GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Sosyoloji arrow Ahlak Kavramı ve İşyerlerinde Cinsel Taciz Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Tem 04 2008
Ahlak Kavramı ve İşyerlerinde Cinsel Taciz Yazdır E-posta
(2 Oy)



melek akman   
Cuma, 04 Temmuz 2008
Okunma: 354 kez

ImageAhlak; insanların zihni hallerini ve huylarını, toplumların alışkanlık, töre ve adetlerini, yani moral değerleri veya sosyal ahlakı anlatan bir terimdir. İşyerlerinde cinsel taciz konusu, ahlaki boyut açısından önem taşımaktadır. İnsani olgunluğun tamamlanma derecesi, bu gibi çirkin olaylar karşısında kendisini göstermektedir. Ahlaki erginlikten yoksunluk, bu ve bunun gibi pek çok rahatsız edici vakanın meydana gelmesine sebep olmaktadır.

ImageAhlaki açıdan yoksunluk durumu, uzun ya da kısa vadede toplumu da etkileyecek davranışlara yol açacağından, bu konuya önemle eğilmek ve gerekli özeni göstermek gerekmektedir. Gerek eğitim gerekse de toplumsal bilinç anlamında bir takım uygulamalar yapılmalı ve sosyal ahlakın tüm topluma yayılması sağlanmalıdır. Zaten sosyal ahlak kavramı da, olumlu ve yaşanılabilir bir ortamı tüm topluma yaymayı ve barış, kardeşlik içerisinde yaşamayı ve yaşatmayı amaçlamaktadır. Ahlakın şekillenmesinde ve kaynak olarak ortaya çıkmasında önemli rol oynayan birçok unsur vardır. Bunların başında aile ve eğitim gelmektedir. Bireylerin takındıkları tavır ve uyguladıkları eylemler, söz konusu eğitimi ve insani gelişmişliğini (tekamül) ne derece tamamlayabildiğine göre şekillenir. AHLAK KAVRAMINA GENEL BAKIŞ Ahlak, hem insanın ruhi-zihni hallerini ve huylarını, hem de bir toplumun alışkanlık, töre ve adetlerini, yani moral değerleri veya sosyal ahlâkı anlatan bir terimdir. Dolayısıyla ahlak; insanların ruhlarında (nefislerinde) yerleşik olan iyi (güzel) veya kötü (çirkin) eğilimler ve davranışların, yani doğuştan gelen veya sonradan kazanılan iyi veya kötü tavır ve hareketlerin bütünüdür . Ahlak sadece uyulması beklenilen kuralları değil, aynı zamanda yapılması gereken ya da beklenen görevleri de belirtir. Bu çerçevede aileden ve toplumdan bir sorumluluk beklenmektedir İnsan davranışlarına yön veren en önemli kavramların başında ahlak gelmektedir. Bireylerin çocukluklarından olgunluk dönemine kadar yetiştikleri çevre ve aile, bulunduğu ortam, eğilimleri ve arkadaş çevresi, ahlak oluşumunu belirleyen ve uzun ya da kısa vadede davranışları yönlendiren önemli etmenlerdir. Bu anlamda ahlak kavramına giriş anlamında güzel ahlak ve kötü ahlak kavramlarını açıklamakta açıklamakta fayda vardır. Güzel Ahlak: Genel anlamda, faziletler topluluğu ya da güzel huylar olarak adlandırabileceğimiz güzel ahlak; insanlarda bulunması gereken davranış ve huyların bütünüdür. Ayrıca insanın, toplumda benimsenmiş ve kabul görmüş normlara ve değerlere uymasını öngören anlayış, tutum, tavır ve davranışlar bütünü olarak da açıklanabilir. Bahsi edilen güzel ahlak olgunluğuna erişebilmek için yapılması gereken bazı uygulamalardan bahsedilebilir. Bunlar ;  Ahlak eğitiminin ve terbiyenin yaygınlaştırılması. Burada topluma ve özellikle ailelere önemli işler düşmektedir.  Davranışların eğitimi gerekmektedir. Davranış ahlakı; iyi, güzel ve adaletli olan davranışlar bütünüdür.  Bireysel anlamda, iç dünyanın ve duyguların eğitimi, kalbin temizliği ve ahlaka uygunluğu sağlanmalıdır. Bu da insanların kendi iç dünyalarında gerçekleştirmeleri gereken bir olgudur. Bireyler kendi içlerinde güzel ahlak olgunluğuna erişemezlerse, toplumsal bazda bir gelişim ve güzel ahlak oluşumu beklenemez. Güzel ahlakın başlangıç noktası, bireylerin kendilerini bu olgunluğa eriştirmeleridir. Güzel ahlakın alametleri sayılan bazı davranışlar vardır. Bunlardan bazıları; Edep, İtimat Edilebilirlik, Kanaat (Gönül Tokluğu), Ülfet ve Muhabbet (Başkalarına Sevgi ve Dostluk Besleyebilme), Tazim (İnsanlara Saygı ve Hürmet Gösterebilme), Tevazu, Hıfz-u Lisan (Kötü Sözlerden, Gıybet ve Dedikodudan Uzak Durmak), Mübahat (Başkalarıyla İftihar Edebilme). Kötü Ahlak: Dine, edebe, ahlaka, insanlığa ve faziletli yaşamaya yakışmayan davranışlar bütünü olarak tanımlayabiliriz. Bu şekilde kötü ahlak tanımına uyar şekilde yapılan davranışlar, dinimiz ve insani yaklaşımlar açısından ve tarafından beğenilmemektedir. Kötü ahlak olarak adlandırılan pek çok davranış bulunmaktadır. Bunlardan bazıları; gıybet, heva, tezellül,ucub, şematet,..., vsdir. Ahlaki davranışların çoğu din merkezlidir. Din, ahlaki hayatımızın tek kaynağı değildir ama en önemli kaynaklarındandır. İnsanlar bir arada yaşadıklarından birbirlerine karşı davranışları bulunmaktadır.Bu davranışlar sonucu iyi veya kötü neticeler ortaya çıkmaktadır. Bunun için ahlakın sosyal yönü vardır. Bireylerin söz konusu davranışlarda bulunmasına etki eden faktörlerden biri, şüphesiz ki ahlaktır. Ahlak kavramı ise pek çok unsur tarafından şekillenmekte ve etkilenmektedir. İnsanların ahlakını etkileyen veya davranışlarına yön veren faktörleri şöyle açıklayabiliriz.  Dini Esaslar ve İnançlar.  Dünya Görüşleri.  Sosyal Kontrol ve Baskı.  Kanuni Müeyyideler.  Örf ve Adetler.  İnsan Aklı veya Vicdanı.  Aile Terbiyesi  Kurumsal Eğitim Saydığımız bu unsurlar, aynı zamanda Sosyal Ahlakın da, temel dayanak noktasını ve kaynaklarını oluşturmaktadır. SOSYAL AHLAK Sosyal Ahlak, temelde kalbi, manevi ve deruni (içten) temelinin yanı sıra, onun dışa yansıması ile fiile dönüşen, iş ve eylem şeklinde etkinliklere konu olan bir sosyal davranış bilimidir . Sosyal ahlak; insanlar arasındaki sosyal sorumluluğu ele alarak, iyi ve güzel davranışların sosyal hayata yansıması için sosyal adalet, insanlık, iyilik, kardeşlik gibi değerlerin gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğine inanır ve bu güzel davranışların ve ahlakın, sosyal hayata hakim olmasını ve yaygın olarak yaşanmasını hedefler. Sosyal Ahlakın Boyutları: Sosyal ahlak kaidelerinin ve ilkelerinin geçerli olduğu alanlar, sosyal ahlakın boyutunu kapsamaktadır. Bunlar; Aile (Aile Ahlakı). Toplum (Toplum Ahlakı). Siyaset ve Yönetim (Siyaset Ahlakı). Kurum ve Kuruluşlar (Örgüt Ahlakı). Çalışma Hayatı (İş-Meslek ve Görev Ahlakı). Çevre ve Tabiat (Çevre Ahlakı). Pazarlama, Reklam ve Ekonomi (Ticari-İktisadi Ahlak). İlim Dünyası (Bilimsel Ahlak). Sosyal Ahlakın Temel Hedefleri: Sosyal ilişkilerde güven ortamı tesis etmek, İnsanların bir arada ahenk içinde yaşamasını sağlamak, İnsanın, hem kendisine, hem de başkalarına saygı duyması sonucunda iç ve sosyal barışı ve bütünleşmeyi temin etmek, Fertlerin, içinde yaşadıkları toplumda sosyal ve güzel ahlaklı, sosyal sorumlu ve dolayısıyla topluma ve özellikle muhtaçlara faydalı olabilmelerini sağlamak, Ahlak eğitimi, sosyal pedagoji ve hizmetler aracılığı ile insanlara güzel haslet, huy ve mizaçların yanında faydalı tutum ve davranışlar kazandırmak.

ÇALIŞMA AHLAKI - MESLEK AHLAKI Çalışma ahlakı terimiyle; bir toplumda çalışmaya karşı takınılan tavırlar anlaşılır. Çalışma disiplini, verimlilik, kalite, etkililik gibi kavramlar çalışma ahlakının içinde yer alan hususlardır. Meslek Ahlakı ise biraz daha farklı bir anlam taşımaktadır ve temelinde, meslek sahiplerinin mesleklerini icra etmek suretiyle kendilerine ihtiyaç duyanlara hizmet ederek kamu yararına çalışma yatmaktadır. İş Ahlakı ise; uygulamalı bir ahlak bilgisidir ve iş hayatında karşılaşılan tüm ahlaki sorunları inceler. Bu sorunlar, çalışanlar arasında, çalışanlarla yöneticiler arasında, işletme ve işletmeyle alışverişte bulunanlar ya da işletmeyle çevresel faktörler arasında olabilir. Ahlakın temelinde din, kültürel yapı, çevre, toplumsal yapı ya da gelenekler belirleyici olmakla birlikte salt belirleyici değillerdir. Ahlak değişkendir. Ancak kendisini var eden öğelerden de bağımsız değildir. Meslek Ahlakı İlkeleri: Belli bir mesleğin üyelerinin uyacağı standartları belirten kurallar bütününe meslek ahlakı ilkeleri diyoruz. Bu ilkeler bir örgütün veya mesleğin temel değerlerini ve çalışanların izlemesi beklenen kuralları içerir. Bu ilkeler;  Ahlaki sorunlara yer veren örnek olaylarla zenginleştirilmiş hizmet içi eğitim programları geliştirmek  Ahlaki olmayan davranışları etkin bir cezalandırma ve dengede tutma sistemi ile önlemeye çalışmak  Ahlaki olamayan davranışlar için verilecek cezaların çalışanlarca bilinmesini sağlamak  İş arkadaşlarının ve üstlerin ahlaki davranış üzerindeki etkisini tespit etmek  Politika ve kuralları oluşturacak bir etik kurul oluşturmak.  Ahlaki politika ve ilkeleri içeren bir liste geliştirmek İş Ahlakının tesis edilmesi için en başta aile içi eğitim ve terbiyenin ve aynı zamanda okullarda verilen eğitimin son derece önemli olduğunu söyleyebiliriz. Ancak eğitimin, ahlaki gelişim için tek başına yeterli olması söz konusu değildir. Burada insanoğlunun tabiatı (fıtratı) konusunu ihmal etmemek gerekir . Her bireyin farklı karakter ve ruh yapısına sahip olması nedeniyle özellikle çalışma yaşamında, ağırlıklı olarak kadınlara ve alt kademelerde çalışanlara, bazı yanlış davranışlarda bulunulmaktadır.

İŞYERLERİNDE CİNSEL TACİZ Genel olarak, isçinin istihdamının veya işle ilgili kazanımlarının, cinsiyetinden ötürü istenmeyen bir koşula bağlanması olarak tanımlanan ve mağdurlarının genellikle kadınlar olduğu "cinsel taciz", tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de son derece yaygın ve ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır . İşyerindekiler tarafından, tekrar edilen ve istenmeyen, sözle, vücut hareketleriyle veya jestlerle gerçekleştirilen her yaklaşım, cinsel bakımdan küçümseyici her beyan, cinsel ayrım güden her söz olarak tanımladığı cinsel taciz, ülkemizde de büyük bir sorundur ve bu duruma maruz kalan çalışanların, iş yaşamlarından aile ve sosyal yaşamlarına kadar etkilendikleri görülür. Literatürdeki mobbing (bullying) kavramıyla benzerlik taşıyan cinsel taciz olgusu, bayanları hedef alması ve cinsel temelli olması yönünde bu kavramdan ayrılmaktadır. Çeşitli ülkeler cinsel tacizi; gelenekleri, hukuksal temelleri ve kültürel yaklaşımlarına göre; cinsiyet ayrımcılığı, kişilik haklarının ihlali ve yetkinin kötüye kullanımı şeklinde adlandırmışlardır . Türk İş Hukuku ise konuyu; Şahsın, kişilik hakları, ahlak ve iyi niyet kurallarının ihlali olarak açıklamıştır. İşyerinde cinsel taciz, aynı zamanda bir çalışma koşulu haline gelerek, mağdurun çalışma hak ve özgürlüğünü ihlal ettiği ve dolayısıyla ekonomik özgürlüğünü ve özerkliğini tehdit ettiği için, işyeri dışında gerçekleşen cinsel tacizden ayrılmaktadır. Bu nedenle olsa gerek, işyerinde cinsel taciz, "ekonomik tecavüz" olarak da nitelendirilmiştir. İşyerinde cinsel taciz", ilgili işçiye saldırıdır; işçinin kendisini tehdit edilmiş, aşağılanmış, korunmaya muhtaç duruma düşürülmüş veya tacize uğramış hissetmesine neden olur. İşçinin performansını etkiler, iş güvencesinin temelini zayıflatır ya da iş ortamına tehdit yaratır veya iş ortamını bozar. Cinsel taciz, çoğu kez, kişilerin konumlarını ve güçlerini, öteki işçileri yıldırmak veya korkutmak üzere yetkilerini kötüye kullanmalarının bir sonucudur. Ayrıca cinsel taciz sadece kadınları etkilemeyip, erkekleri de etkilemektedir. İşyerinde cinsel taciz olgusunu önemli bir sorunsal haline getiren; çalışanların üzerinde ortaya çıkan yıkıcı etkileri olmaktadır. Şöyle ki, bir kadının tacizle karşılaşmaktansa iþini bırakmasına yol açabilir. Cinsel taciz, stresli ve düşmanca bir çalışma ortamı yaratır. Bu da tacize uğrayanın akli ve fiziksel rahatsızlığına, öteki işçilerin rahatsız bir ortamda çalışmasına yol açabilir. Tacize uğrayan kadına daima hatalı oymuş gibi davranılır. Cinsel tacizin kurbanları, gerilim, öfke ve aşırı kaygının rahatsızlığını çekerler. Bu; çoğu kez depresyon, uykusuzluk ve baş ağrısı, cilt bozuklukları, sindirim sorunları, sistit vs. gibi stresle bağlantılı öteki tıbbi sorunlar biçiminde kendini gösterir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kurbanlar, ailenin sıkıntıya düşmesine ve hatta dağılmasına yol açan onur kaybından ve sosyal dışlamadan da zarar görürler . Kadınların işgücü içindeki zarar görmeye açık durumlarına katkıda bulunan koşullar (işsizliğin yüksek, istihdam imkanlarının sınırlı oluşu) cinsel tacizden kaçınmak için işten ayrılmayı, pek çok kadının göze alamayacağı bir adım haline sokmaktadır . Cinsel taciz 2003 yılına kadar yasalarımızda düzenlenmiş değildi. 2003te iş kanununda yapılan değişiklikle, iş kanunun 24. ve 25. maddelerine dahil edilmiştir. Türk Ceza Kanununda ise Nisan 2005�ten itibaren yaptırıma bağlanmıştır. Cinsel tacize uğrayan kadın açısından, bu kötü durumu açıklamak oldukça zordur. Olayın ispat edilmesi ve şahit bulunması gerekmektedir. Bu olmazsa, kişi iş yerinde uygunsuz tavır takınan bir kişi olarak tanımlanacaktır yani suçlanacaktır. Ayrıca cinsel tacizle ilgilenen özel bir merci iş yerlerinde bulunmamaktadır. Bu yüzden mağdur olan çalışanlar, işten çıkarılmayla bile sonuçlanabilecek bu mağduriyetlerini ispat edememektedirler. Bir meslek kuruluşu ne kadar iyi organize olmuşsa, vicdanlar üzerindeki etik kontrolleri de o kadar etkili olacaktır. Durum böyle olunca işyerinin çalışma ortamının güvencesi, güvenliği, huzuru ve verimliliğinden sorumlu olan yöneticilere de özellikle işyerindeki cinsel taciz olgusu konusunda önemli roller düşmektedir. Yöneticilerin hem bizzat kendilerinin cinsel tacizden kaçınmaları gerekmekte, hem de cinsel tacizi ortadan kaldırıcı önlemler almaları etik sorumlulukları olmaktadır. Yöneticiler açısından ahlâki değerlere uygun bir çalışma ortamı yaratmak ve cinsel tacizi önleyebilmek için aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır.

1) Yöneticilerin ahlaki değerlere uygun bir şekilde karar vermeleri gerekir. Ahlaki değerlerin hem işletmenin başarısı, hem de kişisel başarı için önemli olduğu kabul edilmelidir.

2)Yöneticiler davranışları ve düşünceleriyle diğerleri için bir örnek olduklarının bilincinde olmalıdırlar. Sözlerle ifade edilmeyen değerlerin de ahlaki bir çalışma ortamı yaratmak için son derece önemli olduğunu gözardı etmemelidirler.

3) Yöneticiler ahlaka uygun davranışları yerleştirme sorumluluğunu üzerine almalı ve bunun bilincinde olmalıdırlar. Çünkü ahlaka uygun standartları yerleştirme sorumluluğu yukarıdan başlar.

4) Çalışanlar, işletme ve yönetimin beklentilerinin neler olduğunu açıkça bilmelidir. Ayrıca yöneticiler ahlaki sorunların çözümünde tutarlı olmalı ve ahlaki değerler konusundaki duyarlılığı davranış ve düşünceleriyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermelidir.

5) Yöneticiler, ahlaki bir çalışma ortamı yaratmak için çalışanların eğitiminde işin ahlâki boyutunu dikkate almalı ve açık iletişimi desteklemelidirler .

Çalışanlara standartlar, değerler ve ahlaki sorunlarla ilgili konuları yönetime getirmekten çekinmemeleri için, herhangi bir olumsuz karşılık görmeyecekleri konusunda güvence vermelidir. Değer esasına dayalı bir organizasyon sosyal sorumluluklarını üstlenerek işgörenlerin ahlaki açıdan sağlam bir temele sahip olmasını sağlar. İşveren, çalışanların cinsel tacizin kabul edilemez bir tavır olduğu konusunda bilinçlendirilmeleri sorumluluğunu taşır. Sendikaya danışılarak bir politika bildirgesi ve toplu sözleşmelere dahil edilecek bir model şart hazırlanabilir ve bir şikayet mekanizması kurulabilir. Yasal bir düzenleme, sorunun varlığını kabul etme, toplumda bu konuya ilişkin bir duyarcılılığın oluşabilmesi ve bu konudaki tabuların yıkılması, işçinin haklarını öğrenmesi, işverenin bu konudaki sorumluluklarını açıkça düzenlemesi açısından çok önemlidir. Ancak vurgulamak gerekir ki, yasal düzenlemeler şart olmakla beraber, bu da tek başına yeterli bir çözüm değildir. Asıl çözüm toplumsal zihniyet değişikliğinin sağlanması, dolayısıyla eğitimdir. Vurgulanması gereken bir diğer nokta, yapılacak bütün çalışmaların, cinsel tacizin önlenmesine yönelik olması gerekliliğidir. Ayrıca cinsel tacizin ayrımcılık ile kökleri koparılmamalı ve cinsel tacizi önlemeye ilişkin önlemler, ayrımcılığı ortadan kaldırmaya yönelik önlemlerle birlikte yürütülmelidir . Ayrıca organizasyonel anlamda iş ahlakı duygusunu yayarak ve cinsel taciz ve bu gibi uygulamaların ahlaki boyuta aykırı düştüğü belirtilerek işletme bazında çalışılabilir. Bu anlamda alınabilecek tedbirler şunlardır.  İşletmede iş ahlakı konusunda yazılı ahlak kuralları ve kodları oluşturulmalıdır,  Organizasyon, iş ahlakı konusunda �ahlak standartları tespit etmeli ve bu standartlara uygun hareket etmelidir,  Lider ve üst yönetimin organizasyon çalışanlarına örnek olacak şekilde ahlaki davranış ve eylemlerde bulunması gereklidir,  Lider ve üst yönetimin organizasyonda iş ahlakının tesis edilmesi konusunda kararlı ve inançlı olması gerekir,  Organizasyonda üst yönetim tarafından iş ahlakı konusundaki çalışmaları izlemek üzere bir Ahlak Kurulu oluşturulmalıdır,  Organizasyonda ahlak kültürünün uzun dönemli olarak kurumsallaşması gereklidir,  Organizasyonda iş ahlakına yönelik davranış ve eylemler takdir görmeli ve ödüllendirilmeli; buna karşın iş ahlakına uygun olmayan davranışlar kınanmalı, gerekirse cezalandırılmalıdır  Organizasyonda ahlak konusuna önem verildiği açık olarak hissedilmelidir. (Örneğin, organizasyonda iş ahlakına yönelik afiş ve sloganlar asılmalıdır.),  İş ahlakı konusunda çalışanlara sürekli eğitim sağlanılmalıdır. Ayrıca cinsel tacize maruz kalan çalışana, ailesi ve yakın çevresinden özellikle iş arkadaşları tarafından yoğun bir destek verilmelidir. Bu en azından mağdurun daha güçlü olmasını ve yılmamasını sağlayacaktır. Bununla birlikte söz konusu cinsel tacizi gerçekleştiren kişi ya da kişilerin suçlarının kesinleşmesi durumunda ağır yaptırımlar uygulanmalı, bu yaptırımlardan tüm çalışanlar, özellikle bayan çalışanlar, haberdar edilmeli ve örgütte iyi bir haberleşme sistemi kurulmalıdır.

SONUÇ Ahlak kavramı pek çok öğeden etkilenebileceği ve kaynağını pek çok alandan alabileceği gibi, ahlaki gelişimde bireysel eğilimlerin ve fıtrat denilen varoluş özelliklerinin önemli payı vardır. Özellikle çalışma yaşamına yönelik olarak ahlaki unsurların ve çalışma yaşamını etkileyen konuların anlatıldığı bu yazıda işyerlerinde yaşanan cinsel taciz olaylarına da değinmiştik. İşte kişisel özelliklerin ve bireysel ahlakın önemi bu gibi çirkin olaylarda kendini göstermektedir. Cinsel tacize; kötü yönetim, başkalarını çekememe, o kişiyi işten attırma, cinsel dürtülerine hakim olamama gibi kötü ahlak biçimleri neden olmaktadır. Burada da aile ve genel eğitim kavramları karşımıza çıkmaktadır. Bu davranışlarda bulunanlar, insani gelişimlerini tamamlayamamış ve ahlaki değerlere sahip olamamış bireylerdir. Bu ahlaksız ve çirkin tutumlarının, olaydan etkilenen tarafta nasıl etkiler yarattığını düşünmeden ve insani bilinçten yoksun olarak yapmaktadırlar. Ahlakla ilgili genel değerlendirmeler yanında; sosyal ahlak olgusu da büyük önem taşıyan ve sosyal ilişkileri düzenleyerek, insani ve barışçıl ortamın, tüm toplum tarafından yaşanmasını amaçlayan bir öğedir. Güzel ahlak biçim ve davranışlarının tüm toplumda ve iş yaşamında nasıl yayılabileceği ve tahsis edileceği konusunda pek çok önlem ve açıklama yapılmıştır. Önemli olan ahlaktan yoksun olmayan davranışlar sergilemek ve bunu yaşamın tüm alanlarında uygulamaktır. İş yerindeki ahlaki değerlerimizi, geleneksel ahlak anlayışımızı devraldığımız öğeleri dikkate almak, öte yandan da dünyadaki her boyutlu değişimle bunu harmanlamak zorundayız. Sadece geçmişe dayanan bir iş ahlakı anlayışı, yeni açılımları engelleyeceği gibi sadece günlük değerlerle açıklanmış bir ahlak anlayışı da temelsiz olacak ve ilkesizliği yani kendi ahlaksızlığını da taşımış olacaktır.

KAYNAKÇA AKTAN C.Can, Meslek Ahlakı ve Sosyal Sorumluluk, ARI Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği Yayını, İstanbul, 1999. BAKIRCI Kadriye, İşyerinde Cinsel Taciz ve Türk İş Hukukuna İlişkin Çözüm Önerileri, http://www.turkhukuksitesi.com/faq/cinsel_taciz.shtml - 14.10.2002 BAKIRCI Kadriye, İşyerinde Cinsel Taciz, www.insankaynaklari.com-13.01.2004 BAYPINAR Başar, İşyerinde Cinsel Taciz, www.isguc.org GÜNGÖR Erol, Ahlak Psikolojisi ve Sosyal Ahlak, İstanbul, 1995 HATTATOĞLU, D, İşyerinde Cinsel Taciz; Sendikal Rehber, DİSK Yayınları, Sayı: 17 İŞSEVEROĞLU G, Meslek Ahlakı, 2001 Cilt:3, Sayı: 1 SEYYAR Ali, Ahlak Terimleri (Ansiklopedik Sözlük), Beta Yayınları, İstanbul, 2003 www.dinveahlak.com.tr.tc www.isguc.org www.sosyalsiyaset.com


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
melek karaca
melek karaca

Yazar Hakkında:
sakarya üniversitesi sosyoloji bölümü mezunudur. bununla birlikte aynı üniversitede formasyon eğitimi alacaktır.
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim