Okunma: 356 kez
Osmanlı Hanedanı’ndan otuz üçüncü padişah. Babası Sultan Abdülmecit, annesi Şevkefzâ Kadmefendi’dir. Öğrenimini özel olarak görmüş, Arapça, Farsça ile Fransızca öğrenmiştir. Amcası Sultan Abdülaziz’in 1863 Mısır ve 1867 Avrupa seyahatlerine katıldı. Bu gezilerde davranışları ile takdir topladı. Fransız maşrık-ı azâminin delâleti ile Mason locasına girdi. İstanbul locası reisi Cleanthe Scalieri ile dostluk kurdu.
Avrupa seyahatinden sonra Kurbağalıdere’deki köşkünde dış dünya ile
temaslarını devam ettirerek oldukça serbest bir hayat sürdü. Ali
Paşa’nın ölümünden sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti mensupları
tarafından, Sultan Abdülaziz’in yerine tahta çıkarılmak için çalışıldı.
Ancak içkiye fazla düşkünlüğü asabını da tahrip etmiş bulunuyordu. Bu
sebeple, Mütercim Rüştü Paşa sadrazam, Hüseyin Avni Paşa, serakser,
Hayrullah Efendi şeyhülislâm, Mithat Paşa Meclis-i vükelâya dahil ve
Kayserili Ahmet Paşa Bahriye nâzın olarak yeni hükümette görev
aldıkları vakit, gayelerinin Sultan Aziz’i tahttan indirmek ve onu
hükümdar yapmak olduğunu bildirdikleri zaman, V. Murat duyduğu
heyecanla ilk hastalık belirtisini göstermiştir. Bununla beraber
darbeci kabine üyeleriyle temaslarını kesmemiş ve hal programını adım
adım takip etmiştir. 29 Mayıs 1876 günü Hüseyin Avni Paşa’nın arabası
ile Bâb-ı Seraskerî’ye getirildi. Murat Efendi, burada yapılan törenle
V. Murat unvanı ile Osmanlı padişahı ilân edildi.
Bu saltanat değişikliği yurt içinde ve dış ülkelerde, özellikle de
İngiltere ve Fransa’da iyi karşılanmış, olumlu tesirler yaratmıştır.
Ancak Sultan V. Murat’ın tahta çıkmasını sağlayan Hüseyin Avni Paşa da
öteki arkadaşlarını aradan çıkartarak tam bir dikta kurmak hevesine
kapılmıştır. Mithat Paşa ile Süleyman Paşa’nın temin etmeye
çalıştıkları parlamentonun açılması fikrine ise öteki işbirlikçiler
katılmadıklarından Meşrutiyetin ilânı geri kaldığı gibi, Cülus hatt-ı
hümâyûnunda bu konuya ancak temas edilerek geçiştirilmiştir. Hüseyin
Avni Paşa, yeni hükümdar üzerindeki etkisi ile Mabeyn’e alınacak
memurların tayinlerine de müdahale etmiş; bu durum, V.Murat’ta büyük
gerginlik yaratmıştır. Gösterişli bir biçimde tahta geçiş, silah ve
süngü sesleri arasında yapılan bîat törenleri, padişahlığının ilk
günlerde getirdiği yorgunluklar V.Murat’ın sıhhî durumunu, bîat
töreninden itibaren iyice bozmuştur.Tahta çıkışının 6. günü, amcası
Sultan Aziz’in ölümü de bozuk asabını iyice sarsmıştır. Cinnetin ilk
belirtileri de hükümdarı ziyarete gelen devlet büyüklerini kucaklayıp
öpmesi olmuştur. Bunun üzerine Sultan Aziz’in öldüğü günün akşamı özel
hekimlerin tavsiyesine uyularak Dolmabahçe Sarayı’ndan Yıldız Köşkü’ne
götürülmüştür. Bu sırada Mithat Paşa’nın Soğanağa’daki konağında,
Hüseyin Avni Paşa’nın öldürülmesiyle sonuçlanan Çerkeş Hasan olayı,
işbirlikçileri kuvvetli bir destekten mahrum bırakmış, padişahın
hastalığı da halk arasında iyice yayılmıştır. Sultan V. Murat, devamlı
baş ağrılarından şikâyet ediyordu. İyileşme ihtimalinin pek az olduğu
sonucuna ulaşılınca ve artık ümit kesilince, V.Murat’ın tahttan
indirilmesine karar verildi. Veliaht Abdülhamit Efendi ile temasa
geçmeye Mithat Paşa memur edildi. Mithat Paşa Veliahd’den pek ümit
bağladığı Kanûn-i Esasî’yi ilân edeceği vaadini aldıktan sonra verilen
fetva ile Sultan V.Murat, üç ay, üç gün süren sözde bir saltanattan
sonra, 31 Ağustos 1876 günü Osmanlı tahtından indirilmiş oldu.
Yeni hükümdar II. Abdülhamit’in kardeşini kendi saray mensupları
dışında kimseyle temas ettirmeyecek şekilde adeta hapsettirmesi
V.Murat’ı sevenler arasında tepkiyle karşılandı. Annesi Şevkevzâ
Kadınefendi, oğlunu büyüler, tütsüler ve muskalarla iyileştirmeye
çalışıyordu. Öte yandan onu Avrupa’ya kaçırmak veya yeniden tahta
çıkarmak isteyenler de birtakım teşebbüslere kalkıştılar. Bunların ilki
Aralık 1876′da V.Murat’ı oğlu Salâhaddin Efendi ile birlikte Avrupa’ya
kaçırma teşebbüsü oldu.
I877’de Ali Suâvî tarafından, 1878 Temmuzunda ise Scalieri ve Aziz
Bey Komitesi’nin teşebbüsüyle Avrupa’ya kaçırılmak istendi. Bütün bu
teşebbüsler Sultan II. Abdülhamit’in aldığı ciddî tedbirlerle, bir
sonuç vermedi. Sultan V. Murat, bundan sonra 28 yıl Çırağan Sarayı’nda
gözaltında yaşadı. 28 Ağustos 1905 Pazartesi günü vefat etti.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
5.Murat
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |