Okunma: 511 kez
Beyin çalışması, akıl ve beden çalışmasını sağlar. Beyin-akıl ve beden insan bütünün parçalarıdır. Sürekli etkileşim halindedirler. Hayvanlarda üstün olan beyin ön bölgesi sayesinde insanlar diğer canlılardan farklılaşmıştır. Bu farklılık moderleşme ile birlikte, hayvanlarda görülmeyen hastalıkların insanlarda gelişmesine yol açmıştır. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, mide ülseri, kanser hastalıkları insana özgüdür.
Doğal yaşam şartları içinde yaşayan hayvanlarda
görülmeyen bu hastalıklar, insanlar tarafından deneysel olarak yaşam
şartları değiştirilen hayvanlarda görülmesi, hastalık nedenlerinin
doğal olandan ayrılma ile başladığını ispat etmektedir. Doğa insana,
kendisine karşı çıkmasından dolayı verdiği hastalıkların çaresini de
vermektedir. Son yıllarda batılı tıp çevrelerinde hakim olmaya başlayan
bu görüş, halen uygulanmakta olan modern tıp tedavilerini sorgulamakta,
alternatif tedavi yöntemleri üretmektedir. Alternatif töntemlerin adı
adaptojenik (uyum sağlayıcı) tedavidir. Amaç, doğal olana geri dönerek
bozulan beyin ve beden çalışmasını normalleştirmektir.
Hastalıkların ortak özelliği beynin kontrolündeki
vücut çalışma sisteminin bozulmasıdır. Bu sistemin adı HPA yoludur. Bu
yol, son yıllarda ortaya çıkan bilimsel verilerle, beyin ön bölgesi
tarafından kontrol edildiği bildirilmiştir. Doğal olmayan besinler ve
beyin ön bölge duyarlılığı, HPA yolu çalışmasının bozulmasıyla
hastalıkların temel nedenini oluştururlar.
İnsan vücudu, bin yıllar boyunca doğada doğal bulduğu
besinlerle gelişmiştir. Özellikle son yüzyıl içinde gelişen rafine gıda
ürünleri doğal beslenmeyi bozmuştur. Doğal besinlerin en önemli
özelliği, sindirimi için gerekli olan diğer maddeleri de içermesidir.
Rafine ürünler bu maddeleri içermez. Örnegin patates kabuğunda, patates
sindirimi için gerekli tüm maddeler vardır. Onu kabuğundan ayırıp bir
de işleyerek poşetler içinde sunulması sağlıksızdır. 600 yüzyıl önce
icat edilen şeker son 200 yıldır giderek artan kullanıma sahiptir. Oysa
binyıllar içinde gelişen insan metabolizması basit şekerlere hazırlıklı
değildir ve daha uyum sağlayamamıştır. Sofra şekeri, tüm şekerlemeler
ve tatlılar, tatlı-gazlı içecekler, içerdikleri basit şekerlerle
hastalıklara davetiye çıkartırlar.
Yüksek kalsiyumlu besinlerle ve sularla beslenme
sonucu pek çok hastalık başlamakta ya da şiddetlenmektedir. Besinlerle
ortalama kalsiyum alım miktarı portekiz ve japonyada, diğer avrupa ve
ABD'e göre yarı yarıya azdır. Bu nedenle portekiz ve japonyada pek çok
hastalık daha az görülmektedir. Örnegin kalp ve beyin damarlarını
tıkayan pıhtı (atherom plağı) ya da tıkacın içeriğinde kalsiyum oranı
%50'den fazladır. Kolesterol oranı sadece %3'dür. Fazla alınan
kalsiyum, göz, beyin, damar, böbrekte birikerek hastalıklara yol açar.
İnek sütü buzağı içindir. Doğal olan budur. Yüksek kalsiyum içeriği ile
hayvan sütlerinin sağlıklı olduğu söylemebilir mi ?
Kalsiyumun doğal panzehiri magnezyumdur. Besinlerle
alınan magnezyum miktarı kalsiyum ile eşit olmalıdır. Hazır satılan pet
suların içeriğine bakıldığında, kalsiyum oranının magnezyumdan çok daha
fazla olduğu görülmektedir. Diğer doğal olmayan besinlerin çoğu için bu
geçerlidir. Su doğal olsa da mutlaka magnezyum ile takviye edilmelidir.
Bu dengesizlik sadece suda değildir. Ama alınımı nedeniyle önem
arzetmektedir.
Doğal olmayan beslenme dışında beyin ön bölge
duyarlılığı hastalıkların diğer nedenini oluşturur.ıÜü Beyin ön
bölgesini sağladığı özellikler; dikkati verme ve sürdürme, sabır,
analitik düşünme, planlama, tasarlama, yargılama, tepki kontrolü,
hafızanın kontrolü, düzenli olma, kendini kontrol edebilme, sorunları
çözme, ayrıntılı düşünme, gelecekle ilgili öngörüde bulunma, hatalardan
ders çıkarma, duyguları anlama ve ifade etme, empati kurma, sağduyu.
Dışarıdan gelen uyarılar beyin ön bölgesinden geçerek
diğer beyin bölgelerine ulaşır. İç organlardan gelen iç uyarıların son
durağı beyin ön bölgesidir.
Konuşma, düşünme ya da yürüme gibi herhangi bir konu
önce beyin ön bölgesinde başlar. Buradan, diğer beyin bölgelerine
konuyla ilgili bilgiler sorulur ve alınır. Bu bilgiler doğrultusunda
beyin ön bölgesi karar verir ve uygular. Duygu, düşünce ve
davranışların sağlıklı olması için iyi çalışan bir beyin ön bölgesi
gerekir.
Beyin ön bölgesi talamus aracılığıyla HPA yolunu
kontrol eder. Vücudun iyi çalışabiimesi için HPA yoluna doğru emirlerin
gönderilmesi gerekir. Bu sağlanmadığı zaman hastalıklar ortaya çıkar.
Beyin ön bölgesini etkileyen faktörler; kalıtım,
doğum zorluğu, anne sütü almama ya da yeterli alamamak, ateşli havale,
ateşli hastalıklar, aşılar, kafa darbesi , yetiştirilme tarzı ve
çevredir. Bu faktörlerle duyarlı hale gelen beyin, yaşanılan sterelerle
duyarlılığı artarak hem ruhsal hem de bedensel şikayetlerin ortaya
çıkmasına yol açar.
Sağlıklı bir yaşam için iyi çalışan bir beyin ön
bölgesi ve doğal beslenme gerekir. Beyin ön bölgesi duyarlı olan ve
doğal beslenmeyen insanların ilaçlarla tedavisi de mümkün olmayacaktır.
Her işin başı sağlık, sağlığın başı beyindir.
Sağlıklı günler dilerim.
Dr Güçlü ILDIZ
Nöroloji Uzmanı

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Beyin
Beslenme ve Hastalıklar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |