Kaç tane âlem var? Hayvanlar, bitkiler, mantarlar; Sayıp sayamadığımız, bilip bilemediğimiz onlarca, yüzlerce ve belki binlerce. Hepsi bir zamanlar tohumdu(kimi sperm-yumurta kimi bitki tohumu kimisi de çok daha farklı ama hepsi ilkin bir tohumdu).
Her canlının-mikro âlemden makro âleme kadar-belki çok özel bir bilgi bankası vardır. Ondan dolayıdır ki bir bitki ve üzerindeki küçük bir kurtçuk birbirlerinden işlevsel, yapısal ve daha birçok yönden farklılaşmışlardır. Bunların hepsi tohum çekirdeğinin içerisindeki veri bankasından kaynaklanıyor. Bu data bank insanların şimdiye kadar yaptığı süper bilgisayarlardan daha muntazam.(Bilgisayarlar 1 ve 0 şifresel rakamlar temeline dayanıp, mühendisler bir üçüncü şifre olan 2 yide işletim sistemine dahil etmeye çalışıyorlar. Ki bu gelişme bilgisayarların yapay bir zekâya sahip olmaları anlamına geliyor. Öte yandan canlıların sahip olduğu bilgi sistemi 4 farklı harften oluşan bir şifreleme düzenine dayalı ve A-T-C-G harflerinden oluşmaktadır. Bu 4 harften oluşan bir sistem milyonlarca canlıyı farklı farklı oluşturmaya yetiyor. Derine inince ortaya daha ürkütücü bir durum çıkıyor buda bize şu sözü hatırlatıyor: Yaşam detaylarda gizlidir-Life lives in the details
Şimdi farklı bir noktaya geçelim: İnsanlarİnsanlar gözle göremedikleri mikrometrelerle tanımlanan hücrelere sahiplerdir. Ve bu hücrelerde çok daha küçük olan çekirdeklere sahiplerdir. Bir tarafta en mükemmel şekilde var olan insan; diğer taraftan insanların oluşmasına yöneticilik yapan çekirdek. Çekirdek çapı 2 nanometre olan( metrenin milyarda biri) olan açıldığında 7 metreyi bulacağı tahmin edilen 3 milyar bazlık(Bazlar > A-T-C-G) şifre bankasını(DNA-genom)bulundurur. İşte bu şifre bankası insanı oluşturuyor ki insandan daha basit ve küçük olan farklı canlılarında daha uzun DNA ya sahip oldukları biliniyor. Düşünsenize 2 nm lik saç telinden bile ince ama 7 metre uzunluktaki 4 farklı renkten(bazdan) oluşan bir iplik insanın var olmasına sebep tarlık yapıyor. Gözle görünmeyen bir noktacık zamanı geldiğinde nasılda bir âleme dönüşüyor. Böyle tüm canlıların DNA topaklarını alalım. Hepsi ancak bir şeker küpü eder belki yarısı beklide 2 tanesi
Ama gerçek şu aslında: çok küçüğüz. Ne mükemmel bir düzen. Düşünsenize bir elinde tüm canlıların bilgisini içeren şeker küpü büyüklüğünde bir tohum ekiyor dünya ya. Bu tohum milyarlarca yıl önce dünyaya atıldı, gelişip büyüdü ve her canlının geliştikten sonraki süreci olan ölüm e yaklaşıyor. Hani her canlı neslinin devam etmesi için üremek ister ve tohumlarını bir sonraki jenerasyona yetiştirmek ister ya işte öyle de bu şeker büyüklüğündeki tohum da geliştikten sonra tekrar bir tohum verecek ve bu tohum bunca zaman sonra tekrar sahibine yani tüm canlıların ilk başlamasına sebep olan kişiye dönecektir.