Okunma: 184 kez
YÖK, üniversiteye giriş için tek aşamalı ancak yılda birkaç kez girilebilen bir sınav modeli planlıyor. Sınav belirli illerde yapılacak, meslek liselerini bitirenlerin önü açılıyor. YÖK Başkanı Özcan, “Ne alan kalıyor ne katsayı, hepsi gidiyor” dedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan,
Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) yapmayı düşündükleri değişiklikleri
anlattı. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) da konuyla ilgili çalışmaları
olduğunu söyleyen Özcan, MEB ile ortak çalışacak aşamaya henüz
gelinmediğini kaydetti. Özcan, “Benim isteğim onlarla bizim ekibin
beraber çalışması. Onların hazırlıkları bizimkinden önce başladı
sanırım. Onlarınki, öğrencinin her yıl lise 1, 2, 3 ve 4 yıllardaki
gösterdiği performansın ortalamasının sene sonundaki bir imtihanla
birleştirilmesi ve onun nota dönüştürülmesi şeklinde. Biz de
İngilizlerin yaptığı gibi düşünüyoruz” diye konuştu.
ÖĞRENCİLERE 12-13 KONUDAN SEÇME ŞANSI
İngiltere’deki
sistemde adaylara 12-13 konu verildiğini ve adayların bu konulardan
istedikleri birkaçını seçerek sınava girdiklerini anlatan Özcan,
kendilerinin de bu model üzerinde durduklarını ifade etti. Özcan, şöyle
konuştu:
“12-13 konuda imtihan verelim öğrencilere, öğrenciler
5’ini seçsin imtihana girsin, hepsinden girmesin. 3’ünden aldığı puanla
da üniversitelere müracaat etsin. Üniversiteler de alacakları
öğrencileri bölümlere bağlı olarak, 3 konu belirleyerek istesinler.
Örneğin, desinler ki ‘makine mühendisliğine genel kabiliyet, matematik
ve biyolojiden 80 puanın üzerinde alanları kabul edeceğim, Bu puanı
tutturanlar müracaat etsin’. Bunu üniversiteler de yapabilir, ÖSYM’ye
de yaptırabiliriz. Aynı eskiden olduğu gibi öğrencinin 3 konuda aldığı
puan hangi bölüme tutuyorsa onu otomatik olarak yaptırabiliriz. Yani
yerleştirme işini ÖSYM’ye verebiliriz, üniversiteye de yaptırabiliriz.
Eskiden, bizim zamanımızda, puan alıyordunuz, üniversiteye müracaat
ediyordunuz. Üniversite de durumuna bakarak sıralıyordu. Her
üniversitenin kapısında listeler yayınlanırdı, ‘şunlar girmeye hak
kazandı’ diye. Ona benzer bir sistem. Her halde ikisini karıştırırız.
Henüz net değil. Tek bildiğimiz şey sistemin kesinlikle değişeceği.”
NE ALAN VAR, NE KATSAYI
“Bu
sistemde öğrencinin hangi okuldan mezun olduğunun önemi kalmayacak mı?”
sorusuna Özcan, “Ne alan kalacak ne katsayı, hepsi gidiyor. Tamamen
başarıya odaklı bir sistem olacak. Çocuğun, 3 dersten veya her neyse
lise 1, 2, 3 ve 4’teki başarısına dayanan bir sistem olması lazım”
yanıtını verdi.
Özcan, üniversitelerdeki her bölüm için
adayların hangi derslerden veya konulardan başarılı olması gerektiğini
üniversitelere soracaklarını belirterek, “Örneğin, makine mühendisliği
bölümlerine soracağız ‘siz hangi 3 tür puanla öğrenci almak
istiyorsunuz’ diye. Onlar belirleyecek. Daha sonra bunları ÖSYM’nin
kitapçığında yayınlayacağız” dedi.
MEB’İN SİSTEMİNE GÜVENMİYORUM
MEB’in öngördüğü sistem ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Özcan, şunları kaydetti:
“O
da iyi bir sistem. Fakat orada ben bir şeye güvenmiyorum: Ortalama
ağırlıklı puan konusu. Bu puanın hesaplanması konusunda... Yani biz
bunu bırakırsak, bazı hocalar öğrencilerin başarısını gereksiz yere
şişirebilirler, çocuğun durumu iyi görünsün diye. Ondan korkuyorum.
Öyle olacağına, genel bir imtihan olsun, hiçbir sübjektif tarafı
olmayan, öğrenci imtihana girsin, oradaki başarısına göre olsun, bu
daha iyi.”
TOEFL GİBİ BİR MEKANİZMA OLSUN
“Siz, tek sınav mı düşünüyorsunuz?” sorusunu Özcan, şöyle yanıtladı:
“Aynı
üniversite sınavı gibi tek ama senenin her anında yapılabilir bir sınav
düşünüyoruz. Böyle bir defada olmasın, aday onu 3-5 defa alabilsin.
Mesela matematikten girdi, diyelim ki 100 üzerinden 25 aldı, bu onu
tatmin etmedi. 6 ay sonra bir sınav daha olsun. ÖSYM, bu imtihanları
döndürsün istiyoruz. Nasıl işte, TOEFL’da 120 doları veriyorsun, o
hafta sonu sana hemen veriyorlar imtihanı. Burada da öyle bir mekanizma
olsun. Herkes, yığınlar, gidip bir günde o imtihanı almasın. Mesela,
genel yetenek testini gelecek ay alacak, matematik testini 2 ay sonra,
coğrafya sınavını ondan bir ay sonra alacak. Ama okul açılmadan
yapılacak bu sınavlar, sürelere de riayet edilecek. Diyelim ki
kaldınız, bir daha alabileceksiniz. Sonra aldığınız puanlarla
üniversitelere başvuracaksınız. Bu sınavları döndürelim istiyorum, bir
günde olmasın. Hani diyorlar ya ’190 dakikada insanın hayatı tayin
ediliyor’. Çocuk rahat rahat girsin. Hem çocuğun şansı da artar.”
Adayın
üniversiteye sınavda aldığı en yüksek puanla başvurabileceğini söyleyen
Özcan, bu sistemde psikolojik stresinin de az olacağını, adayın kendini
iyi hissettiği bir zamanda sınava girmesine olanak sağlanmış olacağını
dile getirdi.
Böyle bir sistemin teknik olarak uygulanıp uygulanamayacağının sorulması üzerine Özcan, “ÖSYM uygulayabilir” dedi.
SINAV ANKARA’DA YAPILSIN
Özcan,
böyle bir sistemde sınavın Ankara’da yapılmasından yana olduğunu
söyledi. “Yapılacaksa Ankara’da olsun bu iş. Herkes Ankara’ya gelsin.
Burada, bizim kontrolümüzde olsun” diyen Özcan, daha sonra birkaç ile
yaygınlaştırılabileceğini kaydetti.
“Bu durum tepki çekmez mi,
Ağrı’daki bir aday buraya nasıl gelecek?” sorusuna Özcan, “Eskiden,
bizim zamanımızda geliniyordu. Tabii şöyle bir şey de yapabiliriz:
Doğudakiler mesela Erzurum’da girebilir. Yani belli yerlerde olsun.
Kastettiğim şey kontrollü olsun, kontrol edebileceğimiz iller olsun.
Hakkari’deki sınavı ben kontrol edemem. Yeni bir sisteme geçiyoruz,
bilinmezi de çok olur. O yüzden hakim olabileceğimiz Doğuda birkaç il,
Orta Anadolu’da bir kaç il olabilir” karşılığını verdi.
Özcan,
yeni sistemin, İngiliz sistemi göz önünde bulundurularak ülke
koşullarına uygun bir sistem olmasını düşündüklerini kaydetti.
SORULARIN HEPSİ TEST OLMAYACAK
İngiliz
sisteminde açık uçlu sorular da yöneltildiğinin belirtilmesi üzerine
Özcan, “Bazılarında açık uçlu sorular var. Sosyal alanında sorular açık
uçlu zaten, test değil. Bizde eskiden uygulanan olgunluk sınavlarının
aynısı. Mesela Tarihten ‘şu savaşın etkilerini yazın’ diyor. Hepsi test
değil yani” dedi.
“Yeni sistemde de öyle mi olacak” sorusuna Özcan, “Tabii. Onu kaldıran konularda hepsi açık uçlu olacak” dedi.
2010’DA GEÇERİZ
YÖK Başkanı Özcan, konu olgunlaştıktan sonra üniversitelerle paylaşacaklarını bildirdi.
Özcan,
düşünülen değişikliğin ne zaman uygulamaya konulacağı konusunda da
“Gelecek yıl için olmasa bile, bu sefer alan ve katsayıları kaldırırız.
ona bir hazırlık olur. Evet, yetişmeyebilir, olmazsa bir sonraki sene
geçeriz” dedi.
MESLEK LİSELERİNİN ÖNÜ AÇILIYOR
“Alan
ve katsayıların kaldırılması halinde adaylar nasıl yerleştirilecek?”
sorusu üzerine Özcan, “Aldığın puana göre yerleştirileceksin. Kimse de
sana ‘sen bu meslek okulundasın ancak şu meslek yüksek okuluna
gidebilirsin’ diye bir şey söylemeyeceksin. Puanın tutuyorsa makine
mühendisi ol, sosyolog ol, psikolog ol” diye konuştu.
Özcan,
birçok ülkenin üniversiteye giriş sistemini incelediklerini belirterek,
“Yeni yeni bilgi topluyoruz sistemlerle ilgili. Dünyada nasıl
yapılıyor, bizde nasıl yapılıyor? Bizimki türden sınav uygulayan 3 ülke
kaldı” dedi.
“Düşündüğünüz modeli Milli Eğitim Bakanlığı ile
paylaştınız mı?” sorusuna Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, “Milli Eğitim
Bakanı ile özel olarak konuştum. ‘Olgunlaşsın ondan sonra görüşürüz’
diyor, gayet iyi karşılıyor” yanıtını verdi.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
ÖSS sil baştan değişiyor
|
| 1 | çalışanla çalışmayanın farkı kalacakmı?? 
begüm koca 2008-05-14 11:07:21 3 senedir eklenecek puanı fazla gelsin diye calısıp dıdınen insanlar ne olacak peki?madem ogrencının yararına bu sistem okul puanlarına ayrı öss puanlarına ayrı onem gosterıp ıkısı ıcın ayrı ayrı ugras gosteren ınsanlara ne olacak ek puanlar kaldırılınca.şahsen ilk ögretımın temeli iyi kurulmadıgı surece bu ülkede öss yada oks sistemi ne kadar değiştirilirse dgiştitirlsin egitim sisteminin duzene oturabılecegini dusunmuyorum.
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |