GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Fizik arrow Eşzamanlılık; gerçeklik kumaşındaki defo Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ağu 29 2008
Eşzamanlılık; gerçeklik kumaşındaki defo Yazdır E-posta
(1 Oy)



GenBilim Editorial   
Cuma, 29 Ağustos 2008
Okunma: 501 kez

Jung çarpıcı doğalarından ötürü, böyle eşzamanlılıkların rastlantısal oluşumlar olmadığı kanısına vardı, bunlar aslında kendini deneyimleyen bireylerin psikolojik süreçleri ile bağlantılıydı. Ruhun derinliklerindeki bir oluşumun fiziksel dünyadaki bir olay yada olay dizisine nasıl neden olabildiğini kavrayamadığı için, yeni bir ilkenin bu güne dek bilimin henüz tanımadığı nedensellik dışı bir bağlantı ilkesinin söz konusu olduğunu düşündü. ( www.genbilim.com )

Jung bu fikrini öne sürdüğünde fizikçilerin çoğu onu ciddiye almadı. ( Walfrang Pauli hariç) Ancak şimdi, mekansızlık bağlantılarının varlığı saptandıktan sonra, bazı fizikçiler Jung’ın görüşünü yeniden gözden geçirmektedir. Fizikçi Paul Davies, “Mekansızlık olgusuna sahip bu kuantum etkileri gerçekten bir anlamda, bir tür eşzamanlılık biçimidir; şöyle ki, bunlar olaylar arasında herhangi bir nedensel bağıntı bulunması yasaklanmış bir bağlantı- daha doğrusu karşılıklı bir ilişki-kuruluyorlar” diyor.

Eşzamanlılığı ciddiye alan başka bir fizikçi de F.David Peat’dır. Peat, Jung tipi eşzamanlılıkların yalnızca gerçek olmakla kalmayıp, bunların saklı düzenle ilgili başka bir kanıtı daha sunmakta olduğunu söylemektedir. Bohm’a göre şuur ve madde arasındaki görünür farklılık bir yanılsamadır, ancak her ikisi de nesnelerin ve lineer zamanın belirgin dünyasında ortaya çıktıktan sonra oluşan yapay bir olgudur. Eğer, her şeyin kaynağı olan temelde ya da saklı düzende zihin ve madde arasında bir bölünme yoksa, ortaya çıkan gerçekliğin bu derin bağlantının izlerini taşımakta olmasında şaşıracak bir şey yoktur. Peat bu yüzden eşzamanlılık fenomeninin, gerçekliğin kumaşındaki defolar, tüm doğanın altında yatan bu engin ve tekil düzene kısa bir göz atmamıza izin veren anlık çatlaklar olduğuna inanıyor.

Başka türlü söyleyecek olursak, Peat eşzamanlılığın, fiziksel dünyayla içsel psikolojik gerçekliğimiz arasında hiçbir ayrılık bulunmadığını açıklamakta olduğu düşüncesindedir. Peat’a göre, bir eşzamanlılığı deneyimlediğimiz zaman, aslında deneyimlemekte olduğumuz şey, “insan zihninin bir an için gerçek düzeninde çalışması, toplumun ve doğanın içine yayılarak, giderek incelen düzeyler boyunca ilerleyerek, zihnin ve maddenin kaynağından geçip yaratıcılığın içine dalmasıdır.

Sonuç olarak biraz da diğer öğretilere baktığımız da;

Tibet’in tantrik mistikleri düşüncelerin ‘maddesine’ tsal adını vermekte ve her zihinsel eylemin bir gizemli enerjinin dalgalarını üretmekte olduğunu ileri sürmektedirler. Onlar, tüm evrenin zihnin bir ürünü olduğuna ve tüm varlıkların kollektif tsal’ları tarafından yaratılıp, canlandırıldığına inanmaktadırlar. İnsanların çoğu bu güce sahip olduğunu bilmemektedir, diyor Tantristler, çünki sıradan insan zihni, “büyük okyanus tan ayrılmış ufak bir gölcük gibidir.” Yalnızca büyük yogilerin zihnin daha derin düzeyleriyle ilişki kurabildiği ve böylesi güçleri şuurlu olarak kullanabildiği söylenir, bu amaca erişmek için yaptıkları şeylerden biri de diledikleri yaratıyı sürekli olarak imgeleme çalışmaları yapmaktır. Tibet’in tantrik metinleri, bu gibi amaçlar için oluşturulmuş imgeleme çalışmaları ya da “sadhana”lar ile doludur.

On ikinci yüzyıl İran Sufileri, imgelemenin kişinin kaderini değiştirip, yeniden biçimlendirme açısından taşıdığı önem üzerinde ısrarla durmuşlar ve düşüncenin süptil yapısına alam almithal adını vermişleridir. Durugörü medyomlarının çoğu gibi onlar da insanın, çakra benzeri enerji merkezlerince kontrol edilen süptil bir bedene sahip olduğuna inanmaktadırlar. Bunlar aynı zamanda, gerçekliğin Hadarat adını verdikleri daha süptil varlık planlarına dağılmış olduklarını öne sürmektedirler; varlığın Hadarat’a en yakın planı ise, içinde kişinin düşüncelerinin süptil yapısının (alam almithal’in )düşünce imgeleri olarak biçimlendirdiği bir tür gerçeklik kalıbıydı ve bu kalıp sonuçta kişinin yaşamının akışını kararlaştırıyordu. Sufiler konuya ayrıca kendilerine özgü bir anlam da getirmişler ve bu süreçten kalp çakrasının ya da himma’nın sorumlu olduğunu ve kalp çakrasının denetiminin kişinin kendi kaderini etkileyebileceğini öne sürmüşlerdi.

Edgar Cayce’de düşüncelerden somut nesneler ya da maddenin daha ince bir biçimi olarak söz ediyordu, transa girdiği zamanlarda, hastalarına sürekli olarak kendi düşüncelerini yaratmakta olduğunu anlatıyor, onlara “düşüncenin yaratıcı, inşa edici özelliği’n den söz ediyordu. O’na göre, düşünme süreci bir örümcek ağı gibi sürekli örmekte ve ağına sürekli eklemeler yapmaktaydı. Yaşamlarımızın her anında gelecekti enerjilerimizi ve biçimlerimizi veren imgeler ve kalıplar yaratıyoruz, diyordu Cayce.

Paramahansa Yogananda insanlara, kendileri için diledikleri geleceği gözlerinde canlandırmalarını ve onu “yoğunlaşmış enerji” ile yüklemelerini öğütlüyordu. O’nu söylediği gibi, “Konsantrasyon egzersizleri ve irade gücüyle uygulanan bir vizüalizasyon düşüncelerimizi materyalize edebilmemizi sağlar ve bunlar karşımıza yalnızca zihinsel alanlar daki rüyalar ya da vizyonlar değil, maddesel alemdeki deneyimler olarak da ortaya çıkar.

Gerçekten de bu gibi düşünceler geniş yelpaze içinde dağılmış bir dizi farklı kaynakta yer almaktadır:

Buda, “Biz ne düşünüyorsak, oyuz” demiştir.” “Düşüncelerimizle yarattığımız her şeyiz. Biz, düşüncelerimizle yarattığımız her şeyiz. Biz, düşüncelerimizle dünyayı oluşturuyoruz.”

Hindular’ın , Hristiyanlık öncesi Brihadaranyaka Upanişadlar’ın da, “İnsan eylemleriyle kendisini yaratır. İnsanın arzuları ne ise, kaderi de odur” diye yazar.

Ve Dördüncü yüzyıl Yunan Filozoflarından Iamblichus da şöyle demiştir : “Doğadaki her şey Kader tarafından kontrol edilmez, çünki ruhun kendine özgü bir ilkesi vardır.”

“İsteyin size verilecektir….Eğer imanınız varsa sizin için hiç bir şey olanaksız değildir.” der İncil.

Ve Kabalistik kitap olan On Üç Yapraklı Gül’de Rabbi Steinsaltz, “Kişinin kaderi, kendisinin yarattığı ve yaptığı şeylerle ilişkilidir.” diye yazar.

Sözün kısası, hologramın icadın edilmesinden çok önce sayısız düşünür evrenin mekansızlık özelliğini taşıyan düzenini algılamış ve bu görünümü kendine özgü yollardan açıklama çabası göstermiş bulunuyordu. Şunu da eklemek gerekir ki, bu çabalar karmaşık teknolojilere sahip günümüz insanlarına göre farklı gelebilirse de aslında algılayabileceğimizden çok ileri bir öneme sahip olabilirler. Örneğin, on yedinci yüzyıl Alman matematikçisi ve filozof Leibniz’in Budizm’in Hua-Yen okulundan haberli olduğu anlaşılmaktadır. Bazılarına göre Leibniz’in evrenin her biri tüm evrenin yansıması içeren “monad”adını verdiği temel birimlerden oluşmuş olduğu yolundaki savı bu tanışıklıktan sonra ortaya çıkmıştır. Burada önemli olan, Leibniz’in dünyaya integral hesabını armağan etmiş ve bu integral hesabı sayesinde Dennis Gabor’un hologramı keşfetmiş olmasıdır.

 

Bu yazıyı hazırlarken ana kaynak olarak Michael Talbot’un Holografik Evren isimli, Ruh ve Madde Yayınları tarafından yayınlanan kitabını kullandım. Talbot, kitabında pek çok zorlu kavramı teorik olarak ve kendi deneyimleri ile açıklamaya çalışmış. Ben ise daha çok bilinç, kişisel gerçeklik ve öğretilerin karşılaştırmaları bölümlerine biraz yeni örnekler, bir kaç deneyim ilavesinde bulundum ve kitap dan alıntıları genel de bu yönde olanlardan seçtim. Ekte ayrıca yazı da geçen bazı kelimeler için ilave terminoloji, adı geçen bilim adamları ve düşünürlerle ilgili linkler ve ayrıca konular ile ilgili Ne’te bulduğum bazı linkleri bulacaksınız.

05.10.2001

 

Terminolojik Bölüm:

Atman : Gerçek ben, ‘öz’, ‘O’. Ruh

Brahman : Başlangıçta büyülü formül, dua. Sonra kutsal bilgi, Vedalar. Nihayet dünyanın özü, evrensel ruh, mutlak

Fantom Organ Sendromu : Bir organını yitiren kişilerin o organ yerindeymiş gibi duyumlar alması ve bu hastalıklı duyumların oluşturduğu belirtilerin tümü.

Kuanta : Kuantum kelimesini çoğuludur. Tek elektron bir kuantumdur. Bir kaç elektron grubu bir kuantadır. Kuantum sözcüğü aynı zamanda, hem paraçasık ve hem de dalga unsurlarına sahip bir şeyi anlatmak için kullanılan dalga parçacığı terimiyle eş anlamlıdır.

Maya : İlizyon. Gerçeği örten bir nevi tül. Gerçeği anlama vehmi, bu mehni sağlayan tanrısal güç.

Nöropsikolog : Bilindiği gibi psikoloji insan davranışları üzerinde araştırma yapar.Nöropsiklog ise normal davranışlarda, hatta psiklojik bozukluklarda, beynin neurokimyasal dediğimiz sinirler arası iletimini değişimini inceler. Örn.parkinsonda sinir yolaklarında dopamin maddesinin azalması.. veya bir obsesyonda nasıl bir kimyasal değişim olur?yada uykuda sinir sisteminin hangi bölümleri çalışır ve bu çalışma nörotransmitter dediğimiz hangi maddelerle olur? gibi.. (Dr. Murat’a tanım için teşekkürler.)

Nöroşirurji : Beyin cerrahisi.Direk olarak beyin fonksiyonlarını nöroloji gibi araştırmaktan ziyade,olası sinir ve kafatası yaralanmalarında ve tümrlerde direk cerrahi olarak devreye girerler.. ( Dr. Murat’a teşekkürler tanım için)

ERP Paradoksu: Ayrılmış olsa dahi ikiz parçacıklar arasında temel bağlantı olduğunu gösteren gözlem.

 

Kaynaklar :

  1. Holografik Evren, Michael Talbot, Ruh ve Madde Yayınları (Ana Kaynak)
  2. Dinlerde, Bilimde ve Metafizikte Zaman Enerjisi, Murry Hope, Ruh ve Madde Yayınları
  3. Bu site de bulunan Advaita Vedanta bölümün deki kaynaklar.
  4. Zamanda Yolculuk Arkeolojik Bulgular ve Yeni Bilimsel Perspektifler, J. H. Brennan, Ege Meta Yayınları.

 Karl Pribram ile yapılan bir röportaj


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
Untitled 1
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
Nbrsin: Ne yapýyorsun?

GenBilim
GenBilim
GenBilim