinin
yapıldığı bu ilişki noktaları (sinapslar) nöron başına 1000 ile 10.000
arasında değişir. Sinapslar, etkiye akım var / akım yok şeklinde tepki
gösterir. Demek ki, bir nöron 103 hatta 104 tepki verebilir. 1010 nöron
olduğuna göre, sinir sisteminde tepki sayısı ya da bilgisayar deyimiyle
söylersek bit sayısı, 10 trilyon ile 100 trilyon arasında değişecektir.
Bu bit sayısı 500 sayfalık, bir milyon kitabı dolduracak büyüklüktedir.
(Yaklaşık 116.416 Gb.)

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Beynin Sırları
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |