Okunma: 123 kez
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, riskli gebeliklerin önlenebilmesi için tüp bebek uygulamalarında embriyo transferinin 3’ten 2’ye indirilmesini planladıklarını söyledi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yardımcı üreme tekniği yönteminde uygulanan embriyo transferi işleminde, tek seferde birden fazla embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi durumunda, çoğul gebeliklerin görülebildiğini söyledi.
( www.genbilim.com )
“Tüp bebek yönteminin, çoğul gebelikler ve riskli bebekler açısından
bir risk faktörü olduğunu tespit ettik” diyen Recep Akdağ, Dr. Zekai
Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde meydana
gelen yenidoğan ölümlerinde de bunun bir neden olarak belirlendiğini
hatırlattı.
Akdağ, söz konusu hastanede yaşamını yitiren
bebeklerin bir kısmının tüp bebek yöntemiyle dünyaya geldiğini ifade
ederek, düşük doğum doğum ağırlıklı bebeklerin, normal kilolulara göre
yaşamsal açıdan risk altında olduklarını kaydetti.
Bu tür
olayların yaşanmaması için risk faktörlerini en aza indirmek
gerektiğini belirten Akdağ, bunun için öngördükleri önlemler
çerçevesinde bazı düzenlemeler yapacaklarını bildirdi.
“HENÜZ TASLAK HALİNDE”
Akdağ,
“döllenmiş yumurtanın rahme konması işlemi” olarak bilinen embriyo
transferinin, kimi ülkelerde tek, kimilerinde 2-3 ya da daha fazla
yapılabildiğini söyledi.
Tüp bebekte, önceleri tek seferde
3’ten fazla embriyo transferi yapılabildiğini, ancak yapılan yönetmelik
değişikliği ile bu sayının 3’e indirildiğini hatırlatan Akdağ, “Şimdi,
tüp bebek uygulamalarında embriyo transferini 3’ten 2’ye indirmeyi
planlıyoruz” dedi.
“Şu an yürürlükte olan yönetmelikteki bir
maddeye göre, embriyo transferi 3’le sınırlandırılırken, transfer
sayının arttırılması yönündeki kararın ilgili hekim tarafından
verilebileceği belirtiliyor. Bu, bir çelişki yaratmıyor mu?” yönündeki
soru üzerine Akdağ, şunları söyledi:
“Bunların hepsini
kaldırıyoruz, 2 embriyodan daha fazlasına müsaade etmemek şeklinde bir
eğilimimiz var. Bunu, tabii ki bu işi bilen, yapan ve riskleri takip
eden arkadaşlarımızla da tartışıyoruz. Bu taslak üzerinde çalışıyoruz.
Bu, hem tüp bebek yoluyla hamile kalan annenin hem de bebeğinin
korunması yönünde çok daha radikal davranan bir taslak.”
“TÜP BEBEK MERKEZLERİNE YENİ DÜZENLEME”
Tüp
bebek merkezleriyle ilgili yeni kurallar getirilmesinin de
planlandığını belirten Akdağ, “Tüp bebek merkezlerine, riskli gebenin
takip edilebileceği, doğumun ve gerekiyorsa bebeğin yoğun bakımının da
yaptırılabileceği bir merkez olmasını şart koşacağız” dedi.
Akdağ, mevcut merkezlere, riskli yenidoğanların takibinin
yapılabileceği bir yoğunbakım merkezi ile anlaşma yapma zorunluluğu
getirilmesinin öngörüldüğünü belirterek, “Tüp bebek işlemlerinin
yapılabilmesine, bundan böyle ancak bu koşullarda müsaade edeceğiz”
diye konuştu.
“Mevcut tüp bebek merkezlerine, istenen koşulları
yerine getirebilmeleri için belli bir süre vermeyi öngördüklerini”
bildiren Akdağ, daha önce ayaktan teşhis ve tedavi merkezlerine
yapıldığı gibi bir geçiş süresi verileceğini, ancak bu sürenin henüz
kararlaştırılmadığını kaydetti.
Akdağ, söz konusu
değişikliklerin en kısa süre içerisinde yapılmasının hedeflendiğini,
gelecek ay yürürlüğe girmesinin planladığını söyledi.
Recep
Akdağ, bir başka soru üzerine, tüp bebek uygulama sayısı ile ilgili
düzenlemenin Sağlık Bakanlığı değil, Sosyal Güvenik Kurumunun (SGK)
inisiyatifinde olduğunu kaydetti.
Dünyanın çok az ülkesinde
sosyal güvenlik kuruluşlarının tüp bebek uygulamalarının masraflarını
karşıladığını belirterek Akdağ, “SGK’nın belli bir sayıya müsaade
etmesini çok tabi karşılamamız lazım. Türkiye, bu hususta vatandaşına
büyük kolaylık göstermiştir. Ama belli bir ölçüsünün de olması lazım”
değerlendirmesinde bulundu.
ÖZEL MERKEZLERDE YENİDOĞANLARIN BAKIMI
“Yenidoğan
üniteleri de dahil özel hastanelerin yoğun bakım üniteleriyle ilgili
kapasitelerini tam kullanmalarının sağlanacağını” belirten Akdağ, bütün
hastanelerin acil servislerinin acil vakaları kabul etmesi gerektiğini
söyledi.
Hastanenin kapasitesinin yetersiz olması halinde,
görevlilerin 112 acil servisini arayarak, hastanın uygun yere
nakledilmesini sağlamaları gerektiğini anlatan Akdağ, “(Ben özel
hastaneyim, yenidoğan bebeği şu kadar fiyata bakarım) lafı artık tarihe
karışmıştır. Türkiye’de hastanecilik yapan herkes, özeller de dahil,
acil vakaları kabul etmek ve yoğun bakım gerektirenleri de bakmakla
mükelleftir” diye konuştu.
Bunun için vatandaştan para
istenemeyeceğini, sosyal güvencesi olanların tedavi giderlerinin SGK,
“Yeşil Kartlılar”ın il valilikleri, bu da yoksa ilgili yerin
belediyesince karşılanması gerektiğini vurgulayan Akdağ, bir özel
hastanenin acil ya da yoğun gerektiren durumda talep ettiği ücretin
ödenmesi zorunluluğunun bulunmadığını söyledi.
Bu konuda yapılan
düzenlemelerle vatandaşın hukukunun korunduğunu ifade eden Akdağ, acil
olmayan vakaların ise özel hastanelerce kabul edilme zorunluluğu
bulunmadığını bildirdi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ,
yenidoğanların bakımlarının da bu özel merkezlerde çizdiği çerçeve
içinde yapılacağını belirterek, “(Geceliğine bin lira, 3 bin lira ver,
benim SGK ile sözleşmem yok) gibi bir mazereti kesinlikle kabul
etmiyoruz. Türkiye’de hastaneciliği bu şekilde yapacaksınız” dedi.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
Tüp bebekte embriyo sınırlaması
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |