Okunma: 697 kez
İnsanları diğer canlılardan üstün kılan özellikler, beynin ön bölgesinin çalışmasıyla anlam kazanır. Dikkatli olmak, sabır, planlama, kendini kontrol edebilme, yargılama (muhakeme), sağduyu, içgörü, hatalardan ders çıkarma, duyguları ifade etme ve anlama, sorunları çözme, ayrıntılı düşünme gibi özellikler beynin bu bölgesinin ürünüdür. Bu bölgede yeralan farklılıklar insan kişilik özelliklerinin diğerlerinden ayrılmasını sağlar.
( www.genbilim.com )
Farklılıkları belirleyen
hassasiyetlerdir. Grinin tonları gibidir. Tonlar koyulaştıkça hastalık
derecesinde kişilik özellikleri, tonlar açıldıkça daha verimli çalışan
bir beyin.
Aceleci, sabırsız bir insanın
beyin ön bölgesinde belirgin hassasiyet olduğu söylenebilir.
Kararlarını çabuk, iyi düşünmeden verdiğinden sonuçlar da başarısız
olacaktır. İyi düşünememek ve yargılama sorunu nedeniyle hayatını
kendisine uygun olmayan biriyle evlenerek geçirebilecektir.
Farklı şiddetlerde olabilen bu
özellik bozukluklarının temeli daha doğarken atılır. Alın yazısının
tıpça adı olan genetik, anne ve babadan alınan beyin çalışma ve
hassasiyet özelliklerini doğan bebeğe aktarır. Doğumundan itibaren
gelişen farklı çevre özellikleri kişinin beyin hassasiyetini
değiştirerek kendine özgü bir birey olmasını sağlar. Daha annesinin
karnındayken annenin aldığı bir madde bebeğe geçerek beyin gelişimini
hafif ya da ciddi biçimde etkileyebilir. Doğum anında alet kullanılması
bebeğin kafa darbesi almasına neden olacak ve bu darbenin etkisiyle
genetik hassasiyetler değişebilecektir. Bebeklik döneminde geçirilen
ateşli hastalıklar, çocukluk döneminde ve sonraki hayatında aldığı kafa
darbeleri gene beyin hassasiyetlerin gelişmesine ya da değişmesine
yolaçabilecektir. Ancak tüm bu sayılan nedenler insanların
değiştiremediği, hayatın akışında her insanın başına gelebilecek
sorunlardır. Asıl önemli olan beyin sağlığımız ile ilgili
yapabileceklerimizdir.
Kaan 11 yaşında. Başağrısı
şikayetiyle anne-babası tarafından getirildi. Daha önce bu şikayet
nedenle göz hekimi dinlendirici gözlük önermiş ama ağrılarına faydası
olmamış. Çocuk hekimi sinüzit teşhisi ile 10 günlük antibiyotik
tedavisi başlamış. Birkaç gün geçen ağrı sonra tekrar başlamış.
Ağrıları özellikle okulda ders dinlerken oluyor, bulanık görüyor ve
uykusu geliyormuş. Bu nedenle dersi dinleyemiyormuş. Başka bir şey
düşündüğünde , hayal kurduğunda ağrı hafifliyormuş. Bilgisayar
oyunlarını çok seviyor hemen hergün saatlerce oynuyormuş. Evde annesi
ona hep sevdiği yemekleri yapıyormuş. Ayrıca televizyon izlerken cips,
çukulata gibi şeyler yemekten hoşlanıyormuş. Sabahları annesi Kaanı
güçlükle uyandırıyor, bazen de servisi kaçırdığı için babası onu okula
bırakıyormuş. Hafta sonları ise kendiliğinden uyanabiliyor ve hemen
bilgisayarın başına oturuyormuş. Kaan ders çalışmayı sevmiyormuş. Zorla
bir şey yaptırmaya kalkarlarsa başı ağrıyor, sıkılıyormuş. En çok
dedesini seviyormuş çünki dedesi her dediğini yapıyor her istediğini
alıyormuş. Başağrısı nedeniyle Kaanın üstüne çok düşmüşler. Ailesi; son zamanlarda fazla şımarttık galiba diyor.
Beyin haritalama (QEEG) sonucu
Kaanın beyin ön bölgesinde hassasiyet görülüyor. Bu hassasiyet
nedeniyle dikkati sağlamada ve sürdürmede sorun yaşıyor. Bu nedenle
derste başı ağrıyor, gözleri sulanıyor ve uykusu geliyor.
Kaanda neden böyle bir
rahatsızlık ortaya çıktı ? Aileden alınan genetik özelliklerin etkisi
olduğu söylenebilir. Ancak kesin olan bir neden yetiştirilme tarzıdır.
Beyin bencildir. Kendisi için
ne gerekiyorsa onu sahibinden ister. Beynin isteme yöntemi
öğrendikleriyle sınırlıdır. Ona verilen her şeyi öğrenir. İyi kötü diye
ayırt edemez. O rahat çalışabilmek için öğrendiklerinden faydalanır ve
ister.
Adrenalin ve benzeri hormonlar
insan yapısında bulunur ve salgılanırlar. Beyni uyarıcı özellikleri
vardır. Heyecan ile adrenalin salınımı artar. Artan adrenalin beynin ön
bölgesini uyarır ve hassasiyeti geçici olarak düzeltir. Beyin öğrendiği
bu özelliği kullanarak Kaandan heyecan yaratmasını ister. Bilgisayar
oyunları heyecanlıdır. İstediklerini yaptırmakta öyle. Oysa ders
dinlemenin ya da rutin günlük işlerin heyecanı yoktur. Hayal kurmak
daha heyecan vericidir. Adrenalin gibi beyni uyarıcı özellikleri olan
hormonları artırmanın diğer bir yöntemi, ilginçtir ama, azar
işitmektir. Anneler sanki çocuğum beni çıldırtmak istercesine tavırlar
sergiliyor derler. Nedeni ne yazık ki hormonlar ve ona ihtiyacı olan
beyin hassasiyetleridir. Sabrı taşan anne azarlayacak ve çocuk birden
bürüneceği o durgun ve masum tavır içinde beyni rahatlayacaktır.
Kaan artık heyecan peşinde
koşacak ya da istemeden de olsa azar işitme yönünde davranışlar
gösterecektir. Davranışlarını buna göre ayarlayacaktır. Davranışları
değiştikçe daha çok isteyecek ve ders dinlemek gibi günlük işler çok
daha sıkıcı olacaktır. Kaan kendi kurallarını koyduğu sürece davranış
modelini de kendi belirleyecek ve bu öğrenilmiş model hayatı boyunca
onu yönetecektir.
Beyin ön bölge hassasiyeti
etkisinde olan Kaan hatalarından ders almayacak, aceleci ve sabırsız
olacak, yanlış kararlar verecek, sorunlarını çözmede zorlanacaktır.
Kaanı bekleyen gelecek
bununla sınırlı değildir. Çünki beyinde gereğinden fazla yeralan
adrenalin, vucut savunma sistemlerini (İmmün sistem) zayıflatarak
hastalıklara davetiye çıkartır. İmmün sistem bozulmasıyla ortaya çıkan
bazı hastalıklar; allerji, cilt hastalıkları, romatizmal hastalıklar,
multipl skleroz vb..
Beyin ön bölgesi diğer beyin
merkezleri ile sıkı ilişki halindedir. Burayı etkileyen hassasiyet
diğer beyin bölgelerinin çalışmasını da bozabilir. Özellikle beyin
hassasiyetleri stres, üzüntü ve kafa darbesiyle belirgin biçimde
artarak diğer sistemleri de etkileyebilir. Bunun sonucu unutkanlık,
sinirlilik, tahammülsüzlük, uyku bozuklukları, kulak çınlaması, baş
dönmesi, kadınlarda regl dönemi şikayetleri, baş, boyun, sırt, kol,
belde olan yaygın vucut ağrıları, sinirsel denen ve nedeni sinire
bağlanan şikayetler gelişebilir.
Kaanın iyileştirilmesi
(tedavisi) mutlaka aileden başlamalıdır. Beyni adrenalin
bağımlılığından kurtarılmalıdır. Ev içinde kurallar konulmalı,
uyulmadığı taktirde hak mahrumiyeti ile cezalandırılmalıdır. Kaan
disiplinize edilmelidir.
Örneğin bilgisayar oyunu günde
30 dakika ile sınırlandırılarak başlanabilir. Akşam yemeğine tüm aile
bireyleri birlikte oturmalı, Kaan aç ya da tok olsun mutlaka sofrada
yerini almalıdır. Yemek bitiminden sonra örneğin sadece meyve servisi
açık olmalı, her canı istediğinde yemek yeme olayı kaldırılmalıdır.
Atıştırmak kesinlikle önlenmeli, örnek olması için anne baba da bu
kurallara uymalıdır. Beyni geliştiren beslenme programı uygulanmalıdır.
Kaanın canı her istediğinde isteği yapılmamalı, belirli kurallar
çerçevesinde haklarını, yapabileceklerini önceden bilmeli ve kurallar
konusunda taviz verilmemelidir. Kaan bu yeni yaşam biçimine uymakta
zorlanacaktır. Ancak gelecekte kurallarla dolu bir dünyada yaşayacağını
aile ortamında öğrenmesi gerekir.
Okulda disiplin gereklidir. zaten at yarışı misali sınava hazırlanıyorlar, rahat bırakalım
çocukları yaklaşımı doğru değildir.. Gelecekle ilgili öngörüsü
olmayan, kuralsız ve saygısızlığa alışmış, hayatıyla ilgili doğru
kararları veremeyen bir çocuğun üniversite ya da lise sınavlarında
başarıyı yakalaması beklenebilir mi?
Eğitim disiplin ile
başlamalıdır. Disiplin sağlıklı beyinler için gereklidir. Okullarda
toplum ve okul kuralları sürekli eğitimin içinde yer almalıdır.
Her şeyin başı sağlık, sağlığın başı da beyindir.
Dr Güçlü ILDIZ
Nöroloji Uzmanı
www.noroterapi.com

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Disiplin
Eğitim
Beyin ve Hastalıklar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |