GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Matematik arrow Abdülaziz Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
May 07 2008
Abdülaziz Yazdır E-posta
(1 Oy)



GenBilim Editorial   
Çarşamba, 07 Mayıs 2008
Okunma: 640 kez

Osmanlı hanedanından otuz ikinci padişahtır II. Mahmut İle Pertevniyal Sultanın oğludur. Şubat 1830’da doğdu. Basit bir şark eğitimiyle yetişmiş veliahtlığında güreş,av cirit gibi sporlara merakı ile tanınmıştır. 25 Haziran 1861’deİl tahta çıktı. Ancak kısıtlı eğitimi bir yana pehlivan vücutlu ve muhafazakar mizaçlı bulunması, halk arasında iyi karşılanmasına sebep olmuştu Abdulaziz Babıa li’ye gönderdiği “Hattı Hümayun’da “vükelayı yerlerinde ibka ve Abdülmecit zamanında ilan edilmiş olan Tanzimat Kanunu’nu tekit ve malî güçlüklere çare bulunacağını ilan etmekle işe başladı.Sultan Abdülaziz, tahta çıktığı zaman imparatorlukta çeşitli mühim meşaleler ile karşılaşmış ve bunları giderme tedbirlerine başvurmuştur, önce sarayda ve hükümet dairelerinde bazı tasarruf tedbirleri alınmışsa da karşılıksız çıkarılmış olan kağıt paraların ortadan kaldırılması ve mali buhranın azaltılmasına çare bulunamamış: 1862′de İngiltere den yeni bir istikraz yapılmıştır Diğer taraftan tersanenin kuvvetlendirilmesi, gemiler ve ssilahlar alınması İçin yapılan masraflar ile Karadağ ve Hersek ayaklanmalarının bastırılması için lazım oları paralar, zaman geçtikçe mali dengeyi bozmakta devam etmiştir. Bir başka önemli mesele Balkanlar’da ve Adalarda milliyetçi akımlar ile Mısır’da bağımsızlık İsteminden kaynaklanan olaylardır. Paris Antlaşmasından hemen sonra   Osmanlı hakimiyetine karşı direnmeler birbirini izlemiştir.

Devlet   yönetimindeki  değişiklikler  de  ayrı bir önem taşır. Kıbrıslı Mehmet Pasa azledilmiş,sadrazamlığa Ali Paşa getirilmiştir.”Cemiyet-i Tıbbiye  bu sıralarda kurulmuş, yalnız şekilde kalmış olmakla beraber devlet hazinesinde bütçe yapmak usûlü yine bu yıllarda kabul edilmiş, birde “Divan-ı Muhasebat” kurulmuştur.

Yunanistan’da Bavyeralı  Kral Othan’ın düşürülmesi ve yerine Danimarka kralının oğlu Georgesun getirilmesiyle sonuçlanan ayaklanma Girit meselesinin meydana çıkmasını hazırlamıştır. Hersek’teki ayaklanmadan ve çarlığın körüklediği panislavizm cereyanlarından cesaret alan Karadağ prenslerinden Mikro Petrotroviç de başkaldırmıştır. Bunun üzerine Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Karadağ’ı ezerek kımıldamayacak  hale getirmiştir. Rusya. Avusturya ve Fransa’nın işe karışmaları yüzünden elde edilen başarı sürekli  olamamıştır.Karadağ’a karsı  girişilen   hareket,  Hersek ayaklanmasının durulmasına sebep olmuştur Ancak panislavizm taşkınlıkları durmaksızın körüklendiği için bu defa Sırbistan’da da bazı hareketler başlamıştır. Belgrat’ta Sırpların Osimanlı karakollarına hücum ve askerin de Sırplara ateş etmeleri üzerine çıkan olaylara Avrupa devletleride karışmışlardır. 1862′de yapılan protokol ile Osmanlı askerînin şehirden çekilmesi ve yalnız kalede kalması gibi şartlarla mesele yine Osmanlı hakimiyetini zayıflatacak şekilde sonuçlanmıştır. Sultan Abdülaziz  1863 Ağustos’unda Mısır’a seyahat, etmiştir. O sırada Mısır’da vali Said Paşa’ nın ölümüyle yerine İsmail Paşa yeni geçmiş bulunuyordu. Bu seyahatten önce Fuat Paşa’nın yerine sadrazamlığa Yusuf Kamil Paşa  getirilmiştir.

Fuat Paşa abdülaziz’e Mısır seyahatinde serasker sıfatıyla katılmış, dönüşte ikinci defa sadrazam olmuştur. Bu sıralarda ” Cemiyet-i Tedrisiye-î İslamiye” kurulmuş, Maarif Nezaretİ’nde bazı değişiklikler ve yenilikler yapılmış ve “Darülfünun “da umum için fizik,geometri  gibi dersler açılmış. Londra’dan Şişhaneli denen tüfekler getirilerek benzerlerinin  Tophane’de yapılmasına başlanmıştır. Niş Eyaleti’ndeki başarıları üzerine Silistre, Vidin ve Niş eyaletleri birleştirilerek Tuna vilayeti teşkil olunmuş ve eyalet teşkilatının vilayetlere  çevrilmesi ve  vilayetlerde medeni testlerin meydana getirilmesi faaliyeti başlamıştır.1866’da  Fuat Paşa’nın yerine önce Mütercim Rüştü Paşa   bir müddet sadrazam olmuş ve bu sıralarda İstanbul a gelen Mısır valisi İsmail Paşa Mısır vergisine zam yapmak, Girit ayaklanmasını bastırmaya yardım İçin asker göndermek ve sarayla bazı vükelaya birçok hediyeler varmak pahasına Mısır valiliğindeki   veraset usulünü  değiştiren ve Mısır valilerine Hidivlik ünvanını veren fermanları Sultan Abdülaziz’den almıştır. Veraset usulünün değişmesi yüzünden vali olmak hakkını kaybeden Mısırlı Mustafa Fazıl Paşa,  Abdülaziz aleyhinde çalışmak üzere Paris’e kaçmıştır .Hürfikirler etrafında toplanmış olanların  kurduğu Yenİ Osmanlılar Cemiyeti’ne katılacak olan Ziya Paşa, Namık Kemal, Ali Suavi gibi gençler de bu sıralarda Avrupa’ya kaçarak Mustafa Fazıl Paşa’nın himayesi altında Paris ve Londra’da gazeteler çıkarmaya başladılar.

Romanya’daki ayaklanma sonucunda Prens Couza çekilmeye mecbur olmuş ve yerine Prusya krallık hanedanından Prens Carol geçirilmişti. Osmanlı hükümeti Carol’un prensliğini protesto etmiş olmakla beraber, Avrupa devletlerinin tesiriyle kabule mecbur kalmış ve evvelce Prens Couza’ya yapıldığı gibi Carol da İstanbul’a gelince Göksu Kasrında misafir edilip uhdesine Memleketeyn voyvodalığı tevcih edilerek nişanlarla ve hediye edilen atlarla Romanya’ya dönmüştü. Romanya meselesi yeni yatıştığı sıralarda Girit ayaklanması başladı. Eski sadrazamlardan Mustafa Naili Paşa, Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa, sonra da Ali Paşa Girit’e gittiler .Adadaki ayaklanma yatışır gibi olduğu sırada Yunanistan, Osmanlı Devleti’yle münasebetini kesti. Paris’te toplanan konferans sonucunda savaşın önüne geçildiyse de Girit  meselesinde kesin bir durum ortaya konamadı. Sultan Abdülaziz İmparator II. Napoleon’un daveti üzerine 1867 Mayısında deniz yoluyla Fransa’ya gitmiş, oradan Londra’ya geçerek dönüşte Prusya ve Avusturya’ya uğrayıp seyahatinin 47 . günü Varna yoluyla İstanbul’a dönmüştü ki bu yolculukta veliaht Murat  şehzade abdülhamit  ve Yusuf İzzettin ile o zaman Hariciye Nazırı olan Fuat Paşa birlikte bulunmuştur.

Galatasaray Lisesi “Mekteb-i Sultani” adıyla bu sırada, 1868’de açılmış, “Tıbbive-i Mülkiye” ve “Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye tarafından Sultanselim’de “Darüşşafaka” kurulmuş ve 1848’de rüştiyelere  öğretmen hazırlamak üzere  Fatih’te açılmış olan “Darülmuallimin’in “Sıbyan mektepleri “ne Öğretmen yetiştirmeye mahsus ulan kısmı 1872′de Süleymaniye civarında eğitime başlamıştır.

Hastalanarak Niş’e gitmiş ulan Fuat Paşa’nın orada ölmesi ürerine Abdülaziz saltanatının ilk devrinde memleketi ayakta tutan, Tanzimat’ın kudretli devlet adamlarından biri kaybolmuş, yani Ali Paşa yalnız kalmış oluyordu. Yeni teşkil edilmiş bulunan Şûra-yı Devletin reisliğine  Mithat Paşa getirilmiştir ki oradan 1868’de Bağdat valiliğine gönderildi. Mithat Paşa Bağdat’ta da büyük başarılar göstermiştir Dicle üzerinde, Tuna’da olduğu gibi, gemiler işletilmesine teşebbüs olunmuştur. Bundan başka İdare-i Aziziye adıyla birdeniz yolları idaresi kurulduğu gibi Boğaziçi hizmetlerinde de “Şirket-İ Hayriye” meydana getirilmiştir. Fransa İmparatoriçesi Eugenie, Süveyş kanalının açılmasında hazır bulunduktan sonra III Napoleon namına Sultan Abdülaziz’in  Viyana ziyaretini iade için İstanbul’a gelmiş ve Avusturya İmparatoru Franz-.Joseph de yine bu sıralarda Sultan Abdülaziz’in Viyana ziyaretini iade etmiştir.. Mecelle Cemiyeti Cevdet Paşanın reisliği altında bu sıralarda kurulmuştur,

1871 savaşında Fransa’nın yenilmesi üzerine Rusya, Paris Antlaşması kararlarının hükümsüz olduğunu ve Karadeniz’deki hükümranlık haklarından faydalanılmaya karar verildiğini ilan etmiştir. Bunun  üzerine Londra’da toplanan konferans Osmanlı Devleti’nin boğazlarını açıp kapamak hususundaki hakkını kabul ve tasdik etmekle beraber Karadeniz’in tarafsızlığını sağlayamamıştır. 1856 Paris Antlaşması evvelce  Romanya, Sırbistan ve Karadağ muhtariyetleriyle zedelenmiş olduğu gjbi bu defa Londra Konferansıyla büsbütün bozulmuş oluyordu.

Fransa’nın yenilgisi panslavizm’in yayılmasına fırsat vermişti ve zaten bu propagandanın başında ulan General Ignatiev o zamanlar Rus elçisi sıfatıyla İstanbul’a gelmiş bulunuyordu. Sadrazam Ali Paşa, bir taraftan Mısır Valisi İsmail Paşa’nın israflarına ve fermanlarla elde ettiği imtiyazlara sığmayan işlerine engel olmaya çalışıyor, Öte taraftan Sultan Abdülaziz’in istibdadını ve lüzumsuz masraflarını önlemeye çalışıyordu. 1871′de Ali Paşa’nın ölümü ile Tanzimat devrinin son temsilcisi de gitmiş, Mahmut Nedim Paşa sadarete geçmiştir. Bu suretle Sultan Abdülaziz saltana tının kötü yılları da başlamış oldu. Mahmut Nedim Paşa, yolsuz İşlerine bazı vükela ile’ valileri değiştirmekle başladı.İmparatorlukta,merkezde ve vilayetlerde büyük memurları durmadan değiştirmek yüzünden kararsızlık da büsbütün arttı Tanzimat fermanı ile muhakemesiz hapis ve sürgünlük usulü kaldırılmış olduğu halde Sulun Abdülaziz, Mahmut Nedim Paşa ile istibdadın bu vasıtasını kullanmaya başlamış ve birçok tanınmış adamları sürdürmüştü. Mahmut Nedim Paşa, devletin İçinde bocaladığı para darlığına rağmen Galata sarraflarından yüksek faizlerle borç alarak saraya para yetiştiriyor, Ali Paşa zamanında türlü güçlüklerle Babıali’ye  alınmış olan hükümet kudretini Sultan Abdülaziz’in düşüncesiz  idaresine teslim ediyordu. Sultan Abdülaziz  Mahmut Nedim Paşa’nın halk arasında artan itibarsızlığını sezdiği İçin yerine Mithat Paşayı sadrazamlığa getirdi Mithat Paşa’nın  Meşrutiyet  esaslarını hükümdarlık işlerinde halk kontrolünü tesis etmek istemesi ve idaresi Sultan Abdülaziz’e uygun gelmemiş, îki buçuk ay sonra Mütercim Rüştü  Paşa’yı, ondan sonra Serasker Esat Paşayı, daha sonra Şirvanizade Rüştü Paşayı ve tekrar Esat Paşa’yı sadrazam yaptıktan sonra 1875de Mahmut Nedim Paşa’yı ikinci defa olarak hükümetin başına getirmiştir. Saltanatının ilk yıllarında ancak yirmi beş milyon kadar olan Osmanlı borçları  hemen her yıl tekrarlanan yeni borçlarla Urla iki yüz elli milyona varmış ve  Mahmut Nedim Paşanın güya ıslah ve tasfiye inak andıyla giriştiği tedbirler yüzünden hazinenin iflası hem memleket içinde, hem dışında meydana  çıkmıştır. Hersek’teki ayaklanma Bosna’ya da sıçramış, Bulgaristan’da başlayan komitecilik ve haydutluk hareketleri. Rusya’nın engel olması yüzünden asker kuvvetiyle bastırılamadığı için halk arasında vuruşmalar ve Otlukköy olayı meydana  getirilmiştir.

Bulgarlar Osmanlı memur ve halkına türlü işkenceler yaptıkları halde bu durumları ters ve yalan bir biçimde Avrupa’yı aksettiriyorlardı. Çarlık Rusyası da Bulgarları korumak bahanesiyle Osmanlı İmparatorluğu’rıa son darbeyi vurmaya hazırlanıyordu.

İstanbul’da softalarla halk tarafından yapılan nümayişler  üzerine, Sultan Abdülaziz Mahmut  Nedim Paşa’yı fedaya mecbur kalarak sadrazamlığa tekrar Mütercim Rüştü   Paşayı fedaya mecbur kalarak sadrazamlığa tekrar Mütercim Rüştü Paşa’yı getirmiştir.Sadrazam Meclis-i Vükela’ya  memur Mithat Paşa ,Serasker Hüseyin Avni Paşa ve Bahriye Nazırı Kayserili Ahmet paşalar ve Şeyhülislam Hayrullah efendi, devletin vahim durumunu bir dereceye kadar düzeltebilmek için Sultan Abdülaziz’i

Tahttan  indirmeye karar verdiler. 29 -30 Mayıs 1876 da Sultan Abdülaziz tahtından indirilerek yerine V. Murat tahta çıkarıldı.

Abdülaziz önce Topkapı Sarayı’na götürülmüş ve dört gün sonra kendi isteğiyle Feriye Sarayına naklolunmuştur. Abdülaziz’in padişah olarak İstediğini yaptırmaya alışan ve esasen kibirli, taşkın olan mizacı, tahttan indirilip hapsolunmaya dayanamamış, sakalını düzeltmek için annesinden aldığı sivri uçlu bir makasla kol damarlarını kesmiştir. İntihar olayı o zaman muayenede hazır bulunan türlü tabiyet ve milliyetteki yirmi  kadar  doktorun   raporlarıyla  ve ayrıca uzun incelemeler   yaparak   etraflı   bir rapor vermiş olan İngiliz  elçiliği hekiminin şahitliğiyle tesbit edilmiştir.Fakat bir sure sonra Abdülaziz’in taraftarları onun öldürülmüş olduğu rivayetini ileri sürmüşlerdir. II. Abdülhamit iradesiyle olaydan üç yıl  sonra Yıldız’da kurulan mahkemede Mithat, Damat Mahmut Celaleddin ve Nuri paşalar mahkûm olmuşlardır   Sultan Abdülaziz’in ölümü olayı intihar mı, katl mi? O zamandan beri her iki ihtimal hakkında ortaya deliller sürenler ve bunları münakaşa edenler vardır ve mesele belkide tarihin aydınlatamadığı şüpheli olaylardan biri olarak kalacaktır.

Abdülaziz saltanatının ilk devresinde Ali Paşa, sarayın keyfî hareketlerine bir dereceye kadar direnmiş ve Babıali’nin nüfuzunu korumaya muvaffak olmuştur. Ölümünden sonra ve Mahmut Nedim Paşa’nın ilk sadrazamlığından itibaren başlayan İkinci devrede Sultanın karakteri büsbütün meydana çıkmıştır.Tanzimat Fermanının temin ettiği hürrriyet ve masuniyet prensiplerini ihlal  ederek baştata bazı vükela olmak üzere birtakım kimseleri ve bu orada Namık Kemal gibi şahsiyetleri sürgüne göndermesi İsmail Pasa’ya Mısır’ın imparatorluktan büsbütün ayrılmasına sebep olacak imtiyazlar vermesİ, korkunç bir hadde varan israflar ve nihayet II Hersekte başlayan ayaklanmayı bastırmaktaki aczi Abdülaziz’in  tahttan indirilmesine  sebep olmuştur.

Bununla beraber Sultan Abdülaziz. imparatorluk donanmasını o zamanki en kuvvetli devletlerin donanmaları  derecesine yükseltmek için gayret göstermiş, Arabistan Yarımadası’nda sürüp giden karışıklıklar onun zamanında önlenmiştir Mithat Paşa Bağdat valisiyken Osmanlı Hukûmeti’ni Necide kadar götürdüğü gibi zamana kadar tamamıyla Mekke emirlerinin idaresi altında bulunan Hicaz bölgesinde de bir vilayet teşkil edilmiş ve Osmanlı hakimiyeti yüzyıllardan beri Yemen’in Hudeyde sahiline münhasırken Redif Paşa komutasında gönderilen orduyla bütün Yemen kıtası alınıp Yemen vilayeti yeniden kurutmuştur.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim