Okunma: 98 kez
Osmanlı hanedanından yirmi yedinci padişahtır. III. Ahmet’in Şermi Rabia Sultan’dan doğma oğludur. 28 Mart 1725’ te doğdu. Şehzade Bayezid’in 1770 de ölümü ile veliaht oldu ve 21 Ocak 1774 de tahta çıktı. I.Abdülhamit tahta çıktığı zaman devlet buhranlı bir vaziyette idi; Rusya ile yapılmakta olan savaş devam ediyor ve ülkenin bir çok yerinde ayaklanmalar baş göstermiş bulunuyordu. Mali sıkıntı da büyük etkisini sürdürüyordu.
Savaşa devam edilmek istenildiyse de Osmanlı ordusunun Kozluca’da
mağlûp olması ve serdar Muhsinzade Mehmet Paşanın karargâhı olan
Şumnu’da ancak on iki bin kişi ile kalması üzerine Ruslarla barış
görüşmelerine girişilerek 21 Temmuz 1774′te bir anlaşma imzalandı.
Barıştan sonra Avusturya, Osmanlı Devleti’nin zayıflığından istifade
ederek Bukovina’yı işgal etti.
I. Abdülhamit, savaş esnasında memleketin çeşitli yerlerinde çıkan
ayaklanmaları bastırmak ve bazı askerş ıslahat yapmak zorunda kalmış,
Kaptan ı derya Cezayirli Hasan Paşa ile Sadrazam Halil Hamit Paşanın
bu huluslarda değerli hizmetleri görülmüştür. Hasan Paşa, Suriye, Mısır
ve Mora’dakı karışıklıkları yatıştırdığı gibi Halil Hamit Paşanın
gayretiyle Rumeli’deki kaleler ve Kafkas sahilleri tahkim
olunmuş,sürat topçuları çoğaltılmış, topçu. lağımcı ve humharacıların
ıslahı için Fransa’dan mühendisler getirilmiştir .Mühensishane-i
Berri Hümâyun da açılmıştır.Bu hükümdar zamanının önemli işlerinden
biri de yerli malı kullanılmasının mecburu tutulması ve terkedilmiş
bir halde bulunan İbrahim Müteferrika matbaasının ihyasıdır. Irak’ta
kurulmuş olan Kölemen idaresini kaldırmak düşüncesinde olan Osmanlı
Hükümeti,İran saldırısı karsısında Irak ahvalini büsbütün karıştırmamak
için bu fikrinden vazgeçmiş ve Zend Kerim Han’ın ölümünden sonra yerine
geçen Zeki Han zamanında İran gailesi sona erdiğinden Bağdat ve Basra
eyaletleri Kölemenlerden Süleyman Ağa’ya vezaretle tevcih
edilmiştir.Bu arada bahriye islerinin bozulması ve levendlerin halka
zulüm ile ortalığı kasıp kavurmaya başlamaları sonucu 1876’da levend
Teşkilatı kaldırılmıştır.
Küçük Kaynarca Antlaşması ile istiklali kabul edilen Kırımda
Rusya’nın tahrikiyle karışıklık eksik olmamış ve onun himayesiyle
hanlığa Şahin Giray seçilmişti. Bu müdahaleler yüzünden yeni bir
Osmanlı Rus savaşı ihtimalleri başgösterdiği sıralarda Fransa’nın
tavsiyesiyle Haliç’te Aynalıkavak kenarında bir anlaşma imzalandı.10
Mart 1779.I. Abdülhamit in gittikçe artan Rus tehlikesi karşılında
imparatorluk hudutlarını korumak üzere Kafkasya’da bazı tedbirler
aldırdığını,Soğucak ve Anapa’yı imardan başka, Çerkez kabilelerini
medeniyete sokmak İçin Soğucak muhafızlığına Ferruh Ali Paşa’yı
gönderdiğini ve paşanın bu hususta pek büyük gayretler sarf ettiğini
söylemek lazımdır. Ruslar, Gürcistan kralını himaye ederlerken, Babıali
de buna karşılık olmak üzere Dağıstan’ı kendi tarafına çekmeye
uğraşmış. Kafkasya’da bu yüzden çıkan mücadeleler, esasen Sahin Giray
meselesinin ihlal ettiği Osmanlı Rus münasebetlerini bozmuştur.Şahın
Giray’ın şuursuz Rus taraftarlığı, Kırımda ayaklanma çıkması İle
sonuçlanmış ve Rusya’nın müdahalesiyle Kırım ilhak edilmişti. I.
Abdülhamit bu olaydan çok etkilenmesine rağmen Osmanlı ordusunun kafi
derecede hazırlıklı olmadığını bildiğinden harbe girmek istemedi. Fakat
sadarete geçen Koca Yusuf Pasa, Rusya ile savası elzem görüyordu. Öte
yandan. Avusturya ile müttefik bulunan Rusya, Osmanlı Devletini yıkmak
üzere açıktan açığa hazırlık yapıyordu ve Rusya İmparatoriçesi II.
Katerina Avusturya İmparatoru II. Josef ile “Rum Projesi” adını
verdikleri bir proje, hazırlamışlardı,iki hükümdarın olaylı bir şekilde
Kırımda buluşmaları üzerine Babıali daha fazla dayanamadı, Rusya’ya
savaş ilan etti 1778.
I. Abdülhamit sulh taraftarlığına rağmen olup biteni kabul etmek zorunda kalmıştı.
Bu 1778-1792 savaşının başında, Rus ordusu, Ozi muhafızının
Kılburnuna saldırısını durdurdu ve sonra da bu kaleyi kuşattı. Ruslarla
müttefik olarak harbe giren Avusturya ise, Belgrat ve Sırbistan üzerine
kalkıştığı hareketlerde başarı kazanamadı. İsveç’in, Osmanlı Devletiyle
birlikte Rusya ‘ye sefer açmasından ise önemli bir sonuç çıkmadı.
Sadrazam Koca Yusuf Paşa. evvela Avusturya üzerine yürüyerek düşman
topraklarına girmiş. Banat bölgesini vurmuş. II. Josef güçlükle
Viyana’ya dönebilmişti. Buna karşı savaş, Rus cephesinde iyi
gitmiyordu. 0zi kalesini kuşatmadan kuşatmadan kurtarmak için harcanan
emekler boşa çıkmış, gönderilen donanma kaleye gerekli yardımı
yapamamıştı.
İşte bu sırada, yaşı ilerlemiş ve geçirdiği saltanat devrinin
felaketi ile sıhhati bozulmuş olan I. Abdülhamit, savaşların kötüye
gitmesinden büsbütün bitkin bir hale geldi. Nihayet, Ozi’nin düşman
eline geçtiğini bildiren sadrazam kaimesini okurken, aşırı üzüntüye
kapılarak şiddetli bir felç geçirdi ve ertesi sabaha karşı öldü (28
Mart 1789).
I. Abdülhamit devrinde, göze çarpan başarısızlıklara rağmen, iyi
niyet sahibi, gayretli ve dindar bir padişah olarak tanınmıştır.
Şehzadeliğinde hayatı sarayda kapalı geçtiğinden tahta, yaşlı ve
tecrübesiz olarak çıkmıştı. Bununla beraber, devlet İşlerine yılkından
ilgi gösterir, her meseleyle uğraşarak fikrini vezirlerine bildirirdi.
Değerli sadrazam seçmeye ve onlara salahiyet vermek suretiyle kebeden
ıslahatın yapılmasına uğraşırdı. Devrinin en mühim sadrazamı Halil
Hamit Paşa olduğu gibi, üzerinde en fazla nüfuz sahibi olanlar da Kara
Vezir Mehmet Paşa ve şehzadeliğinde dünyaya gelen Dürru Şehvar Hanım’ın
kocası Nazif Efendidir.
I. Abdülhamit, saf kalpli bir kişi olduğu için şunun bunun sözlerine
kapılmaktan kurtulamamış, kendisini tahttan indirmek teşebbüsünde
bulunduğu hakkındaki rivayetlere inanarak Halil Hamit Paşa’yı
öldürtmüştür. Kendisinin bir çok çocuğu dünyaya gelmişse de içlerinde
uzun yaşayanlar azdır. Bunlar arasında tahta çıkanlar IV.Mustafa ile
IV.Mahmuddur . I. Abdülhamit hayır işlerine de önem vermiştir.
MBeylerbeyinde annesi adına bir cami, mektep , kadınlarından Humaşah’la
oğlu Mehmet İçin de bir cami ile çeşme, Bahçe kapısı’nda imaret,
medrese, sebil,kütüphane ve türbe, Medine’de bir medrese yaptırmıştır
I. Abdülhamit şimdi yerinde Dördüncü Vakıf Hanı bulunan imaretinin
karşısındaki türbede gömülüdür.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
1.Abdülhamit
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |