Okunma: 1607 kez
Bitki doku kültürü; aseptik şartlarda, yapay bir besin ortamında, bütün bir bitki, hücre (meristematik hücreler, süspansiyon veya kallus hücreleri), doku (çeşitli bitki kısımları=eksplant) veya organ (apikal meristem, kök vb.) gibi bitki kısımlarından yeni doku, bitki veya bitkisel ürünlerin (metabolitler gibi) üretilmesidir.
( www.genbilim.com )
Yeni çeşit geliştirmek ve mevcut çeşitlerde
genetik varyabilite oluşturmak doku kültürünün temel amaçları
arasında sayılabilir. Bu nedenle bitki doku kültürleri
genetiksel iyileştirme çalışmalarında önemli bir rol
oynamaktadır. Ayrıca kaybolmakta olan türlerin korunmasında ve
çoğaltılması zor olan türlerin üretiminde, çeşitli doku kültürü
yöntemleri rutin olarak uygulanmaktadır (Babaoğlu ve ark., 2001-Bitki
Biyoteknolojisi Cilt I-Doku Kültürü ve Uygulamaları- Bölüm 1.
Temel Laboratuvar Teknikleri).
Bitki doku kültürü işlemlerinde ve
genetik iyileştirmelerde kullanılan temel sistem bitki
rejenerasyonu yani bitkinin hücre, doku ve organlarından
klonlanmasıdır. Bitki
rejenerasyonu, kültürü yapılan hücrelerin özellikleri
itibariyle üç kısımda incelenebilir; 1) organize olmuş
meristematik hücreleri ihtiva eden somatik dokulardan
rejenerasyon, 2) meristematik olmayan somatik hücrelerden
rejenerasyon ve 3) mayoz bölünme geçirmiş gametik hücrelerden
rejenerasyon. Birinci tip rejenerasyonda uç ve yan
meristemlerden bitkiler çoğaltılır. Buna meristem kültürü
yoluyla klonal çoğaltım denilir. Elde edilen hücreler tamamen
donör (verici) bitkiye benzerler. İkinci tip rejenerasyon;
doğrudan bir bitki parçasının (eksplant denilir) kesilmiş
yüzeylerindeki belirli somatik hücrelerin bir kısmının
genellikle besin ortamına ilave edilen bitki büyüme
düzenleyicilerinin (özellikle oksin ve sitokininler) etkisiyle
bölünerek ve organize olarak, organları ve daha sonra da bitkiyi
(direkt organogenesis)
veya bir somatik hücrenin sürekli bölünerek embriyo ve daha
sonra da tam bir bitkiyi oluşturması (direkt
somatik embriyogenesis)
şeklinde olabilir. Ayrıca her iki durum, belirli bir kallus,
proto-kallus veya hücre süspansiyonu oluşumu devresinden sonra
da ortaya çıkabilir (indirekt rejenerasyon). Ortaya çıkan
bitkilerde bazı kalıtsal veya geçici varyasyonlar oluşabilir.
Son olarak normal kromozom sayısının yarısını ihtiva eden
hücrelerden de direkt veya dolaylı yollarla bitki rejenerasyonu
olabilir. Bu durumda donör bitkinin kromozom sayısının yarısına
sahip, genellikle steril olan haploid bitkiler elde edilebilir.
Bu bitkicik, doku veya hücrelerde kromozom katlaması yoluyla
fertil (dihaploid veya katlanmış haploid) bitkiler elde edilir.
Tablo: Bitki
doku kültüründe önemli çalışmalar (Pierik, 1993; Kung, 1993;
Endress, 1994).
|
Tarih
|
Çalışmalar
|
Araştırıcılar
|
|
1902
|
İlk
izole edilmiş hücrelerin kültürü
|
Haberlandt
|
|
1904
|
Olgun
embriyoların kültürü
|
Hanning
|
|
1917
|
Biyoteknoloji teriminin ilk defa kullanımı
|
Karl Ereky
|
|
1920
|
Oksinin tanımlanması
|
Went ve ark.
|
|
1922
|
Kök ve sürgün uçlarının laboratuvarda çoğaltımı
|
Kotte ve Robbins
|
|
1924
|
İlk
embriyo kurtarma tekniği (mısır)
|
Dieterich
|
|
1934
|
İlk
sürekli kök kültürleri (domates)
|
White
|
|
1934
|
İlk kallus kültürleri
|
Gautheret
|
|
1942
|
İlk kallus kültürlerinden sekonder metabolit eldesi
|
Gautheret
|
|
1946
|
Sürgün uçlarından (apikal meristem) ilk bitki eldesi
|
Ball
|
|
1953
|
DNA'nın yapısının belirlenmesi
|
Watson ve Crick
|
|
1954
|
Hücre süspansiyonlarından ilk bitki eldesi
|
Muir ve ark.
|
|
1957
|
İlk sitokininin tanımlanması ve organ oluşumunda
sitokinin/oksin oranının öneminin ortaya konulması
|
Skoog
ve Miller
|
|
1958
|
İlk somatik embriyogenesis (havuç)
|
Steward ve ark.
|
|
1960
|
Enzimler kullanılarak ilk canlı protoplast izolasyonu
|
Cocking
|
|
1962
|
MS
besin ortamının geliştirilmesi
|
Murashige ve Skoog
|
|
1965
|
Tek hücreden bitki rejenerasyonu
|
Vasil ve Hilderbrandt
|
|
1967
|
İlk haploid bitkinin üretimi (anter polen kültürü)
|
Bourgin ve Nitsch
|
|
1968
|
B5
ortamının geliştirilmesi
|
Gamborg ve ark.
|
|
1970
|
HEPA filtrelerin
kullanılmaya başlanması
|
|
|
1971
|
Protoplastlardan ilk bitki rejenerasyonu
|
Nagata
ve Takabe
|
|
1978
|
Cinsler arası ilk somatik melezleme
|
Melchers ve ark.
|
|
1983
|
Transgenik ilk bitkinin elde edilmesi (tütün)
|
Murai ve ark.
|
|
1986
|
Transgenik ilk bitkinin tarla testleri (tütün)
|
-
|
|
1990
|
Sentetik tohum geliştirme ve hızlı dondurma yoluyla
germplazm muhafazası çalışmalarının başlaması
|
-
|
|
1995
|
İlk
rekombinant insan gıdası
|
(Flavr
Savr, domates)
|
Bitki doku kültürlerinin bitki ıslahındaki uygulama alanları
Türler arası melezlemelerden sonra embriyo kültürü:
Zigot oluşumundan sonra ortaya çıkan (post-zigotik)
uyuşmazlıklar in vivo
melezlemelerde embriyo oluşumunu veya oluşan embriyoların
yaşamalarını engellemektedir. Bu embriyolar özel besin
ortamlarında doku kültürü ile geliştirilmekte ve yeni melez
bitkiler elde edilebilmektedir. Bu tekniğe embriyo kurtarma
tekniği denilmektedir (bkz. Bitki Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm
10).
Haploid bitki üretiminde anter (polen) ve yumurtalık (ovül)
kültürü:
Özellikle kendine döllenen bitkilerde yapılan klasik bitki
ıslahı melezlemeleri sonrası, hatların saflaştırılması (homozigotlaşması)
uzun zaman almaktadır. Mayoz bölünme geçirmiş haploid sayıda
kromozoma sahip hücrelerde (polen/mikrospor veya megaspor) veya
bu hücreleri ihtiva eden bitki kısımlarının (anter veya
yumurtalık) doku kültürü yoluyla elde edilen hücrelerinde veya
rejenerantlarında yapılan kromozom katlanması sonucu %100
homozigot bitkiler elde edilebilmektedir. Bu tekniğe
in vitro haploidi tekniği denir (Maheswari
ve ark., 1995) (bkz. Bitki Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm 5).
Somaklonal varyasyon:
Kallus oluşturan veya totipotent olup yeni bitkiler meydana
getirebilen hücreler uzun süreli kültürlerde veya kısa süreli de
olsa yüksek bitki büyüme düzenleyicileri içeren ortamlarda bu
yeteneklerini (kompotens) yitirebilmektedirler. Bu hücrelerden
oluşan yeni bitkilerde gen veya kromozom bozuklukları sonucu
kalıtsal ve fenotipik varyasyonlar (somaklonal varyasyon) ortaya
çıkmaktadır. Bu varyasyonlar, yeni çeşit geliştirme ve
iyileştirmelerde ıslahçılar tarafından kullanılmaktadır (Chrispeels
ve Sadava, 1994). Somaklonal varyasyon sonucu ortaya çıkan
değişiklikler arasında, bazı pigmentlerin yapısındaki
farklılaşmalar sonucu çiçek renginin, yaprak ve çiçek
morfolojisinin, tohum veriminin, bitki canlılığı ve iriliğinin,
uçucu yağ kompozisyonu ve hastalıklara tolerans veya
dayanıklılığın değişmesi sayılabilir (Brown ve Thorpe, 1995)
(bkz. Bitki Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm 11).
İn vitro seleksiyon:
Tek hücre seviyesinde; tuz, herbisitler, patojenler vb.
faktörlere karşı dayanıklılığa göre yapılan seleksiyonlar
sonucu, bu hücrelerden elde edilen bitkilerde ilgili faktörlere
dayanıklı veya toleranslı bitkiler ortaya çıkabilir. Bu tekniğe
in vitro seleksiyon denilmektedir.
İn
vitro
döllenme:
Bazı durumlarda (özellikle dış ortama alıştırılamayan
bitkilerden tohum almak için) doku kültürü ile elde edilen
bitkiler laboratuvar şartlarında tozlaştırılmaktadır. Fakat bu
uygulama çok sınırlı kalmıştır.
İn vitro
germplazm muhafazası:
Totipotent hücrelerin in vitro kültürü, kallus veya süspansiyon hücreleri şeklinde uzun
süreli olarak veya belirli aralıklarla yeniden oluşturularak
saklanabilir ve ihtiyaç duyulduğunda bu hücrelerden yeni
bitkiler oluşturulabilir. Alternatif olarak ilgili hücreler,
meristemler veya elde edilen minyatür bitkiler düşük sıcaklıkta
(4 0C), çok az besin maddesine ve alana ihtiyaç
göstererek aseptik şartlarda saklanabilir (1-4 yıl). Benzer
şekilde çok düşük sıcaklıklarda –196 0C), sıvı azot
içinde doku ve hücreler hızlı bir şekilde dondurulup
saklanabilirler. Bu doku kültürü teknikleri
in vitro
germplazm muhafazasında önemlidir ve gen ve tohum bankalarına
alternatif oluşturmaktadır (Brown ve Thorpe, 1995) (bkz. Bitki
Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm 9).
Somatik hücre melezlemesi (protoplast füzyonu):
Protoplast füzyonu ve somatik melezleme, pre-zigotik eşeysel
uyuşmazlıklar nedeniyle, klasik melezleme ile elde edilemeyen
hibritlerin elde edilmesinde kimyasal ve fiziksel metotlar
kullanılarak uygulanan bir tekniktir. Elde edilen somatik melez
hücreden (heterokaryon),
kallus oluşumu ve bitki rejenerasyonu yoluyla yeni bitkilerin
elde edilmesi sistemin en önemli ve en gerekli parçasıdır. Bu
işlem genel anlamda genetik kopyalamadır ve bitkilerde yaklaşık
30 yıldan beri uygulanmakta olup en başarılı örneği tütün
bitkisinde görülmüştür (Ochatt ve Power, 1992) (bkz. Bitki
Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm 4).
Gen transferi:
Doku kültürlerinin bitkileri iyileştirmede en önemli ve yaygın
olarak kullanılan uygulamalarından birisi de, gen veya genlerin
bitkilere aktarılmasıdır. Bunun için mutlaka tekrarlanabilir bir
hücre-bitki rejenerasyonu (organogenesis ve somatik
embriyogenesis) sistemine ihtiyaç vardır (bkz. Bitki
Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm 2, 3 ve 4).
Bitki doku kültürünün ticari ve ıslah dışı uygulamaları
Hastalıksız bitki elde edilmesinde meristem kültürü:
Tüm apikal meristem veya buradan alınan küçük embriyonik
parçalar kültüre alınarak uygulanan tekniğe meristem kültürü
denir. Çok az miktarlarda bitki büyüme düzenleyicileri ilave
edildiğinde uç ve yan meristemlerden birçok yeni bitkicikler
elde edilebilmektedir. Bu metotla elde edilen bitkiler her
bakımdan birbirinin benzeridirler (bkz. Bitki Biyoteknolojisi
Cilt I, Bölüm 6).
Mikroçoğaltım:
Organize meristemlerden, henüz olgunlaşmamış veya olgunlaşmasını
tamamlamış somatik hücrelerden direkt (organogenesis veya
somatik embriyogenesis) veya indirekt (kallus, protoplast vb.)
yollarla bitkilerin çoğaltılması ve köklendirilmesi işlemine
genel olarak mikroçoğaltım denilmektedir. ABD'de doku kültürünün
ticari uygulaması 1970' de başlamış (orkidelerde ve süs
bitkilerinde) ve bu yolla elde edilen ürünlerin pazar değeri bu
gün yılda 15 milyar dolara ulaşmıştır. Daha az sürgün elde
edilmesine rağmen uç ve yan meristemlerden kitle çoğaltım ticari
olarak diğerlerinden daha fazla kullanılan bir metottur (Brown
ve Thorpe, 1995) (bkz. Bitki Biyoteknolojisi Cilt I, Bölüm 8).
Aşağıda bir videoda ticari doku
kültürü üretim laboratuvarından görüntüler vardır. Benzer
konularda diğer videolar da görülebilir. Tüm çalışmalar steril
şartlarda laminar hava akışlı kabin içinde yapılmaktadır.
Sentetik tohum üretimi (somatik embriyolar):
Somatik embriyoların çeşitli metotlarla kaplanması sonucu
sentetik (yapay)
tohumlar elde edilmektedir. Sentetik tohumların,
hibritlerin somatik çoğaltımında, erkısır ve ebeveyn hatların
muhafazasında ve odunsu bitkilerin elit genotiplerinin elde
tutulmasında kullanımı konusunda oldukça fazla çalışma
yapılmaktadır.
Sekonder metabolit üretimi (kallus-hücre süspansiyonları):
İn vitro
hücre kültürleri sekonder metabolit üretiminde de önemli bir
kaynak olarak görülmektedir. Bitki sekonder metabolitleri, bitki
büyüme ve gelişmesinde doğrudan kullanılmayan maddelerdir. Işık
mikroskobu ile görülebilen sekonder metabolitlerin (tanenler,
antosiyaninler, karetenoitler) yanında UV ışığı ile
görülebilenleri (alkaloitler) de vardır. Son yıllarda sekonder
metabolit üretimi için ot verimi yüksek, çok yıllık, geniş
adaptasyon kabiliyetine sahip ve azotlu gübre kullanımı oldukça
az olan yonca, alternatif bir bitki olarak gösterilmektedir.
İlgili enzim alındıktan sonra yoncanın geriye kalan kısmı ot
olarak kullanılabilir (Austin, 1997) (bkz. Bitki Biyoteknolojisi
Cilt I, Bölüm 7).
Kimeralar:
Doku kültüründe, özellikle süs bitkilerinde üzerinde önemle
durulan konulardan birisi de
kimeralardır. Kimerik bitkiler; farklı türlerin protoplastlarının
karışık kültürü ve bitki rejenerasyonu, mutasyon uygulamaları
sonucu bitki rejenerasyonu çalışmaları, apikal meristemle ilgili
yapılan mikro-cerrahi çalışmaları ve gen transferi yapılması
sırasında, bir bitkiyi oluşturan bütün hücrelerin ilgili gen
veya genleri taşımaması durumlarında (özellikle partikül
bombardımanı metodu ve apikal meristemler kullanıldığında) elde
edilebilmektedir.
Bitki doku kültürlerinin temel araştırmalardaki uygulamaları
Doku kültürü, protoplast izolasyonu ve füzyonu, hücre, doku ve
bitki beslenmesi, sitogenetik çalışmalar, morfogenesis
çalışmaları ve biyolojik azot fiksasyonu gibi temel
araştırmalarda da kullanılmaktadır. Bu tür araştırmalar
genellikle sistem geliştirmede faydalı olmaktadır.
Doku Kültüründe Temel Teknikler
Doku kültürü işlemleri bir
çok aşamadan oluşmaktadır. Bunlar: 1) Uygun bir laboratuvar
düzeninin kurulması, 2) Kullanılacak bitki parçalarının (eksplant)
ve besin ortamlarının seçimi, hazırlanması ve sterilizasyonu, 3)
Kallus ve hücre süspansiyonlarının oluşturulması, 4) Kallus veya
hücre süspansiyonlarından veya doğrudan somatik veya gametik
hücrelerden bitki rejenerasyonunun uyarılması (organogenesis,
somatik embriyogenesis veya meristem çoğaltımı yoluyla), 5)
Oluşan sürgünlerin çoğaltılması ve boylarının uzatılması,
somatik embriyoların olgunlaştırılması, 6) Uzayan sürgünlerin
köklendirilmesi, 7) Köklenen bitkilerin dış ortama alıştırılması
(aklimatizasyon).
Bunlar arasında en önemlisi, uygun laboratuvar imkanlarının
sağlanmasıdır.
Doku Kültüründe en
önemli konu steril işlemleri yapabilecek bazı temel alet ve
ekipmanlara veya iyi bir laboratuvara sahip olmak gerekmektedir.
Doku kültüründe en temel konular bitki parçaları ve kullanılacak
alet ekipmanların iyice temizlenmesi (sterilizasyon), besin
ortamlarının hazırlanması ve kültüre alınacak yerin
belirlenmesidir.
Tablo: Bir laboratuvarda bulunması
gerekli olan imkanlar (Smith, 1992; Gamborg ve Phillips, 1995).
|
·
Alev lambası
·
Alüminyum folyo
·
Ambalaj filmi (naylon)
·
Analitik elektronik terazi
·
Aspiratör
·
Basınçlı hava kompresörü veya kaynağı
·
Beherler (250 ml, 500 ml, 1 litre, 2 litre, 5 litre)
·
Bisturi
·
Buhar banyosu (100 C ye kadar ayarlanabilen)
·
Buzdolabı (derin donduruculu)
·
Cam kavanozlar (cam şişe), muhtelif reçel ve konserve
kavanozları (100, 150, 200, 500 ml)
·
Dereceli silindirler (20 ml, 50 ml, 100 ml, 200 ml, 500
ml, 1 litre, 2 litre)
·
Dolaplar
·
Erlenler (100, 250 ml, 1, 2, 4 litre kapasiteli en az
bir tanesi ölçülü ağızlı)
·
Etüv
·
Fayanslar (10x10, 15x15 cm, en az 20 adet)
·
Filtre sterilizasyonu için filtre üniteleri
·
Floresan ışığı (serin-beyaz) ile aydınlatılan ve
sıcaklığı ayarlanabilen kültür odası
·
Fotoğraf filmi (siyah-beyaz ve renkli, slayt için)
·
Gaz kaynağı (doğal gaz)
·
Isıtıcılı manyetik karıştırıcı
·
Kağıt havlular
·
Kauçuk eldivenler
·
Laminar hava akışlı kabin (HEPA filtreli)
|
·
Mikrodalga fırın
·
Mikro pipetler (Gilson vb.) 1-5 ml,
5-20 l,
20-50 ml,
50-200
ml,
200-1000 ml arası ayarlanabilen çeşitli hassasiyette.
m
·
Mikroskoplar (stereo; büyütmeli ve ışık kaynaklı)
·
Otoklav, basınçlı pişirici ve otoklav eldivenleri
·
Otomatik pipet
·
Pastör pipetler (arkası pamuklu, 15-23 mm uzunluğunda)
·
Pensler (4, 7, 8 inç) ikişer adet
·
Petri kapları (5, 7, 9, 14 cm cam veya tek kullanımlık
plastik)
·
pH metre
·
Pipet doldurucu
·
Pipet memeleri
·
Pipet pompası (20 ml, mekanik veya otomatik)
·
Pipet yıkayıcı
·
Pipetler (1, 5, 10 ml, tek kullanım için veya cam)
·
Plastik fide dikim kapları
·
Raflar
·
Raklar
·
Saf alkol
·
Saf su ünitesi (su demineralizasyon ünitesi tercih
edilmelidir).
·
Çalkalayıcı (yatay-horizontal)
·
Santrifüj (makro-mikro)
·
Sprey şişesi ve şişeler
·
Test tüpleri (25 x 100 mm)
·
Tripod
·
Vakum pompası
|
Babaoğlu ve ark., 2001-Bitki
Biyoteknolojisi Cilt I-Doku Kültürü ve Uygulamaları- Bölüm 1.
Temel Laboratuvar Teknikleri).
Evde ve Okullarda hobi
amaçlı doku kültürü yapmak isteyenlere
(Bu makale Ticaret Borsası ve Biyotek Dergilerinde
yayınlanmış, ayrıca bir çok web sitesinde yer almaktadır).
Burada amacımız özellikle ilk ve ortaöğretim okullarında ve
evlerinde doku kültürüne merakı olanlara bazı pratik bilgiler
vermekti).

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Bitki Doku Kültürü
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |