Okunma: 841 kez
Birinci Aydınlanma Çağı’na hakim olan “atomistik” kâinat/dünya görüşü, “bütün’ün anlaşılabilmesi için parçalara bölünmesi ve parçaların arasındaki ilişkinin saptanması gerektiği” şeklindeydi. İkinci Aydınlanma Çağı’nın “bütüncü” kâinat/dünya görüşü ise, “bütün’ün parçalarının toplamından daha büyük” olduğu savından yola çıkıyor ve oluşumların ya da sistemlerin doğasını anlamak için tümüne bakılması gerektiğini söylüyor.
Bütüncü düşüncenin desteklerinden birisi,
kuantum mekaniğinin “Potinbağ Teoremi.” Potinbağ Teoremi, ne kadar
bölünürse bölünsün, maddenin temel olarak nitelendirebileceğimiz bir
parçasının olmadığını, hiçbir parçanın diğerlerinden daha vazgeçilmez
olmadığını, “bütün”ün birbirleriyle örülü olayların devingen ağı olarak
değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Potinbağ Teoremi’nin
toplumsal yaşamdaki telmihi, “üstün ırk”, “üstün ulus” vb.
kavramlarının yüceltilme nedenlerinin bilimsel değil, “politik”
olmaları. Ve tabii, “en zeki”, “en çalışkan” vb. gibi kavramların da
öyle. Bu çerçevede, toplumsal örgütlenmenin “üstünler”in dorukta yer
aldığı piramitler, koniler yerine herkesin merkezden eşit mesafede
durduğu daireler ve küreler olması gereği konuşuluyor. Potinbağ Teoremi
doğrultusunda “madde”yi, yeryüzündeki yaşamın bütünü olarak
yorumlamamız halinde, sadece insan ırklarının değil, milletlerin değil,
tüm canlı türlerinin birbirlerinin yaşamlarıyla örülü birlikteliklerini
gözetmek durumundayız. Hiçbir ulusun yaşam biçiminin diğerininkinden
daha temel, dolayısıyla daha vazgeçilmez, dolayısıyla daha “üstün”
olmadığını teslim etmek durumundayız.
21. yüzyılda kendinden
giderek daha çok söz ettirecek olan “küreselleşme” eğiliminin temel
entelektüel dayanaklarından birisini bu teoremde buluyoruz. Ne var ki,
teori pratikten farklı ve her ne kadar “küreselleşme” ve “Yeni Dünya
Düzeni” eşanlamlı oluşumlar olarak sunuluyorsa da, günümüzde oturtulmak
istenen düzenin “bütüncü” düşünceye ters düştüğünün işaretleri ihmal
edilemeyecek kadar çok. Bu işaretlerin başta geleni de, “dünya devleti”
düşüncesi. “Dünya devleti”nin temellerinin daha 1877 yılında, John D.
Rockefeller, John P. Morgan, Andrew Carnegie, Mayer A. Rothschild ve
Cecil Rhodes beşlisi tarafından atıldığı iddia ediliyor.
John D.
Rockefeller, petrol imparatoru, ünlü Standard Oil Tröst’ün sahibi,
1890’lı yıllarda Birleşik Devletler petrol endüstrisinin yüzde yetmiş
beşi kendisine ait. Ayrıca demir madenleri, ormanları, imalat
sanayiinde ve ulaşım sektöründe büyük iştirakleri var. Yaklaşık 150
yıllık bir “Rockefeller hanedanı”ndan bahsediliyor, servetlerinin 1–2
trilyon dolar olduğu hesap ediliyor. John P. Morgan, uluslararası
banker ve gezegenimizin ilk milyar dolarlık (1901 yılı itibarıyla)
endüstrisinin, U.S. Steel’in sahibi, “Amerika’yı Amerikan yapan adam”
diye bilinen kişi. Andrew Carnegie, 1890’da İngiltere toplamından daha
fazla çelik üreten Carnegie Çelik’in sahibi, ayrıca kömür ve demir
madenleri, ticaret gemileri ve demiryolları var. Mayer Rothschild, ünlü
Rothschild Hanedanı’nın kurucusu banker –Rockefeller’den daha zengin–
2000’li yılların başındaki servetlerinin 3 trilyon dolar olduğundan
bahsediliyor. Ve Cecil Rhodes, ünlü elmas imparatoru. Güney Afrika
elmas tarlalarını işleten, Güney Afrika’yı İngiltere adına fetheden
adam. Rhodesia, adını onun soyadından alıyor. Ayrıca apartheid/ırk
ayrımının mucidi.
Bu beş adamın akıl hocaları, Oxford
Üniversitesi profesörlerinden John Ruskin. 1877’de “Yuvarlak Masa”
adındaki gizli cemiyeti kuruyorlar. Amaçları: İngilizce konuşan dünyayı
bir oligarşik federasyon halinde birleştirmek. Büyük Britanya
İmparatorluğu’nu siyasi, ekonomik ve kültürel olarak yeniden
yapılandırmak suretiyle, oligarşik dünya federasyonuna giden yolu
açmak. Otuz yıl sonra, 1908 yılına gelindiğinde, ‘Yuvarlak Masa’yı
çokuluslu, Anglo–sever bir yarı açık cemiyet olarak görüyoruz.
Bilderberg
Grubu, 1954’te Avrupalı Rothschild hanedanı öncülüğünde kuruluyor,
Amerikalı rakibi, Rockefeller hanedanı tarafından destekleniyor, ev
sahipliğini eski SS–Nazi Hollanda Kralı Bernhard yapıyor. “Bilderberg”
kralın sahip olduğu otelin adı. Bilderberg’ciler, 1954’ten itibaren her
yıl dünyanın değişik şehirlerinde toplanıyorlar. Gündem gizli,
katılanlar gizli, meğer ki patron olsunlar gazeteciler Bilderberg
toplantılarına alınmıyorlar. Hatta, ABD ve Avrupa devletlerinin gizli
teşkilatları, toplantıların yapıldıkları otellere gazetecileri sokmamak
için olağanüstü önlemler alıyorlar. İçeri sızmayı başarabilen birkaç
muhabirin feci şekilde tartaklandığı, tutuklandığı biliniyor.
Bilderberg’cilerin
amaçlarının dünyayı sıkıca koordine edilmiş küçük, seçkin bir
uluslar–ötesi bankerler ve sanayicilerden oluşmuş, entelijensiya
destekli oligarşinin eline teslim etmek olduğu söyleniyor. Avrupa
Birliği’nin Avrupa kıtası için yaptığını dünya için yapmak ve bir Dünya
Devleti kurmak istiyorlar. David Rockefeller’in farklı zamanlarda
farklı yerlerde (bu arada 1999 yılı Şubat’ında Newsweek International
dergisine verdiği bir mülâkatta) “Hükümetlerin yerini alacak birileri
olmalı ve bana öyle görünüyor ki, bunu da en iyi şirketler yaparlar...”
demekten çekinmemiş olmasına işaret ediliyor ve yaygın söylemin aksine
karşı çıkılmadığı takdirde önümüzdeki asırlarda dünyanın “yeni feodal
lordlar”ın boyunduruğu altına gireceği hakkında uyarı yapılıyor.
Uyaranlar, Yeni Dünya Düzeni muhalifleri.
Muhalifler, Yeni Dünya
Düzeni’nin anlamının, dünyanın siyasi ve yasal hüviyetini tümüyle
değiştirmek, ulus–devletlerin tarihi rollerini ortadan kaldırmak,
kontrolü uluslar–ötesi tröstlere devretmek suretiyle millet kavramını
ortadan kaldırarak, idareyi İngilizce konuşan Anglo–sever bir
oligarşiye teslim etmek olduğundan eminler. Yarı şaka ileri sürdükleri
bir iddiaları da Birleşmiş Milletler teşkilatının bundan böyle
“Birleşmiş Tröstler Teşkilatı” olarak isim değiştireceği şeklinde.
Bilderberg toplantılarına katılanların isimlerinin saklı tutulması,
görüşmelerin basına kapalı olması, dünya ekonomisine ve siyasetine dair
kararların kapalı kapılar ardında alınmasını ülkelerinin anayasalarının
en galiz ihlâli şeklinde algılıyorlar. Ulusal politikacılarının, özgür
iradeleriyle seçtikleri vekillerinin etkisizleştirilmesine tepki
gösteriyorlar. Amerikan başkanlarından, Dünya Bankası guvernorlarına,
diğer ülkelerin başbakanlarına varıncaya kadar, dünyanın kaderini
etkileyen eşhasın kapalı kapılar ardında saptanmasına şiddetle karşı
çıkıyorlar. Dünya basın devlerinin Bilderberg’cilerle işbirliği içinde
oldukları gerekçesiyle, seslerini ya bağımsız basın aracılığı ile ya da
internet üzerinden duyuruyorlar. Zaman zaman da, Seattle’da, New
York’ta olduğu gibi gösterilerine de şahit oluyoruz.
“Yuvarlak
Masa” cemiyetinin bir diğer uzantısının “Roma Kulübü” olduğu
söyleniyor. Roma Kulübü, 1968’de kuruluyor. Kendilerine “özel
think–tank” nitelemesini yakıştırıyorlar. İlân edilmiş amaçları, barışı
desteklemek, insanların ‘tehlikeli’ uçlara, kısır milliyetçiliğe ve
sınıf çatışmalarına yönelmelerini önlemek.” Roma Kulübü’nün güçlü
adamı, SGI’nin başkanı, Daisaku İkeda, “İnsan ırkının sesi ve zekâsı...
İnsanlığın yolunu aydınlatan bir deniz feneri, tüm dünyaya umut saçacak
olan ışık...” olduklarından bahsediyor. SGI, “Soka Gakkai
International”ın kısaltılmışı; Japon kökenli, Nichiren Daishonin Budist
tarikatının uluslararası örgütü. Muhalifleri, Roma Kulübü’nün,
kurulacak dünya devletinin resmi dinini oluşturduğunu söylüyorlar.
Çokça Hıristiyanlık, biraz Budizm bir dinden bahsediliyor.
“Yeni
Feodal Lordlar”ın ne denli güçlü olduklarını, ulusların kimliklerini
kaybetmemek için ne denli direnebileceklerini kuşkusuz zaman
gösterecek. Ancak, Yeni Dünya Düzeni, muhaliflerinin iddia ettikleri
gibi “yeni bir toplumsal mühendislik projesi” ise, ki öyle görünüyor,
ulusların işlerinin zor olduğunu kabul etmemiz lâzım. Bir yandan
“İkinci Aydınlanma Çağı”nın reddettiği “tek doğru” anlayışı, öte yandan
finans oligarşisi, bir arada yaşayamayacak oluşumlar gibi görünüyorlar.
Nitekim, daha bugünden Birleşik Amerika’da iki bin beş yüz muhalif
“kült”ün varlığından bahsediliyor.

Etiketler:
Bilimler
Felsefe
Kuantum Fiziğine Karşı Yeni Dünya Düzeni
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |