Okunma: 464 kez
“Ruh, rüyaların yapıldığı maddeden yapılmıştır.”
Marrio Simmel Çocukken “ ölünce, sevdiklerine kavuşursun” vaadi kafama takılmıştı. Başka kafama takılan ve şaşırtıcı bulduğum ise bir kişiyi rüyanda gördüğünde, o kişinin bundan haberi bile olmuyordu. Onbeş yaşlarında iken ise, bu iki çözümü olmayan konudan, ikisini beraber düşünerek başka bir çözüm çıkarmıştım.
( www.genbilim.com )
Bu yazıda gülümseyerek
hatırladığım o çözümü anlatmaya çalışacağım.
Önce birinci teori neden kafama
takılmıştıyı anlatayım. “Ölünce, sevdilerine kavuşursun.” Vaadi vardı.
Sorduğum kişiler ise şu soruyu açıklayamamış, geçiştirmişti. Sorum: “ Herkes
birbirini sevmiyor. Diyelim ki ben iyi insanım ve bu vaade göre ölünce
sevdiklerime kavuşmam gerek ama ya bana kavuşmayı bekleyen ama benim
kavuşmayı istemediğim biri varsa bu model adil şekilde nasıl çalışacaktı?
Daha da zor bir soru: bazan birbirini
seven insanlardan biri ölür. Hayat devam ediyordur. İkinci kez sevip,
evlenebilirlerdi. Şimdi diyelim ki, bizim örnekteki kişi de öldü. Hatta
bizim bu vatandaşı seven ama onun sevmediği insanlar da olmuş olsun ve
onlarda buna kavuşmayı istesin.
Dinler bir ödül/ceza sistemi ile günlük
hayatı düzenlemeye çalışıyordu ve ödül ve cezaların bir kısmı ise, öldükten
sonra çalışacak şekilde vaad edilmişti.
Matching Theory * (eşleşme
teorisi) diye bir saha o zamanlar bilmiyordum ama bilsem de, tasarımda
kullansam da vaadi adil şekilde herkes için çalışabilecek model haline
getirmeye yetmeyecekti. Çünkü, Eşleşme
Kuramı herkesin ortak bir dünyada yaşadığını varsayar. Ve soruya, herkesin
kendine göre bir ayrı dünya kurmasıyla çözüm bulunabiliyor.
Herkes rüyalarını kişiye özel görüyordu.
Rüyanızı başkasına anlatmadığınız sürece ne gördüğünüzü kimse bilmez.
Diyelim ki beni rüyanızda gördünüz, hatta rüyanızda benimle bir ömür
geçirdiniz. Bunun bana hiç bir zararı yok, umrumda olmaz, zaten haberim de
olmaz...
Rüyaların bu özelliği yani kişiye özel
olması, diğer sorununda cevabına götürecekti.
Böylece vaadin çalışacağı modeli rüya
ortamında kurmak, tasarımı adil hale getirecekti. Bir de böyle bakalım:
Ölünce herkesin rüya ortamında olacağını
varsayalım. Rüyalar kişiye özeldir ve birisi sizi uyandırmadığı sürece, siz
rüya gördüğünüzü bilmez, yaşadığınız şeyleri gerçek sanırsınız. Bu tasarımda
aynı kişiyi on kişi de rüyasında görse, kavuşulmayı bekleyen kişi, kendi
iradesinde kime istiyorsa kavuşabilir kişiye özel kendi rüyasında. Bence
adil. Peki sizce..?
*
Eşleşme Kuramı (Matching Theory), İsmiyle musemma, birbirleri üzerinde
tercihleri olan iktisadi birimlerin eşleşmelerini Oyun Teorisi'ni kullanmak
suretiyle inceler- mesela kadınlarla erkeklerin ya da okullarla talebelerin
eşleşmesi gibi. (Tanım için sevgili Remzi'ye teşekkürler)

Etiketler:
Bilimler
Diğer Bilimler
Ölünce Herkes Sevdiklerine Kavuşur (mu?)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |