Okunma: 315 kez
Doğum ve ölüm tarihleri belli olmamakla birlikte, Zenon’dan 30 yıl sonra doğduğu sanılmaktadır. Çok gezmiş, Babil’e ve matematik öğrenmek üzere Mısır’a gitmiş ve orada 5 yıl kalmıştır. Hatta bu seyahatleri sırasında Hindistan’a kadar uzanmış olduğu sanılmaktadır. Ancak Demokritos bir gezgin değil, bir bilgi arayıcısıdır.
Demokritos’a göre evren, doluluk ve boşluktan oluşmuştur. Dolu kısım, bölünemez küçük parçacıklar, yani atomlar tarafından doldurulmuştur; bunlar ölümsüz ve yalındırlar. Nitelikleri aynı ama biçimleri ayrıdır. Varlıklar, bu atomların bir araya gelmelerinden oluşmuşlardır ve bir arada bulundukları sürece vardırlar; şayet bunları oluşturan atomlar bir nedenle dağılırsa yok olur giderler.
Evrende gözlemlenen değişim, atomların birleşmesi ve dağılmasından
ibarettir. Atomcu kuram, özünde mekanist ve deterministtir, ama bu
dönemde atomların nasıl hareket ettiklerine ilişkin güçlü bir
yaklaşımın eksikliği duyulmaktadır.
Demokritos, ruhu maddeden ayırmaz; ruhu oluşturan atomlar daha ince,
daha hafif ve daha hareketlidir; hepsi o kadar. Bu tür ince atomların
birleşimine ruh dediği gibi akıl da der. Bunlar, evrenin her yerine
dağılmıştır; öyleyse evren canlı ve akıllıdır. Ancak Tanrı yoktur;
Anaksagoras’ın belirttiği anlamda bir nous da bulunmaz.
Hindistan’da da atomcu görüşlerle karşılaşılmaktadır; ancak tarihini
saptamak olanaksızdır. Eğer daha önce ise, Yunanlıların bundan haberdar
olup olmadıkları düşünülebilir. Haberdar olmaları olanaksız değildir;
çünkü Demokritos İran’da bulunduğu sıralarda doğrudan veya dolaylı
olarak bu görüşleri öğrenmiş olabilir.
Gerek Yunan’da ve gerekse Hint’te birbirlerinden bağımsız olarak
düşünülmüş olması da mümkündür; ancak atomcu görüşün Doğu kökenli
olduğuna ilişkin başka bulgular da vardır. Mesela Poseidonius (M.Ö. 1.
yüzyıl) bu kuramı, bir Fenikeli olan Sidonlu Mochos’a, yine Byblioslu
Filon ise Beyrutlu Sanchuniaton’a atfetmektedir. Filon, bu adamın
kitaplarını Yunanca’ya çevirmiştir.
Demokritos matematikle de ilgilenmiş ve “Bir Daire veya Bir Küreye
Çizilen Teğet”, “Geometri Üzerine”, “Sayılar Üzerine” (aynı adı taşıyan
bir yapıtı daha vardır) ve “İrrasyoneller Üzerine” adını taşıyan
yapıtlar vermiştir.
“Bir Daire veya Bir Küreye Çizilen Teğet” te, kürenin veya dairenin
teğetle ortak olan bir tek noktası bulunduğunu ve teğet biraz
oynatılacak olursa, bu defa daireyi ve küreyi iki noktada keseceğini ve
teğet olma özelliğini kaybedeceğini söyler.
“Geometri Üzerine” adlı yapıtın içeriğine ilişkin fazla bir bilgiye
sahip değiliz. Ancak Chrysippus’a dayanarak Plutarkos’un yapmış olduğu
şu aktarma gerçekten çok ilginçtir: “Demokritos, bir koninin, tabanına
paralel olan dairelerle kesilecek olursa, kesitlerin yüzeyine ilişkin
neler söylenebileceğini sormuştur. Bunlar eşit midir? Yoksa değil
midir? Eğer eşit değillerse, o zaman koninin yüzeyi merdivene
benzeyecek, yani düzgün olmayacaktır. Eğer eşitlerse, o zaman da koni
bir silindir özelliğine sahip olacaktır. Bu son derece gariptir.”
Bu yorum son derece ilginçtir; çünkü Demokritos, bu yorumunda, bir
cismin sonsuz sayıda kesitten oluştuğunu göstererek Archimedes’e
yaklaşmıştır. Demokritos şunu sezmiştir: Eğer iki piramit, eşit tabana
ve eşit yüksekliğe sahipseler, tabana paralel olan düzlemler tarafından
eşit yüksekliklerden kesildiklerinde oluşan piramit kesitleri
birbirlerine eşit olacaktır. Sonsuz sayıdaki kesitleri eşit olduğu
için, iki piramidin hacimleri de eşittir.
Bu bir bakıma, Cavalier’in ortaya koyduğu, “İki hacimin, aynı
yükseklikten alınan kesitleri, her konumda eşit iseler, bu iki hacim
eşittir.” ilkesine benzemektedir. Demokritos’un incelemiş olduğu
konular, Eukleides’in Elementler’de incelemiş olduğu bazı konularla
paralellik göstermektedir.
“İrrasyonel Doğrular ve Hacimler” adlı yapıtı, konilere ilişkin
yapmış olduğu çalışmaların sonucunda yazılmıştır. Burada irrasyonelleri
incelemiş olması çok doğaldır. İçeriğinin ne olduğu bilinmese de,
irrasyonel doğruların bölünemez olduğunu düşünmüş olabilir.
Konilerde karşılaşmış olduğu sürpriz karşısında, nasıl bir tavır
takınmış olduğu bilinmiyor. Acaba benimsemiş olduğu atom kuramıyla, bu
sonucu nasıl uzlaştırmıştır? Çünkü atomun parçalanamaz olduğunu kabul
ederse, koni kesitlerinin merdiven biçiminde olduğunu da kabul etmek
zorunda kalacağı açıktır.
Platon, Demokritos’tan hiç söz etmez, ama Aristoteles övgüler düzer.
Archimedes ise, aynı taban ve aynı yüksekliğe sahip bir koni ile bir
silindirin hacimleri arasında 1/3 oranının bulunduğunu keşfetmiş
olmasına büyük bir değer verir; ancak bunun kanıtını vermemiş olduğunu
da ekler.
Demokritos’un “Gezegenler Üzerine” ve “Büyük Yıl” veya “Astronomi”
adlı yapıtları ise astronomiyle ilgilidir. Yer’in, ortası delik, düz
bir disk biçiminde olduğuna inanır. Gök küresini, kuzey ve güney
gökküreleri olmak üzere iki yarım küreye böler ve güneydeki yıldız
kümelerinin kuzeydekilerden farklı olduklarını söyler. Bu görüşleri,
Yer’in düz olmasıyla nasıl uzlaştırabilmiştir? Bunu açıklamak güçtür;
ancak bu yaklaşımı, kendisinin büyük ölçüde Babillilerin etkisi altında
kaldığını göstermektedir.
Aynı zamanda iyi bir kozmologdur (yani evrenbilimcidir). Ona göre,
evrende çok sayıda ve çeşitli büyüklüklerde dünyalar vardır. Bunlar
birbirlerinden farklı uzaklıklarda bulunurlar. Bazıları oluşmaktadır;
bazıları oluşmuştur ve bazıları ise çökmektedir. Bunlardan bazıları
çarpışarak yok olurlar. Bazılarında su, bitki ve hayvan yoktur. Bizim
bölgemizde ilk önce Yer oluşmuştur. Ay, yıldızların en altında bulunur;
onu Güneş ve gözle görülebilen beş gezegen izler.Doğum ve ölüm
tarihleri belli olmamakla birlikte, Zenon’dan 30 yıl sonra doğduğu
sanılmaktadır. Çok gezmiş, Babil’e ve matematik öğrenmek üzere Mısır’a
gitmiş ve orada 5 yıl kalmıştır. Hatta bu seyahatleri sırasında
Hindistan’a kadar uzanmış olduğu sanılmaktadır. Ancak Demokritos bir
gezgin değil, bir bilgi arayıcısıdır.
Demokritos’a göre evren, doluluk ve boşluktan oluşmuştur. Dolu
kısım, bölünemez küçük parçacıklar, yani atomlar tarafından
doldurulmuştur; bunlar ölümsüz ve yalındırlar. Nitelikleri aynı ama
biçimleri ayrıdır. Varlıklar, bu atomların bir araya gelmelerinden
oluşmuşlardır ve bir arada bulundukları sürece vardırlar; şayet bunları
oluşturan atomlar bir nedenle dağılırsa yok olur giderler.
Evrende gözlemlenen değişim, atomların birleşmesi ve dağılmasından
ibarettir. Atomcu kuram, özünde mekanist ve deterministtir, ama bu
dönemde atomların nasıl hareket ettiklerine ilişkin güçlü bir
yaklaşımın eksikliği duyulmaktadır.
Demokritos, ruhu maddeden ayırmaz; ruhu oluşturan atomlar daha ince,
daha hafif ve daha hareketlidir; hepsi o kadar. Bu tür ince atomların
birleşimine ruh dediği gibi akıl da der. Bunlar, evrenin her yerine
dağılmıştır; öyleyse evren canlı ve akıllıdır. Ancak Tanrı yoktur;
Anaksagoras’ın belirttiği anlamda bir nous da bulunmaz.
Hindistan’da da atomcu görüşlerle karşılaşılmaktadır; ancak tarihini
saptamak olanaksızdır. Eğer daha önce ise, Yunanlıların bundan haberdar
olup olmadıkları düşünülebilir. Haberdar olmaları olanaksız değildir;
çünkü Demokritos İran’da bulunduğu sıralarda doğrudan veya dolaylı
olarak bu görüşleri öğrenmiş olabilir.
Gerek Yunan’da ve gerekse Hint’te birbirlerinden bağımsız olarak
düşünülmüş olması da mümkündür; ancak atomcu görüşün Doğu kökenli
olduğuna ilişkin başka bulgular da vardır. Mesela Poseidonius (M.Ö. 1.
yüzyıl) bu kuramı, bir Fenikeli olan Sidonlu Mochos’a, yine Byblioslu
Filon ise Beyrutlu Sanchuniaton’a atfetmektedir. Filon, bu adamın
kitaplarını Yunanca’ya çevirmiştir.
Demokritos matematikle de ilgilenmiş ve “Bir Daire veya Bir Küreye
Çizilen Teğet”, “Geometri Üzerine”, “Sayılar Üzerine” (aynı adı taşıyan
bir yapıtı daha vardır) ve “İrrasyoneller Üzerine” adını taşıyan
yapıtlar vermiştir.
“Bir Daire veya Bir Küreye Çizilen Teğet” te, kürenin veya dairenin
teğetle ortak olan bir tek noktası bulunduğunu ve teğet biraz
oynatılacak olursa, bu defa daireyi ve küreyi iki noktada keseceğini ve
teğet olma özelliğini kaybedeceğini söyler.
“Geometri Üzerine” adlı yapıtın içeriğine ilişkin fazla bir bilgiye
sahip değiliz. Ancak Chrysippus’a dayanarak Plutarkos’un yapmış olduğu
şu aktarma gerçekten çok ilginçtir: “Demokritos, bir koninin, tabanına
paralel olan dairelerle kesilecek olursa, kesitlerin yüzeyine ilişkin
neler söylenebileceğini sormuştur. Bunlar eşit midir? Yoksa değil
midir? Eğer eşit değillerse, o zaman koninin yüzeyi merdivene
benzeyecek, yani düzgün olmayacaktır. Eğer eşitlerse, o zaman da koni
bir silindir özelliğine sahip olacaktır. Bu son derece gariptir.”
Bu yorum son derece ilginçtir; çünkü Demokritos, bu yorumunda, bir
cismin sonsuz sayıda kesitten oluştuğunu göstererek Archimedes’e
yaklaşmıştır. Demokritos şunu sezmiştir: Eğer iki piramit, eşit tabana
ve eşit yüksekliğe sahipseler, tabana paralel olan düzlemler tarafından
eşit yüksekliklerden kesildiklerinde oluşan piramit kesitleri
birbirlerine eşit olacaktır. Sonsuz sayıdaki kesitleri eşit olduğu
için, iki piramidin hacimleri de eşittir.
Bu bir bakıma, Cavalier’in ortaya koyduğu, “İki hacimin, aynı
yükseklikten alınan kesitleri, her konumda eşit iseler, bu iki hacim
eşittir.” ilkesine benzemektedir. Demokritos’un incelemiş olduğu
konular, Eukleides’in Elementler’de incelemiş olduğu bazı konularla
paralellik göstermektedir.
“İrrasyonel Doğrular ve Hacimler” adlı yapıtı, konilere ilişkin
yapmış olduğu çalışmaların sonucunda yazılmıştır. Burada irrasyonelleri
incelemiş olması çok doğaldır. İçeriğinin ne olduğu bilinmese de,
irrasyonel doğruların bölünemez olduğunu düşünmüş olabilir.
Konilerde karşılaşmış olduğu sürpriz karşısında, nasıl bir tavır
takınmış olduğu bilinmiyor. Acaba benimsemiş olduğu atom kuramıyla, bu
sonucu nasıl uzlaştırmıştır? Çünkü atomun parçalanamaz olduğunu kabul
ederse, koni kesitlerinin merdiven biçiminde olduğunu da kabul etmek
zorunda kalacağı açıktır.
Platon, Demokritos’tan hiç söz etmez, ama Aristoteles övgüler düzer.
Archimedes ise, aynı taban ve aynı yüksekliğe sahip bir koni ile bir
silindirin hacimleri arasında 1/3 oranının bulunduğunu keşfetmiş
olmasına büyük bir değer verir; ancak bunun kanıtını vermemiş olduğunu
da ekler.

Etiketler:
Bilimler
Diğer Bilimler
Abderalı Demokritos
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |