Okunma: 225 kez
Seri hareketlerinden dolayı, Osmanlı Türklerinin hafif süvari kuvvetlerine verilen sıfattır. Akıncılar iyi binici olan atlılardan meydana gelirdi. Akıncılar ya sınırdaki yerlerde veya sınıra yakın bölgelerde bulunurlar, yaz-kış âkın yaparlar; mal ve esir alırlar, düşmanın durumu, yollar ve düşman kuvveti hakkında önemli bilgi getirirlerdi. Akıncıların hepsi de Türklerden seçilirdi. Babadan oğula geçmek üzere bir ocak da meydana getiren akıncılar, savaş zamanında ordunun keşif kolu hizmetini görürlerdi.
Akma kanunnamesi gereğince, bin akıncıya, bir binbaşı, yüz ere bir
subaşı ve on ere de onbaşı komuta ederdi. Düşmanla karşılaştıklarında,
belirli aralıklarla arka arka durarak takımlara ayrılırlar; hücum eden
öndeki kısmın yardımına arkadakiler yetişirdi. Akıncıların hücumları
çok ani ve sert olduğu için, düşman saflarım sarsarlar ve parçalarlardı.
Bir akının “akın” adını alabilmesi için, o saldırımın mutlaka akıncı
beyinin emri altındaki bütün kuvvetler ile yapılması gerekirdi. Eğer
akıncı beyi akına bizzat gitmez ve akına gönderdiği kuvvet yüz ve
yüzden fazla olursa, böyle akına “haramilik” adı verilirdi.
Akın kuvveti yüzden az olursa “çete” adını alırdı. Akın ve haramilik
akınlarından elde edilen esirlerden, “pençik” adı verilen beşte bir
resim alınırdı.
Akıncıların isimlerini, eşkallerini ve tımara sahip olanların
tımarlarını gösteren düzenli defterleri vardı. Bu defterlerin biri
devlet merkezindeki defterhanede, diğeri ise akıncıların bulundukları
eyalet veya sancak kadılıklarında korunurdu.
Akıncı ocağına girenler bulundukları bölgede, kefil göstermek
mecburiyetindeydiler. Maaşları yoktu ve vergiden muaf idiler. Akına
çıktıkları zaman düşman sınırına kadar yiyecekleri temin edilirdi.
Bundan sonraki ihtiyaçlarını kendileri elde ederlerdi. Akıncılar,
kılıç, kalkan, pala, mızrak ve bozdoğan gibi silâhlar kullanırlardı.
Akıncı beyine akın emri, “çeribaşılar” tarafından bildirilirdi.
Toplu olarak bir yerde bulunmayan akıncılar, Rumeli’nin çeşitli
bölgelerinde kısım kısım akına hazır dururlardı. Her bölgenin beyi ayrı
olup, bağlı bulundukları beylerin aile isimleri ile anılırlardı:
Turhanlı akıncıları, Mihallı akıncıları ve Malkoçoğlu akıncıları… vb.
Akına kuvvetlerinin toplam nüfusu kesin olarak bilinmeyen Osmanlı akıncılığı, 1595 yılına kadar devam etti.
Devletin sınır kalelerindeki “Serhad Kulu” teşkilâtına önem vermeye
başlamasıyla, (1625′den sonra) akıncılar önemlerini iyice kaybettiler.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Akıncılar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |