Okunma: 1608 kez
Yaramaz Bu çocuk adam olmaz Afacan Aslında çok zeki , ah bi de ders çalışsa Bu çocuğun zeka kapasitesi yaşıtlarının altında, özel eğitim alması gerekir
Bu cümleler bir zamanlar size, yakınlarınıza ya da bu günlerde çocuklarınıza söylenmiş olabilir. Öğretmenleri veli toplantılarında şikayet eder. Dersi dinlemiyor, vucudu sınıfta ama aklı kimbilir nerelerde, sorumluluğu yok, dağınık, derste arkadaşlarını rahatsız ediyor, derste esniyor-uyukluyor, gözleri yaşarıyor, kıpır kıpır, yerinde duramıyor gibi..
( www.genbilim.com )
Son yıllarda beyin alanında
yapılan teknolojik buluşlar, bu çocukların beyinlerinin ön bölgelerinin
çalışmasında hassasiyet olduğunu göstermiştir. Teşhis ise dikkat
eksikliği bozukluğu ve dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu.
Bu çocukların beyinlerinin ön
bölümleri (frontal) normal çocuklara göre çalışması daha hassastır. Bu
bölge beyinde dikkat merkezidir. Çocuk dikkat etmesi gerektiği
durumlarda normalde bu bölgenin aktivitesinin artması beklenir ancak
dikkat eksikliği olan çocuklarda bu bölgenin aktivitesi azalır. Azalan
aktiviteyle çocuk sıkılır, uykusu gelir, esner. Sıkılganlıktan
kurtulmak için dikkatini başka yönlere kaydırır. Dikkati sürdürmede
önemli bir özellik ise dikkat verilen konu dışında dışarıdan gelen
uyarılara beynin kendini kapatmasıdır. Dikkat eksikliği olanlarda diğer
uyarılara beyin kendini kapatamaz. O yüzden sesler onlar için rahatsız
edici gürültü olur. Bu da dikkatini vermesi gereken faaliyetlerde
başarısız olmasına neden olur.
Amerika BDnde yapılan
araştırmalarda dikkat eksikliği görülme oranı 3/8 olarak bulunmuştur.
Bu çok ciddi bir rakamdır. Her 8 çocuktan 3ünde görülmesi önemli
eğitim, öğretim ve sosyal sorunun olduğunu göstermektedir.
Araştırmaların bir diğer önemli sonucu bu çocukların geleceği ile
ilgilidir. Çünki dikkat eksikliği olan her 3 çocuktan 2sinin erişkin
hayatta da bu şikayetlerinin kalıcı olacağı bildirilmektedir. Hatta
diğer nörolojik ve psikiyatrik hastalıklara dönüşme olasılığı
bulunmaktadır. Sonuç olarak toplumda her 4 kişiden birinde erişkin tip
dikkat eksikliği olduğu ortaya çıkmaktadır.
Dikkat eksikliği beyin ön
bölgesi duyarlılığının bir özelliğidir. Bu bölge ile ilgili diğer
özelliklerin etkilenmesi de dikkat eksikliğine eşlik eder.
Sabır bu bölgenin özelliğidir.
Dikkat eksikliği olanlar sabırsız olabilirler. İsteklerinin hemen
olmasını isterler. Olmazsa hayal kırıklığına uğrarlar. Tez canlıdırlar.
Telaşlıdırlar. Soruna acele çözüm bulup hemen uygulamaya giderler. İyi
düşünmeden karar verirler. Acele verilen kararlardan dolayı
başarısızlığa uğrarlar. Sabırsız ve tez canlı olmaları nedeniyle
kurallara uymayabilirler. Sıra beklemek onlar için çok zordur. Sırada
iken itiraz eder, sinirlenirler. Trafik kurallarına uymayabilirler.
Olaylara karşı uygun tepki
vermekte zorlanırlar. Aile bireylerine, öğretmene, iş arkadaşlarına ve
diğer insanlara uygunsuz sözler söyleyebilirler. İşlerinde mutsuzluk
yaşarlar. Bu yüzden sürekli iş değiştirebilirler. Düşünmeden
konuştukları için tepkileri şiddetli olabilir.
Birden öfkelenir genellikle
çabuk sakinleşirler. Bazen karşı tarafı rencide edici çıkışlarının hep
arkasında inatla dururlar. Bu yüzden tartışmalar uzar. Güzel bir akşam
yemeği, hafta sonu pikniği ya da bir evlilik bu nedenle son bulabilir.
Sonradan suçluluk duyarlar. Zaman zaman bu suçluluk duygusu onlarda
akıllarından çıkmayan düşüncelere neden olabilir.
Abartılı konuşabilir, yalan söyleyebilir, çalabilir, gereksiz ve aşırı para harcayabilirler.
Düzensizlik diğer önemli
özellikleridir. Odaları, masaları, çantaları, arabaları, tuvalet
temizlikleri bu nedenden dolayı nasibini alır. Gecikme diğer
özellikleridir. Çünkü uyanma sorunları vardır. Biyolojik saatleri
bozuktur. Anneleri ya da eşleri tarafından uyandırılırlar. Sabahları
sıklıkla yorgun, bitkin kalkarlar.
Okumayı sevmezler. Çünki
okuyabilmek için dikkatli ve sabırlı olmak gerekir. Bu özellik
nedeniyle toplum olarak neden az okuduğumuzun cevabı; dikkat eksikliği
olabilir.
Dikkat eksikliği olan
çocukların anneleri bu konu nedeniyle sıkıntıdadır. Çocuğum nasıl
olurda sorun çıkartırım düşüncesiyle hareket ediyor diye şikayet
ederler. Bu çocuklar uygunsuz hareketlerinden dolayı okulun maskarası
konumuna gelebilirler. Toplu yapılan faaliyetin bozguncuları
olabilirler. eşek şakası bu çocuklara göredir.
Zamanı iyi kullanmada sorunları vardır. Başladıkları işi bitirmede gecikirler. Planlı, programlı çalışmada zorlanırlar.
Günlük, sıradan işler onlara
göre değildir. Rutini sevmeyip yenilik peşinde olduklarından yeni
projeler üretmeye bayılırlar ama o projelerin sonu hiç gelmez ya da
yüzlercesinden sadece bir kaçı zorlukla bitebilir. Sıradan uğraşlar
yerine heyecan verici olaylar tam onlara göredir. Çünki heyecan ile
beyindeki hassasiyet uyarılır ve sıkıntılarından bir süreliğine
kurtulmuş olurlar. Uyarılma nedeni vucudun doğal salgısı olan
adrenalindir. Örneğin dikkat eksikliği olan çocuklar bilgisayar
oyunlarına meraklıdır. Çünki oyun esnasında duydukları heyecan ile
salgılanan adrenalin dikkatlerini toplamada yardımcı olur ve
dolayısıyla kendilerini iyi hissederler.
Bazen aşırı saldırgan olabilen
bu kişiler şiddet yaratarak beyin ön bölgelerini uyarırlar. Bunu
istemeden, plansız, düşünmeden yaparlar. Beyin bu şekilde uyarılırken
hiperaktivite körüklenir. Bu yüzden birçoklarının şiddete yatkınlıkları
vardır. Örnegin çocuklar hayvanlara eziyet etmekten hoşlanabilir.
Diğer bir beyin uyarma yöntemi
dert etme, olumsuzluk duygularıdır. Duygusal şiddetin sürekli dertlenip
söylenilmesiyle bazı kimyasalların beyinde salınıp uyarması amaçlanır.
Örnegin bir ev hanımı; bıktım sizlerden, canıma tak etti artık, bir
gün eve geldiğinizde beni tavanda sallanır görürseniz şaşırmayın,
ölümüm sizin yüzünüzden olacak
Bu tarz olumsuz düşünceler,
kızgınlık ve duygusal şiddet sonucu ortaya çıkan adrenalin beyni uyarır
ancak immün sistemide baskılar ve vücudun direncini azaltır. Azalan
direnç nedeniyle vucut enfeksiyona yatkın hale gelir ve sık hasta olma
durumu ortaya çıkabilir. Artan adrenalinin bir süre sonra azalmasıyla
yorgunluk hali de gelişir.
Birçoklarının alıngan,
karamsar, sinirli ve olumsuz görüşlere yatkınlığı vardır. Yarattıkları
şiddete muhattap bulamadıkları zaman bu şiddeti kendilerine çevirirler.
Bu nedenle bazen çevreden uzaklaşabilirler.
Bu konu ile ilgili Tek
teker Arif olarak tanınan motosiklet cambazı, kendi internet sitesinde
bir gazetecinin kendisi hakkındaki sözlerine yerveriyor: Motosiklet
benim için sonsuz adrenalin ve rüzgarla çarpışmaktır!" Bu adrenalin
zamanla onda vazgeçilmez bir tutkuya dönüşmüştür. Çoğu zamanda
sevgiliye tercih edilen asi bir ruh taşımaktadır. Bunun ne demek
olduğunu, belleğini sürüşün tahakkümüne ve ipoteğine teslim edenler çok
iyi bilir. "Saldırgan Enerji" diyor Arif sürmek eylemine, "Fiziki hastalıklarımın da tedavi merkezi" diye motosikleti adres gösteriyor.
Burada bahsedilen fiziksel
hastalıklarımın da tedavi merkezi sözü ve bunun adrenalinle
ilişkilendirilmesi çok doğru bir tespittir.
Beyin hassasiyetlerini uyaran
ve geçici olarak fayda sağlayan, günlük hayatta sıkça kullandığımız
maddeler vardır. Çayda bulunan tein maddesi, kahvede kafein, kolada x
maddesi, alkolde bulunan etil alkol. Ayrıca esrar, amfetamin vb..
uyuşturucu maddeler beyin hassasiyetini uyarırlar. Bu maddelerin
kullanımında verdiği rahatlık hissi, beyin hassasiyeti olan insanları
bilmeden bağımlı hale getirebilir. Gerçektende bazı insanları çay,
kahve gibi içeceklere aşırı düşkünlüğü vardır. Ayrıca sigara kullanımı
beyin hassasiyeti olanlarda çok daha sıklıkla kullanıldığı
düşünülebilir. Çünki sigara, içimi sırasında dikkati çok daha iyi
topladığı bilinmektedir. Ancak sigara içilmesinden bir süre sonra
nikotinin uyarıcı etkisi bitince dikkat çok daha fazla dağılmaktadır.
Sigara içenlerde, dikkatin sürekli sağlanması gereken durumlarda sigara
içme sürelerinin arttığı bilinmektedir. Ayrıca stresli durumlarda
şiddetlenen beyin hassasiyeti nedeniyle gene içme sayı ve süresi artar.
Uyarıcı bir madde olan amfetamin, dikkat eksikliği olan çocuklarda ilaç
olarak kullanılmaktadır (ritalin, concerta).
Beyin ön bölgesi beynin diğer
bölümleriyle ilişki halindedir. Bu bölgede olan hassasiyet beynin diğer
bölgelerine de yansıyarak, o bölgelerin çalışmasında anormalliklere yol
açacaktır. Sonuçta vucudumuzun kontrol merkezi olan beyin genel olarak
etki altında kalacak ve vucudun çalışmasıyla ilgili şikayetlerin
oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Beyindeki hassasiyetleri artıran
durumlar bedenimizle ilgili yakınmaların ortaya çıkmasına bu nedenle
yolaçabilirler. Buna ilk örnek dikkat eksikliği olan çocuğun derste
dikkatini vermek istediğinde gözlerinin sulanması ve başının
ağrımasıdır. Başağrısı nedeniyle ailesi tarafından doktora götürülen
çocuk ayrıntılı incelendiğinde altta yatan nedenin dikkat eksikliği
olduğu farkedilecektir. Diğer bir örnek strestir. Çünki stres altında
kalan kişinin beyninde var olan hassasiyet belirgin ölçüde artmaktadır.
Artan hassasiyet beynin bağlantıları dolayısıyla diğer sistemleri
etkilemektedir. Bu nedenle 30 yaşında genç kadın stres ile birden regl
dönemi sorunları yaşayabilir. Çünki artan hassasiyet regl görmesini
sağlayan ve beyinde yer alan kadınlık hormonları salgılayan bezin
(hipofiz) çalışmasını bozmaktadır. Buradan düzensiz salınan hormonlar
(FSH ve LH) kadında regl bozukluklarına yolaçmaktadır. Kadın
hastalıkları uzmanları bu durumda ilgili hormonların kan tahlilini
yaptırarak olayın FSH ve LH hormon düzeyinde azalma olduğunu
bulabilmektedirler.
Burada dikkat edilmesi gereken
nokta şudur: Stres nedeniyle her kadında regl düzensizliği gelişmez.
Bunun olabilmesi için önceden beyinde hassasiyetin olması ve bu
hassasiyetin stres ile artmış olması gerektiğidir. Üzüntü, sıkıntı,
stresin şikayetlere yol açmasının esas nedeni budur. Sağlıklı çalışan,
hassasiyeti olmayan beyin, stres ve üzüntü ile bozulmaz.
Bir başka örnek vucut
ağrılarıdır. Başağrısı, boyun ağrısı, belağrısı, kol ve bacak ağrıları,
gögüs ağrısı. Tüm bu ağrıların ortak noktası kaslardır. Kasları
çalıştıran ise beyinden vucuda dağılan sinir sistemidir. Hassasiyeti
olan beyin bu kasları dengeli bir biçimde çalıştıramayacağından kaslar
kasılı halde kalacak ve sonuçta ağrı ortaya çıkacaktır.
Sinirsel tansiyon diye tabir
edilen tansiyon artışlarının nedeni gene beyin hassasiyetleridir. Kan
damarları etrafı kaslarla çevrilidir. Vucudun kendiliginden çalışmasını
sağlayan sinir sisteminin (otonomik) hassas olan beyin tarafından iyi
kontrol edilememesi sonucu damar kaslarında kasılmalar oluşur ve
sonucunda tansiyon yükselir.
Beyin hassasiyetiyle birleşen
stresin neden olduğu diğer şikayetler mide ağrıları ve hazım
şikayetleri, uzun süreli kabızlık (barsak tembelliği) ve nedeni
bulunamayan ya da sinirsel olarak tabir edilen diğer şikayetlerdir.
Beyin hassasiyetinin artması
ile ortaya çıkan diğer sorunlar: Uzun süreli kulak çınlaması, baş
dönmesi, unutkanlık, bayılmalar, sinirlilik ve gerginlik hali,
takıntılar, şüphecilik, aşırı duygusallık, sıcak basmaları, el ve
ayaklarda yanmalar, uyuşmalar sayılabilir.
Beyin hassasiyeti nedenleri
Özellikle dikkat eksikliği
için en önemli nedenin genetik olduğu düşünülmektedir. Bazı kimyasal
maddelerin beyinde anormal oranlarda bulunduğu bildirilmiştir.
Doğum zorluğu beyin
hassasiyeti gelişimine etkisi olan diğer nedendir. Boyna kordon
dolanması, bir alet yardımı ile doğumun gerçekleşmesi, doğumda
morarmanın olması, dogum sonu görülen uzamış sarılık durumlarında beyin
çalışma özelliği beynin bazı bölgelerinde bozulabilmektedir.
Anne sütü almamak: Anne sütünde yeralan bazı proteinler diğer sütlerde bulunmaz ve beyin gelişimi için gereklidir.
Çocukluk döneminde geçirilen bazı hastalıklar beyin çalışmasını etkileyerek hassasiyet oluşumuna neden olabilirler.
Kafa darbesi: örnegin saatte 50 km
hızla giden bir arabanın içinde emniyet kemeri bağlı iken arabanın
aniden durması ile vucudumuzda duracaktır. Ancak kafatası içinde
etrafında su dolu olan bir kesede yeralan beyin bu ani durmaya hemen
tepki veremez ve kendi kafatası içine çarpar. Bu olayın etkisi o an
şikayet olarak ortaya çıkmayacak ancak yıllar içinde gelişen
hassasiyetin kıvılcımı bu olay ile başlayacaktır. Önemli olsun ya da
olmasın alınan her kafa darbesi yıllar sonra bize beyin hassasiyeti
olarak geri dönebilir.
Beyni etkileyen ve dışarıdan alınan maddeler: örnegin tüp gazı zehirlenmesi, karbon monoksit zehirlenmeleri vb..
Beyin kan akımının geçici olarak durmasına neden olan durumlar.
Ameliyatlarda alınan narkoz ve
kalp ameliyatları sırasında beyin kanlanmasının geçici olarak
durdurulması diğer bir neden olabilir.
Tanı ve inceleme yöntemleri
Beyin hassasiyetini gösteren yöntemler teşhis amaçlı kullanılabilirler.
1.İlk ve vazgeçilmez tanı
yöntemi muayenedir. Muayenede özellikle beynin çalışma özellikleri ve
bunların bozulduğunda ortaya çıkan şikayetlerin saptanması gerekir.
Dikkat eksikliği olan kişilerde özellikle beyin ön bölgesi
etkilenmiştir. Bu kişilerde dikkat eksikliği, işleri zamanında
bitirememe, planlı programlı çalışamama, duygularını ifade etmede
zorluk, hayalci olma, sıkılma, motivasyon eksikliği, az ya da fazla
konuşma, başkalarının sözünü kesme, acelecilik, hataları tekrar etme,
suçluluk duygusu, sınav stresi, doğru karar vermede zorluk, okuma
güçlüğü. Bu şikayetler sorulduktan sonra beynin diğer bölümlerinin
özellikleride sorgulanmalıdır. Çünki, dikkat eksikliğinde beyin ön
bölgesiyle birlikte diğer beyin bölgelerinin hassasiyetleri göz önüne
alındığında, 6 farklı dikkat eksikliği grubu olduğu belirtilmiştir.
Beynin diğer bölgeleri
etkilendiğinde ortaya çıkan şikayetler: uyku bozuklukları, iştah
bozuklukları, vucut enerjisinde azalma, depresyon, cinsel istekte
azalma, kokulardan rahatsız olma, hayata olumsuz bakma, panik atak,
ağrılar, titremeler, takıntılar, alkol, ilaç vb.. madde kullanımı,
bayılmalar, konuşma zorluğu, okuma zorluğu, işitileni anlama zorluğu.
Beyin duyarlılığı ile ilgili
incelemelerde normal röntgen, beyin tomografisi ve MR tetkiklerinin
bulguları normaldir. Çünki bu tetkikler görülebilen yapısal
bozuklukları gösterir. Beyin hassasiyetinde sorun yapısal değil
işlevsel yani beyin çalışmasıyla ilgilidir.
2.Beyin haritalama yöntemi
(QEEG) Doğrudan beyin çalışması hakkında bilgi verir. Klasik EEG
kayıtlamasında olduğu gibi yapılan çekim, daha fazla beceri ve emek
gerektirir. Düşük elektrik akımı ile oluşan beyin aktivitesi
kaydedilerek bir bilgisayar programı ile analiz edilir. Sonuçlar,
programın veribankasında yeralan normal kişilerin analizleriyle
karşılaştırılır. Normalden ne kadar sapma olduğu, beynin hangi
bölgelerinin çalışmasında hassasiyet gerçekleştiği saptanır. Ayrıca
çocuklarda öğrenme zorluğu düzeyi, IQ (zeka testi) ve kafa travması
hassasiyet düzeyi rapor edilir. Bulgular tedavi takibi açısından da
önemlidir.
3.ABDnde
bir çok eyaletlere yayılan bir psikiyatri klinikler zincirinde SPECT
görüntüleme yöntemi ve QEEG rutin hale gelmiştir. SPECT, PET ve
fonksiyonel MRI ile bozuklular, beynin kanlanma özellikleri
kullanılarak görüntülenir. Çekimden önce verilen kontrast madde beyinde
hassas olan bölgelerde birikir. Adı geçen hastalıklarda artmış ya da
azalmış beyin çalışma hassasiyetleri gözlenmekte ve tedavi etkinliği
takibinde kullanılmaktadır.
Tedavi yöntemleri
1.İlaç tedavisi: Beynin
çalışmasına etki eden ilaçlar beyin elektrik akımının artması ya da
azalması ile ortaya çıkan beyin hassasiyetlerini düzeltmek için
kullanılırlar. İlaçlar, beyin hücrelerinin birbirleri arasında ilişkiyi
sağlayan geçiş bölgesinde (sinaps) yer alan kimyasal maddelerin
etkilerini değiştirirler. Bu amaçla amfetamin (ritalin, concerta)
antidepresan (laroxyl, anafranil, lustral, paxil, cipram, cipralex,
faverin, aurorix, efexor, remeron, stablon, tolvon), antipsikotik
(nörodol, risperdal, zyprexa) anksiyolitik (xanax, ativan, ataraks,
dideral) antimigranöz (relpax, zomig, avamigran) ilaç grupları
kullanılır. İlaçlar doktorun tercihine göre verilir.
2.Nöroterapi: 20 yıl kadar
önce ABDnde başlayan yöntem bugün özellikle batılı ülkelerde yaygın
olarak kullanılmaktadır. Yaşantımız boyunca elde edilen deneyimler
beynin öğrenme gücü ile ilişkilidir. Bu güç beyinden kaynaklanan
hastalıkları tedavi etmede kullanılabilir. İlaçların kimyasal olarak
gösterdikleri etkiyi nöroterapi öğrenme yoluyla elde etmeye çalışır.
Etkilerini ilaçlarda olduğu gibi hücre geçiş bölgelerine değil, direkt
artan ya da azalan akım üzerine gösterir.
Öncelikle beyin elektriksel
aktivitesi ölçülerek hassasiyet olan bölgeler belirlenir. Bunun için
QEEG ile beyin haritası çıkartılır. QEEG sonucu bize beynin hangi
bölgelerinde nöroterapi uygulanacağını gösterir. Tesbit edilen
bölgelere elektrot bağlanır. Diğer ucu nöroterapi aletine bağlıdır.
Alet monitöründe seçilen bölgenin özellikleri kişiye gösterilir.
Normalde olması gereken akım özelliği de gösterilir. Akım özellikleri
normale yaklaştıkca çıkan ses beyne başarılı olduğu mesajı verir.
Seanslarla belirlenen hedefe ulaşılmaya çalışılır. Bir bölge için 4-12
seans uygulanır. Her seans 30 dk. sürer. Bu süre sonunda beyin çalışma
özellikleri istenen düzeye getirildiğinde ilgili bölgeye ait
şikayetlerde düzelme olduğu görülür. Nöroterapide dışarıdan akım ya da
uyaran verilmez.
QEEG rehberliğinde uygulanan
nöroterapinin hiçbir yan etkisi yoktur. QEEG olmadan doğrudan uygulanan
nöroterapilerde hem başarı şansı azalır hemde yan etkiler görülebilir.
Nöroterapinin etkili olduğu durumlar:
Çocuklar için; dikkat
eksikliği, öğrenme zorluğu, sınav stresi (anksiyete), okul başarısını
arttırmak için, otistik çocuklar, hafif zeka geriliği
Yetişkinler için; aşırı
sinirlilik hali (anksiyete), başağrısı, başdönmesi, unutkanlık, uzun
süreli vucut ağrıları, psikiyatrik sorunlar (özellikle ilaç tedavisi
ile geçmeyen ya da ilaç kullanmak istenmeyen durumlar için): depresyon,
kişilik değişiklikleri, madde bağımlılığı, takıntı hastalığı (OKB),
panik atak, fobi ve korkular.
nörolojik sorunlar; migren,
sara hastalığı (epilepsi), bunama (alzheimer) ve parkinson hastalığı
erken dönemi, hafif felçler, tik bozuklukları, kulak çınlaması,
huzursuz bacak sendromu, kronik yorgunluk sendromu.
Sporcular ve sanatçılar için; performans arttırma.
Tomografi ve MR filmlerinde
bozukluğu olan hastalarda (felçler, multipl skleroz gibi) nöroterapi
yaşam kalitesini arttırmak için kullanılır.
Herhangi bir yakınması olmayan
ancak işinde daha iyi performans isteyenler için nöroterapi performans
arttırmada kullanılır. Yurt dışında özellikle sporcu ve creative
sanatçılar ilgi göstermektedir. Japon işadamları, 2006 dünya
şampiyonası öncesi İtalya milli futbol takımı, Amerika BDnde basketbol
oyuncuları ve ingiliz klasik müzik sanatçıları örnek verilebilir.
Nöroterapinin ilaç
tedavisinden üstün tarafı, yan etkisinin olmaması, bozuklukları lokal
olarak düzeltebilmesi ve ilaç tedavisinden çok daha fazla kalıcı etki
yaratmasıdır. Ayrıca ilaçların tedavi edemediği durumlarda da etkili
olması nöroterapinin önemli bir üstünlüğüdür.
Uluslararası noroterapi derneğinin internet site adresi www.isnr.org Türkçe nöroterapi sitesi www.noroterapi.com adreslerinden ayrıntılı bilgi ve referanslara ulaşılabilir.
3.Psikoterapi
4.Hipnoz
5.Alternatif tıp: Akupunktur, ayurveda, yoga, magnetik alan tedavisi, biyoenerji
Dr Güçlü ILDIZ

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Dikkat eksikliği ve beyin duyarlılığı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |