Okunma: 3440 kez
Neden bazı insanlar hep sinirlidir? Bazılarımız laf bitmeden hemen yapıştırır cevabı. Kimimiz sabırsız yerinde durmaz. Bazıları dağınıktır hep kaybederler hatta eşyalarını sürekli. Kimileri suskun, kimileri çok konuşur. Dokunsanız ağlar birileri.
Bu farklılıkları yaratan
beynimizin çalışma özelliğidir. Doğuştan almışızdır bazılarını
ana-babamızdan ya da sonradan oluşuvermiştir beynimizde birşeyler.
Beynin ön tarafı, insanı
hayvanlardan ayıran temel özellikleri yönetir. Dikkat, konsantrasyon,
sabır, muhakeme etme, hatalardan ders çıkarma, analitik düşünce,
gelecekle ilgili öngörüde bulunma, sağduyu, insanların duygularını
anlama, hoşgörü, tolerans, düzenli olma, zamanı iyi kullanma, etkilere
uygun tepkiler verme.
Beynimizin ön tarafında oluşan
farklılıklar, karekterimizi belirler. Aslında grinin tonlarıyız bizler.
Gri tonu koyulaştıkça hastalıklar ortaya çıkıyor. Renkler normal
tonlarda ise normal insanlar sayılıyoruz.
Örnegin, dikkat eksikliği olan
çocuklarımız; okulda başarılı olmakta ve derslerine çalışmakta
zorlanıyorlar. Çünki dikkatlerini toplayıp ders dinleyemiyorlar.
Dikkatlerini verdiklerinde beynin ön bölgesi çalışması bozuluyor, bunun
sonucu olarak canları sıkılıyor, dersten kopuyorlar. Kimileri dalıyor,
hayal kuruyor ya da derste arkadaşıyla konuşuyor. Sonuç: bu çocuk adam
olmaz, yaramaz, tembel, özel derse ihtiyacı var, daha çok üstüne
düşmeli vb..
Amerika BD�nde yapılan bir
araştırma, dikkat eksikliğinin her 8 çocuktan 3�ünde görüldüğünü
saptamış. Ciddi bir rakam. Bu sonuca göre dikkat eksikliğinin önemli
eğitim, öğretim ve sosyal bir sorun olduğu söylenebilir.
Belkide daha ciddi bir sorunu
bu çalışmayı takip eden diğer bir çalışma gösteriyor. Bu çocukların
şikayetleri 18 yaşından sonra her 3 çocuktan 2�sinde kalıcı oluyor..
Kısaca yetişkin her 4 kişiden birinde dikkat eksikliği bozukluğu var.
Yetişkin dikkat eksikliği
bozukluğu olan insanları şikayetleri: tezcanlı, acelecidir. Aniden
parlar, öfkelenir ama siniri çabuk geçer nadiren geçmeyebilir ve ciddi
sorunlarla karşılaşılabilir. Sakinleştikten sonra yorgunluk ve
pişmanlık yaşar. Biyolojik saatleri bozuktur bazılarının. Sabahları
yataktan kalkmakta zorlanırlar. Yorgun kalkarlar. Bazen işlerine geç
kalırlar. Etkilere uygun tepki vermede zorlanırlar. Kırıcı konuşur
karşısındakilerin kalbini kırabilir, uygunsuz davranış gösterebilirler.
Bu yüzden iş arkadaşları, patronları, öğretmenleriyle sorunları vardır.
Aceleci olduklarından bazen doğru karar vermede zorlanırlar. Ketum
olamazlar. Yanlış anlaşıldıkları hissine kapılırlar bazen.
Okumayı sevmezler ya da uzun süre okuyamazlar. Uykuları gelir, esnerler.
Günlük, rutin işler onlara
göre değildir. Sıkılırlar. Onlara heyecan gerekir. Bayılırlar heyecana.
Çünki beyinlerinin ön bölgesinde hassasiyet vardır. Grinin tonu
koyulaşmıştır. Heyecan ile beyinde oluşan adrenalin hassas olan beyin
bölgesini uyararak bu bölgenin daha iyi çalışmasını sağlar. Adrenalin
bağımlısıdır dikkat eksikliği olanlar. Heyecan arayışları ve bulma
yöntemleri kişiden kişiye değişir. Çapkın bir erkeğin heyecan arayışı
malümunuzdur. Dikkat eksikliği olan çocukların heyecan kaynağı
yaramazlık, anne, baba ve öğretmeni kızdırıp tepki almak ve bitip
tükenmek bilmeyen bilgisayarda oyun istekleridir. Tepki alıp azar
işiten çocukta da adrenalin salınımı artar. İşte bu nedenle çocuklar
kızdırmaktan ve yasaklı davranışlardan hoşlanırlar. Tabiki bunu
bilinçsizce yaparlar. Çünki kontrolleri beyinlerindedir. Çünki
beyinlerinin adrenaline ihtiyacı vardır.
Aynı olay yetişkinlerde de
gözlenir. Çabuk sinirlenen, dertlenen, kendilerini acındıran insanların
beyinleri de adrenalin salgılar. Çünki beyinlerinin adrenaline ihtiyacı
vardır.
Günlük yaşantımızda
kullandığımız pek çok maddenin beyni uyarıcı ve hassas olan bölgeleri
geçici süre düzeltici etkileri vardır. Çay (tein), kahve (kafein), kola
(X maddesi), sigara (nikotin), alkol (etil alkol). Ayrıca sodalı
içecekler, esrar, amfetamin, eroin.
Neden bazı insanların çok çay
ve kahve içtikleri daha iyi anlaşılıyor değil mi ? Birde yanında keyif
sigarası. Her teneffüste kola ya da gazoz içen çocuklar.
Sizi kızdıran çocuklarınıza,
size dertlenen insanlara, her yemeğin yanında kola içmek isteyenlere,
sinirlenip davranışlarını değiştiren insanlara ve sigara içinlere
kesinlikle taviz vermeyiniz. Çünki bu insanlar beyinlerindeki
hassasiyetleri geçici olarak düzeltebilmek adına bu yanlış davranış
modelini öğrenmişler. Onların beyinleri doğru davranış modelini
geliştirip kötü alışkanlık ve davranışlardan kurtulabilirler. Eğer bu
insanlar sizin için önemli ise taviz vermeyiniz.
Çocuğunuz sizi kızdıracak
davranışları inadına yapıyorsa sakın kızmayın. Önce ilgisiz davranın.
Onlara kızmayacağınızı, sizi kızdıramayacaklarını gösterin. Birkaç
denemeden sonra hem siz kızmaktan kurtulacaksınız hem de onların
beyinleri yanlış davranış modelini uygulamayı bırakacak. Daha sonra da
kızmak yerine her zaman sakince ama ciddi bir biçimde doğrusunu anlatın.
Beyinde neden duyarlılık gelişiyor ?
Anne-babadan alınan genetik
özellikler beyinlerimizdeki hassasiyet derecesini belirler. Doğum
esnasında olan zorluklar, doğum sonrası uzamış sarılık, anne sütü
almamak, beyni etkileyen çocukluk dönemi ateşli hastalıklar, kafa
darbeleri, beyne kan akışını durduran hastalıklar ve büyük ameliyatlar
beyin hassasiyetlerini ortaya çıkartır ya da artırırlar.
Beyin duyarlılığının ne zararı var ?
Adı üstünde aslında. Beyni normalden daha hassas hale getiriyor. En büyük duyarlılık arttırıcı neden ise; stres ve üzüntüler.
Başında sinirsel sözü olan tüm
şikayetlerin nedeni beyin hassasiyetidir. Sinirsel tansiyon, sinirsel
başağrısı, sinirsel mide ağrısı vb�
Bir örnek: aynı yaş, kilo ve
boyda 3 erkek. Her üçününde eşit özellikle beyin hassasiyeti var. Biri
mutlu, diğeri normal, sonuncusu ise stresli. Her üçüde yerden ağır bir
eşya kaldırıyor. Mutlu olanda bir sorun yok. Normal olanın hafifçe beli
ağrıyor, bir süre sonra geçiyor. Stresli olanın beli ağrıyor ve
tutuluyor. 5 gün istirahatle geçiyor. İşte stresin etkisi budur. Beyin
hassasiyeti stresle artar. Vucuttaki tüm kasları beyin çalıştırır. Bel
çevresindeki kaslar beyin hassasiyeti ve stres ile beyin tarafından iyi
kontrolü bozulur. Bu nedenle ağır eşya kaldırırken bel kasları her
zamanki gibi kasılır ama beyin kötü yönetim gösterdiğinden kasılma
şiddeti artmış ve gevşeme sorunu olmuştur.
İyi çalışan, hassasiyeti
olmayan beyin stres altında şikayet çıkarmaz. Hassasiyeti olan beyin
stres altında çalışması bozulur ve sonucunda vucudu, davranış ve
düşünceleri iyi kontrol edemez. Migren ve diğer başağrıları, depresyon,
kulak çınlaması, sinirlilik hali, takıntı hastalığı, kişilik
bozuklukları, madde ve alkol bağımlılığı, ellerde titremeler,
başdönmesi, boyun, sırt ve bel ağrıları, yaygın vucut ağrıları, uzun
süreli kabızlık, mide ağrıları ve hazım sorunları, nedeni bulunamayan
görme, işitme vb..ile ilgili şikayetler, sinirsel olarak nitelenen
şikayetlerin nedeni beyinde yer alan hassasiyetlerdir.
Beyin dilini iyi okumak
hekimlerin görevidir. Hastalar öncelikle kişi olarak değerlendirilmeli,
kol, bacak, kalp, mide olarak görülmemelidirler. Tıp fakültesi 1. sınıf
deontoloji dersinin ilk konusu �hastalık yoktur, hasta vardır� sözü
hekimler tarafından unutulmamalıdır. Her hastanın şikayeti kendine
özgüdür ve sadece o hasta ile ilgilidir. Tıpta genelleme yapmak ve
peşin hükümlü olmaktan kaçınılmalıdır. Beyin dilini okumadan,
bedenimizin patronu beynin ne dediğini gözardı ederek doğrudan şikayet
ile ilgilenmek herzaman doğru teşhis ve tedavi getirmeyecektir.
Beyin duyarlılığı nasıl belirlenir ?
Beyin duyarlılığı, beyin çalışma yöntemini gösteren tetkiklerle belirlenir.
1.QEEG (beyin haritalama
yöntemi): Doğrudan beyin çalışması hakkında bilgi verir. Klasik EEG
kayıtlamasında olduğu gibi yapılan çekim, daha fazla beceri ve emek
gerektirir. Düşük elektrik akımı ile oluşan beyin aktivitesi
kaydedilerek bir bilgisayar programı ile analiz edilir. Sonuçlar,
programın veribankasında yeralan normal kişilerin analizleriyle
karşılaştırılır. Normalden ne kadar sapma olduğu, beynin hangi
bölgelerinin çalışmasında hassasiyet gerçekleştiği saptanır. Ayrıca
çocuklarda öğrenme zorluğu düzeyi, IQ (zeka testi) ve kafa travması
hassasiyet düzeyi rapor edilir. Bulgular tedavi takibi açısından da
önemlidir.
2. SPECT, PET, fMRI: ABD�nde
bir çok eyaletlere yayılan bir psikiyatri klinikler zincirinde SPECT
görüntüleme yöntemi ve QEEG rutin hale gelmiştir. SPECT, PET ve
fonksiyonel MRI ile bozuklular, beynin kanlanma özellikleri
kullanılarak görüntülenir. Çekimden önce verilen kontrast madde beyinde
hassas olan bölgelerde birikir. Adı geçen hastalıklarda artmış ya da
azalmış beyin çalışma hassasiyetleri gözlenmekte ve tedavi etkinliği
takibinde kullanılmaktadır.
Beyin duyarlılığı nasıl tedavi edilir ?
Nöroterapi: 20 yıl kadar
önce ABD�nde başlayan yöntem bugün özellikle batılı ülkelerde yaygın
olarak kullanılmaktadır. Yaşantımız boyunca elde edilen deneyimler
beynin öğrenme gücü ile ilişkilidir. Bu güç beyinden kaynaklanan
hastalıkları tedavi etmede kullanılabilir. İlaçların kimyasal olarak
gösterdikleri etkiyi nöroterapi öğrenme yoluyla elde etmeye çalışır.
Etkilerini ilaçlarda olduğu gibi hücre geçiş bölgelerine kimyasal
olarak değil, direkt artan ya da azalan akım üzerine gösterir.
Öncelikle beyin elektriksel
aktivitesi ölçülerek hassasiyet olan bölgeler belirlenir. Bunun için
QEEG ile beyin haritası çıkartılır. QEEG sonucu bize beynin hangi
bölgelerinde nöroterapi uygulanacağını gösterir. Tesbit edilen
bölgelere elektrot bağlanır. Diğer ucu nöroterapi aletine bağlıdır.
Alet monitöründe seçilen bölgenin özellikleri kişiye gösterilir.
Normalde olması gereken akım özelliği de gösterilir. Akım özellikleri
normale yaklaştıkça çıkan ses beyne başarılı olduğu mesajı verir.
Seanslarla belirlenen hedefe ulaşılmaya çalışılır. Bir bölge için 4-12
seans uygulanır. Her seans 30 dk. sürer. Bu süre sonunda beyin çalışma
özellikleri istenen düzeye getirildiğinde ilgili bölgeye ait
şikayetlerde düzelme olduğu görülür. Nöroterapide dışarıdan akım ya da
uyaran verilmez.
QEEG rehberliğinde uygulanan
nöroterapinin hiçbir yan etkisi yoktur. QEEG olmadan doğrudan uygulanan
nöroterapilerde hem başarı şansı azalır hemde yan etkiler görülebilir.
Nöroterapinin etkili olduğu durumlar:
Çocuklar için; dikkat eksikliği, öğrenme zorluğu, sınav stresi (anksiyete), okul başarısını arttırmak için, hafif zeka geriliği
Yetişkinler için; aşırı
sinirlilik hali (anksiyete), başağrısı, başdönmesi, unutkanlık, uzun
süreli vucut ağrıları, psikiyatrik sorunlar (özellikle ilaç tedavisi
ile geçmeyen ya da ilaç kullanmak istenmeyen durumlar için): depresyon,
kişilik değişiklikleri, madde bağımlılığı, takıntı hastalığı (OKB),
panik atak, fobi ve korkular.
nörolojik sorunlar; migren,
sara hastalığı (epilepsi), bunama (alzheimer) ve parkinson hastalığı
erken dönemi, hafif felçler, tik bozuklukları, kulak çınlaması,
huzursuz bacak sendromu, kronik yorgunluk sendromu.
Sporcular ve sanatçılar için; performans arttırma.
Herhangi bir yakınması olmayan
ancak işinde daha iyi performans isteyenler için nöroterapi performans
arttırmada kullanılır. Yurt dışında özellikle sporcu ve creative
sanatçılar ilgi göstermektedir. Japon işadamları, 2006 dünya
şampiyonası öncesi İtalya milli futbol takımı, Amerika BD�nde basketbol
oyuncuları ve ingiliz klasik müzik sanatçıları örnek verilebilir.
Nöroterapinin ilaç
tedavisinden üstün tarafı, yan etkisinin olmaması, bozuklukları lokal
olarak düzeltebilmesi ve ilaç tedavisinden çok daha fazla kalıcı etki
yaratmasıdır. Ayrıca ilaçların tedavi edemediği durumlarda da etkili
olması nöroterapinin önemli bir üstünlüğüdür. İlaç tedavisinin yeterli
olmadığı bazı durumlarda da nöroterapi destek tedavisi olarak
uygulanabilir.
Sonuçta tedavi yöntemi ne olursa olsun amaç en iyi şifa düzeyine ulaşmak olmalıdır.
Uluslararası noroterapi derneğinin internet site adresi www.isnr.org Türkçe nöroterapi sitesi www.noroterapi.com adreslerinden ayrıntılı bilgi ve referanslara ulaşılabilir.
Dr Güçlü ILDIZ
Nöroloji Uzmanı

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Beynin Dili ve Nöroterapi
|
| 1 | Krital MR Tetkiki Hakkında Soru 
VEYSEL GÜRSEL 2010-04-05 07:27:15 Falks anterior kesimde ventrikül korpusları düzenyinde şnterhemisferik fissür içerisinde 14 mm çapında T1A sekanslarda gri cevher ile izointens,T2A ise düşük sinyali alanlar içeren heterojen görünümlü hafif lobüle konturlu,potkontrast inceleme tutulumu gösteren kütlesel lezyon izlenmektedir(BT de kalsifiye kitle saplanmıştır.Menejiom olabilir.) Yukarıda belirtilen saptamalar Kontrastlı MR sonuçlarıdır. Bilgileriniz ve yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkür Ederim. Veysel GÜRSEL
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |