Okunma: 540 kez
Osmanlı hanedanından yirmi birinci padişahtır. Sultan İbrahim ile Muazzez Sultan’ın oğludur. 25 Şubat 1643 (6 Zilhicce 1052)’de doğdu. 23 Haziran 1691 (26 Ramazan 1102)’de tahta çıkmıştır. Bu sırada Osmanlı İmparatorluğu İkinci Viyana Kuşatması’nın arkasından süregelen savaşlarla uğraşmakta idi. Yeni padişah tarafından yerinde bırakılan sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, Osmanlı ordusuyla Belgrat’tan Macaristan’a geçerek Slamkamen’de Avusturya kuvvetleriyle karşılaşmış (19 Ağustos 1691) ordusunu zafere ulaştırmak gayesiyle büyük gayretler sarf etmişse de, şehit düşmesi üzerine Osmanlı ordusunun maneviyatı sarsılmış ve Belgrat’a doğru geri çekilmiştir.
Avusturyalılar da çok sayıda insan kaybettiklerinden ve Tuna’daki
donanmaları Osmanlı donanması tarafından yenilgiye uğratıldığından,
Osmanlı ordusunu takip edememişlerdir.
Slamkamen yenilgisinden sonra II. Ahmet, Arabacı Ali Paşa’yı
sadrazamlığa getirmiştir. Gayretsiz, gevşek ve zalim bir adam olan Ali
Paşa, ordusunun maneviyatını düzeltmek için sefere çıkmaktan çekinmiş
ve Osmanlı ordusu, bütün sınır boylarında savunmaya çekilmek zorunda
kalmıştır. Kameniçe’yi saran Lehliler, buradan Isakçı dolaylarına
inmişler ve Kahraman Paşa tarafından geri atılmışlarsa da bir zaman
sonra uzun bir kuşatma ile Varat’ı almışlardır. Arabacı Ali Paşa’nın
yerine sadrazam olan Hacı Ali Paşa, 1692 ilkbaharında sefere çıkmışsa
da o yıl savaşa devam edilemediğinden, Belgrat Kalesi’ni onartarak geri
dönmüştür. Yine bu yıl Venedikliler de Girit ve Hanya’yı almak için
yaptıkları saldırılarda Kandiye muhafızı Mehmet Paşa’nın gayretiyle
geri atılmışlardır. Bu sırada Avusturya, İngiltere ve Felemenk
elçilerinin aracılığı ile barış teşebbüsünde bulunulmuşsa da, şartların
ağırlığı yüzünden bir sonuca varılamamıştır.
Sadrazam Hacı Ali Paşa, Defterdar Ahmet Efendi ‘nin yerinden
atılmasına razı olmadığından, bir ay sonra çekilmek zorunda kalmıştır.
Sadrazamlığa Bozoklu Mustafa Paşa getirilmiştir. Mustafa Paşa, Erdel’e
sefer yapmış, fakat bu sırada Belgrat, Avusturyalılar tarafından
çevrilmiş olduğundan, burasını kurtarmaya koşmuştur. Cafer Paşa
tarafından savunulan Belgrat’a yaklaşırken Avusturyalılar ricat
etmişlerdir. Mustafa Paşa geri döndüğü zaman kızlar ağasının
iftirasıyla azledilmiş ve sadrazamlığa Sürmeli Ali Paşa tayin
edilmiştir. Ali Paşa zamanında Petervaradin’in kuşatılması (1694) bir
sonuç vermediği gibi Venedikliler de Sakız Adası’nı ve Dalmaçya’da
Gabella Kalesi’ni ele geçirmişlerdir.
II. Ahmet zamanında Osmanlı İmparatorluğu’nun iç durumu da çok
bozulmuştur. Irak ve Hicaz’da karışıklıklar çıkmış, Suriye’de
Sürhanoğulları ve Dürzî Maanoğulları ayaklanmışlardır. Batı
ocaklarından Trablus ve Cezayir donanmaları Tunus’a saldırmış, devletin
gailelerini arttırmışlardır.
II. Ahmet zamanında Divan-ı Hümâyûn haftada iki gün yerine dört gün
toplanmaya başlamıştır. Bundan başka bazı eyaletlerde mîrî mukataa
halindeki topraklarda bulunan halkı vurguncuların elinden kurtarmak
gayesiyle her türlü toprakların “kayd-ı hayat” şartıyla satılması
kararlaştırılmıştır.
II. Ahmet’in etrafındakilerin daima etkisi altında kaldığı, çabuk
kızdığı, şiir ve musikiden hoşlandığı söylenir. Edirne’de ölmüş (6
Şubat 1695/22 Cemaziyelahir 1106), cenazesi İstanbul’a getirilerek
Kanunî Türbesi’ne gömülmüştür.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
2.Ahmet
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |