Okunma: 1360 kez
Osmanlı Hanedanı’ndan onyedinci padişah. Babası Sultan I. Ahmet, annesi Kösem Mahpeyker Sultan’dır. İstanbul’da İstavroz has bahçesi köşkünde doğdu. Sultan IV. Murat, annesi Kösem Mahpeyker Sultan’ın saltanat naibeliği altında, 10 Eylül 1623 günü, amcası I. Mustafa’nın yerine, Osmanlı tahtına çıktı. Kısa bir süre sonra, 12 Aralık 1624′te Osmanlı-İran savaşı başladı. 3 Nisan 1624′te de sadrazam Kemankeş Kara Ali Paşa idam edildi ve yerine Çerkeş Mehmet Paşa, sadrazam oldu. 28 Mayısta Üsküdar’da ordugahına geçen Çerkeş Mehmet Paşa, 17 Haziranda Üsküdar’dan hareket etti. Önce Abaza’nın ayaklanmasını bastıracak, sonra Bağdat’ı Safevîlerden geri alacaktı. Bu işlerin ikisini de başaramadı.
( www.genbilim.com )
Bunun üzerine Kösem Valide Sultan, mührü Damad Müezzinzâde Hafız Ahmet Paşa’ya verdi (8 Şubat 1625).
1625 ve 1626 yılları, İran savaşlarıyla geçti. Bizzat Safevi
ordusuna kumanda eden Şah Abbâs’a karşı Hafız Ahmet Paşa başarılı
olamadı. Bağdat kuşatmasını kaldırmaya mecbur oldu. Bunun üzerine 1
Aralık 1626′da azledildi.
Damad Halil Paşa tekrar sadarete getirildi. Halil Paşa’ya, yeniden ortaya çıkan Abaza meselesini halletmek görevi verildi.
Halil Paşa, 12 Eylül 1627′de Erzurum önlerine geldi. Abaza kaleye
kapandı. 15 Ekimden 25 Kasıma kadar 41 gün Erzurum Kalesi’ni kuşatan
Halil Paşa, kaleyi düşüremedi. Muhasarayı kaldırtan sadrazam, 24 günde
Erzurum’dan Tokat’a geldi. Ordu, Tokat’ta kışlayacaktı. Ancak, Tokat’a
geldikten sonra Halil Paşa, Abaza meselesini halletmediğinden dolayı
azledildi.
Genç Hüsrev Paşa, sadrazam ve serdar-ı ekrem oldu. Yeni sadrazam
Hüsrev Paşa 6 Eylül 1628′de Erzurum Kalesi’ni kuşattı. Kandırılan
Abazalar sadrazamın ordusuna katılmaya başladılar. Abaza Mehmet Paşa
için, ümit yolları kapandı. Ancak 14 gün muhasaraya dayanabildi. 22
Eylülde affedilip, İstanbul’a gönderilmesi şartıyla teslim olacağını
bildirdi. Hüsrev Paşa, teslim şartlarını kabul etti. Bu suretle 6 yıl
devam eden Abaza meselesi sona erdi.
IV. Murat Abaza Mehmet Paşa’yı Bosna beylerbeyi yaptı.
Hüsrev Paşa, 9 Temmuz 1629′da Orduyu Hümâyûn ile Üsküdar’dan İran
seferine hareket etti. Hüsrev Paşa, Bağdat’ı alamadı. Bunun üzerine 25
Ekim 1631′de azledildi. Hafız Ahmet Paşa, tekrar sadrazam oldu.10 Şubat
1623′de İstanbul’da gösteriler başladı. Devlet için küçük ölçüde bir
gaile olan bu ihtilal, Hüsrev Paşa’nın adamlarından Damad vezir Topal
Recep Paşa tarafından düzenlenmişti. Ayaklananların bahanesi, IV.
Murat’ın Hüsrev Paşa’nın katlini emretmiş olmasıydı; gayeleri ise
padişahı yanlış yola sürüklediklerini iddia ettikleri 17 devlet
adamının katli idi. IV. Murat’ın buna yanaşmayacağını anlayan âsiler,
10 Şubat günü saray kapılarına dayandılar ve padişahtan yüz yüze
görüşme istediler. 19 yaşındaki IV. Murat âsilerin karşısına çıktı. “On
yedi mû’teber erkân-ı devleti bize ver, pâreleyelim” diyen âsilerin tek
tek söz söylemeyip bağrıştıklarını gören IV. Murat, kızarak içeri
girdi. Bunun üzerine zorbalar, Veliaht Süleyman’ın lehine nümayiş
yaptılar.
Zorba başı olan Topal Recep Paşa sadrazam oldu. Saklanmış olan
şeyhülislâm Yahya Efendi’nin yerine Ahî-zâde Hüseyin Efendi meşihat
makamına geçti.
Diğer taraftan Diyarbakır beylerbeyi Mustafa Paşa, aldığı emirle
Hüsrev Paşa’nın sığındığı konağı topa tutturdu. Karşı koymayacağını
anlayan Hüsrev Paşa teslim oldu. Konağa gelen cellâtlar tarafından başı
kesildi. Kesik baş, 11 Mart 1632 günü İstanbul’a getirilip sarayın
önünde teşhir olundu.
Bu arada sadarete getirilen Damad Topal Recep Paşa 18 Mayıs 1632
sabahı IV. Murat’ın emriyle öldürüldü. Tabamyassı Mehmet Paşa sadrazam
oldu. Ancak zorbalar, tamamen sinmediler. 21 gün sonra, padişahın
ellerine geçmiş olan devlet idaresini ondan almak için yeni bir
teşebbüste daha bulundular.
Zorbalar, 8 Haziran sabahı Atmeydanı’nda toplandılar. Ele
geçirdikleri görevlerin beratlarını istiyorlardı. Bunun üzerine IV.
Murat, Divân’ı ve ulemâyı fevkalâde bir toplantıya çağırdı. Yeniçeri ve
sipahi ağalarını çağırttı. Emirlerinden kılpayı dışarı çıkmayacaklarına
Kur’ân üzerine yemin ettirdi. Bu yemini zabta geçirtip imzalattı.
Ağalar, içlerinde ki zorbaları teslim edeceklerini ve aralarında
barındırmayacaklarını yeminle teyit ettiler.
IV. Murat’ın gerçek saltanatı bundan sonra başlar. Bugüne kadar
geçen müddet, Kösem Mâhpeyker Valide- Sultan’ın nâibeliği ve gerçekte
zorbaların iktidarıyla geçmişti. IV. Murat devlet idaresini tam
manasıyla eline aldı. Annesini devlet işlerinden uzaklaştırdı.
Saray’daki dairesinden dışarı çıkartmadığı gibi, en küçük siyasî
işlerle uğraşmaktan da men etti.
2 Eylül 1633′te çıkan yangın, İstanbul şehrinin gördüğü en büyük
felâketlerden biridir. Cibâli’den çıkan yangın hızla yayıldı. 24 saat
içinde, Marmara ile Haliç ve surlar arasında kalan asıl İstanbul’un
beşte biri yandı. 20.000 ev, birçok konak, medrese, cami mahvoldu. IV.
Murat yangına sebep olduğu bahanesiyle bütün kahvehaneleri kapattığı
gibi, evlerde dahi tütün içilmesini yasak etti. Bu arada sadrazam
Tabamyassı Mehmet Paşa serdar tayin edilerek İran seferine memur
edildi. Ayrıca Lehistan’ı vecibelerini yerine getirmeye mecbur etmek
için, Bosna beylerbeyisi Abaza Mehmet Paşa’ya Leh Topraklarına girmesi
emredildi. Vidin’e gelen paşa, burada kendisini bekleyen Kırım, Eflâk
ve Boğdan birliklerini de beraber alarak Lehistan’a girdi. Büyük ölçüde
esir ve ganimet alıp İstanbul’a gönderdi. İstanbul’a gelen Lehistan
elçisi Trzebinski, sulh istedi. Yıllık vergi ödemek ve Dinyester
(Turla) üzerindeki Leh kaleleri yıkılmak şartıyla Divân, sulh isteğini
kabul etti. Ancak Varşova, bu defa da taahhütlerini yerine getirmedi.
Bunun üzerine Lehistan’a savaş açıldı. 8 Nisan 1634 günü IV. Murat,
Davud Paşa ordugâhına geçti. 15 Nisanda da hareket etti. 27 Nisanda
Edirne’ye geldi. Ancak Lehistan’ın sulh istemesi üzerine sefer yanda
kaldı. Edirne’den İstanbul’a gelen IV. Murat, 5 Ağustos 1634′te içki
yasağı koydu. Kahvehanelerden sonra meyhaneler de kapatıldı, hatta
yıktırıldı.
28 Mart 1635′te IV. Murad ilk İran seferine çıktı. Bu sırada
sadrazam Mehmet Paşa, Erzurum’da padişahı bekliyordu. Orduda sadrazama
ait görevleri vekâleten vezir Murtaza Paşa yerine getiriyordu. Ancak
IV. Murat bu sıralarda 4 kardeşinden ikisinin hayatına kasdetmeye karar
vermişti. Veliaht-Şehzâde Süleyman’la Şehzade Bayezid’in idamları için
İstanbul’a emir yollandı.
IV. Murat’ın irâdesi İstanbul’da 26 Ağustos 1635 günü yerine
getirildi. Bu sırada Revan’ı ele geçiren Osmanlı kuvvetleri dönüş
yolundaydı.
2 Şubat 1637′de sadrâzam Tabanıyassı Mehmet Paşa azledildi ve Damad Bayram Paşa sadarete geçti.
26 Ağustos 1638′de sadrazam Damad Bayram Paşa’nın ölümü üzerine Musul beylerbeyisi vezir Tayyar Paşa, sadrazam oldu.
IV. Murat, ikinci İran seferine bu dönemde çıktı. 1638 yılının Ekim
ayında Bağdat önlerine geldi ve Bağdat kuşatmasına başladı. Kuşatmanın
şiddetli bir anında sadrazam Tayyar Mehmet Paşa, şehit oldu (23 Aralık
1638). Kapdan-ı derya vezir Kemankeş Kara Mustafa Paşa, sadrazam oldu.
25 Aralık 1638′de Bağdad fethedildi.
IV. Murat 12 Haziran 1639′da İstanbul’a döndü. Sadrazam Kara Mustafa
Paşa, serdâr-ı ekrem sıfatıyla bir müddet daha İran cephesinde kaldı.
İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması yapılınca 5 Ocak 1640′ta o da
İstanbul’a döndü.
16 Temmuz 1639′da Osmanlı Devleti ile Venedik arasında İstanbul Antlaşması yapıldı.
Sultan IV. Murat’ın bütün imparatorlukta yasak ettiği içkiye ve
sefahate düşkün olması, vücudunu yıpratmıştı. Tutulduğu hastalığı
gittikçe ağırlaşan IV. Murat, 8 Şubat 1640 tarihinde öldü.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
4.Murat
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |