Okunma: 287 kez
Osmanlı Hanedanı’ndan beşinci padişah.I. Bayezid (Yıldırım) ile Germiyan Beyi
Süleyman Şah’ın kızı Sultan Hâtun’un oğludur. Bursa’da doğdu. Çelebi Mehmet, savaşçı bir kişiliğe sahipti. Genç yaşta Amasya Sancak Beyliği’ne tâyin edildi (1391). I. Bayezid ile Timur arasında yapılan Ankara Savaşı’nda (1402), Osmanlı ordusunun ihtiyat kuvvetleri komutanlığında bulunmuştu. Savaşın kaybedilmesi üzerine zorlukla Amasya tarafına kaçmak istemiş, fakat Sinop hükümdarı Candaroğlu îsfendiyar Bey’in kızkardeşinin oğlu Yahya Bey tarafından yolu kesilmiş ise de, Çelebi Mehmet bunu mağlûp ederek Bolu tarafına çekilmiştir.
Çelebi Mehmet, burada adamları vasıtasıyla savaştan sonraki durumu
öğrendikten sonra Bursa tarafına gitmek istedi ise de, maiyetindeki
beyler, bu hareketin tehlikeli olduğunu söylediklerinden ve o sırada
Amasya’dan gelen bir heyetin de kendisini davet etmeleri üzerine
Amasya’ya gitti. Amasya, Timur’un maiyetinde bulunmuş olan Kara
Devletşah’a verilmişti. Halk, bunu istemediği için Çelebi Mehmet’i
davet etmişlerdi.
Çelebi Mehmet, yanında yaklaşık 1000 kişilik bir kuvvet bulunan
Devletşah’ı bir baskın ile öldürerek Amasya’ya girdi (1403). Bu ilk
başarıdan sonra, Canik ve havalisi Türkmen beylerinden Kubadoğlu Ali
Bey’in Niksar’ı kuşattığını haber alınca o tarafa giderek Ali Bey’i
yendikten başka Kubadoğlu’na ait bir kaleyi de zaptetti. Tokat
bölgesinde kuvvetli bir Türkmen beyi olan Kubaloğlu İbrahim Bey, Çelebi
Mehmet’i tehdit etmeye başladı. Bunun üzerine Çelebi Mehmet, âni bir
baskın yaparak İnaloğlu’nu mağlûp etti ve ülkesine hâkim oldu. Daha
sonra Sivas’ta idareyi eline almış olan Kadı Burhaneddin Ahmet’in
damadı Hacı Bey oğlu Mezid Bey de üzerine gönderilen Bayezid Paşa
kuvvetleri tarafından mağlûp edildi. Böylece Çelebi Mehmet Sivas,
Tokat, Amasya mıntıkasına tamamen hâkim oldu (1403).
Bu tarihte Timur, henüz Anadolu’da bulunuyordu. Çelebi Mehmet’in
faaliyetini haber alan Timur, ona, hem henüz hayatta olan babası, hem
de kendi tarafından bir mektup gönderdi. Çelebi Mehmet bu mektup
üzerine, durumu etraflıca anlatması için hocası Sûfi Bayezid’i Timur’a
elçi olarak gönderdi. Timur, Çelebi Mehmet’in mazeretlerini kabul
ederek kendisine elindeki mıntıkanın hükümdarlığını verdi. Al damgalı
berât ile hükümdarlık alâmeti olarak taç, kemer ve bir hırka da
gönderdi. Çelebi Mehmet, bu suretle Timur’un hâkimiyetini kabul edip,
daha sonra Timur ile müşterek sikke bastırdı.
Timur’un Anadolu’yu terk etmesinden sonra Mehmet Çelebi, Bursa’yı
Musa Çelebi’den alan İsa Çelebi’ye, Anadolu’nun aralarında taksim
edilmesini teklif etti. İsa Çelebi ise, en büyük kardeş olduğunu ileri
sürerek bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Çelebi Mehmet ile İsa
Çelebi arasında savaş başladı. Bursa’nın Ulubad mevkiinde yapılan
savaşta İsa’yı mağlûp etti ve Bursa’ya girdi. Bursa’da hükümdarlığını
ilân eden Çelebi Mehmet, burada da Timur ile müşterek olarak sikke
kestirdi (1404). Bundan sonra, babası I. Bayezid’in cenazesini
Germiyanoğlu Yakup Bey’in yanından getirterek Bursa’da Ulucami yanına
defnettirdi.
İsa Çelebi ise, Yalova yolu ile kaçarak Bizans imparatoru’na
sığındı. İsa Çelebi’nin kaçmasından sonra Çelebi Mehmet, Anadolu’da
yalnız başına kalmıştı.
Çelebi Mehmet’in Anadolu’da kuvvetlenmesinden endişe eden Emîr
Süleyman, Anadolu’ya geçerek Bursa’ya geldi. Çelebi Mehmet ise, Emîr
Süleyman’a karşı koymayarak Amasya’ya çekildi. Emîr Süleyman’ın
Ankara’yı da ele geçirmesi üzerine Çelebi Mehmet’in nüfuz sahası
daraldı (1405).
Çelebi Mehmet, dört yıldan beri Anadolu’da bulunan Emîr Süleyman’ı
Rumeli tarafına geçmeye zorlamak için, Karamanoğlu’nun yanında bulunan
küçük kardeşi Musa Çelebi’yi getirtti. Musa Çelebi, başarı sağladığı
takdirde kendisine bağlı kalacağını ve onun adına para bastırıp hutbe
okutacağına dair yeminli teminat verdi. Musa Çelebi Sinop’tan bir
gemiye binerek Eflâk tarafına geçti (1409). Musa Çelebi’nin Rumeli’ye
gittiğini haber alan Emîr Süleyman, acele olarak Rumeli’ye geçti. Bunun
üzerine Çelebi Mehmet Bursa’ya geldi. Musa Çelebi ise, Rumeli’ye hâkim
olduktan sonra. Çelebi Mehmet’e verdiği sözü tutmayarak orada
hükümdarlığını ilân etti (1410). Çelebi Mehmet ise, Anadolu’ya hâkim
olmak için Musa Çelebi’nin hükümdarlığını kabul etmek zorunda kaldı.
Musa Çelebi, Rumeli’de durumunu kuvvetlendirdikten sonra İstanbul’u
kuşattı (1411). Telâşa düşen İmparator Manuel, Çelebi Mehmet’i
Rumeli’ye geçmek üzere davet etti. Daveti kabul eden Çelebi Mehmet,
gönderilen Bizans gemileriyle ve 15.000 kişilik bir kuvvetle Anadolu
Kavağı tarafından Rumeli yakasına geçti. Gelişinin dördüncü günü
Çatalca havalisindeki Inceğiz mevkiinde Musa Çelebi ile savaştı ise de
yenilerek Bursa’ya döndü. 1412 yılında ikinci defa Rumeli’ye geçti.
İstanbul’a yakın bir mahalde yaptığı savaşta da başarı sağlayamadı.
Çelebi Mehmet, üçüncü defa tekrar Rumeli’ye geçti. İstanbul’a yakın bir
mahalde yaptığı savaşta da başarı sağlayamadı. Vize civarındaki savaşta
Musa Çelebi’nîn komutanı Kara Halil’i mağlûp etti (1413). Böylece Musa
Çelebi kuvvetlerinin bir kısmı Çelebi Mehmet tarafına geçti. Çelebi
Mehmet Edirne’ye girdi. Fakat şehir teslim olmadı. Halk, kim galip
gelirse şehri ona teslim edeceklerini söyledi. Çelebi Mehmet halkın bu
düşüncesini kabul etti ve Zağra taraflarına yürüyüşe geçti. Filibe
civarında Musa Çelebi’ye yetişti ise de, hemen savaşa girmedi. Niş
tarafına gitti ve sonra Tuna’ya doğru çekilmekte olan Musa Çelebi’nin
üzerine yürüdü. Samakov civarındaki Çamurlu- Derbent mevkiinde savaş
başladı. Musa Çelebi kuvvetleri bozguna uğradı. Yarak olduğu halde
kaçmaya çalışan Musa Çelebi, atı ile birlikte çeltik arkına düştü.
Kendisini takip edenler tarafından yakalanarak boğuldu ve cesedi
Bursa’ya nakledilip babasmm mezarı yanına gömüldü. Çelebi Mehmet,
Edirne’de bütün Osmanlı Devleti’nin hükümdarı olduğunu ilân etti. Tahta
çıktığı zaman henüz 26 yaşında idi. Musa Çelebi ile Rumeli’de
savaşırken, Karamanoğlu Mehmet Bey’in Bursa’yı kuşattığını haber alan
Çelebi Mehmet, Anadolu’ya geçerek Mehmet Bey’in saldırısını püskürttü;
Konya havalisine kadar olan toprakları hâkimiyeti altına aldı. Daha
sonra Eflâk’ı vergiye bağlamak gibi bir başarıyla sonuçlanan yeni bir
Rumeli seferi düzenledi. Kuzey Anadolu’da ise Samsun bölgesine kadar
hâkimiyetini genişleten askerî ve politik teşebbüslerde bulundu.
Timur’un ölmesi bu başarıları kolaylaştırmış, Anadolu birliğinin
yeniden sağlanması yolundaki engelleri birer birer ortadan kaldırmıştır.
Daha sonra, devrin âlimlerinden Şeyh Bedreddin’in yetiştirdiği
“müritlerden Börklüce Mustafa ile Torlak Kemal’in düzenledikleri
ayaklanmayı Manisa havalisinde bastırarak, hareketin liderleriyle
birlikte ayaklanmaya katılanları öldürttü. Bu çarpışmadan sonra da,
Ankara Savaşı ile ortadan kaybolan kardeşlerinden Mustafa Çelebi
(Düzmece Mustafa), saltanatın kendisine ait olduğu iddiasıyla ortaya
çıktı. Şehzade, kendisini destekleyen Rumeli beylerinin hazırladıkları
ordunun başında Selanik dolaylarında harekete geçmişti. Mustafa Çelebi,
Tesalya ve Selanik’e yakın yerlerde faaliyete başlamış ise de, Çelebi
Mehmet’in süratle yetişmesi üzerine mağlûp olarak Selanik Kalesi’ne
iltica etmiştir.
Çelebi Mehmet Edirne’de ölmüş, oğlu II. Murat tahta çıktıktan sonra
cenazesi Bursa’ya gönderilmiştir. Ölümünden önce yaptırdığı Yeşil
Türbe’de gömülüdür.
I. Mehmet Bursa’da cami, medrese ve imaret ile kendisine ait türbe
yapılmasını emretmiş (1414), cami 1419 yılında tamamlanmış, türbesi ise
1421 yılında bitirilmiştir.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
1.Mehmet
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |