Okunma: 174 kez
Alaska’daki Kivalina Köyü, küresel ısınmanın ilk kurbanı olarak biliniyor. Üstünde yaşadıkları topraklar yavaş yavaş yok olan Kivalinalılar, 24 dev enerji şirketine, küresel ısınmaya sebep oldukları için 400 milyon dolarlık tazminat davası açtı.
( www.genbilim.com )
Kivalina, Alaska’da, tam Bering Boğazı’nın
kıyısında yer alan ABD’ye bağlı minicik bir köy. 55 tane ahşap evden
oluşuyor. Köyde sadece 400 kişi yaşıyor. Fakat bu 400 kişi dünyanın
gündemine oturan bir davanın kahramanı oldular. Kivalınalılar, küresel
ısınma sonucu denize karışan köylerinin hesabını sormak için ABD’nin
dev enerji şirketlerinin karşısına geçtiler. Aralarında Exxon Mobil, BP
America, Conocco Philips ve American Electric Power’ın da bulunduğu 24
şirkete, küresel ısınmaya sebep oldukları gerekçesiyle dava açan
köylüler, bu şirketlerden, iklim değişikliğinin Kivalina’ya verdiği 400
milyon dolarlık zararın ödenmesini istiyorlar.
Küresel ısınma sonucu kutuba yakın bölgelerde buzlanmanın daha geç
başlaması, Kivalina için kötü günlerin başlangıcı oldu. Çünkü
Kivalina’yı her kış ve sonbaharda fırtınalara karşı koruyan buz
tabakası oluşmamaya başladı. Şiddetli dalgaların, toprak erozyonuna
neden olmasına engel olan buz kütleleri olmayınca, Kivalina dalgalara
karşı korunmasız kaldı. Şiddetlenen fırtınalar, aşırı dalgalanma ve
buzların olmaması bu küçük köyde hızlı bir toprak erozyonu
gerçekleşmesine neden oldu. Birkaç senenin içinde, 55 haneli köyün
evleri denizin içinde kalıp, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Köyde yeni bir ev yapacak kara parçası kalmadı.
KÖY TAŞINACAK, AMA PARA BULUNAMIYOR
İki
yıl önce, belki dalgaları tutar da erozyonu engeller diye deniz
kıyılarına, kum ve çakıl taşlarıyla doldurdukları plastik torbalardan
oluşan bir baraj kurdular. Fakat köyü vuran fırtınalar o kadar
güçlenmeye başladı ki, kum ve çakıl taşı ile dolu, her biri 2 metreküp
hacminde beş bin plastik torbanın çoğu savrulup gitti. Artık bu kara
parçasında kalamayacakları anlaşıldığı için, Kivalina köyünün, şu an
bulunduğu bölgeye 12 km. uzaklıktaki yeni bir yere taşınması söz
konusu. Fakat bu işlem çok masraflı. ABD ordusunda çalışan mühendisler
ve ABD hükümetinin hazırladığı raporlar gösterdi ki taşınma için 400
milyon dolara yakın bir bütçe gerekiyor. Alaska eyaleti ile bu
değişimin finanasmanı konusunda anlaşamadıkları için, Kivalinalılar 15
yıldır köylerinin ayaklarının altından kayıp gitmesini izliyor ve
taşınma işi de sürekli erteleniyor.
 Bu yüzden Kivalinalılar, hayatlarını kökten değiştiren bu soruna sebep
olduklarını düşündükleri 24 enerji şirketine dava açtılar ve
zararlarının tazmin edilmesini istediler. Başta Exxon Mobil Corporation
olmak üzere 9 petrol, 14 elektrik ve bir kömür şirketi hakkında dava
açan köylüler, bu 24 firmanın yaydıkları sera gazının büyük oranda
küresel ısınmaya sebep olduğunu, bu durumun Kivalina halkının varlığını
tehdit ettiğini ve burada kamuya zarar verildiğini iddia ediyorlar.
Dava
26 Şubat günü, Kaliforniya eyaletinin San Francisco şehrinde, bir
eyalet mahkemesinde açıldı. Kaiforniya’nın seçilmesinin nedeni davada
bahsi geçen firmaların hepsinin Kaliforniya’da temsilcilikleri olması.
Amerikan yasalarına göre, bir firma hakında dava açabilmek için dava
açtığınız eyalette firmanın temsilciliği olmak zorunda.
MÜCADELEMİZ TÜTÜN ÜRETİCİLERİNE KARŞI VERİLENE BENZİYOR
Aralarında
Exxon Mobil, BP America, Conocco Philips, American Electric Power,
Chevron, Peabody Energy, Duke Energy ve Southern Company’nin bulunduğu
sekiz şirkete ise, sadece sera gazı yaymak değil, bilinçli olarak
küresel ısınma ile ilgili halkı yanlış yönlendirmek suçundan da dava
açtılar. Bu şirketleri, halkı ve küresel ısınma kurbanlarını, küresel
ısınmanın insan eliyle gerçekleştirilmediğine ikna etmek için özel çaba
sarfetmekle suçluyorlar.
Davanın
açılmasında önemli rol oynayan ve Kivalina’nın savunmasını yürüten
ekipte yer alan ‘Yerel Amerikalıların Hakları Fonu’nun (NARF) basın
sözcüsü Ray Ramirez, NTVMSNBC’ye yaptığı açıklamada, “İklim değişikliği
ve Alaska’da oluşan maddi zararlar arasındaki bağlantı Kivalina
davasında çok güçlü. Fakat büyük petrol şirketleri insan eliyle
gerçekleşen bu iklim değişikliğini örtbas etmek için, özel çaba
sarfediyor. Ve bu durum tütün endüstrisinin, sigaranın zararlarını
saklamak konusunda gösterdiği çabaya benziyor. Yani sadece sera gazını
yaymak değil, insanları yanlış bilinçlendirmek de bu davanın konusu.
Zaten enerji firmalarının, küresel ısınma hakkında yayınladıkları
yanıltıcı araştırmaları hazırlayan bazı bilim adamları, eskiden tütün
firmalarının yararına da çalışıyordu” ifadelerinde bulundu.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ HUKUK GÜNDEMİNE OTURTACAĞIZ
Dava
edilen şirketler enerji sektörünün devleri olduğu için, hepsinin
arkasında inanılmaz büyük hukuk büroları, hatta deyim yerindeyse
‘hukukçusu ordusu’ var. Ancak Kivalina da bu davada pek yalnız
sayılmaz, çünkü tam altı hukuk bürosu ile ‘Yerel Amerikalıların Hakları
Fonu’ ve ‘Irk, Fakirlik ve Çevre Merkezi’nden oluşan deneyimli bir
avukat ve gönüllüler ekibi Alaska’nın bu ufak köyünü savunuyor.
Kivalina’yı savunanlar arasında, çevre konularında uzman olan avukat
Matt Pawa, Eskimo hakları konusunda uzman olan NARF’den Heather Kendall
Miller ve 1990’larda ABD’de tütün endüstrisine karşı hukuki bir savaş
yürütmüş Steve Berman ve Stephen Susman var.
NARF’den
Kendall-Miller Kivalina’yı savunan ekibi şöyle değerlendiriyor: “Irk,
Fakirlik ve Çevre Merkezi ile oluşturduğumuz ortak avukat ekibiyle
dünyada ilk kez iklim değişikliğinin maddi zararının tazmini için
endüstri sektörüne karşı çalışmaya başladık. Davada bizimle beraber
olan özel firmalar iş gücü ve deneyim, biz ise davayı açan kişilerle
güçlü ilişkilere sahibiz. Böylelikle iklim değişikliğini hukuk
gündemine oturtmak istiyoruz.”
TÜTÜN DAVASINDA DERSİMİZİ ALDIK, ARTIK ROMANTİK ARGÜMANLAR YOK
Kivalina’yı
savunan avukatlar, tütün endüstrisine karşı savaşlarında derslerini
aldıkları için bu davada daha gerçekçi davrandıklarını ve
dilekçelerinde romantik argümanlar kullanmaktan kaçındıklarını
söylüyorlar. Heather Kendall Miller bu davada daha bilinçli davranmaya
çalıştıklarını, Alman Spiegel dergisine şöyle anlatıyor: “Davalının tek
bir kişi değil, bir topluluk olması lazım. Böylece dava konusu hakkında
istatistiklere ulaşılabiliyor ve genelleme yapılıyor. Yani bu durumda
Kivalina hangi fabrikanın ne kadar karbon saldığını hesaplamak zoruda
değil. Sadece aradaki bağı istatiksel olarak göstermek durumunda.
Ayrıca bu davada kültürün ve yaşam alanının yok olması gibi soyut
zararladan bahsetmiyoruz, gerçekten köy taşımanın somut masrafı için
tazminat istiyoruz” diyor.
Önümüzdeki günlerde dava edilen
firmalar savunmalarını yazacak ve mahkemeye teslim edecek. Mahkeme
bunun ardından davayı kabul edip etmeyeceğini açıklayacak. Zaten esas
mücadele de bundan sonra başlayacak. Yargı kararının ne yönde çıkacağı
belli değil, ancak Kivalina devlere karşı duran bir köy olarak tarihe
şimdiden geçti. Eğer Kivalina mücadelesinden başarıyla çıkarsa, onun
gibi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan 8 Alaska köyü daha hukuk
mücadelesine girişmeyi planlıyor.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
Kivalina: Devlere karşı savaşan köy
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |