|
GenBilim Editorial
|
|
Çarşamba, 07 Mayıs 2008 |
Okunma: 168 kez
Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında sadrazamlar ve Cumhuriyet devrinde hükümet başkanları için kullanılmış olan resmî unvan.
II. Mahmut, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdıktan sonra devlet teşkilâtında yaptığı yenilikler arasında Dahiliye, Hariciye ve Maliye nezaretlerini kurmuş, sadrazam ve sadaret tabirlerini de değiştirmeyi isteyerek 30 Mart 1838′de bir hatt-ı hümayunla son sadrazamı Rauf Paşa’dan sadaret yerine Başvekalet ve sadrazam yerine Başvekil tabirlerinin kullanılmasını istemiştir.
. Böylece kabul edilen Başvekil unvanı II. Mahmut’un ölümüne (2
Temmuz 1839) kadar devam etmiş ve Abdülmecit’in cülusunda hükümetin
başına kendini geçirten Hüsrev Paşa en geniş yetkilerle yine sadrazam
unvanını almıştır.
I. Meşrutiyet’in ilânından bir süre sonra II. Abdülhamit tarafından
kendisine sadaret teklif olunan Ahmet Vefik Paşa, Meşrutiyet’in bir
gereğidir diye Başvekillik makamını yeniden şart olarak ileri
sürdüğünden 4 Şubat 1878′de bu unvanla iş başına getirilmiş,
kendisinden sonra Sadık Paşa da aynı unvanı taşımış ise de dört ay
geçmeden Mütercim Rüştü Paşa yine sadrazam unvanıyla vazifeye tayin
olunmuştur.
29 Ağustos 1879′da ve Mebûsan Meclisi dağıtılarak (13 Şubat 1878)
Meşrutiyet rejimi bilfiil kaldırıldıktan bir buçuk yıl sonra, Arifî
Paşa’ya tekrar Başvekil unvanıyla görev verilmiş ve 3 Aralık 1882′de
Sait Paşa’nın dördüncü defa sadrazam olduğu tarihe kadar üç buçuk yıl
daha bu unvanın kullanılması sürmüştür.
Ankara’da T.B.M.M. Hükümeti’nin kuruluşundan 28 Ekim 1923 tarihine
kadar “İcra Vekilleri Heyeti Reisi” unvanıyla anılan hükümet başkam,
Cumhuriyet’in resmen ilâm sırasında Anayasa’ya eklenen yeni hüküm
gereğince “Başvekil” adım almış ve Anayasa’nın Türkçeleştirilmesinden
sonra (10 Ocak 1945) bu unvan “Başbakan”a çevrilmiştir.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Başvekil ve Başvekalet
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |