Okunma: 718 kez
Lütuf gerçekliğine inanç ve onun geleceğine duyulan umut mükemmeldir. Ama bu spiritüel tembellik ve ahlaksal günah için bahanelere dönüşmemelidir.
Yüce Benliğin Lütfü yardımınıza gelmezse, bütün gayretleriniz sonuçsuz kalacaktır. Ama, diğer yandan, kendiniz gayret etmezseniz, Lütuf un gelmesi hiç mümkün değildir.
( www.genbilim.com )
Yukarıdan inen tahmin edilemez bir şey olarak Lütuf gerçeği bu konuda
tümüyle çaresiz olduğumuz, yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığı anlamına
gelmez. En azından kendimizi hem Lütuf u çekmeye hem de geldiğinde
doğru biçimde davranmaya hazırlayabiliriz. Şimdi bile, kalplerimizi
temizleyebilir, zihinlerimizi eğitebilir, bedenlerimizi terbiye
edebilir ve diğerkam hizmeti besleyebiliriz. Bu durumda lütuf istemek
için gönderdiğimiz her haykırış, bu hazırlıklarla desteklenecek ve
vurgulanacaktır.
Lütuf la ilgili herhangi bir yasa varsa, bu Yüce Benliğe sevgi
sunmamıza, bu yüzden de ondan lütuf almamıza benzer bir şey olur. Ama
bu sevgi, bizim için ne kadar anlam taşıdığını gösterecek bir ölçüde
ona isteyerek zaman ve düşünce feda edecek kadar yoğun, büyük
olmalıdır. Kısacası, daha fazla almak için daha fazla vermek
zorundayız. Sevgi de verebileceğimiz en iyi şeydir.
Gerçek şudur: Daha yüksek güç herkese lütuf verir, ama herkes bunu
alamaz, buna razı ya da hazır değildir, herkes onu fark edemez, bu
yüzden de birçok kişi onu kaçırır. İnsanların bir hazırlık olarak ilk
önce kendi üzerlerinde çalışma gerekliliğinin nedeni budur.
Hem kutsal kendini düzeltme görevi hem de ona getireceğiniz açması
zayıflığın farkına kesin bir şekilde vardığınızda, Lütuf un kurtarıcı
ve dönüştürücü gücünü alma ihtiyacı da mantıksal olarak bunu izler. Bu
durumda, psikolojik olarak onu almaya hazır olursunuz. Lütuf u
kendinize çekemezsiniz, yalnızca isteyebilir ve bekleyebilirsiniz.
Kendi daha alt düzey doğanızı yalnızca kendi çabalarınızla zaptetme
düşüncesi Lütuf a yer bırakmaz. Daha dengeli bir yaklaşım bulmak daha
iyi olacaktır. Çabalarınızda bu çabaların kendi başlarına size
aradığınız her şeyi getiremeyeceğini öğrenmeniz gerekir. Lütuf u çekmek
için ilk adım duayla kibrinizi kırmak ve zayıflığınızı itiraf etmektir.
Lütuf tek yönlü bir işlem değildir. Az sayıda kişinin yanlış bir
şekilde inandığı gibi, karşılıksız bir şeyler almak da değildir. Hiçbir
yerde karşılık diye bir şey yoktur. Çünkü Lütuf işlemeye başladığında,
aynı zamanda onu engelleyen olumsuz nitelikleri de dağıtmaya
başlayacaktır. Bunlar direnecektir, ama doğru bir kendini bırakma
tutumu benimser ve gitmelerine razı olursanız, uzun süre
direnemeyeceklerdir.
Ancak, kendinizin bir parçası, ya da "doğal" gibi göründükleri için
onlara tutunmayı sürdürürseniz, ya Lütuf geri çekilecektir ya da sizi
bu engelleri zorla, sonuç olarak da acı verici bir şekilde kaldıran
durum ve koşullara götürecektir.
Kendi aklınız başaramadığında ve kendi idareniz üstesinden
gelemediğinde, kendinizin ötesinde ve üstünde bir kaynaktan gelen Lütuf
tüm sorularınıza verilecek son yanıt, tüm sorunlarınızın son
çözücüsüdür. Bu armağan için ilk ibadetkar çağrı kendi içinizdeki
karışıklığı susturma ve zihninizdeki kargaşayı dindirme yoluyla
başlamalıdır. Ego kendi doğal güvenilmezliğinin farkına varmalı ve
pasif meditasyon halindeki ısrarlı etkinliğini durdurmalı, kesmelidir.
Lütuf kendini sizde göstermeden önce iki şeye gereksiniminiz var. Biri
bunu alacak kapasitedir. İkincisi onunla işbirliği yapmaktır. İlki için
egonun kibrini kırmanız, ikincisi için de egoyu arındırmanız gerekir.
Sizin göreviniz bir yol açmak, engelleri kaldırmak, konsantrasyon
kazanmaktır ki bu şekilde, Yüce Benliğin lütfü size ulaşabilir. Her iki
etkinliğin birleşimi sonucu üretir.
Tüm çabalarınız kendini düzeltme üzerine yoğunlaşırsa, düşünce döngünüz
küçük ve sınırlı olacaktır. Küçük olan bir şey sizin gözünüzde aşırı
önemli bir hale gelecektir, anlamsız olan da anlamla dolu olacaktır.
İki tutumu -Lütuf'un gücüne kendinizi bırakmak ve ona inanarak-
dengelemek ihtiyacındayız.
Yüce Benlikten kendilerine en büyük kutsamayı, onun lutfunu vermesini
isteyenler kendilerine Yüce Benliğe ne vermeye -ne kadar zaman, sevgi,
fedakarlık ve öz disiplin- razı olduklarını sormalıdırlar.
Lütuf u mümkün kılmaya yardımcı olan koşullar ilk olarak nesnelerle
dolu modern uygarlığınkinden daha basit bir yaşamı, ikinci olarak da
Doğa'yla paylaşımı ve ona saygıyı gerektirir.
Lütuf tümüyle Yüce Benliğin işlemidir, ama siz de arzularınız ve
dualarınızla, bakışlarınızı sık sık küçük kişiliğinizden bu daha büyük
benliğe çevirerek onun gelmesine yardımcı olabilirsiniz. Bu nedenle bir
kriz süresince görünürde boşluğa yollanan hiçbir samimi ve devamlı
haykırış Yüksek Benlik tarafından duyulmadan kalmaz. Ama bu hem
düşünceleriniz hem de eylemleriniz tarafından dile getirilme anlamında
içten olmalıdır.
Ayrıca sadece bir saatlik bir duygu durumu değil, sürekli bir büyük
amaç olma anlamında devam ettirilmelidir. Daha yüksek güçten içtenlikle
yardım isteyen kişiler bunu boş yere istemeyecektir, her ne kadar
tepkisi beklenmedik bir biçimde, bazen hiç o anki çıkarlarına göre
değil, bazen de umutlarının çok ötesinde olsa bile, her zaman
görünürdeki yarardan çok gerçek yararları içindir.
Lütfü istiyorsanız, önemsiz şeyler, hatta zararlı (çünkü olumsuz)
dedikodu ve etkinliklerle zamanı boşa harcama konusuna dikkat etmek,
karakterinizi arındırmak, bilgelerin keşiflerini araştırmak,
yaşamınızın gidişatı üzerinde iyice düşünmek, zihni dinginleştirme ve
duygusal terbiye uygulaması gibi, onu hak edecek bir şeyler
yapmalısınız.
Lütfü arayanlar onu hak edecek bir şeyler yapmalıdır. Kendilerini
incitmiş olanları bağışlasınlar; kendi güçleri altındaki kişilere ya da
kendilerinden yardım alma gereksinimi olan insanlara merhamet etsinler;
masum hayvanları katletmeyi bıraksınlar. Bu gerçekten sanki kendileri
lütuf bahşediyormuş gibi olacaktır. Böylece başkalarına verdikleri
şeyleri kendileri de almayı umabilirler.
Lütuf her zaman sunulur, genel bir şekilde, ama bu ikramı görmeyiz;
gözlerimiz kördür, bu yüzden onu kaçırırız. Bu durumu nasıl tersine
çevirip görme yetisi kazanabiliriz? Uygun koşulları hazırlayarak. İlk
olarak, yaşamın olağan gidişatından çekilmek için her gün belli bir
süre -başlangıçta kısa bir süre- belirleyin. Bu dönemi içe yönelmeye,
meditasyona ayırın. Birkaç dakikalığına dünyadan ayrılın.
Her kim Yüce Benliğin Lütfunu istiyorsa aynı zamanda bu lütfü almaya
uygun olması için gereken uzun bir kendini düzeltme uğraşı ve kendini
arındırma sıkıntısı dönemini de istediğinden haberdar olmalıdır.
Lütufun sizden daha yüksek ve sizin dışınızda olan bir kaynak
tarafından verilmesi gereken bir şey olduğu doğrudur. Ama yaptığınız
belirli çabaların herhangi bir şekilde gelecek olduğundan daha kısa bir
sürede bu armağanı çekebileceği de doğrudur. Bu çabalar şunlardır:
sürekli dua, düzenli oruç tutma.
Lütuf karmanın olgunlaşması ya da daha yüksek bir güce doğrudan
başvurmaya bir karşılık olabilir veya bir azizin başvurmalarıyla
gelebilir. Güç'e İnanç lütufla ödüllendirilir. Başvurmalar işe
yaramıyorsa, ters karmalar çok güçlü olmalıdırlar. Materyalistler bu
tür başvurmalarda bulunmazlar, bu yüzden de yapılan iyi eylemler, iyi
karmayı biriktirmediği sürece hiçbir Lütuf alamazlar.
Öğrettikleri dersleri tam olarak ve açık bir şekilde kalbimize alıp
serbest bırakmadıkça geçmiş hataların bağışlanması mümkün değildir.
Yaşamdaki yanlış bir gidişat için duyulan üzüntü, bunu bırakma
kararlılığı ve belirli düzeltmeler yapmaya hazır olmak, Lütuf u elde
etmenin ön koşullarıdır.
Günah çıkarma, geçmişteki belli eylemlerin, ister sadece tedbirsizlik
ister tümüyle kötülük olsun, yanlış davranışlar olduklarına, asla
yapılmamış olmaları gerektiğine ve ileride benzer bir durumla yeniden
karşılaşıldığında, bunları yapmamak için elinizden geleni yapacağınıza
dair içten, dürüst bir farkındalıkla yapıldığında iyi bir uygulamadır.
Vicdan azabı, tövbekarlık ve düzeltmeler yapma isteği, gelecekte etkin
bir değeri olması için entelektüel farkındalığa eşlik etmesi gereken
duygusal durumlardır.
Geleneğe göre, günah çıkarmanın yapılabileceği üç yol vardır. Birinci
olarak, belirli dinlerde uygulanan, atanmış bir papazın varlığını
gerektiren yol vardır. Bu yol özellikle bu dinlerin, kendilerini hem
dogmalar hem de papazlara inanç duymaya getirebilen taraftarları için
yararlıdır. Ama dinsel bir ortamda yapılsın ya da yapılmasın bir başka
kişiye günah çıkarma ancak diğer kişi günahı işleyenden gerçekten daha
üstün bir spiritüel konumdaysa yani böyle olduğunu iddia etmiyor ya da
öyleymiş gibi davranmıyorsa değer taşır. Bu koruma bulunuyorsa, günah
çıkarma gizlice tutulan günahların gerilimim serbest bırakır.
İkinci olarak, bazı mezhepler ve kültlerin uyguladığı, bir grubun hazır
bulunmasını gerektiren yol vardır. Bu da, ancak inananlar için ve
oldukça sınırlı bir şekilde yararlıdır. Duygusal anlamda iç rahatlaması
sağlar. Ama her şeyi oldukça kolay bir şekilde, egoist bir teşhircilik
halinde yozlaştırabilir. Kesinlikle ilkinden daha az tercih edilen bir
yoldur. Tek başına yapılan ve kişinin kendi daha Yüce Benliğine yönelen
özel günah çıkarma ise üçüncü yoldur.
Günah işleyen kişi içsel olarak bir temizlenmiş olma duygusu yaşıyor,
sonrasında da aynı günahı tekrarlama yönünde hiçbir eğilim
göstermiyorsa, günah çıkarmasının etkili olduğunu ve Yüksek Benliğin
Lütfu'nun bu eyleme karşılık olarak kendisine ulaşmış olduğunu
anlayabilir. Bununla birlikte, tüm gereken şeyin tek bir günah çıkarma
eylemi olduğuna inanmak, bir hatadır. Tek gereken bu olabilir, ama
çoğunlukla bu tür bir karşılık yalnızca bu tür bir eylem dizisinin
sonunda ortaya çıkar.
Günah işleyenin egosu kendim alçaltarak küçük düşürülmezse ve yalnızca
aptallığı ve değersizliğim değil aynı zamanda bilgelik ve kendine
hakimiyet elde etmede yardım için daha yüksek güce bağımlılığını
hissetmesi sağlanmamışsa, herhangi bir günah çıkarmanın bir değere
sahip olduğuna inanmak da bir hata olur.
İçten bir kendini hazırlamayla ilgili bu koşulları gerçekleştirmeye
çalışır ve hizmet, şefkat ve iyilikseverlik uygulamaya çalışırsanız,
Lütuf gelecektir ve anlamı bulunacaktır. Çünkü Lütuf sevgiye, kendi
çıkarını düşünmeyen sevgiye çok yakın olan bir anlam taşır. Başkalarına
vermiş olduğunuz şeyler karşılık yasası uyarınca size geri dönecektir.
Bize zarar verenleri bağışlayarak, kendimizi, başkalarına vermiş
olduğumuz zararlar için bağışlanmayı hak eder bir konuma getirmiş
oluruz.
Kendinizi lütfa değer bir duruma getirirseniz, onu alıp alamayacağınız
konusunda endişe duymanıza gerek kalmaz. Ciddi çabalarınız, er geç buna
değecektir. Bu onun bağışını muhtemel bir olay haline getirmenin en iyi
yoludur.
Arada sırada korkuya kapılabilirsiniz, ama bunun bir umutsuzluk haline
gelmesine asla izin vermemelisiniz. Bu, lütfün gelmesine yardımcı olur.
Dua kimse tarafından küçümsenmemelidir. Bu ifadeyi kabul etmezsek, Yüce
Benliğin gücünü küçültmüş oluruz. Kusurlu olduğumuz sürece, dua etmeyi
gerekli görebiliriz. Bir şeyin eksikliğini duyduğumuz sürece, dua
etmemiz gerekebilir. Yalnızca, bütünleşmiş ve arzusuz olan bilgenin dua
etmesi gerekmez, ama bilge kendi gizemli, sıradan olmayan tarzıyla
başkaları için dua edebilir.
Fiziksel şeyler için dua etmenin her zaman yanlış olduğunu da
söyleyemeyiz, bazen doğru olabilir. Ama, temennide bulunan kişiden
kişinin kendi hak ettiği dertlerini kaldırması için doğaüstü bir
Varlık'a sadece bir temenniden başka bir şey olmayan bir duada
bulunması kişiye verdiği psikolojik rahatlama dışında başka bir sonuç
vermeyebilir. Acı çekilen karmik karşılığı kesinlikle tek bir zerreyle
değişmeyecektir. Sadece havadaki bir ses olacaktır.
Boş yere kadere itiraz eder. Fakat, bu dertlere sebep olan karakter
kusurunu değiştirmek için tövbekar bir çabayla birleşen ya da bir
başkasının yanlışını onarmak için yapılan gerçek bir girişimin
tamamlayıcısı olan bir dua, boşu boşuna yapılmış olmayabilir. Pişmanlık
ve kendindeki kusuru onarmak bir duayı başarılı yapabilecek en önemli
faktörlerdir. Bu durumda kişisel karmayı etkileyebilecek bir kuvvet
olabilirler, çünkü yeni ve uygun bir karma getirirler...
Öyleyse, dua ettiğimiz Tanrı'nın, öncelikle kalplerimizde olduğuna
dikkat edelim. Duamız, sonrasında bir rahatlama ya da huzur duygusu
ortaya çıkardığında, bu belki doğru olarak dua etmiş olduğumuzun bir
işareti olabilir, ama karışıklığımız ya da sıkıntımız önceki kadar ağır
bir şekilde duruyorsa, bu da tekrar tekrar dua etmemiz gerektiğinin ya
da yanlış bir şekilde dua etmiş olduğumuzun bir işareti olabilir. Bir
duanın önemsiz kişisel kaygılarınızın üstünde, düşüncelerinizi
yücelttiği sürece, ilerlemenize yardımcı olması kesindir.
Belirli bir türde maddi yararlar almak için antropomorfik bir tanrısal
varlığa, sadece materyalist ya da tamamen iki yüzlü bir başvuru olduğu
sürece, gerek spiritüel, gerek tatbiki ilerleme için yararsız olacağı
da kesindir. Acı verici hediyeye mecbur tutulduğunda karma ilkesine
karşı başvuruda bulunmanın en iyi yolu dua etmek değil, düşüncelerinizi
değiştirmektir. Genel düşünce eğiliminizin daha iyi olması için ne
kadar çok değişiklik yapabilirseniz, dışarıdaki yaşamınız da eninde
sonunda o kadar iyi olacaktır.
Lütuf, ruhunuzun amaçları ve disiplinli çabalarınızın yanında iş
başında bulunan gizli güçtür. Bu, hem amacı hem de çabayı bırakırsanız
onun da işlemeye devam edeceği anlamına gelmez. Belki bazen işler, ama
çoğunlukla işlemeyecektir.

Etiketler:
Bilimler
Psikoloji
Lütfün Himayesini İstemek
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |