Okunma: 217 kez
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Başkanı Prof. Dr. İrfan Aslan, ''Türkiye için ulusal biyoçeşitlilik araştırma merkezi ve tabiat tarihi müzesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu'' bildirdi.
Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada birçok ülkede özellikle de Avrupa'da bulunan önemli tabiat tarihi müzelerinin biyoçeşitlilik araştırma merkezleri olarak işlevlerini sürdürdüğünü belirtti.
Aslan, "Tabiat tarihi müzeleri, insanlığa hizmet eden, günümüzde uygar
medeniyetlerin simgelerinden biri olan, evren, dünya, fauna ve flora,
insan biyolojisi ve doğal çevre hakkında bilgi oluşturan ve bilgi
oluşturmayı teşvik eden bilimsel merkezlerdir" dedi.
Halka açık
olan bu müzelerin zooloji, entomoloji, botanik, fosil ve jeoloji
sergileri ile insanların özellikle de gençlerin doğaya olan ilgilerini
arttırdığını ifade eden Aslan, şu bilgileri verdi:
"Bu müzeler
doğa sevgisini geliştirmeyi hedeflemektedir. Ayrıca buralarda ders,
seminer ve popüler bilim konuları ile ilgili kursların düzenlenmekte,
içerdikleri bilimsel koleksiyon sayesinde gerek ulusal gerekse
uluslararası bilim insanlarının araştırmalarını yürüttüğü eğitim ve
araştırma birimlerdir."
Avrupa'da tabiat tarihi müzelerinin
kuruluşu 16. yüzyıla dayandığına işaret eden Aslan, bunların Avrupa'da
köklü bilimsel kurumlar olduğunu ve her yıl çok sayıda kişi tarafından
ziyaret edildiğini söyledi.
Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyada
yaklaşık 200 tabiat tarihi müzesi bulunmakta. Avrupa ve Amerika'da
hemen her şehirde bu müzeler önemli ziyaret ve bilim merkezleri olarak
dikkat çekiyor. Güney Afrika'da tabiat tarihi müzeleri çok eski ve
köklü kurumlardır. Bulgaristan, Yunanistan, Lübnan, Ermenistan, Kıbrıs
Rum kesimi bile ulusal bazda tabiat tarihi müzelerine sahipler.
Bölgemizden
yine Tahran'da 1973 yılında kurulan Natinal Museum Natural History 45
bin metrekarelik kapalı alana sahiptir. Son zamanlarda Suudi Arabistan
ve Pakistan ulusal düzeyde oldukça modern ve büyük tabiat tarihi
müzeleri kurmuşlardır.
Bu kurumlar, bir ülkenin uluslararası
alanda dışarıya açılan en önemli kapılarından birini oluşturmakta
ayrıca uluslararası prestij kaynağı ve bilime verilen değeri temsil
etmektedir."
Dünyadaki önemli tabiat tarihi müzeleri
ABD'nin
başkente Washington'da bulunan tabiat tarihi müzesinde sadece böcek
koleksiyonda 35 milyon örnek bulunduğuna dikkati çeken Aslan,
Londra'daki müzede 70 milyon, Petersburg'daki müzede ise 15 milyon
örneğin sergilendiğini söyledi.
Türkiye'de ulusal kapsamda ve
uluslar arası nitelikte bir tabiat tarihi müzesi olmamasının büyük bir
eksiklik olduğunu ifade Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ankara'da
bulunan MTA Tabiat Tarihi Müzesi belki ülkemiz için bir başlangıç
noktası olabilirdi, ancak yeni yapılan binanın problemleri herkesin
malumudur.
Belirtilen bu müzede çoğunluğu fosil, mineral ve
kayaç yaklaşık 70 bin örnek bulunmaktadır. Bununla birlikte, bazı
üniversitelerde çok küçük düzeyde koleksiyonlar bulunmakla birlikte
bunların hemen tamamı bölüm koleksiyonları şeklindedir.
Küresel
ısınma, çölleşme, erozyon, canlıların yaşama alanlarının hızlı bir
şekilde tahrip edilmesi ve nesillerinin tehdit altında olması gibi
global çevre felaketlerinin yaşandığı günümüzde, biyoçeşitliliğin
korunması ve yönetimi en önemli araştırma konularından birini teşkil
etmektedir.
Birçok ülke ve bölgede canlıların eko sistemdeki
varlığı, rolü, statüsü ve koruma altına alma ve yönetimi tartışılıp
yargılanırken, ekolojik çalışmaların teknolojik buluşlara modellik
yaptığı günümüzde Türkiye'de henüz daha biyoçeşitliliğin tespitine ait
temel araştırmaların tamamlanmamış ve ulusal koleksiyonun
oluşturulamamış olması ciddi bir eksikliktir."
Entomoloji koleksiyonu
Ziraat
Fakültesi Bitki Korumu Bölümünde, 1967 yılında başlayan çalışmalar
sonucu 10 bin tür ve 100 bin bireyden oluşan entomoloji koleksiyonuna
sahip olduklarını belirten Aslan, "Bu Doğu Anadolu'nun ve Türkiye'nin
en zengin bilimsel böcek koleksiyonudur" dedi.
Bölümlerindeki
koleksiyonda çok sayıda holotip ve paratipin de bulunduğunu kaydeden
Aslan, "Uluslararası müzelerin sahip olduğu koleksiyonlarla
kıyaslandığında ülkemizin ne durumda olduğu açıkça ortadadır.
Bu
bakımdan, Türkiye gibi birçok canlının gen kaynağı olan bir ülkede bir
an evvel ulusal biyoçeşitlilik araştırma merkezi ve tabiat tarihi
müzesinin kurulmasına ihtiyaç duyulmaktadır" şeklinde konuştu.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
Bir Ulusal Tabiat Tarihi müzemiz bile yok
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |